Konuş- Oyna- Şarkı Söyle- Yaz- Oku

 

Konuş-oyna-şarkı söyle-yaz- oku … Ne kadar yoğun olursak olalım, çocuklarımızla günlük rutin haline getirebileceğimiz aktiviteler.

Hart ve Risley (2003) tarafından yürütülen ünlü ve klasik bir araştırmada, farklı gelir düzeylerinden aileler ve 0-36 ay arası çocukları ayda 1 saat izleniyor ve dialoglarda geçen farklı kelimeler aylarca sayılıyor. Literature “30 million word gap” olarak geçen sonuçlar oldukça çarpıcı.

Üst gelir düzeyinden ailelerin, çocukları ile daha fazla kaliteli zaman geçirmesi, daha çok dialog kurması ve dialoglarında daha zengin kelimeler kullanması sonucu 36 ay sonunda çocuklar arasındaki kelime dağarcığı farkı “30 milyon kelime”yi buluyor.

Çocuklarla kaliteli zaman geçirmenin, dialog kurmanın etkileri bu kadar açık olduğu için kütüphanemiz bize model oluşturacak bir liste sağlıyor. Bu yazımda size bu listeden bahsedeceğim.

Erken okur yazarlık becerilerini, çocuklar henüz okuma yazmayı öğrenmeden kazandırabiliriz. Beş temel prensip ile bunu yapabilir; çocuklarımıza, okuma ve yazmayı öğrenmeden önce, iyi birer okur yazar olmaları konusunda destek olabiliriz.

Peki nasıl? Listedeki beş temel prensibi özetlemek gerekirse;

  1. Konuşarak:

  • Markette, çarşı pazarda alışveriş yaparken açık uçlu sorular sorarak: hangi meyveyi daha çok seviyorsun, neden, bu meyvanin şekli nasıl? Kokusu?
  • Sokakta, gördüklerimiz, duyduklarımız üzerine konuşarak: Çöp kamyonuna bak, ne kadar gürültülü, peki tren, ne kadar da uzun.
  • Çamaşır katlarken: En büyük t-shirt babanın olmalı, en büyük eşyalar ona ait. En küçükler ise senin.
  • Beraber yemek yerken: Neler yaptık bugün? Evet, yürüyüş yaptık, alışveriş yaptık, parka gittik. Eğlendin mi?
  1. Oynayarak:

Tencerelerle kapakları eşleştirerek, küvette suyu kaplara doldurup boşaltarak, boş saklama kaplarını iç içe koyarak, oyuncaklarla eşleştirme ve sınıflandırma yaparak, evde unla veya sokakta kumla oynarken, matematiksel kavramların temellerini atabilirsiniz.

  1. Şarkı söyleyerek:

Şarkı söylemek, beraber eğlenceli vakit geçirmenin en güzel yollarından biridir. Eğlenirken ve mutluyken öğrenmeye giden kanallar daha açıktır. Şarkılar aracılığıyla çocuklar yeni kelimeler öğrenebilirler

  1. Yazarak & çizerek:

  • Miniğinizin ismini bir kâğıda yazıp harfler hakkında konuşabilirsiniz. Her harfin farklı bir sesten oluştuğunu anlaması için güzel bir yoldur.
  • Yapbozlarla, ahşap bloklarla, yapışkanlarla veya taşlarla harfler oluşturabilir, harflerin nasıl benzer/farklı olduğunu öğrenmesine yardımcı olabilirsiniz.
  • Sevdiği birisi için kart hazırlayıp, postalayabilirsiniz.
  • Bir pikniğe veya yolculuğa götürülecek eşyaların listesini hazırlayabilir, böylece yazı dilinin günlük hayatta nasıl kullan ildiğini örneklendirebilirsiniz.
  1. Okuyarak:

  • Aynı kitabı defalarca…Çünkü erken yaşta çocuklar tekrarlar aracılığıyla öğrenirler.
  • Çocuğunuzun ilgi alanlarını gözeten kitaplar seçerek: Bazısı otomobillere ilgi duyar, bazısı çiftlik hayvanlarına.
  • Restoranda menüyü, evde bisküvi paketinin üzerini okuyarak, yazının sadece kitaplarda olmadığını görmesini sağlarsınız.

ABD’de kütüphaneler, araştırmalar doğrultusunda hazırlanmış kaynaklar (broşür, blog, web sitesi), ve çocuk/ bebek programları aracılığıyla, ailelere çocukları okur yazarlığa hazırlamak için yapabilecekleri konusunda destek ve model oluşturuyor ve bu çok değerli bir imkan. Ancak, yaşadığımız yerde kütüphaneler olmasa bile, çocuğumuzun geleceğine yapabileceğimiz pratik ve anlamlı bir yatırım var; bu beş prensibi hayata geçirmek, bol bol etkileşim kurmak.

Yazan: Beyza Aksu Dünya

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir