Çocuk Kütüphanesi Gönüllülüğü: Bir Hayalin Gerçekleşmesi

Benim lügatimde gönüllülük, yapman gereken bütün işleri yaptıktan sonra arta kalan zamanda şunun da bir ucundan tutayım anlamına gelmiyor. Bana göre, değerler ve insanlık için yapılması gereken ne varsa sonuna kadar arkasında durma, hayatı güzelleştirme adına ortaya konacak bütün çabanın adıdır gönüllülük. Kitap ve boş zaman arasında sürekli bir ilişki kurulur ve kitap sanki boş zaman eğlencesi gibi sunulur. Oysa boş zaman veya kısmi bir zamanda kitaba yer açanlar ne yazık ki hayatta kütüphane, kitap ve gönüllük arasındaki ilişkiyi anlayamazlar.

Çocuk kütüphanesi gönüllüsü olmak; bir kişiyle başlayıp tüm ülkeye yayılmasını umut ettiğimiz bir fikir. Bu fikir yalnızca teorik düzlemde kalmayıp kısa bir zamanda ilk kıvılcımlarını pratik yaşama da geçirebildi. Sevgili Merve ile aynı gayede buluşup tanıştığımızdan bu yana oluşan gönüllülük esaslı çalışmalarımız zamanla şekillendi ve bir mesafe aldı.

Bu çalışmalar bazen bir kütüphanede masal okumak bazen minik okurlarla çocuk kitabı yazarlarını buluşturmak, bazen de annelere çocuk kütüphanelerinde gönüllük esaslı çalışmaların farkındalığını arttıracak programlar yapmak oldu.

PEKİ ÇOCUK KÜTÜPHANESİ GÖNÜLLÜSÜ NASIL OLUNUR?

Size en yakın bir kütüphaneye gidip birkaç çocukla masal saati yaparak da gönüllü olabilirsiniz, bulunduğunuz mahalledeki  idari birime, birkaç gönüllüyle başvuru yapıp burada bir çocuk kütüphanesi istiyoruz deyip bir mail atarak da olabilirsiniz, bir çocuk kitabı yazarına ulaşıp buyurun kütüphanede çocuklarla buluşun diyerek de gönüllü olabilirsiniz.

Benim hikayem bir masal etkinliğinde tanıştığım Kidnooks’un sahibi Ayşegül DEDE hanımefendiye kütüphaneye gelip “SESLİ KİTAP OKUMA  EĞİTİMİ” verir misiniz? sorusuyla başladı. Sağ olsun. Bu İstanbul’da yaptığımız ilk kütüphane etkinliği idi ve ilk kütüphane gönüllüsü olarak giriştiğim işti. Daha sonra birçok çocuk kitabı yazarına ve dergi editörüne mailler attım ve sosyal medyadan ulaştım. Nasrettin Hoca Çocuk Kütüphanesine davet ettiğim her yazar davetime icabet etti. Hamdolsun, herkesten çok olumlu yanıtlar aldım. Çünkü niyette sadece çocuklar vardı. Taş Masallarının yazarları Üsküdar Üniversitesi Öğretim görevlisi Elif Yaşar ve Kartal İmam Hatip Lisesinde öğretmen eşi Ümit Yaşar hocalarımız ikinci kütüphane etkinliğine katıldılar. Bir gezi vesiyle Bursa’ya yolum düştü Bursada gezilecek yerler arasında Lalapaşa Çocuk Kütüphanesini de eklemiştim. Burada gönüllü Masal Saati yapan Seher Kandemir hanımefendiyle kütüphane etkinliğimiz oldu. Kutupanne Kurucusu Merve Yavuzdemir İstanbul’da yaşayan Çocuk Kütüphanesi Gönüllüleriyle biraraya gelip, çocuklarımız için daha iyi neler yapabilirizi masaya yatırdılar. Yeni yeni fikirler oluştu ve hayata geçmeye başladı.

Amerikaya yaşayan bir arkadaşımız yaşadığı Eyalette bir kütüphanede,Ramazan Ayı müslümanlara saygıdan dolayı Çocuk Kütüphanesinde Kütüphane görevlilerinin İslamı anlatan çocuk  kitaplarını  ön raflara koyduklarını söyledi. Bu hem çok güzel bir davranış hem de kendi ülkem adına içlendiğim bir durumdu. Neden bizim Çocuk Kütüphanesinde böyle bir bölüm oluşmasın ki deyip, kolları sıvadık. On gün kadar kısa sürede sosyal medya aracılığıyla bir çok yayınevinde ulaştık ve kitaplarımız raflarda yerini aldı. Artık bizim de Ramazan Kitaplığı Köşesimiz oluşmuştu. Kurumum Diyanet Vakfı Yayınları, Erdem Yayıncılık, Kayalıpark, Nar Çocuk, Uğurböceği Yayınları kitaplığımıza katkıda bulundular. 40 hadis 40 inci kitabının yazarı Nezihe  İnçi Ak hanımefendi ise kendi kitaplarını kütüphaneye hediye ettiler. Kitaplık oluşmuştu ve geriye sadece gönüllülerimizle iftar yapmak kalmıştı. Kırk beş gönüllü katılımıyla belki de Dünyada ilk Masallı Kütüphane İftarını gerçekleştirdik. Elif Ümit Yaşar’la iftar sonrası  büyüklere Masal Saatimizi yaparken, Atölye Balıkla çocuklar resim atölyesi yaptılar. Kütüphane gönüllüleri durmak bilmeden kütüphaneler için çalışmaya devam ediyorlar. Yazın masal saati olmayan kütüphanelerde gönüllülerimiz Türkçe- İngilizce Masal Saati yapmaya başladılar.

 

Kütüphane kamusal haklarımız ve kamusal alanlarımızın farkına varmalıyız. Çocuklarımız kütüphaneyle yedi yaşında tanışmamalı.

Kütüphaneler sadece kitap okunan alanlar da değildir.Saatlerce fuarlarda kitap yazarıyla tanışmak için bekleyen kuzular, belli bir ücret karşılığında masal saatlerine katılabilen çocuklar kadar şanslı değillerdi maalesef. Kütüphaneler ise her çocuğa eşit hakları sunan sosyal yapılardır. Her anne belli bir bedel ödemeksizin kitap alıp, masal dinleyebilmeliydi bu mekanlarda.

Kütüphaneler herkesin ulaşımına açık mekanlar olması hasebiyle okurlarına bu hakkı sunmalı diye düşünüp elimi taşın altına koydum. Herkes bir yazara mail atıp ‘bizim kütüphanemize gelip çocuklarımızla tanışır mısınız?’ diyebilme özgürlüğüne sahip.

Çoğunlukla yazarlar böylesi bir teklife olumlu yanıt verecektir. Zira çocuklar için yazan yazarlar çocuklarla buluşmak isteyeceklerdir.

Yazar: HAVVA IRMAK