Kütüphaneden “Müze Kartı” Ödünç Alınır Mı? (Budlong Woods Library – Chicago, IL, USA)

Merhaba,

Amerika’da kütüphanelerin üyelerine sağladığı imkanlardan biri, normalde girişi 20-40 dolar arasında değişen müzelere ücretsiz giriş bileti ödünç vermesi. Her kütüphane müzeler için belli sayıda kontenjana sahip ve o kütüphaneden kitap ödünç alır gibi, müze giriş bileti ödünç alıyor, ziyaretinizden sonra iade ediyorsunuz. Biz de farklı kütüphanelerin müze giriş kontenjanlarını değerlendirirken kendimizi Budlong Woods kütüphanesinde bulduk. İyi ki gördüm dediğim bir birim oldu, bu yeniden dizayn edilmiş kütüphane.


İlk dikkatimi çeken konu, oyuncak kısmında, plastiklerin az, ahşap oyuncakların ise çok olmasıydı. Plastiklerin doğaya verdiği zararı ve içerdikleri kimyasalları düşündüğümüzde, çocuklara ahşaba dokunma imkanı veren bu kütüphaneye teşekkür ettim.

 

Erken çocukluk döneminde oyunlarda “-mış gibi yapmak” (pretend play), empati kurma, problem çözme, sorumluluk alma gibi becerilerin kazanımı için önemlidir. Kütüphanedeki ahşap mutfak da, bu tarz oyunlar oynama imkanı veriyor. Ben de bizim evin erkeklerini mutfağa soktum 🙂

 

Bir diğer güzellik de ebeveyn-çocuk okumalarına özel düşünülmüş, aşağıdaki koltuktu. Çocuğunuzla sesli kitap okumanız için özel bir alan ayrılmış. Ziyaretimiz kütüphanenin yoğun olmayan bir saatindeydi, ve biz de tadını çıkarttık 🙂

 

Aynı merkeze bağlı olmalarına rağmen, her birim kendine özgü dizayn ve programlarıyla, kullanıcılarına farklı ufuklar açıyor. Her ziyaretimizde dimağımız zenginleşiyor ve acaba buna benzer bir uygulamayı ülkemizde nasıl hayata geçirebiliriz sorusunu aklımıza getiriyor.

Amerika’daki Kütüphanelerde Yaz Ayı Okuma Programları (Pittsburgh,ABD)

Amerika’daki kütüphanelerin çocuklara ayrılmış çocuk bölümleri; her yaş çocuklara hitap eden ve her mevsim farklı aktivitelerin yapıldığı, çocukların ve annelerin sosyalleştiği bir mekan adeta.

çocuklara uygun bilgisayarlarda yine çocuklar için özenle seçilmiş eğitim programları

çocuk boyutunda akıl oyunları

keyifli ahşap yol modelleri ve araçları

çocukların çok boyutlu düşünmelerini destekleyecek ve gelişimlerine uygun lego ve magnetik duvarlar

her yaş çocuk gelişimine uygun ve keşfetmeyi destekleyici oyunlar

çocuklar için özenle hazırlanmış farklı temalarda kitler ve sesli kitaplar

küçük yaşa uygun ahşap yapbozlar


Bu hafta oğlum ile birlikte Pittsburgh’ta bulunan Brookline Halk Kütüphanesine gittik.

Yaz okuma programı hakkında bilgi aldık ve programa kayıt yaptırdık. Programa kayıt yaptırmak için sadece oğlumun adını ve soyadını söylemem yeterli oldu. Sistemlerine girdiler ve bize başlangıç hediyesi olarak kitaplarını koyacağı bir çanta ve hangi kitapları okuduğu yazacağım bir çizelge verdiler.

Kütüphane görevlisi her ay 5 kitap okuyup çizelgede ilgili yere yazdığımızda, bir hediye kitap kazanacağımızı söyledi. Her beş kitabi bitirdiğimizde, kütüphanenin panosuna yapıştırdıkları dondurma külahlarına bir top dondurma resmi yapıştırma hakki kazanacağımızı da ekledi.

Bu uygulama oğlumun çok hoşuna gitti. Bu motivasyonla oğlum, eve girdiğimiz andan itibaren kitap okumamı istedi. ilk hafta beş kitabi da oğluma okudum. Bitirince gidip İstediğimiz bir kitabi oğlum ile birlikte seçtik. İkinci ay ve üçüncü ayda da bu uygulama bu şekilde sürecek. Üçüncü ayda büyük ödül çekilisi için ismimizi çekiliş kutusuna atma hakkı da kazanmış olacağız. Büyük ödül ise çocuklar için oluşturulmuş oyuncak sepeti veya bir hediye kartı. Tüm bu hediyelerin sponsorluğunu ise o şehirde bulunan büyük hastaneler, sigorta şirketleri ve bankalar sağlıyor.

Bu yaz okuma programı ile bir çocuk her yaz en az 15 kitap okumuş oluyor bu program 0-16 yas grubunu kapsıyor. Kütüphanelerin yaz okuma programındaki amaçlarından bazıları; çocuklara kitap okumayı sevdirmek, kütüphanelere yazın da gitmeyi sağlamak ve  çocukların yaz tatilini iyi değerlendirmesi için kitap okumaya teşvik etmektir. Sizce de bu program amacına ulaşmamış mı?

Gülay Baltalı

Çocuk Kütüphanesi Gönüllülüğü: Bir Hayalin Gerçekleşmesi

Benim lügatimde gönüllülük, yapman gereken bütün işleri yaptıktan sonra arta kalan zamanda şunun da bir ucundan tutayım anlamına gelmiyor. Bana göre, değerler ve insanlık için yapılması gereken ne varsa sonuna kadar arkasında durma, hayatı güzelleştirme adına ortaya konacak bütün çabanın adıdır gönüllülük. Kitap ve boş zaman arasında sürekli bir ilişki kurulur ve kitap sanki boş zaman eğlencesi gibi sunulur. Oysa boş zaman veya kısmi bir zamanda kitaba yer açanlar ne yazık ki hayatta kütüphane, kitap ve gönüllük arasındaki ilişkiyi anlayamazlar.

Çocuk kütüphanesi gönüllüsü olmak; bir kişiyle başlayıp tüm ülkeye yayılmasını umut ettiğimiz bir fikir. Bu fikir yalnızca teorik düzlemde kalmayıp kısa bir zamanda ilk kıvılcımlarını pratik yaşama da geçirebildi. Sevgili Merve ile aynı gayede buluşup tanıştığımızdan bu yana oluşan gönüllülük esaslı çalışmalarımız zamanla şekillendi ve bir mesafe aldı.

Bu çalışmalar bazen bir kütüphanede masal okumak bazen minik okurlarla çocuk kitabı yazarlarını buluşturmak, bazen de annelere çocuk kütüphanelerinde gönüllük esaslı çalışmaların farkındalığını arttıracak programlar yapmak oldu.

PEKİ ÇOCUK KÜTÜPHANESİ GÖNÜLLÜSÜ NASIL OLUNUR?

Size en yakın bir kütüphaneye gidip birkaç çocukla masal saati yaparak da gönüllü olabilirsiniz, bulunduğunuz mahalledeki  idari birime, birkaç gönüllüyle başvuru yapıp burada bir çocuk kütüphanesi istiyoruz deyip bir mail atarak da olabilirsiniz, bir çocuk kitabı yazarına ulaşıp buyurun kütüphanede çocuklarla buluşun diyerek de gönüllü olabilirsiniz.

Benim hikayem bir masal etkinliğinde tanıştığım Kidnooks’un sahibi Ayşegül DEDE hanımefendiye kütüphaneye gelip “SESLİ KİTAP OKUMA  EĞİTİMİ” verir misiniz? sorusuyla başladı. Sağ olsun. Bu İstanbul’da yaptığımız ilk kütüphane etkinliği idi ve ilk kütüphane gönüllüsü olarak giriştiğim işti. Daha sonra birçok çocuk kitabı yazarına ve dergi editörüne mailler attım ve sosyal medyadan ulaştım. Nasrettin Hoca Çocuk Kütüphanesine davet ettiğim her yazar davetime icabet etti. Hamdolsun, herkesten çok olumlu yanıtlar aldım. Çünkü niyette sadece çocuklar vardı. Taş Masallarının yazarları Üsküdar Üniversitesi Öğretim görevlisi Elif Yaşar ve Kartal İmam Hatip Lisesinde öğretmen eşi Ümit Yaşar hocalarımız ikinci kütüphane etkinliğine katıldılar. Bir gezi vesiyle Bursa’ya yolum düştü Bursada gezilecek yerler arasında Lalapaşa Çocuk Kütüphanesini de eklemiştim. Burada gönüllü Masal Saati yapan Seher Kandemir hanımefendiyle kütüphane etkinliğimiz oldu. Kutupanne Kurucusu Merve Yavuzdemir İstanbul’da yaşayan Çocuk Kütüphanesi Gönüllüleriyle biraraya gelip, çocuklarımız için daha iyi neler yapabilirizi masaya yatırdılar. Yeni yeni fikirler oluştu ve hayata geçmeye başladı.

Amerikaya yaşayan bir arkadaşımız yaşadığı Eyalette bir kütüphanede,Ramazan Ayı müslümanlara saygıdan dolayı Çocuk Kütüphanesinde Kütüphane görevlilerinin İslamı anlatan çocuk  kitaplarını  ön raflara koyduklarını söyledi. Bu hem çok güzel bir davranış hem de kendi ülkem adına içlendiğim bir durumdu. Neden bizim Çocuk Kütüphanesinde böyle bir bölüm oluşmasın ki deyip, kolları sıvadık. On gün kadar kısa sürede sosyal medya aracılığıyla bir çok yayınevinde ulaştık ve kitaplarımız raflarda yerini aldı. Artık bizim de Ramazan Kitaplığı Köşesimiz oluşmuştu. Kurumum Diyanet Vakfı Yayınları, Erdem Yayıncılık, Kayalıpark, Nar Çocuk, Uğurböceği Yayınları kitaplığımıza katkıda bulundular. 40 hadis 40 inci kitabının yazarı Nezihe  İnçi Ak hanımefendi ise kendi kitaplarını kütüphaneye hediye ettiler. Kitaplık oluşmuştu ve geriye sadece gönüllülerimizle iftar yapmak kalmıştı. Kırk beş gönüllü katılımıyla belki de Dünyada ilk Masallı Kütüphane İftarını gerçekleştirdik. Elif Ümit Yaşar’la iftar sonrası  büyüklere Masal Saatimizi yaparken, Atölye Balıkla çocuklar resim atölyesi yaptılar. Kütüphane gönüllüleri durmak bilmeden kütüphaneler için çalışmaya devam ediyorlar. Yazın masal saati olmayan kütüphanelerde gönüllülerimiz Türkçe- İngilizce Masal Saati yapmaya başladılar.

 

Kütüphane kamusal haklarımız ve kamusal alanlarımızın farkına varmalıyız. Çocuklarımız kütüphaneyle yedi yaşında tanışmamalı.

Kütüphaneler sadece kitap okunan alanlar da değildir.Saatlerce fuarlarda kitap yazarıyla tanışmak için bekleyen kuzular, belli bir ücret karşılığında masal saatlerine katılabilen çocuklar kadar şanslı değillerdi maalesef. Kütüphaneler ise her çocuğa eşit hakları sunan sosyal yapılardır. Her anne belli bir bedel ödemeksizin kitap alıp, masal dinleyebilmeliydi bu mekanlarda.

Kütüphaneler herkesin ulaşımına açık mekanlar olması hasebiyle okurlarına bu hakkı sunmalı diye düşünüp elimi taşın altına koydum. Herkes bir yazara mail atıp ‘bizim kütüphanemize gelip çocuklarımızla tanışır mısınız?’ diyebilme özgürlüğüne sahip.

Çoğunlukla yazarlar böylesi bir teklife olumlu yanıt verecektir. Zira çocuklar için yazan yazarlar çocuklarla buluşmak isteyeceklerdir.

İzmir Atatürk İl Halk Kütüphanesi

İZMİR ATATÜRK İL HALK KÜTÜPHANESİ KEŞFİ

               Tatile çıkmadan önce yaşadığımız yerde kayıtlı olduğumuz kütüphanemize giderek okumuş olduğumuz tüm kitapları iade ettik ve yenilerini almadık. Neden dersiniz? Tatil için gitmeyi planladığımız şehirlerdeki yeni kütüphaneleri keşfetmek ve yeni kitaplar alabilmek için.

               Tatil için gittiğiniz şehirlerde nereleri ziyaret ediyorsunuz? Tarihi mekanlar, turistik yerler, doğal güzellikler, müzeler, yöresel tatların sunulduğu restoranlar… İlk akla gelenler bunlar değil mi? Peki ya kütüphaneler? Biz “Neden olmasın” diyerek çıktık yola ve ilk durağımız İzmir’deki Atatürk İl Halk Kütüphanesi oldu. Kütüphane İzmir’e gelen herkesin bildiği ve ziyaret ettiği Konak İskelesi, Tarihi Saat Kulesi ile Tarihi Kemeraltı Çarşısının da olduğu Konak’ta bulunmaktadır.

  

 

 

 

 

 

 

 

Kütüphane iki bölümden oluşuyor; Yetişkin Bölümü ve Çocuk Bölümü. Çocuk Bölümü kitap yönüyle oldukça zengindi. Daha önce gittiğimiz kütüphanelerde karşılaşmadığımız pek çok kitabı burada bulma şansımız oldu. Okul öncesi ve okul çağındaki iki oğluma da onların ilgileri doğrultusunda, birçoğunu daha önceden araştırıp okuma listemize eklediğimiz kitaplardan aldık.

    

Kütüphanede dikkatimizi çeken diğer güzel bir özellik de hem kitapların sunumu hem de okuma-inceleme yapabilme açısından farklı köşelerin oluşturulmuş olması. Örneğin, süreli yayınların ve ansiklopedilerin bulunduğu bölümde deniz konsepti ile bir yelkenli gemi, güvertesinde kitaplar ve iki yanında da oturma yeri bulunuyor. Diğer yandan, kitaplar tren vagonlarının içine yerleştirilmiş, farklı renklerdeki puflar ve sedirlerle kütüphane ortamı zenginleştirilmiş. Yine masaların orta kısımları boş bırakılarak buralara da kitaplar yerleştirilmiş. Miniklerin daha rahat inceleyebilmeleri için de hem yaşlarına hem de boylarına uygun kitap köşeleri oluşturulmuş.

 

 

  

Kütüphanede bu güzel ortamın yanında, kütüphanenin aktif bir şekilde kullanılıyor olduğunu görmek de bizi çok mutlu etti. Biz kitaplarımızı incelerken farklı yaş gruplarındaki çocuklar anne, baba ya da dedeleriyle kütüphaneye gelip daha önce aldıkları kitapları iade edip yenilerini aldılar. Hatta çok da sevimli bir olaya tanıklık ettik. Bir anne kızıyla gelmişti kütüphaneye. Kitaplarını seçtikten sonra kütüphane görevlisinin yanına gittiler. Ellerinde bir de paket vardı. Anne bu paketi görevliye uzatırken bir taraftan da kızıyla ilgilendiği ve kütüphaneyi ona sevdirdiği için ona teşekkür ediyordu. Bu benim için kütüphanelerin tekrar cıvıl cıvıl çocuk sesleriyle ve çocuk neşesiyle canlanacağı günlerin çok yakın olduğuna dair inancımın daha da artmasını sağladı.

Bu güzel günden bize hatıra kalan tekrar tekrar okuduğumuz kitaplarımızdı.

Misafir Yazar

Çocuk Kütüphanesi Gönüllüleri

Kütüphane, özellikle 0-6  yaş çocuk kütüphaneleri deyince ne gelir akla? İçinde oyun kurulacak alanlar, aktivite bölümleri, masal köşesi ve çocukların boyuna uygun dizilmiş çocuk kitapları.
Peki sizin semtinizde böyle özellikte çocuk kütüphanesi var mı? Evet demenizi beklerdim ama maalesef. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Atatürk kitaplığına bağlı bu özellikte sadece dört çocuk kütüphanesi var olduğunu biliyor muydunuz? Geçen ay İstanbul Büyükşehir Belediyesi Müzeler ve Kütüphaneler Müdürü Ramazan Minder Beyfendiyle bir söyleşi gerçekleştirdim. Ramazan Bey çocuk kütüphanelerini önemsiyor ve bu bağlamda kendisinin hayali olan projeyi, Nasrettin hoca çocuk kütüphanesini açtıklarını ve arttırmak için uğraştıklarını belirtti. Kütüphane sayısının az olmasının bazı nedenleri var. Mekan ve gönlünü bu işe vermiş görevliler gibi. Asık suratlı kütüphane görevlilerinin bütün yapılanları mahvedebileceğini ve bu işi aşkla yapacak bireyleri bulmaya uğraştıklarını,  bazı bölgelerde mekan sıkıntısı yaşadıklarını ama bunların hayallere engel olamayacağını belirtti. Annelerden bu bağlamda ortaklık talep ettiklerini daha çok gönüllü anne daha çok çocuk kütüphanesi demek olduğunu hatırlattı. Kütüphaneleri sıcak yuvalara dönüştürmek ve anne-çocuk eğitimleri vermek istediğimizi bu konuda desteğe ihtiyacımız olduğunu söylediğimde, sonuna kadar arkamızda olduğunu ve bu gönüllü annelerin sayısının artmasının kendi diledikleri de olduğunu söyledi. Şunu gördüm ki çocuk kütüphaneleri hayal değil. İstersek ve talep edersek samimiyetle, bütün kapılar açılıyor.
  Ramazan beyin hayali olan Nasrettin Hoca çocuk kütüphanesinde ilk eğitimimiz başlıyor. Kidnooks Masal evi sahibesi Sevgili Ayşegül Dede ilk eğitimi gönüllü olarak verecek. 24 Mart saat 14-16 saatleri arasında gerçekleştirilecek olan bu etkinliğe anneler çocuklarıyla beraber katılabilecekler. Anneler sesli kitap okuma eğitimi alırken, yavruları kütüphanede bol bol oyun oynayacak. Peki gönüllü kütüphane görevlisi ve masal okuyucusu nasıl olunur.? Öncelikle çocukları ve Kütüphaneleri sevmelisiniz. Sonrasında İstanbul ve Türkiye genelinde çocuk kütüphaneleri keşifleri yapmalısınız ve alacağınız eğitimle çocuk kütüphanelerinde gönüllü masal okuyucusu olabilirsiniz; bence olmalısınız da.  Bu şartlara uygun iseniz başvuru yapın o zaman @havvaileademinmeyvesi bakınız.  www.kutupanne.com.
Hayaller gerçek oluyor..

Ahmet Kabaklı Kütüphanesinde Çocuk ve Umut

Bu sıralar kızımla farklı tasarımı olan ve farklı aktiviteler sunan kütüphane ya da kitap kafelere merak saldık. Tatilde kendi memleketimdeki kütüphaneye gidip yanı başımdaki yarımadanın en büyük kütüphanesi olan Ahmet Kabaklı Kütüphanesini neden keşfetmedik deyip kızım Zeynep Zühre ile kütüphaneye gittik. İstanbul Büyük Şehir Belediyesine bağlı Atatürk Kitaplığına bağlı olarak hizmet veren kütüphane, Fatih’in en büyük kitap kapasitesi olan kütüphanesi. Bu kadar büyük kütüphanenin çocuk kitapları bölümü beni bir hayli heyecanlandırmıştı. Ali Emir Kültür Merkezinin en üst katında bulunan kütüphane geç saatlere kadar kitap severlere açık. Çocuk bölümü ise hayal kırıklığı yaşattı bize maalesef.

Kitapların sayısı ve hiç cazip olmayan raf dizaynı ilgisini çok fazla çekmedi Zeynep Zühre’nin. Kendi göz hizasındaki kitapların içine dalıp kitap karıştırması on beş dakika sürdü. Birazcık masal okuyalım istedik. Bütün kütüphane bizi dinledi. İlk defa bir kütüphanede olmaktan kaynaklı iç daralması yaşadım. Herkes gibi bizim de hakkımızdı kitap okuyup kıymetli vakitler geçirmek fakat çocuk bölümüne yayılan büyükler ve bakışları nedeniyle birazcık kızıma susması konusunda baskı yaptım. Tabii bu fıtrata aykırı. O sürekli sorularla daha da çok sesli konuşuyordu.

Kayıt yapıp biran önce çıkalım istedim ama küçük yaş grubu çocukların kayıt edilemeyeceği söylenince neden bu kadar sıkıcı buralar deyiverdim. Türkiye’de büyüklere bile yaptırım ve uygulamalarıyla sıkıcı gelen kütüphanelere çocuklar nasıl talep etsin sorusu döndü durdu kafamda. Su dışında bir şey içilmeyen, yenilmeyen konuşulmayan, çok hareket edilmeden durulan bir yer asla çocuk için olamazdı.

Bu fikirlerim için İstanbul Kültür Müdürlüğü Müdür vekili Hanımefendiden görüşme talep ettim. Nöbetçi görevliyle konuşmalarımızda, müdürenin, açık fikirli, yeni projelere açık ve çocuk bölümümün değişimini kendisinin de istediğini, bana yardımcı olabilecek bir kişiliğe sahip olduğunu belirtti. Gelecek hafta inşallah resmî başvuruyla en yakınımdaki kütüphanenin çocuk bölümünün kendi amacına  hizmet etmesi için  çalışmalara başlıyorum. Bize çok ta uzak olmayan anneli-çocuklu masal saatlerinin başlaması ve çocuk bölümünün daha da cazip hale gelmesi artık an meselesi diyebilirim. Buradan hazır aklımdayken, kızımın tüm bitmek bilmeyen enerjisine güler  yüzüyle muamele eden ve boyama kitabıyla kalemlik hediye eden memura teşekkür ederim. Her şey daha da güzel olacak umuduyla.

Yazan: Havva Durgu Irmak

Erzurum Çocuk Kütüphanesi ve Kütüphanede Piknikli Masal Saati

Zeynep Zühre’ye yeğenleriyle çocuk kütüphanesine gideceğiz dediğimde “Oleyyy!!” diyerek seviçle bağırdı..

İstanbul’da çocuk kütüphanesi etkinliklerinden bildiğimiz çocuk kütüphanelerinin Anadolu’da nasıl olduğu konusunda kafamda soru işaretleri vardı. Çocukları toplayıp kütüphane yoluna düştük.Giriş kısmında oyun treni ve büyükçe bir oyun parkıyla 2014 yılında hizmete girmiş,Erzurum Çocuk Kütüphanesi bizi karşıladı..

Kafamdaki soru işaretleri kayboluyordu.

Yumuşak sesi ve babacan tavırlarıyla kütüphane görevlisi Asım Bey bizi karşıladı. Kütüphane ve bahçesini gezdirip, kızlara oyuncak köşesini tanıttı.

Üç buçuk, iki buçuk ve on iki aylık yaş grubundan oluşan üç çocukla yaklaşık üç saat çıkamadığımız kütüphanenin, üç bin kayıtlı üyesi ve yedi bin çocuk kitapları mevcut.
Bahçesi,meyve ve çam ağaçları ile kaplı kütüphane içinde iki büyük oyun parkı var.Çitlerle kapalı güvenli bu geniş bahçede huzur ve yeşillik bir arada…


Kütüphane yazın mis çam kokusu ve Erzurum Palandöken dağlarından gelen serin havanın etkisiyle inanılmaz güzel bir ortama dönüşüyor.
Piknik yapılabilecek, masal saatlerine doyulmayacak alanın bahçe işlerini gönüllü kütüphane görevlisi yapıyormuş.


Anadolu’nun sıcak yüzünü Kütüphanede de görmek beni ve kuzuları inanılmaz mutlu etti. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı kütüphane, haftanın altı günü beşe kadar açık ve dört görevli hizmet veriyor.

Süreli yayınlar, çocuk kitapları bölümü, oyuncak, bilgisayar oyunları köşesi ve bilim köşeleri mevcut. Özelllikle oyuncak ve bilim köşesine bayıldık. Kalbin çalışmasını anlatan cihaz,cazibe merkezi oldu. Dinozor ve timsah oyuncaklar da cabası…

 

Kütüphane görevlisinin babacan tavırlarıyla kütüphanede daha uzun kalmamıza neden oldu.
Küçük bir masal saati yaptık ve mutlu bir şekilde kaydımızı yaptırıp kitaplarımızla ayrıldık…

Asım Sevinç Beyden bir dahaki masal saati için gün istedim. Bütün kapıların çocuklara ve annelerine açık olduğun söyledi. Bir  hafta sonra on beş katılımcı anne ve on bir katılımcı çocukla kütüphane bahçesinde oldukça kalabalık bir buluşma gerçekleştirdik. Kütüphane bahçesindeki parklarda oyun, piknik ve sonrasında masal saatiyle biten gün çocuklar için mutluluk dolu kütüphanede birgün olarak hafızalarına kazındı. .” Değnek Adam ve Ayılar Kitap Okumaz” kitaplarına bayılan çocuklar kütüphane kayıdı yaptırıp bu ve daha birçok kitabı almak için yarıştı..

Erzurum’da çocuk kütüphanesinden habersiz olan annelerden mutlu mesajlar almak beni daha da mutlu etti.

Bu masalsı çocuk kütüphanesi Dadaşkent Erzurum’da. Yolu Erzurum’a düşen serin çam ağaçları gölgesinde bir bardak çayla bir masal saati yapsın. Bu güzel kütüphane gibi Anadolu’nun birçok çocuk kütüphanesi kapılarını bize açmış bekliyor. Gitmeden bilemeyiz. Görmeden anlayamayız. En yakın zamanda bulunduğunuz İl’deki Çocuk Kütüphanesini ziyaret edin derim pişman olmayacaksınız 💕Bekleriz böyle güzel bir çok kütüphaneye 💕

Nasrettin Hoca Çocuk Kütüphanesi

Dün harika bir kütüphane keşfettim. Hem sizin için hem de Zeynep Zühre için ziyaret ettiğim yer, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kitaplığına bağlı 2014 yılında açılmış olan Bağcılar Nasrettin Hoca Çocuk Kütüphanesi.

