PROJELER-2: Resim Boyama-Oykulu Kitap ve Klip hazirlama

Disney Pixarin yapmis oldugu en basarili animasyonlardan biri Arabalar. Konusu, kurgusu ve verdigi dersler acisindan 3-6 yas cocuklarinin gonlunde ayri bir yeri var.

Huseyin Emir arabalar ile gectigimiz bahar tanisti ve gecen zaman ile arabalara olan sevgisi git gide artti. Ozellikle son 3-4 ayda oyuncaklarinin da aramiza katilmasi ile arabalar filminin tum karakterleri aileden biri oldu diyebilirim.

Bu sevgisinin son donemlerdeki somut yansimalarindan biri de karakter boyamalari oldu. Belirli araliklarla o an ne istiyorsa arayip bulup ciktisini aliyor hatta istedigi gibi olmaz ise bana cizdirip oyle boyuyordu. Tabi tum boyamalar odasindaki giysi dolabindaki yerini buyuk biz ozenle aliyordu.

Yaptigi isi o kadar onemsiyor ve o kadar mutlu oliyordu ki her gece yatmadan resimlerini suzuyor. Kimi bir ara odada yakalasa cizdigi resmin ayrintilarini uzun uzun anlatiyordu.

Son bir iki haftadir bu durumun yogunlugu azaldi. Gerci dolabimizin kapaginda da yer kalmamisti. Yeniliklere yelken acmak amacli bir gun resimleri kaldirsak mi diye sorma gafletinde bulundum ki cevap tabi ki HAYIR oldu.

Sonra aklima bir fikir geldi ve bu fikiri oglum da begendi. Huseyin Emir akrep burcu ve emek verdigi ya da hatirasi olan herseyine cok bagli. Bu resimlerde onun icin cok degerli. Ben de bu farkli zamanda birbirleri ile iliskisiz yaptigi resimleri toplayip urettigimiz yeni bir hikaye kurgusunda siralamayi ve bu boyamalardan resimli bir kitap olusturmayi onerdim. Boylece ne zaman isterse kitabini okuyabilecek diledigi her yere de goturebilecekti.

Bunun icin 1 dolara renkli kartonlardan olusan bir defter aldik. Kafamizdaki kurguya gore resimleri dizdik ve ben de hikayemizi kaleme aldim.

Iste buyrun hikayemiz:

Bu fikir ikimizin de cok hosuna gitti. Sonra baktim bugun canimiz sıkıliyordu. Hadi dedim kalk bu hikayeyi bir de oyuncaklarinla oynayalim. Birlikte kendi derledigimiz piyesi oyuncaklarla oynadik.

Baktim bizim oglanin cok hosuna gitti, e izlemeyi de seviyor arabalari… isi daha da buyuttuk ve yazmis oldugumuz hikayedeki resimlerin aynisini oyuncaklarla kurgulayip fotosunu cekerek mini bir klip hazirladik. Hikayeden sonra daha anlamli gelebilecek klibimiz:

Aksam olunca da ailece oturup bu klibi izledik. Boyamalar ile baslayan seruvenin boyle bir klip ile bitecegini kim bilebilirdi? Ama urettigimiz seylerden yeniden yeniden birseyler uretmek gercekten cok keyifliydi.

Cocuklarimla hayallerimizin sonu yok… onlar minik yurekleri ve icindeki o kocaman saf ve masum sevgi ile hayal kuruyorlar… ben sadece onlara elle tutulan guzel seylerin hayallerle basladigini ogretmeye calisiyorum… bazen uretmek icin yeni birseye ihtiyaclari olmadigini, ellerindekilerin kiymetini bilerek cok ama cok guzel seyler uretebileceklerini bilsinler… kendilerine guvensinler ve hic vazgecmesinler istiyorummmm…. hadi insallah 😉

Kahvalti Motivasyonlari… Yemekli Hikayeler… Magara…

Cocuklar nedense kahvalti konusunda cogu zaman biraz isteksiz olabiliyorlar. Gunun en onemli ogunu olan kahvaltilari onlar icin renkli hale getirmek de tabii bize dusuyor. Hangi yontem olursa olsun pes pese uygulandiginda faydasini kaybediyor. Bu nedenle kucuk buyuk etki dusunmeden hergun yeni yontemleri evirip cevirip kullanmada fayda var.
Ozellikle son 3-4 aydir duzenli olarak her gun ailecek uzun kahvaltilar yapma firsatimiz oldugundan cocuklari bu konuda desteklemek ile ilgili edindigim bir kac kucuk numarayi paylasmak istedim:
Tabak susleme sanatina hic girmiyorum cunku bu yontem hem cok yaygin hem de benim gibi sanat sever cocuklariniz varsa o tabaga kiyamazlar 😀
Ucakti… balikti… geldi gittiler ise bulundugumuz yas grubuna pek hitap etmiyor. Bu nedenle ara sira Beyza icin denesek de etkisi uzun surmuyor.
Tablet, telefon, Tv isin kolay yolu gibi gorunse de sofraya saygi, aile iliskileri, zaman kavramindaki farkindalik gibi bazi konularda sorun olusturdugundan bizim sofralarimiz bu sure icinde teknolojik aletlere kapali.
Peki geriye ne kaldi???
Benim denedigim ve en cok ise yarayan iki baslica yontem var. Oncelikle kahvaltiya herkes esit saygi duymali. Yani cocuktan ne bekliyorsaniz siz de onu vermelisiniz. En ufak bir kaytarmada cocuklar aninda bunu hissederler. Gelelim yontemlere; kahvaltiyi sizin icin degil cocugun onemsedigi ve baskin oldugunu hissettigi bir ogun haline getirmek.
Nasil mi?
Tabi ki fikrini alarak. Biz buzdolabina gidip cocuklarla birlikte seciyoruz kahvaltida yiyeceklerimizi. Secenekler zaten belli ama belli olani belirsizcesine yasayip sorumlulugu cocuga birakmak ogunu sahiplenmesine yardimci olur.
Sonrasinda sofra hazirlamaya yardim. Yasi kac olursa olsun herkesin bu hayatta ucundan tutabilecegi bir is vardir. Su da bir gercek ki emek verdigin sey sana daha yakindir.
Sofraya oturdugumuzda herkes tabagina alacagi urunu kendi secer ve eger tabagina aldiysa onu bitirmeden  kahvaltiyi tamamlayamaz.
Bu yonteme ek olarak ara ara siparisler de kabul edilir. Ornegin yarin pogaca mi yesek? gibi…
Dun de yine boyle bir gundu. Huseyin Emir evdeki pogacayi BISI sanmis ve olmadigini anladiginda uzulmustu. Sonra dudaklari bukulmus bir sekilde bana dondu vee… “Annecim bana yarin magara yapar misin?” dedi.
Yaparim yaparim tabii de… magara derken??
“Hani icine peynir domates sakliyoruz ya?”
Dankk… Dankk…
Gecenlerde BISI yapmistim. Balon gibi kabaran BISIyi cocuklara “magara yapalim mi?” diye tanitmis, “magaraya kimler saklansin?” sorusu ile de peynir domates saklayip yedirmistim. Meger benim guzel oglumun aklinda MAGARA diye kalmis.
“Yaparim tabiii kuzum benimmm…” diyip sabah oyalanmayayim diye gece yatmadan hamurunu hazirlamistim.
Zaten, BISI diyince hep bi ekstra ozenirim nedense… annemden gecmis bu hallerim. Kizarmis Hamura da anlam mi yuklenir demeyin. BISI benim icin kizatmis hamurdan cok Anne Jestidir, Samimiyettir, Komsuluktur, Gece Kacamagidir, Sohbettir…
Bir gece buzdolabinda bekleyen hamurdan hic olmadigi kadar basarili sonuc aldim ve nedense bir gurur duydum kendimle 🙂
Hepsi balon gibi olan BISIler sofrada yerini aldilar.
Beyza hanimla “bak balonlara” diyerek basladigim hikayeyi Huseyin Emir beyle magarada saklanan yiyecekler olarak tamamladim.
Mutluluk sevgi sicaklik guven… aslinda hayatin icine saklanmis ufacik paylasimlarin icerisinde buyuyorlar… sadece fark etmek ve keyif almak gerekiyor…
Bu arada madem o kadar anlam yukledim ve hikayeler ile bezedim, bir de mini tarif vereyim. Eminim herkesin bir BISI tarifi var bu hayatta bizim BISI de soyle dostlar :
1 adet yumurta
2 dolu corba kasik yogurt
1 paket karbonat
Bir tutam tuz
3 su bardagi un (kivamina gore azaltip arttirabilinir)
Bana gore bugunden sonra puf noktasi geceden sabaha bekletmektir 😉
AFIYET BAL SEKERLER OLSUN…
 AMA EN COK DA COCUKLARA OYUN OLSUN 🙂

