Charlıe’nin Çikolata Fabrikası

          Çocuklar, anne babayı mı yansıtır? Ya da çocukların hareketleri, hayata bakış açıları ebeveyn tutumlarıyla mı şekillenir? Charlie ve Çikolata Fabrikası’nı okuyunca aklıma ilk gelen sorular bunlar oldu. Charlie, dört yaşlı nine-dede, anne ve babasıyla şehrin dışında küçük bir kulübede yaşar. Ailenin maddi durumu içler acısıdır. Sadece baba çalışır ve kazandığı temel ihtiyaçlarını bile karşılamaya yetmeyecek kadar azdır. Charlie, okuldan kalan zamanlarında, özellikle de akşamları evdeki yaşlılardan dinlediği hikâyelerle vaktini geçirir. Hayattan çok da bir şey istemez. İstediği sadece çikolata yemektir. Çünkü herkesin her gün yediği çikolata, Charlie için o kadar lüks ve özeldir ki yalnızca senede bir kez doğum gününde yiyebilir. Her gün okul yolundaki çikolata fabrikasının önünden geçmek, çocukların içinde en çok Charlie’ yi zorlamaktadır. Bu arada çikolata fabrikası hakkında hem şehirde hem de evde anlatılanlar, orayı Charlie içi daha da cazip hale getirir.
Gün gelir, çikolata fabrikasının sahibi bir yarışma yapar. Dünyadaki çikolatalardan sadece beş tanesine altın giriş bileti koyar. Kazananlar fabrikayı gezecektir. Charlie, doğum gününde belki çıkar diye paketi açar. Ev halkı da kendisi kadar heyecanlıdır ama olmaz. Bir iki kez daha alma imkânı olur ama çıkmaz. Bu sırada fabrikaya gidecek dört kişi belli olmuştur. Kazanan çocukların durumu maddi anlamda çok iyidir ve hatta ödül çıksın diye o kadar çok çikolata alırlar ki bunları gördükçe Charlie’nin umudu iyice azalır. Ta ki, yere düşen bir parayı bulana kadar… Paranın sahibi yoktur, alır, bakkaldan aldığı çikolatada altın bilet vardır ve Charlie, Joe Dedeyle fabrikaya gider.
Fabrikayı gezerken, Charlie dışındaki çocukların bazı kötü alışkanlıkları zor durumda kalmalarına sebep olur. Hırs, aç gözlülük, TV bağımlılığı… Kurallara uymayan çocukların başına gelen olumsuzluklar, fabrikada çalışan Umpa Lumpa’ların söyledikleri şarkılarla özetlenir. O zaman anlarız ki sorun ailelerin onlara verdiği eğitimin hatalı yanlarıyla ilgidir. Sonunda sadece Charlie kalır ve ödülü kazanır. Aynı zamanda da fabrikanı varisi olur.
Kitaptaki elenen çocukların olumsuzlukları aslında, büyük küçük hepimizde var. Bunlara dikkat çekmesi açısından kitap, çocuklar kadar büyükler için de yazılmıştır düşüncesi uyandırdı. Roald Dahl’ın anlatımı her zaman olduğu gibi çok akıcı. Kitabın filmi, kitaptan daha çok bilinmekte. Ben henüz filmi izlemedim. Oğlum izledi ama o da  kitabı henüz okumadı. O kitabı okuyup ben de filmi izleyince, yeniden yazı yazmak iyi olacak.
Şimdilik keyifli okumalar.

Fatma GEÇER

Yazar: Fatma Geçer

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir