Fransa’da Bir Anaokulu Kütüphanesi…

Merhaba! Bu yazımda size kızımın okulundaki kütüphane görevlisi Isabel ile yaptığımız söyleşiden bahsedeceğim. Anaokulunda çocuklara nasıl kitap okuma alışkanlığı kazandırılıyor, okul kütüphanesi ne sıklıkla kullanılıyor gibi konular gündemimizdeydi.

Öncelikle küçük bir bilgi, Fransa’da yaşıyoruz, burada üç yaşından itibaren anaokulu eğitimi zorunlu olmamasına rağmen bu yaştaki bütün çocuklar anaokulu eğitimi almaktadır. Anaokulu 3 yıl; küçük, orta ve büyük olarak sınıflar adlandırılıyor. Okulun toplam öğrenci sayısı 76. Benim kızım bu yıl ikinci senesinde. Gecen sene okula başladığında Fransızca bir kelime bilmiyordu, üç yaşına kadar ana dili, Türkçeyi öğrenmesi üzerinde durduk. Okulda ilk haftalar zorlanmasına rağmen çabuk alıştı, kendisi gibi hiç Fransızca bilmeyen yaklaşık 10 çocuk daha vardı sınıfında, sınıfın 3 te 1 i diyebiliriz. Bu sene hepsi de güzel bir şekilde Fransızca anlayıp konuşabiliyorlar. Kitap okumanın dil gelişimine katkısı tartışılmaz tabii, okulda, kitap okuma, masal saati ve kütüphane kullanımı çok etkili bir şekilde işliyor. Kütüphane okulda en çok kullanılan bölüm ve boş kaldığı zamanlar çok olmadığı için rahatça fotoğraf çekebileceğim gün, saat bulmakta zorlandık. Isabel’in bahsettiğine göre, Fransa’da her anaokulunda bu şekilde bir kütüphane yokmuş, bazı yerlerde sadece sınıflardaki kitaplarla idare ediliyor, bazılarında da bu şekilde ayrı bir kütüphane bölümü bulunmaktaymış. Kendisi de özel olarak okul kütüphaneciliği mesleğini yapıyor. Eskiden  o da anaokulu öğretmeniymiş, dört çocuğu olduktan sonra uzun yıllar öğretmenliğe ara verdiği için tekrar ise döndüğünde bu şekilde çalışmak istemiş. Yine her okulda kendisi gibi özel bir kütüphane görevlisi olmadığından da bahsetti. Yani bizim okulumuz şanslı, hem ayrı bir kütüphane hem de sadece kütüphaneyle ilgilenen bir görevlisi bulunuyor.

Öncelikle “kütüphane sizin için ne ifade ediyor ve okuldaki fonksiyonu nedir?” diye sordum. Okulda ayrı bir kütüphane olmasının önemini vurguladı, “Çocuklar, sınıfından buraya özel olarak geliyor ve tabiri yerindeyse buranın adabını daha dikkatli bir şekilde öğrenmiş oluyorlar. Serbestçe kesif yapıp, istedikleri kitabı alıp inceleyebiliyorlar. Tekrar hangi kitabi, nereye yerleştirmeleri gerektiğini kitabin üzerindeki renk ya da numara işaretleriyle takip edip buluyorlar. Kütüphanede oyun da oynadığımız için eğlenceli bir yer olduğunu zihinlerine işlemiş oluyoruz.”

Kütüphanede 400 küsür kitap bulunuyor, aynı zamanda sınıflarda ve okul koridorlarında da renkli minderler ve küçük kitaplıklardan oluşan okuma köşeleri mevcut…

Her sınıf haftada bir toplu bir şekilde kütüphanede masal saati yapıyor. Masal saati için gönüllü, çoğunlukla emekli öğretmenler gelip masal kitabi okuyorlar.

Başka bir gün Isabel çocukları 7-8 kişilik gruplar halinde kütüphaneye alıp onlara eğitici oyunlar oynatıyor bir saat boyunca..