PROJELER-1: KITAPLIK

(Huseyin Emir 4 yasinda ve Beyza 18 aylik)
KİTAPLIK PROJESİ
Aslında uzun zamandır aklımda olan bir etkinlikti. Fakat, ne zaman ve nasıl yapmam gerektiğine karar veremiyordum. 
Böyle büyük ve kalıcı etkinlikter için birkaç tavsiye vererek başlayayım:
Aklımızda olan projeyi bu yaşlarda çocuklara anlatmak ve aynı anda onların gözünde canlanmasını beklemek çoğu zaman boş bir beklenti olabilir. Bu nedenle; onlarında yapacağı işe inanmasını sağlamak için -ki bu çocuklarda heyecan ve sabırı sağlamak için çok önemli- birkaç gün önceden projenizden ufak ufak bahsetmeye başlayın. Hani reklam yaparcasına. “Biliyor musun oğlum yakında seninle çok güzel bir kitaplık yapmayı planlıyorum. Kim bilir nasıl güzel birşey yaparız ” gibi cümleler kurarak onun da meraklanmasını sağlayabilirsiniz.
Bir sonraki aşama proje için gerekli malzemelerin birlikte itina ile seçilmesi. Böylece çocuğunuz rengarenk bir dünyada kendi zevkine uygun malzemeleri seçerken yapılacak etkinkiği de benimsemeye başlar. 
Örneğin biz bugün yapacagımız kitaplığın dışını mevsime uygun bir tema olan kardan adam ile kaplamak istedik. Buna uygun malzemeler aldık. Bunun yanında bir de kardan adam hikayesi alarak planladığımız kitaplığımız için hediye de seçmiş olduk. 
Temayı seçerkense yavaş yavaş kar yağışının başlamasını ve dışarıda yapılan aktivitelerin kapalı alanlara kaymasını -ki bu nokta da en yararlı aktivitelerden biri olan kitap okumak giriyor devreye- dikkate aldık. Galiba kışın insan daha cok kitaba sarılır diye düşündük.
Tüm malzemeler hazır olduğunda çocuklarla oturup bir akım şeması hazırladık. Soru-cevap şeklinde devam eden ve ara ara boyama ile kesilen bu şemayi cok sevdiler.
Proje şemamızda sorunları yazdık. Neden bu sorunlarla karsılaştığımıza dair yanıtlat aradık. Çözüm yollarını tartıştık. Daha sonra özele inerek biz neler yapabiliriz? diye düşündük ve en sonunda somut bir hayal üzerinden gidip istediğimiz ürünün resmini çizip hayallerimizi daha elle tutulur hale getirdik. 
Artık hepimiz nasıl birsey yapacağımız hakkında daha net bilgi sahibiydik. Sıradaki görev evdeki tüm dağılmış kitapları bulmak ve gruplamaktı. Tüm kitaplar söz konusu olunca hem grupladık, hem okuduk, hem yıpranmış olanları onardık…
Sonra herkesin yaşına gore is bölümü yapıp prima bebek bezi kolilerinden 3 raflı cok güzel bir kitaplık yaptık. Kitaplığımızı bugün aldığımız kap ile kapladık. Bittiğinde her yer dağılmış ve biz de yorulmuştuk ama özellikle oğlumun yüzündeki gurur ifadesi ve ikisinin mutlulukları herseye değerdi.
Heyecanla kitaplığımıza yer aradık. Önce kitaplığı yerine koyduk ve sonra oğlum büyük bir heyecanla kendi istediği düzen ile kitaplarını kitaplığa yerleştirdi. 
Bu ayın konusu kardan adam kitabımızı ve daha önce yapmış olduğumuz fanusu da kitaplığımızın üzerine koyduk. Sonuç cok mutluluk vericiydi.