Bu kütüphane, içerisinde pek çok faaliyet alanını barındıran güzel bir kompleks havasında. Bu haliyle İstanbul’un belki de en iyi ve kapsamlı çocuk kütüphanesidir desem abartmış olmam. Her şeyden önce burası binlerce kitabın bir bina içerisine yığılmasından ibaret bir kütüphane değil.

 0-6  yaş grubu çocukların anneleriyle gelebildiği, 6-15 yaş aralığı içinse ikinci katta ayrı bir bölümde hizmet veren bu kütüphanede pek çok faaliyetin yapıldığını öğrendim. Bunlardan bazısı; masal saati, satranç, elişi, boyama, oyun, resim ve karikatür saatleri vd.

Bu faaliyetlere alanında uzmanlar mihmandarlık ediyor. Her faaliyet belli günlerde yapılıyor.

Masal saati Salı ve Perşembe günleri saat 13.30’da.  Çarşamba günleri resim ve karikatür; Pazartesi ve Cuma ise Oyun saati ve motor becerileri geliştirmeye dönük oyun hamuru ve elişi  çalışmaları yürütülmekte. Çocuklar bu faaliyetleri takip ederken, anneleri çay eşliğinde bekleme salonunda sohbet edebiliyor.

Kütüphane görevlilerine gelince böyle güler yüzlü insanlar var mı başka kütüphanelerde diyorsunuz?! Her gelen çocuk ilk geldiğinde küçük hediyelerle mutlu ediliyor ve isteyenler kütüphaneye üye yapılıyor. Kütüphanenin şu ana kadar 2000’in üzerinde üye sayısına ulaşmış olmasında mekan kadar mekanın şerefi olan çalışanların katkısının olduğunu söylemek lazım. Bu çalışanların başında hele bir de Hikmet Amcalar isminde  üç çocuk babası, çocukçayı konuşabilen bir amca var ki Bağcılar ve İstanbul çocuklarının belki de  en büyük şansı.

Zira Hikmet bey kütüphane  müdavimi, kitap kurdu bir çocukmuş. Kendi memleketindeki kütüphanede yaşadığı kötü tecrübeler ona ileride bu işin doğru bir şekilde nasıl yapılması gerektiğinin anahtarını temin etmiş. Yaşadıklarından ders çıkarmış ve İstanbul’un çocukları için güzel işler yapmak arzusunda bir beyefendi.

Özellikle Bağcılar ilçesinde yaşayan çocuklar, çok rahat sosyalleşip, kendilerini gerçekleştirmeleri için bu fırsatları tanıyanlara minnettardır zannımca. En çok hoşuma giden yanı ise bu kütüphanede çocuk çığlıkları ve kahkahaların serbest olması. Sessiz olun cümlesini söyleyen nazikçe kütüphaneden çıkarılıyor.

Kütüphane hafta içi her gün sabah saat 8.30 da açılıyor akşam saat 18.00’a kadar hizmet veriyor.

Aramızda kalsın burayı ziyarete gelen çocuklar ve annneleri ile Cuma günleri çok eğleneceğiz. 🙂

 

Kütüphane Faresi

 

Orjinal İsmi: Library Mouse

Yazarı: Daniel Kirk

Resimleyen: Daniel Kirk

Sayfa Sayısı: 32

Önerilen Yaş: 2 yaş ve üzeri

Yayınevi: Final Kültür Sanat Yayınlar

 

Sizi Sam ile tanıştırmak istiyorum.  Sam bir kütüphane faresi. Kütüphanede çocuk kitapları bölümündeki duvarda minik bir delik içinde yaşamaktadır. Sam gündüzlerini uyuyarak, gecelerini ise birbirinden farklı pek çok türdeki kitabı okuyarak geçirmektedir.