Yine başka bir gün de yine ayni şekilde, küçük gruplar halinde, kütüphanede çocuklarla birlikte kitapları inceleyip o hafta eve götürecekleri kitapları belirliyorlar. Bu şekilde bir öğrenci haftada toplam üç defa kütüphaneyi kullanmış oluyor.  Zaman zaman da okul olarak şehir merkezindeki büyük kütüphane gidip oradaki farklı etkinliklere de katılıyorlar..

Çocuklar bazen kendileri seçiyorlar eve götürecekleri kitapları, bazen de ben yönlendiriyorum diyor Isabel. Mesela annesi babası ayrı ya da ayrılmak üzere olan bir çocuk için o içerikte bir kitap  ya da kardeşi olacak bir çocuk için ya da çeşitli korkuları olan çocuklar için ona göre kitaplar bulmaya çalışıyorum diyor. Benim kızım da bir ara yangından çok korkuyordu, öğretmenine bahsetmiştik biz de. Sonrasında ona bu korkusunu atlatmaya yardımcı olacak bir kitap verilmişti okuldan ve işe yaramıştı.. Okuldan kitapları her salı günü çocuğun ismine özel bir dosya içinde veriyorlar yine ayni şekilde, bir sonraki salı sabahı iade etmemizi istiyorlar. İstersek daha uzun da kalabilir tabi, ama düzen bu şekilde, salı sabah okula geri dönüş, salı öğlene yeni kitap..

Misafir Yazar

Şişli Belediyesi Kitap Okuyan Çocuklar Oyun Kitaplığı

Şişli Belediyesi Kitap Okuyan Çocuklar Oyun Kitaplığı, Kitap Okuyan Çocuklar projesi kapsamında kurulmuş Türkiye’de hem okul öncesi hem okul sonrası çocukların ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak, onların kitapla ve yaratıcılıkla iç içe keyifli ve oyun dolu zaman geçirebilecekleri; ailelerin de çocuklarıyla birlikte sosyalleşip, çocuk gelişimi konusunda kendilerini geliştirebilecekleri oyun kitaplıklarından sadece biri. İlk oyun kitaplığı 2014’te Kadıköy Belediyesi bünyesinde Özgürlük Parkı’nda, ikincisi 2015’te Mersin Mezitli Belediyesi bünyesinde kuruldu. Üçüncü oyun kitaplığı da 3 Aralık 2016’da Şişli Belediyesi bünyesinde hayata geçirildi.

 

Bu yazıda, bu oyun kitaplığı hakkında hem gezerek hem de yukarıda gördüğünüz Tanıtım Kitapçığı’nı okuyarak edindiğim bilgi ve izlenimlerimi aktaracağım. Kütüphaneyi ziyarete gitmeden önce www.kitapokuyancocuklar.org yada www.facebook.com/KitapOkuyanCocuklar sayfalarından faaliyetlerini takip ediyordum. Aktif ve eğitici etkinlikleri dikkatimi çekiyordu. Yerinde görmek çok heyecan verici olacaktı.
Oyun kitaplığı, Şişli Belediyesi’ne ait, fiziksel olarak çocuklara uygun olarak tasarlanmış iki katlı bir yapıda bulunuyor. İlk katında çocuklara uygun olarak tasarlanmış masa, sandalye, kitaplık ve oyuncakların yanında belirli saatlerde yapılan etkinlerin yapıldığı küçük bir de sahne bulunuyor. Kitaplıkta her yaşa uygun kitaplar mevcut. Ayrıca bu katta çocuklara uygun tasarlanmış bir tuvalet ve lavabo da bulunmaktadır.

 

İkinci katında mini bir mutfak, bebekleri emzirmek yada alt bezlerini değiştirmek isteyen ebeveynler için bir adet emzirme koltuğu ve alt değiştirme alanı bulunmakta. Ayrıca çocuklarıyla birlikte gelen ebeveynler için de çoğu çocuk gelişimi ile ilgili  olan yetişkin kitaplığı da mevcut (Kitaplıkta boş yerler var ve bağış yapabilirsiniz) .