39 AYLIK

HEY ATOLYESI

Havalar sogumaya, gunler kisalmaya basladiginda cocuklarla aktif zaman gecirmek uzere etkinlik planlamak daha cok caba gerektiriyor. Boylesi donemler 3 yas cocuklari ile mevsimleri ve getirilerini calismak icin cok ideal zamanlar aslinda. Doganin degisimlerini takip etmek ve gelecek olan yeniliklere hazirlanmak cocuklari heyecanlandiracaktir. Henuz uzun sure odaklanmakta sorun yasayan 3 yas cocuklari ile etkinlik secerken ilgi alanlarini kullanmakta fayda var. Huseyin Emir oykusu olan faaliyetlerden hoslaniyor. Bizim etkinliklerimizi anlik eglenmenin yaninda gunler sonra bile uzerinde konusabilecegimiz konular uzerinde yogunlasiyor.
Bu aralar kar ve kardan adam uzerinde yogunlastik. Ilk faaliyetimiz KAR KUREMIZ 🙂
Gecenlerde aldigimiz bir pastanin uzerindeki susler, kopuk, bos ve fazla bir kavanoz, silikon tabancasi ve boyalar…. Kopukleri parcalayarak kar yapmak oglumun cok hosuna gitti. Hatta kavanozu doldurmadan kendimiz yaptigimiz karlar ile oynadik. Sonrasinda bacasi tuten evler ile kapladik kavanozumuzu. Faaliyetimiz bittiginde kar kuremiz, kardan adam hikayelerinin vazgecilmez bir parcasi haline geldi 🙂
Ikinci faaliyetimiz PONPONLARLA KARDAN ADAM
Huseyin Emirin cizimleri gun gectikce daha sekilleniyor. Artik resmini yapacagi nesneleri once duslemeye ve kafasinda tasarlamaya sonra cizmeye basladi. Kendi hayalgucu ile cizdigi serbest resimlerinin yaninda konulu resimler cizmeye de basladik. Henuz hayatinda sadece 1 gun kar yagmis ve 2 yasinda 1 kez kar oynamis oglum icin kardan adam cizmek o kadar da kolay bir is degil tabii… bu nedenle bu seferki faaliyetimizde once ben ponponlari kullanarak bir kardan adam cizdim. Sonra malzemeler ile oglumu yalniz biraktim. Ikinci resim Huseyin Emirin yaninda ben olmadan yani benim sozlu ya da fiilen bir yardimim bulunmadan yaptigi resimdir ve benim icin cok ozeldir.

Ucuncu kardan adam faaliyetimiz ETI PUFLAR ile ananemizin fikridir.
Kardan adam yapmaktan keyif aldigimizi goren ananemiz birgun bir oneri ile cika geldi ve oglum buna bayildi. Havuc, cikolata parcalari, kirmizi bonibon ve eti puf ile gercekten yapmasi da yemesi de cok keyifli bir faaliyet oldu.

Bu yila ait dorduncu ve son faaliyetimiz KARDAN ADAM MASKESI
Aslinda elimizde kalan bir kac kirtasiye malzemesi ile ne yapsak derken yaptigimiz bir etkinlikti.
Bu kadar kardan adam yaptiktan sonra kardan adam olmak oglumun da cok hosuna gitti.

Gelelim bu ayin diger aktivitelerine…
Bu aktivite Huseyin Emir icin tam bir supriz oldu. 
Ogluma hamile oldugum ilk andan beri yasam alanlarini hayal ederken onun da bu alanda hayallerinin siniri olmasin istedim hep. Oyle bir odasi olsun ki icinde sinirsiz hayalden hayallere kossun… Bu da heni bir hayalin gerceklesmesi oldu oglum icin. Okuldan dondugunde ona elektrikcilerde bulunan mavi bantlar ile bir orumcek agi kosesi hazirladim.

Aglara atmasi icin de kagittan toplar yaptim. Yapiskanli kismi on tarafa donuk olan aglara kagit toplari atarak yapistirmaya calisti. Yapismayanlari da sonra kendimiz yapistirdik. Tabi bu sirada hic izlemeden sevdigi orumcek adam olduk ve maceralara kostuk.

YARI YIL TATILinden faydalanmaca vol.1: ANGRY BIRDS

Bir Alisveris merkezinin duzenledigi angry birds etkinligine katildik. Yasindan mi yoksa mizac mi bilmem ama bu ara kizgin olan herseye karsi ayri bir sempatimiz var nedense. Super kahramanlar da bu ilgiyi destekler nitelikte… Belki de bu yuzden Angry Birds oyununu bir ayri sevdik. Elektronik versiyonunu oynatmadan da bu isi cozer miyiz dedim ve biz de evdeki malzemlerle oynu kurgulamaya karar verdik.

Bu yas cocuklarinin zevleri ve karakterleri cok cabuk degistiginden yeniden uretime acik olmayan oyuncak alma taraftari degilim. Cunku cocuklar bizim gibi degiller. Markaymis pahaliymis modaymis… cocuklar sadece surecte aldiklari keyfe bakarlar. Her zaman soyledigim gibi minicik bir cubuk parcasini hayallerinde buyuturler ve yeri gelir bir kilic olur yeri gelir bi kaykay olur…

Evdeki havlu kagit ve wc kagitlarinin rulolari ile kendimize kolay bir duzenek hazirladik ve evdeki mini toplarimizin uzerine cizdigimiz angry birds karakterlerini yapistirdik ve ailece eglenerek oynadik :))

35 AYLIK

HEY ATOLYESI

Cocuklarin bazi donemleri vardir. Zaman zaman bazi karakterlere normalden daha da ilgi duyabilirler. Su donemler Huseyin Emir’in Mickey Fare’nin Klupevini izledigi ve cok keyif aldigi bir ay. Ozellikle cizgi filmde sorular ile cocuklara cevap hakki vermeleri yani interaktif teknigi onlari daha cazip kiliyor.
Gecenin bir vakti sevdigi kahramani boyamak isteyen kuzunun yardimina da anne olarak yetismeye calismamin urunudur bu cizimler 😉
Interaktif demisken yaparken de sonrasinda da keyif aldigimiz iki farkli boyamali oyundan bahsetmwden de gecmeyeyim. Huseyin Emir boyama yapmayi seven ve goreceli daha sabirli bir cocuk. Ancak zaman zaman siradan resim yapmak cocuklari da bizi de sıkabilir. Boyle zamanlarda bir konu secip hikayeli boyama yapmak cocuklarin hayalgucunu destekleyecegi gibi heyecanla neler olacagini izlemelerini saglar.

 Yukarida cesitli duygu ifadelerinin bulundugu cikartmalar yardimi ile yaptigimiz bir resim var. Resim iki ayri kagida yapildi cunku once cocuklar ates ile oynarken yangin cikardilar; sonra itfaiyeci gelip yangini sondurdu.

Diger bir oyunlu resim ise krakerlerle yaptigimiz. Oltamiz ile yakaladigimiz baliklari yemek cok keyiflii 🙂

34 AYLIK

HEY ATOLYESI

yaz geldiiii….
Yazin evde yapilacak aktivite bulmak bazen daha zor olabilir. Ama hava sicakligini lehimize cevirdigimizde miniklerle cok da guzel faaliyetlere imza atabiliriz.
Bu faaliyetlerden biri buzda arkeoloji 😉 
Bir gun onceden minikli buyuklu bulmasi keyifli olabilecek birkac nesneyi su dolu bir kabin icine koyuyoruz. Keyifli olmasi ve sonradan sanatsal aktivite yapabilmek icin de icine bir kac renk parmak boyasi ekliyoruz. Ve sabaha kadar buzlukta donmasini bekliyoruz.

Hava sicakliginin arttigi ogle saatlerinde balkonda ya da bahcede cok keyifle oynanabilecegi gibi buz eridkce heyecan artacagindan oyun suresi de uzun olacaktir.

Biz kurek, kova ve cekic takinlarimizi kullandik. Zaman zaman tuz ile buzun erimesini de kolaylastirabilirsiniz.

Nesneler cikmaya basladiginda buzdaki izlerini gormek minikleri sasirtacaktir.

Son olarak da eriyen buzda bulunan buz boyalarla serbest parmak boyama yapmak cocugunuza keyif verecektir.

Diger bir yaz gunu aktivitesi ise denizcilik…
Sectiginiz seffaf bir kabin icine koydugunuz suyu mavi parmak boyasi ile renklendirin.
Once gemiler yapip yuzdurebilir, gemiye minik esyalar koyup karsi kiyiya ufleyerek gonderebilirsiniz.

Sonrasinda denizin icine atacaginiz fasulye ya da nohutlari balik gibi hayal edip bir cay suzgeci ile onlari yakalayabilirsiniz.