Öyle ki bir gece pilot olur, başka bir gece denizci ya da astronot …

Sam’in zihni okuduğu kitaplardan edindiği bilgiler, gerçekler, hayallerle o kadar dolmuştur ki kendi kitabını yazmaya karar verir. Kütüphane görevlisinin masasından bulduğu kağıt ve kalemlerle işe koyulur. Resimleyen de kendisidir. Kendi hikayesini anlattığı kitabı bittiğinde onu kütüphanenin otobiyografi kısmına koyar. Ertesi gün küçük bir kız bu kitabı bulur ve hemen kütüphane görevlisine götürür. Bu Sam’in yazarlık yolculuğundaki ilk adımıdır. İlerleyen günlerde Sam başka türde kitaplar da yazar. Bunları da yine kütüphanedeki ilgili kısımlara koyar. Artık herkes Sam’i ve Sam’in eserlerini konuşmaktadır. Bu kitapları masal saatlerinde okurlar, yazarlık sınıfında incelerler…

Tüm bu süreçle birlikte herkes Sam’i çok merak etmeye başlar. Kütüphane görevlisi “Yazarla Tanışma Günü” düzenlemeye karar verir ve konuk da Sam olacaktır. Bunun için Sam’e bir not yazar ve onu davet eder. Sam notu okuduğunda çok mutlu olur ama insanlarla tanışmak konusunda biraz çekingen olduğu için aklına gelen harika bir fikirle harekete geçer. Küçük bir kutu hazırlar. İçine de bir ayna yerleştirir. Masanın üzerine de kağıtlar ve kalemler koyar. Ertesi gün çocuklar “Yazarla Tanışın” yazan küçük bir pankartla karşılaşırlar. Eğilip kutuya baktıklarında ise karşılarında Sam’I değil kendilerini görürler. Sam onlara kendi hikayelerinin yazarı olabileceklerini anlatmak istemektedir. Bu güzel sürprizle tüm çocuklar kendi hikayelerini yazmaya başlarlar.

Anne yorumu:

Öncelikle söylemek isterim ki Sam’in kütüphanedeki hayatı onu kitaplarla tanıştırmıştır. Kitaplar hayal dünyasına açılan kapılardır. Sam okuduğu her kitapta kendini o kitabın kahramanı gibi hissederek hikayeyi yaşar. Bir gün bir ressam iken başka bir gün de bir beyzbol oyuncusu olur. Aynı şekilde çocuklarımıza okuduğumuz kitaplar da onların duygu ve düşünce dünyasını böyle şekillendirecektir.

Diğer taraftan, bu kitap çocuklarımızda kütüphane farkındalığı oluşturmak açısından da önemli. Kütüphaneler birbirinden farklı türde kitapların bulunduğu, okunduğu ve ödünç alındığı yerlerdir. Ayrıca kitapta kütüphanelerde yapılan farklı etkinliklere de yer verilmiş. Örneğin, masal saati, hikaye yazma sınıfı ve yazarla tanışma etkinlikleri. Bunlar kütüphanelerin aynı zamanda sosyal bir ortam olarak daha da işlevsel hale getirilebileceğinin göstergesidir.

Kitaptaki dikkat çekici başka bir konu da Sam’in farklı türlerde yazdığı kitaplarını kütüphanede “Otobiyografi, Korku, Resimli Çocuk Kitapları” kısımlarına koyması. Bu da kitapların kütüphanede nasıl sınıflandırıldığı konusunda çocuklara bir bilgi veriyor.

Son olarak, Sam, kocaman insanların dünyasında minicik bir fare. Aynı çocukların biz büyüklerin dünyasındaki yeri gibi. Sam küçük dünyasını resmediyor, hikayesini anlatıyor ve bunları insanlarla paylaşıyor. Biz de çocuklarımızın duygularını ve düşüncelerini rahatlıkla ifade edebilmeleri noktasında farklı alternatifler sunabilmeli, onları dinleyerek ve cesaretlendirerek onlara destek olmalıyız.

 Çocuklarla Birlikte Yapılabilecek Etkinlikler

  • Kitap kütüphanelerle ilgili olduğu için öncelikle bir kütüphane ziyareti yapılabilir. Kitapta dikkatimizi çeken unsurlar, kütüphanede tespit edilebilir. Örneğin, kitaplar nasıl sınıflandırılmış, kütüphane ortamı nasıldır gibi.
  • Evde bir kütüphane ortamı oluşturularak kitap okuma, masal saati, ödünç alma-verme yapılabilir.
  • Kitabın sonunda Sam’in çocuklar için hazırladığı sürprizin aynısı evde de yapılabilir. Hikaye kurma, yazma ve resimleme konusunda onlara yardımcı olunarak bir kitap oluşturulabilir.
  • Çocuklarımızla hazırladığımız kitap, evde bir “Masal Saati” düzenlenerek ailenin diğer fertleri ile de paylaşılabilir.

                                                                                                                                                                      Misafir Yazar