 

Kütüphaneden sorumlu ve işine gerçekten gönül vermiş uzman Ezgi Dündar gezintim sırasında bana eşlik etti ve tüm sorularımı içtenlikle cevapladı. Çocuk kütüphanelerinin anaokulu ve kreşlerden en önemli farklılığın burada anne ve babaların çocuklarıyla birlikte etkileşim içinde olmaları. Bunun bir uzmanın gözetimi eşliğinde yapılması, çocuklar gelişirken anne ve babaların da iletişim ve eğitim konusunda kendilerini geliştirdikleri bakımından çok önemli. Uzmanımız bu konuda ebeveynlerin ilk geldiklerine günlere göre gözle görülür ilerleme kaydettiklerini dile getiriyor. Bu çok mutluluk ve umut verici.

Kütüphane henüz 2 ay kadar önce açılmış olmasına rağmen 250’den fazla üyesi var. Sadece  Şişli sakinleri değil başka ilçelerden de üyelere sahip. 0-8 yaş arasındaki her çocuğa açık. Kütüphanenin kapasitesinden fazla üyesi olduğu için öğleden önce 0-2 yaş, öğleden sonra 2-6 arasındaki çocuklar gelebiliyor. Böylece çocukların birbirleriyle etkileşimleri ve yaptıkları faaliyetler daha uygun hale getirilmiş oluyor. Çocukların gelişimine yararlı olacağını düşündüğü bir deney ya da aktivite fikri olan herkes oyun kitaplığı görevlisiyle konuşup gerekli malzemeyi ayarlayıp çocuklarla deneyi ya da aktiviteyi gerçekleştirebiliyor.

Kütüphaneyi gözlemlerken şu hisse kapıldım: Orası aslında çocuğunuzun odası ve gelişimi için gerekli olan her şey (kitaplar, oyunlar, oyuncaklar gibi) mevcut. Böylece bir sıcaklık ve aidiyet hissi veriyor. Buna ek olarak da sosyalleşerek, deneyerek, gözlemleyerek, keşfederek öğrenip küçük yaşta okuma kültürü kazanıyorlar.  Anneler kütüphanede gönüllü olarak temizlik ve düzenine yardım ediyor. Ben oradayken çeşitli yaş  gruplarından çocuklar geldi. Bazıları yapılacak etkinliği beklerken kendi aralarında seçtikleri bir kitabı incelediler. Çocuklarıyla gelen bir anne kızına kitap okumaya başladı. Üst katta yeni yeni yürümeye başlayan bir bebek, kendi yaşına uygun bir kitabı incelerken annesi ona canlandırma yapıyordu. Burada böyle aktivitelerin, kitapların çocukların gelişimi için ne kadar yararlı olduğu, büyüdüklerinde kendi ayakları üzerinde durabilen, sağlıklı bireylere dönüşmelerinde ne derece etkili olduğu sanırım herkes tarafından kabul görecek bir gerçek. Daha detaylı ve sağlıklı bilgilere sitemizdeki diğer yazılarımızdan ulaşabilirsiniz.

 

 

Son olarak, Kitap Okuyan Çocuklar projesinin en büyük arzusu, oyun kitaplıklarının Türkiye’nin mahallelerine yayılması. Eğer siz de mahallenizde çocuk kitaplığı kurulmasını istiyorsanız, proje yetkilileriyle irtibata geçip, bulunduğunuz yerin belediyesine projeyi sunabilirsiniz. Erken okur-yazarlık üzerine farkındalık sağlayıp, kitap çemberleri kurup, bu köklü değişimin bir parçası olabilirsiniz diyor proje sahipleri.
Bir gün her mahallede bir kütüphane görmek dileğiyle,

Sevgiler.

 

Yazan: Başak Koca

Kayseri 75. Yıl İl Halk Kütüphanesi

Kayseri 75. Yıl İl Halk Kütüphanesi, Kayseri’nin Melik Gazi İlçesinde bulunan, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü’ne bağlı olarak hizmet veren il halk kütüphanesidir.

Kayseri’de ilk genel kütüphane, Kayseri Belediyesi ve Kayserili vatandaşların yardımı ile 1912 yılında “Milli Kütüphane” adıyla kurulmuş ve bu kütüphane 1938 yılında “Halkevi Kütüphanesi” ne devredilmiştir. 11.08.1951 tarih 5839 sayılı Kanun gereğince “Halkevi Kütüphanesi” , 10815 adet kitabı ve malzemesi ile birlikte 1953 yılında oluşturulan “Vilayet-i Umumiye Kütüphanesi” ne aktarılmıştır. Vilayet-i Umumiye Kütüphanesi Zeynel Abidin Türbesi ve Sahabiye Mahallesindeki yardım sevenlere ait dernek binasında (1958) hizmet vermiştir. 1961 yılında Kayseri İline Kütüphane Binası Yaptırma Koruma ve Geliştirme Derneği adı altında kurulan bir derneğin gayretleri ve çalışmaları ile 196l-1970 yılları arasında bir kütüphane binası yaptırılmıştır. Bu esnada, VII. Milli Eğitim Şurâsı aldığı bir kararla 1963 yılında kütüphanenin adını İl Halk Kütüphanesi olarak değiştirmiştir.Vatandaşların ve Belediyenin katkısı ile Cumhuriyet Meydanında yaptırılan binaya 1972 yılında taşınılmış ve bina 1998 yılına kadar kullanılmıştır. 1998 yılında kütüphane hizmet binasının Kentsel Tasarım Projesinde yeşil alan olarak yer alması nedeniyle Büyükşehir Belediyesi Başkanlığınca yıkım programına alınmış ve yine Büyükşehir Belediyesi Başkanlığınca Gültepe Parkı yanında yeni bir hizmet binası yaptırılmıştır. Bu yeni hizmet binasına 1998 yılında taşınan 75.Yıl İl Halk Kütüphanesi 2011-2013 yılları arasında kütüphanecilik hizmetlerini en iyi verebilecek altyapı, onarım ve donanım çalışmalarıyla kendisini yenilemiş, 2016 yılında RFID Akıllı Kütüphane Sistemleriyle çağı yakalayarak uluslararası kütüphanecilik standartlarında ​hizmet vermeye devam etmektedir.

Kütüphane, 13.000 küsur kitapla çocuk kitaplığımız giriş katında, kapalı bir salonda hizmet vermektedir.

Çocuk bölümü için daha aydınlık ve ferah bir mekan oluşturulmuş; küçük yaş grubundaki ziyaretçilerin kitaplara ulaşımını kolaylaştıracak rengarenk mobilyalar tercih edilmiştir.

 

Kitapların yanı sıra farklı yaş grubundaki çocukların eğlenceli vakit geçirmesini sağlayacak çeşitli oyuncaklarda kütüphanede bulunmaktadır.

Her pazartesi yenilenen Haftalık tematik sergisi ile gözden kaçan kitapları yeniden çocukların ilgisine sunmakta ve salonun girişinde bulunan bu sergi çocukların hayli dikkatini çekmektedir. Kütüphanecileri tarafından özenle seçilerek hazırlanan bu bölüm çocuklara verilen değerin dışa vurulmasıdır bence.

Her çarşamba 10.30’da 3-5 yaş grubu çocuklar için Öğretmen Meryem Ünlü ile masal ve oyun saatimiz var.

Aslında öncelikle masal saati olarak başlamış;ancak, hem birbirini ve karşılarındaki yetişkini tanımayan hem de mekana ilk kez gelmiş olan çocukları kaynaştırmak için masal öncesinde ve sonrasındaki küçük oyunlar ile çocukların hevesleri doğrultusunda daha fazla zamana yayılır hale gelmiş. Bu etkinlik sayesinde kütüphaneye düzenli gelen, bizden biri olan pek çok çocuğumuz ve velimiz var artık. Bu etkinliğe kreşlerden de katılımlar olmuş.

Okulöncesi, ilk ve ortaöğretim kurumlarından çeşitli seviyelerde öğrenci grupları kütüphanede ağırlanmaya devam etmektedir. Bu kapsamda, Kayseri İl Halk Kütüphanesi ve kütüphane kullanımı ile ilgili bilgiler verilmektedir. (Çocuklardan pek çoğunun kütüphaneyi ilk görüşü oluyor bu oluyor ve çok hoşlarına gidiyor. Bir iki gün içinde velilerini sürükleyip birlikte geliyorlarmış. 🙂 )
Süreli yayınlar bakımından da hayli zengin olan kütüphanede çocuk dergileri de geliyor. Kütüphanede zaman geçirmek isteyen çocuklar için cazip bir köşe..

Bunların dışında bir çok çeşitli sosyal etkinliklerde kütüphanenin sunduğu hizmetler arasında. Örneğin; Geçtiğimiz ay gerçekleştirdikleri madde bağımlılığına karşı bilinçlendirme faaliyetlerinden HİMAYE Madde Bağımlıları ve Aileyi Koruma Derneği Başkanı Hülya Turhan tarafından gerçekleştirilen Özgürüz! Bağımlı Değiliz! başlıklı bir konferansa  80 küsür ortaokul öğrencisinin katılmıştır.

Kütüphanemizin resmi web sitesi: http://www.kayserikutup.gov.tr

Resmi Facebook sayfası: https://www.facebook.com/kayseriilhalk/

İlkay Marangoz ve Çocuk Kütüphaneleri Mesajı

Raflar Dolusu Kitap

İmkânların kısıtlı olduğu zamanlarda, çok çocuklu bir ailede büyüyen annem bize hep ne kadar şanslı olduğumuzu söylerdi. Her akşam en az iki kitap okurduk beraber, biri benim, diğeri kardeşimin seçtiği… Sonra o kitaplar üzerinde konuşurduk, o dönemin modası mıydı, bilmem, hep mağdur çocukların olduğu, sonu bazen mutlu bazen mutsuz biten hikâyelerdi. Çoğunda gözyaşlarımı tutamadığımı hatırlarım. O kitap saatimizin en güzel yanı da annemle bazen o kitap hakkında, bazen de oradan çağrışarak vardığımız sohbetlerde en sevdiğim kısım annemin çocukluğuna ilişkin olanlardı. Çok uzak gelirdi, insan annesini çocuk olarak düşünemiyor çocukken… Hele şimdiki gibi fotoğrafın, videonun da bol olmadığı zamanlar olduğunu düşünürsek…

“Siz çok şanslısınız,” derdi işte tam o zamanlarda… “Ben çocukken nerede evde bu kadar kitap, kasap, bakkal gazete kâğıdına paket yaparsa anca o zaman gazete okur, kitabı ödünç almasak evimize kitap girmezdi,” derdi.

Biz her seferinde çok şaşırır,  onun için üzülürdük…

“…ama bizim kütüphanemiz vardı, parkın içindeki postane binasında bir kütüphane açılmıştı. Abimle gitmiş ve bana kart çıkartmıştık. Bütün boş zamanlarımı o kütüphanede kitap okuyarak geçiriyordum. Ama Adapazarı büyüyüp kalabalıklaşınca o kütüphane bize yetmemeye başladı, başka bir binaya taşıdılar, daha çok kitap geldi. Kocaman bir kütüphanemiz oldu. O kadar güzeldi ki…” diye anlatmaya devam edince yüzlerimiz gülerdi. Annemin çocukluğu için üzülmeyi bırakır sevinirdik.

O zamanlar aklıma takılan bir şey vardı. Annem hep ne kadar şanslı olduğumuzu söyler dururdu ama biz henüz bir kütüphane görmemiştik. Yaşadığımız yerde kütüphane olmaması bizi içten içe üzerdi.

