Yazan ve Resimleyen: H.EMIR YAVUZDEMIR

Geçenlerde H.Emir okumak için yeni bir kitap istedi benden. Esasen her hafta en az 10 kitap değiş tokuşu yapıyoruz çocuk kütüphanesinden. Bazı haftalar kitaplari çok hızlı tüketebiliyoruz ya da ruh haline göre yenilik arayışına girebiliyoruz.
Birkaç öneriden sonra baktık çözüm bulamıyoruz; “Oğlum, kendin bir hikaye düşle ve çiz istersen, böylece kendi kitabını da yazmış ve resimlemiş olursun” dedim.
Sanki hep bu anı bekliyor gibi birden “tamam, ben ne yapacağımı biliyorum” diyerek yerinden fırladı.

5 yaşındaki oğlumun Ninja Kaplumbağalar ile tanışması çok nostaljiktir. Babasının çocukluk dönemlerinden bugüne sakladığı ninja kaplumbağa oyuncağı çok ilgisini çekmişti. Her ne kadar çizgi filmlerini ya da filmini izlemese de bir gönül bağı kurdu ninjalarla. Nerde nasıl yaşadıkları, kimlerle neden savaştıkları hakkında bilgisi ise bizim anlattıklarımız ışığında kendi hayalgücünün yönlendirmesinin ürünlerinden ibaret.

Kafasında düşlediği hikaye için ana karakter olarak Ninja kaplumbağaları seçti.

Hikayenin tümünü yazının sonundaki linke tıklayarak bizzat yazarının anlatımı ile dinleyebilirsiniz. Ancak hikayenin ana konusuna dair bilgi vermeden geçmek istemiyorum. Konu ninja kaplumbağaların evindeki kitaplıktan aniden düşen bir kitap ile ilgili.

Böyle bir hikayeyi başka hiç bir yerde bulamazsınız. 4-5 yaş arası çocuklarla yapması hem çok keyifli hem de çok yönlü fayda sağlayan bir etkinlik (esasen etkinlikten birkaç seviye daha kompleks bir çalışma demek daha doğru olur).

H.Emir henüz yazmayı bilmediği için hayalindeki her sahneyi elinden gelen en ince ayrıntısı ile resimlemis. Tahmin edersiniz ki bir kaç saat ya da tek bir günde bitmesi pek mümkün değildi ve yaklaşık 3-4 güne yayıldı calışması. Onun heyecanını takip etmek ve bir sonraki sayfada olacakları beklemek gerçekten çok keyifliydi. Her sayfa sonunda hikayesini baştan sona kardeşine okudu. Artık Beyza da işin içindeydi. Bu aktivitenin yararlarina dair birkaç kelam daha ettikten sonra artık hikaye ile başbaşa bırakacağım sizi…

HAYALİNDEKİ KİTABI YAZ ÇALIŞMASI

1. Çocuğu düşünmeye, her bir ayrıntısı ile düşlemeye ve özbilgilerinden yola çıkarak üretmeye yönlendirir.

2. Çocukların erken yaşta giriş-gelişme-sonuç kurgusu üzerinde kafa yormasını sağlar ki bu neden-sonuç ilişkisinin bir üst seviyesidir. Bir konu seçip başlamak ne kadar önemli ise o konuyu toplayarak bir sonuca varmak da en az o kadar önemli ve beceri isteyen bir iştir.

3. Özgün bir konu bulabilmek icin gözlem yapmaya ve çevresine farklı bir açıdan bakmasını teşvik eder.

4. Çocuklara, Kitapları ve Kitap Okumayı sevdirir. Cünkü çocuk kendini de bu dünyanın içinde hatta bu dünyanın bir parcası olarak değerlendirecektir.

5. Serbest resim calışmalarından ayrı olarak ard arda gelen olay döngüsünü kurgulayacağından her bir sayfanın konusunu ve görselini seçmek ilk etapta zor gibi görünse de hikaye ilerledikçe çocuklara heyecan verecektir.

6. 5 yaş çocukları resim çizerken artık vücudun bölümlerini daha ayrıntılı çizmeye başlarlar. Çöp adam çizimleri yerini iki paralel çizgi ile kol bacak, daha belirgin gövde ve ayrıntılı yüz ve ifadeler çizimine bırakır. Bununla birlikte ana karakterin bulunduğu çevre tasvirleri de yine bu yaş grubunda önem kazanır. 5 yaşındaki çcuğunuz hiç dikkatinizi cekmeyen ya da aklımıza gelmeyen ayrıntıları gözlemler ve itina ile görseller. Hatta zaman zaman resimlerdeki en çok zamanı ufak bir ayrıntı için harcayabilirler. Kendi kitabını hazırlama çalışması, bu dönem çocuklarının yeteneklerini uygulamaya dökebilecekleri cok ideal bir calışmadır.

7. Hikayenin konusu, çizimlerdeki ayrıntılar, anlatımdaki vurgular gibi konular; çocuğunuzun ilgi alanları ve son dönemdeki ruh haline ilişkin bilgilere ulaşmanin en pratik yoludur.

8. Son olarak, hikaye tamamlandıktan sonra çocuğunuzun ağzından hikayeyi dinlemek ve resimlerdeki ayrıntıları heyecanla anlatırken onu izlemek sizin için çok keyifli ve gurur verici olurken çocugunuz ile geçireceğiniz bu pasif ve aktif zamanlar onun içinde çok değerli olacaktır.

Hikayenin Adi:

BUGÜN 
NİNJA KAPLUMBAĞALARA
NELER OLUYOR?

Yazan ve Resimleyen:

HÜSEYİN EMİR YAVUZDEMİR
Not: Çocuklarınızla birlikte izledikten sonra yorumlarinizi bekliyoruz 😍😍😍

Zeytinyagli Sarma/Dolma Ici Yemek Kurt Yapar Mi?

Zeytinyağlı Yaprak Sarması ya da mis gibi biber dolmasını kim sevmez ki??… Henüz sofraya gelmeden her aşamasında ufak ufak hissettirmeden azalır sayısı… Öyle bir lezzettir ki insan bir başladı mı duramaz… Hele tencereden ya da buzdolabından gizlice tırtıklıyorsan değme keyfine 🙂

Eğer konu zeytinyağli sarmalar/dolmalar ise lezzeti çiğken başlar… Hafif pişirilmiş soğanlı ve baharatlı pilavın üzerine pilav tanımam dostlar… Belki içindekilerin lezzeti belki de yasak, sadece tadımlık erişime açık olması… hiç bir neden gerçeği değiştiremez ki

BIR ANNE TEPSISINI ALMIS, SALONDA YAPRAK SARMAYA BASLADI MI TUM YAVRULAR IC PILAVINA SULANIR :)))

Ben küçükken annem ne zaman sarma için hazırlık yapsa kardeşim ve benim bir olur olmaz karnımız acıkırdı sanki… hemen tepsinin yanina oturur masum kedi yavrusu bakışları ile “annecim biraz tadına bakabilir miyim?” demeye başlardık.

Annem once kıyamaz biraz verirdi ama sonra bu taleplerin sonu gelmeyince “Kızım yeter, çok yerseniz kurt olur midenizde” derdi..

Biz biraz daha dolanır bu sefer yardım etmek isterdik beceremeyeceğimizi bile bile… tabii amaç zaten beceremeyip yamuk yumuk olanları “aaa… anne bu hiç olmadı. Neyse ben bunu bi yiyim bari..”lerle mideye indirmekti…

Ahh ahh annecim ne baskı altında sarardı sarmasını :))

Bu durum bir tek bizde böyle diye düşünürken yıllar geçti ve ben de anne oldum.

Baktım sistem aynı.. ne zaman iç pilav mevzu olsa bizim bıdıklar kedi yavrusuna dönüyor. Bir iki midede kurt hikayesine başvurdum mecbur. Hani sanki yaprak sararken çocuklara direnmek işin usulu gibi bir psikolojideydim.

Sonra durdum… kendi çocukluğum geldi aklıma… hooop bir empati kurdum veeee….

Artık iç hazırladığımda tepsimi alıp sarma yapmaya başlamadan bir kısım pilavı biraz daha pişiriyorum. Böylece etrafimdaki masum minik kediciklere gönül rahatlığı ile tam kararinda pişmiş soğanli baharatlı ve limonlu iç pilavını veriyorum ve onlar pilavlarıni yerken ben de tüm baskılardan uzak sarmamı/dolmami yapiyorum.

Aaa… ne kadar da kolaymış…. herkes mutlu 😁

İSMİMDEKİ HARFLER… TOPLASAN ALFABE EDER…

Aslında genel olarak oğlumla etkinlik yaparken daha çok genel bilgiler ve yetenekler üzerinde yoğunlaşmayı tercih ediyorum. İlkokula başladığında heyecanla öğreneceği bilgileri şimdiden ekstra bir çaba ile öğretmeye pek olumlu bakmıyorum.

Bunların başında Alfabe geliyor. Oğlum henüz 2 yaşındayken Alfabeyi tanımaya başlamıştı. Annenin A’si, Babanin B’si… kıvamında öğrenmişti. Şimdi yaş 5 oldu ve 3 hafta sonra yarı zamanlı anaokuluna başlayacak. Etrafımızdaki benzer yaş grubundaki çocuklardan da takip ettiğimiz kadarı ile en azından şu yaş grubundan adını yazması ve okuyamasa bile adını tanıyor olması bekleniyor.

Doğrudur tabii… Benim zamanımda da böyleydi. Anaokuluna giderken biz de adımızı ve soyadımızı yazmayı öğrenmiştik. Tamam ama malum benim oğlum için durum bu kadar kolay değil. Ad, soyad toplam 21 harf. Alfabenin 29 harfinden 14’ü zaten Hüseyin Emir’in adı-soyadında var. Yani çocuğum adını-soyadını yazsa Alfabe cepte…

Biz de cok basit ve eğlenceli bir etkinlik hazırladık. Amaç; çocuğun ismindeki haflerin ve harflerin sırasının farkına varmasını sağlamak.

MALZEMELER:
Karton
Keceli kalem
Sticker notluk

Çocuğun ismini sevdigi renkte bir kartona yazıyoruz. Sonrasında not stickerlari ile ismine ait harfleri hazırlıyoruz. Bir kaç farklı harf daha ekleyerek seviyeyi arttırmak da mümkün.
Çocuğunuzla harfler ve ismi üzerine yapacağınız kısa bir sohbet sonrası harfleri dağınık şekilde kartonun etrafına yapıştırıyoruz. Sıra ile isminde bulunan harfleri alttaki bölüme  yapıştırarak eşleştirme yapmasını istiyoruz.
Bir iki kere oynayıp çocuğun da kendine güvenmesi sağlandıktan sonra seviyeyi yine biraz arttırıyoruz.

Bu sefer harfleri dağıttıktan sonra kartonun üzerine yazılı isimdeki harflerden birkaçını saklıyoruz ve çocugumuzun eksik harfleri kendisinin hatirlamasini ve eklemesini bekliyoruz. 
Son seviyede ise boş bir duvar ya da kapının üzerine dağınık yapıştırdığımız harflerin tümünu dogru sıra ile yapıştırmasını istiyoruz.
Bu etkinlik Beyza (2 yaş) için sayılar ve şekiller olarak hazırlandi. Temel kavramları öğretirken işe yaradığını gördüğüm eğlenceli bir etkinlik tavsiye ederim.