Daha daha neler yapa ilecegini cocugunuzun ve sizin hayalgucune kalmis 😉

Syracuse’de Moda: Kenti “Giymek”

Amerika’ya gelmeden bir iki hafta once bir aile toplantisi icin Golbasi’nda guzel bir mekanda kahvaltiya gitmistik. Belki normalde dikkatimi cekmemistir ama konu bizim Amerika’ya gidecek olmamiz olunca isin icine ‘algida secicilik’ de giriyor tabi. Gittigimiz mekanda 5 farkli kiside fakli tasarimlarda uzerinde New York yazan Tshirt gormustum. Bu kadar da tesaduf olur mu? diye dusunup sasirmistim. Giyen kisiler bunun farkinda degildi muhtemelen ama benim ilgimi cekmisti.
Kuresel anlamda on plana cikmis kentlerin isimlerinin, siluetlerinin oldugu T-shirtler dunyanin her yerinde modanin bir parcasi. Kaldi ki son zamanlarda kentlerin haritalarinin oldugu Tshirtler hatta aksesuarlar tasarlanmaya baslandi. (bkn. weburbanist
Hatta Mavi markasinin modalastirdigi  Istanbul T-shirtleri de ulkemizde cok sevildi ve diger markalarinda isin icine girmesi ile yayginlasti. 
Kisacasi sosyo-ekonomik ve politik anlamda on planda olan kentlerin moda uzerindeki etkisini hepimiz gormekteyiz. Buna ek olarak turizm kentlerinde de butik dukkanlarda daha kucuk olcekte kentin on plana cikmis yapilarinin resimlendigi ya da isimlerin oldugu giyim urunlerine de asinayiz. 
Ama Syracuse’de gordugum ve anlamaya calistigim moda bunlardan biraz daha farkli. Amacin ne oldugunu henuz tam anlayamadiysam da burda moda yaz-kis ‘SYRACUSE’.
Syracuse Universitesi spor takimlarinin genel adi Syracuse Orange, oyuncularina da Orangemen/Orangewomen denmekte. Aslinda onceleri, tipki dunyanin bir cok yerinde taraftarlarin takimlarinin tekstil urunlerini giymekten keyif aldigi bir durum oldugunu dusunsem de sonralari gordum ki durum bundan daha da fazlasi.
Syracuse’de yaz kis nereye bakarsaniz buyuk cogunlukla herkes turuncu. Ozellikle yazin montlarin kiyafetleri kapatmadigi zamanlarda yani, buyuklu kucuklu herkesin uzerinde Syracuse yazisi yazan Tshirt ya da sort gorebilirsiniz.
Kis geldiginde ise sweatshirtler, esofmanlar, bereler, atkilar vb. Syracuse etkisi altina giriyor. Insanlari bu sekilde giyinmeye yonlendiren icgudunun ne oldugunu tam ortaya koyamasam da destekleyicilerden bahsedebilirim.
Syracusede buyuk kucuk her magazada ya da markette kesin en az bir reyon bu kiyafetlere ayrilmakta. En ucuzdan en pahali ve marka niteligi tasiyan magazalarda dahi ihmal edilmemis. Hatta Nike marka Syracuse urunleri de bulabiliyorsunuz.

Buna ek olarak daha cesitli urunler icin universitenin taraftar magazasi da mevcut.

Belirttigim gibi urunlere ulasim cok kolay. Bunun bu kadar yaygin olmasi talepten oturu mu yoksa pazarlama stratejisi mi tartisilir tabii ama bana bu durum nufusunun onemli bir kismini 100 kusur farkli ulkeden gelmis olan ogrencilerin olusturdugu bu kentte, kente karsi aidiyet duygusu olusturma cabasi gibi geliyor. 
Bu fotograf kutuphanedeki bir etkinlikten. Gordugunuz gibi 4 katilimci anneden ikisi syracuse sweatshirtu giymis :S

Pazarda carsida okulda sokakda kutuphanede bu sekilde giyinen insanlari gorunce ve tabii her yerde de satilan bu urunleri… hani forma giymeden okula giremezdik ya bir donem, iste bu kent formalarini giymeden de  bu kente ait olamayacak gibi hissediyor insan. 
Sonuc olarak dostlar her yerde gore gore mahalle baskisina donusen bu duruma direnmenin bir anlami olmadigindan biz de Syracuse Formamizi edindik 😉 
🙂