İlkokula başladıktan sonra bir gün öğretmenimiz eğitsel kollardan bahsetti. Tahtayı konuları yazdı, spor, kızılay vs. ve sınıftaki herkes ikişer ikişer bir eğitsel kol seçti. Listede Kitaplık Kolu diye bir seçenek vardı. Görür görmez anlamıştım, o benim içindi. Gönüllü oldum. O akşam eve geldiğimde anneme nasıl bir coşku ve sevinç ile anlattıysam annem sevincimi desteklemek için koluma kırmızı üzerine beyaz ile KK harfleri işleyen bir bant hazırladı. Onu beş yıl boyunca gururla taşıdım. Sınıfın demirbaşlarından bir dolabı kitaplık yaptık, içinde kitap yoktu ama olsun, kitaplığımız vardı. Onun gerçek bir kütüphane gibi çalışır hale gelmesi ne kadar zaman aldı hatırlamıyorum. Ama günler geçtikçe kitaplığımız doldu, okuduğumuz kitapları övüp arkadaşlarımızın da okumasını sağladık. Gün geldi ödünç verilen kitabın geri gelmesini heyecanla bekledik, okuma sıralarına girdik. Okumakla kalmadık hepimiz evlerden kitap getirdik o kitaplığa… Ben bazı kitaplarıma kıyamaz ama sınıf kitaplığında da olmasını isterdim. O zaman annem ya da babam aynısından satın alırdı, onu bağışlardım kitaplığımıza…

Çok büyük bir tesadüf, otuz yıl öncesinden bir sürprizle karşılaştım geçen yıl… İlkokul arkadaşlarımdan biri o sınıf kitaplığından ödünç aldığı ve belki de mezun olduğumuz için elinde kalan bir kitabı paylaştı benimle… Çocukluğumun okuduğu sayfalara yıllar sonra tekrar dokunmak çok heyecan vericiydi. O yıllarda hayranı olduğum Arkadaş Kitaplar’ın Küçük Prens’i. Cemal Süreya ve Tomris Uyar çevirisi, 1980 baskı tarihi… Benim o kütüphaneye bağışladığım 23. kitap…  O yıllarda verdiğim emeğin ödülü gibi…

İlkokuldan sonra ortaokul ve lise hayatımda da aynı hedefle ama büyüdüğümüz için mi bilmiyorum, ismi de büyüyen ve Kütüphane kolu olan eğitsel kola girdim. Artık okulumuzun sınıftan bozma gerçek sayılabilecek bir kütüphanesi vardı. O kadar severdim ki ödevlerimi bile orada yapar, teneffüslerin çoğunu kitapları düzenleyerek geçirirdim. Kitap kokusu diye bir gerçeğin farkına da o zaman vardım. Bir süre gitmesem kokusunu özlüyordum. Varlığından beri haberimin olmadığı birçok yazarla orada tanıştım.

Lise mezuniyetimin o kütüphaneden de ayrılacağım anlamına gelmesi gerçeği beni çok üzmüştü. Burnumda sızı ile hatırlarım hâlâ…

Üniversite eğitimim için İstanbul’a gelince kütüphane bağımlılığım doruk noktasına ulaştı. Gördüğüm ilk gerçek kütüphane İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi…  Sonrasında tek tek dolaşıp yurt içi-yurt dışı kütüphane kültürümü geliştirdim elbette ama İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi benim için en özeli, en güzelidir… Sayısız kitaba ulaşma lüksüm biraz da olsa kendi kitaplığımı geliştirmemi geciktirse de gerçek bir okuyucu olmamı sağlayan bu kütüphanedir. Okul yıllarımda iki yıl üst üste en çok kitap kiralayanlara verilen bir belge aldım, onları ve kütüphane kartlarımı hâlâ saklıyorum.

Şimdilerde bilgisayarımı, çantamı alıp kütüphanelere saklandığım, oralarda çalıştığım da çoktur. Her gittiğimde de annemin çocukluğundaki kütüphane gelir aklıma, masaları boş, rafları dolu gördükçe… Bu şehrin kalabalığına kütüphanelerin dar geleceği günler görmek dileğiyle…

Yazar: İlkay Marangoz

Ocak 2017, Beyazıt Devlet Kütüphanesi, İstanbul

 

*Yukarıda yer alan bilgiler  2017’de Çocukları Kütüphanelerle Buluşturalım Projesi kapsamında hazırlanmıştır.