New York City 2.Gun

2.Gun: Liberty Island Ferry, Statue of Liberty, Wallstreet, Boga Heykeli, 5.Cadde, Times Meydani

Gune oteldeki kahvalti ile basladik. “Kahvalti” dediysem oyle akliniza en basidinden domates, peynir, yag, bal vb. gelmesin. Burda kahvaltinin en baskin ogesi kahve. Bazen tek basina bazense belki biraz yumurta ve meyve hadi belki biraz da misir gevregi… Bizim kahvaltilarin demirbaslarindan peynir, domates, salatalik, zeytin gibi urunleri amerikan kulturunun acik bufesinde gormek mumkun degil.
Kendimize uydurdugumuz kahvaltimizi yaptiktan sonar dustuk yollara. Bugunku gezimize adanin guneyinden baslayacagimiz icin metroyu kullanmayi tercih ettik. NYC metrosu size gideceginiz her noktaya goturebilecek sekilde tasarlanmis. Cadde-Sokak sistematigini anladiginizda ve elinizde de bir metro haritasi varsa dilediginiz her yere rahatlikla gidebilirsiniz. Manhattan Caddelerinde yururken hic beklemediginiz yerlerde buyuk yeralti agina acilan gizli kapilar var. Bazen bir plazanin girisinde bazen bir parkin kosesinde bazense bir evin bodrumuna inermiscesine metro istasyonlarina giris yapabiliyorsunuz. Ankara Metrosunun girislerine ayrilan alanlara alisinca burdakiler gercekten sasirtiyor insani.

Bu ozelliklerinin yaninda, bebek arabasi ile gezerken istasyonlara inen ulasilabilir girisleri bulmakta zorluk yasadik. Gerci her defasinda cevremizde her yastan insanlar bize cok yardimci oldular.Ayrica, Metro platformlari, asansorler, bekleme alanlari gercekten cok pisti ve kokuyordu. Araclar ise eskiydi, yolculuk esnasinda kara trenler gibi sallantili ve gurultuluydu.
Metro ile guneye indikten sonra oncelikle wall street ve boga heykeline ugradik. Alicia Keys’in New York sarkisinin nakaratinda “concrete jungle (beton ormani)” diyor ya… Wall Street gercekten tam da oyle bir yer.

Sokaklarinda gezerken bir kalabalik gorduk. Oncesinde ne oldugunu pek cozemesek de sonra anladik ki meshur boga heykeline yaklasmisiz. New York City’de baska hic bir yerde boylesi bir kalabalik gormedim. Insanlar bu heykelin ozellikle arkasinda olmak uzere herhangi bir yerinde bir kare fotograf cektirmek icin birbirlerinin uzerine cikmis durumdalardi. 3.5 ton ve 5.5 metre olan bu bronz heykel New York borsasinin gucunu simgelemekteymis.(bkn. New York Borsasi Boga Heykeli) Biz boyle bir kalabalik icinde sans bulamasak da oglumuz sevimliligi ile kendine actigi yolda bir kare fotograf cektirebildi.

Sonrasinda Battery Parktan kalkan Feribota binmek icin yola ciktik. Feribota binis oncesi havaalaninda yapilan guvenlik aramasinin aynisindan geciyorsunuz ve yaninizda gotureceginiz canta olculeri de yine havaalanlarindaki gibi sinirli oluyor. Onceden aldigimiz biletler yardimi ile sira beklemeden Feribota bindik. Feribot 3 katli ama bebek arabasi ve cocuklar olunca birinci kattaki yerimizi aldik.
Kosusturmalarin ardindan bu yolculuk minik bir atistirma molasi oldu bize. Cocuklar ile keyifli bir yolculuk yaptik. Hem uzaklasan Manhattani izlemek hem de git gide yaklasan ozgurluk heykelini kesfetmek Feribotun en keyifli yanlarindan.

Feribottan iner inmez ozgurluk heykelinin New York City’e baktigi en guzel noktalardan birinde fotograf cekmeye basladik. Hava da gunesli ve acik olunca cocuklarla ozgurluk adasinda cok keyifli vakit gecirme sansimiz oldu. Cocuklar ordan oraya kosarken biz de manzaranin tadini cikardik.

Feribotumuza binip geri donerken hava biraz daha sogumustu ve Feribot enfes bir kahve kokusu ile doluydu. Keyif Kahvesi icin cok yerinde bir zaman ve mekandi bence. Feribottan indikten sonra metro ile yeniden Times Meydanina giderek hem yemek yedik hem de renkli dev ekranlarin yeniden tadini cikardik. Yemek demisken soylemeden gecmeyeyim ki Amerkan Filmlerinden de hep aklimiza yazilmistir sokakta hot dog satan seyyar saticilar. Hani hepimiz asinayiz bu fikre ama durum en azindan New York City sokaklarinda cok farkli. Filmlerde gordugumuz hot doglarin yerini hemen hemen her sokakta yer alan helal urunler almis durumda. Helal Hot Dog, tavuk, kokorec vari birseyler satan bu dukkanlar yer yer baharat kokulari yer yer ise her yerlerini sarmis reklam levhalari ile sokaklarin vazgecilmezi olmus durumdalar.
Ordan oraya gezmekle gezen gunumuzu kaldigimiz otelinde terasinin super manzarasinda tamamladik. Boylece bir gunu daha dolu dolu yasayarak tamamladik.

Yazar: kutupanne

1 thought on “New York City 2.Gun

    Unknown

    (Aralık 21, 2015 - 2:04 pm)

    harika bir yorum olmuş. su gibi akıp gitti

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir