HALK VE ÇOCUK KÜTÜPHANELERİNİN KULLANICI GÖZÜNDEN DEĞERİ

Giriş:

Halk kütüphanesi ve çocuk kütüphanesi merkezlerimizin ülkemizde kullanıcılar tarafından kullanım farklılıklarını ölçmek amacıyla Kütüp-Anne Platformu kapsamında bir anket yapılmıştır. Çalışmanın amacına uygun hazırlanan bu ankette; kullanıcıların eğitim durumları dikkatte alınarak 224 kullanıcımıza bu anket uygulanmıştır.  Anket sonuçlarına göre; 223 kullanıcının cevapları kabul edilerek, bir kullanıcının anket sonucunun değerlendirilmesi kabul edilmemiştir.

 

Yöntem:

Anketi oluşturan 16 soru bulunmaktadır.  Anket veri sonucuna göre; kullanıcılara sorulan, yaş ve şehir soruları dikkatte alınmamıştır.  Bunun yerine bağımsız değişken sorusu olan kullanıcıların eğitim durumu dikkate alınarak anket sonuçları yorumlanmıştır.  Bağımsız değişkenimize göre değişecek olan bağımlı değişkenleri oluşturan 13 soru anketimizde bulunmaktadır.

Sorular genel olarak; kütüphane merkezlerinin kullanıcılar tarafından ne sıklıkla kullanıldığı, hangi saat aralığında kullanıcılar kütüphane kullanımında aktif olduğu, kullanıcıların yeni kütüphane hizmetlerinden haberdarlığı ve kütüphane kullanımının kullanıcılar tarafından hangi amaçla kullanıldığı tespit etmek amacıyla hazırlanmıştır.

Anket Çalışmasında Elde Edilen Bulgular:

Tablo 1: Eğitim Durumu

Tablodan anlaşıldığı gibi anket çalışmasına katılan 223 kişinin; 49 kişisi yüksek lisans öğrencisi, 130 kişisi lisans öğrencisi, 22 kişisi ön lisans öğrencisidir. Geriye kalan 22 kişi örgün eğitimde yer alan öğrencilerdir.  Yüzdelik dilime göre; lisans öğrencileri,  anket çalışmasının %58,30 kısmını oluşturarak bu anket uygulamasında en fazla yer alan eğitim düzeyidir. En az ise;  %0,45 oranında olan ortaokul öğrenci grubudur.

Tablo 2: Kütüphaneyi hangi sıklıkla kullanıyorsunuz?

Kullanıcının kütüphane mekan kullanımının sıklık oranları; 223 kullanıcıdan sadece 14 kullanıcısı kütüphaneyi düzenli olarak her gün kullandığı saptanmaktadır.  Hiç kullanmayanların sayısı ise; 40’dan fazla olduğu görülmektedir.  Bu durumu yüzdelik dilimlerine göre ele alırsak; %6,28 oranında her gün kütüphaneden yararlanan kullanıcı bulunurken, %19,28 oranında kütüphaneden yararlanmayan kullanıcı bulunmaktadır.  Elde edilen bu veriler doğrultusunda; kütüphane hizmetlerinden yararlanma bilgisine sahip olmayan bireylerin yeterince kütüphane ortamına ilgi duymadığı saptanmıştır.  Eğitim düzeyinin verdiği çalışma ve araştırma kabiliyetinin etkisi ile toplam da 223 kullanıcının 180’ni eğitim ve öğretim amaçlı olarak kütüphane merkezlerini kullanmaktadır.   Bir kez kullananların oranı; %12,11 iken haftada bir ya da birkaç kez kullananların oranı; %16,59’dur. Bunun dışında kullanıcıların ayda bir ya da birkaç kez kullanım oranı %45,74 olması ile diğer oranlardan daha yüksek bir değere sahip olduğu saptanmaktadır.  Anket sorularından bir diğer tekli soru ise;  dijital ve sosyal medya da kütüphanelerin etkinliklerine ait sayfaların bulunması ve buralarda çevrimiçi eğitimlerin verilmesi ile alakalıdır. Kütüphane web sayfaların artması ile kullanıcıların %94,62 düzeyinde kütüphaneye olan ilgilerinin artacağı bilgisi anket sonuçlarından elde edilmiştir.

Tablo 3:   Kütüphaneyi genellikle hangi saatler arasında kullanıyorsunuz?

 

Anket sonuç verilerinin bir diğer konusu; kullanıcıların kütüphane ortamlarını hangi saat aralığında kullandığı konusudur.  Tablo 3’deki verilerde görüldüğü gibi 223 kullanıcının sadece 201 kullanıcısı bu soruyu cevaplamıştır.  Sabah saatlerini gösteren 08.30-10.00 aralığı  %6,47 oranında iken akşam saatleri 17.00-22.00 aralığı %16,42 oranında olması ile sabah vaktinden daha yüksek kullanım oranı sahip olduğu saptanmıştır.  11.00-12.30 aralığı;  sabah vaktine göre %8,95 oranında daha yüksek olduğu görülmektedir. Tablo 3’ün gösterdiği verilere dayanarak kütüphane mekanını en fazla kullanma oranına (%61,69)  sahip olan saat aralığı ise; 12.30-17.00 aralığıdır.

Bu doğrultuda; kütüphanelerde kullanıcı tatmini sağlamak için öğleden sonraki zaman aralıklarında kullanıcılara daha iyi hizmet sunulması gerekmektedir. Bu hizmetlerin potansiyel kullanıcılara doğru bir biçimde sunulması için kütüphane hizmet tanıtımları yapılmalıdır. Çünkü anket sonuçlarına göre; %50,45 oranında halk kütüphanelerinin hizmetleri hakkında bilgi sahibi olmayan potansiyel bir kullanıcı grubu olduğu saptanmıştır.

‘Halk kütüphanelerinin hizmetlerinden haberdar mısınız?’ sorusuna, 222 kullanıcı yanıt vermiştir. Bu yanıtların içerisinden 112 kullanıcının halk kütüphanelerinin sunmakta olduğu hizmetlerden haberdar olmadığını belirten ‘Hayır’ yanıtını seçtikleri tespit edilmiş ve geriye kalan %49,55’lik dilimde ise 110 kullanıcı halk kütüphanelerinin hizmetlerinden haberdar olduğunu belirten ‘Evet’ seçeneğini seçtikleri görülmüştür.

Bir diğer kurum niteliği taşıyan; çocuk kütüphanelerinin sunduğu hizmetlerin kullanıcı farkındalık durumu, halk kütüphanelerinin farkındalık durumuna yakın bir sonuç vermektedir.  Anket sonuçlarına göre; 223 kullanıcı içerisinden 178 kullanıcın çocuğu olduğu saptanmıştır.  Yüzdelik dilime göre; bu oran %79,82 iken çocuğu olmayan kullanıcı oranı %20,18’dir.  Çocuğu olan kullanıcıların %57,27 oranında çocuk kütüphanelerine üye olmadıkları ortaya konulmuştur. Çocuğunu doğduğu andan itibaren kütüphanelere üye olabileceğini bilmeyenlerin oranı ise; %54,71’dir.

 

Halk kütüphanelerinin içerisinde yer alan çocuk bölümüne kullanıcı ilgi durumu müstakil çocuk kütüphanelerine göre daha az oranda olduğu saptanmıştır. Anket sonuç analizine bakılarak; halk kütüphanelerinde bulunan çocuk bölümüne kullanıcı tarafından sıklıkla gidilme oranı %4,48 ve %37,67 oranında ‘hiç kullanmıyorum’ yanıtını oluşturan kullanıcı grubu bulunmaktadır. Haftada bir ya da birkaç kez gidenlerin oranı %13 iken; ayda bir ya da birkaç kez gidenlerin oranı %35 olduğu görülmüştür. Halk kütüphanelerinin çocuk bölümüne kullanıcı ilgisini arttırmak amacıyla; çocuk ve büyüklere yönelik eğitim seminerleri düzenlenmesi gerektiği düşünülmektedir. Bu eğitim seminerleri içerisinde çocuk bakımı, masal okuma gibi eğitimler düzenlenmesi ile %94,62 oranında kullanıcılar tarafından kütüphane kullanım sıklığı artacağı tespit edilmiştir.

Kullanıcılar, halk kütüphanesinin içerisinde bulunan çocuk bölümüne yeterince ilgi duymadıklarını anket analizlerinde belirtmişlerdir. Bunun yerine; çocuklar için düzenlenen ve yapılan hizmetlerin ayrı bir yerde olmasının kütüphane kullanım açısından daha iyi olacağını vurgulamışlardır.  Müstakil çocuk kütüphanelerinin toplum içerisinde yaygınlaşmasını isteyen kullanıcı oranı %98,65 dayanırken yaygınlaşmasını istemeyen kullanıcı oranı sadece %1,35 olduğu saptanmıştır.

Anket veri sonuçlarına dayanarak; müstakil çocuk kütüphanelerin yaygınlaşması için çalışmalar yapılması gerektiği düşünülmektedir. Ayrıca; halk kütüphanelerinde ve çocuk kütüphanelerinde (masal saati, heykeltıraş-seramik, ebru kursu vs.) gibi etkinliklerin artırılması ile kullanıcıların kütüphane ortamlarında vakit geçirecekleri süreninde artacağı anket veri sonucunda saptanmıştır. %95,96 oranında kullanıcıların sanatsal faaliyet çalışmalarını kütüphane ortamlarında görmek istedikleri anket sonuç verilerinde açıklanmaktadır.

Son olarak; halk kütüphanelerinin ve çocuk kütüphanelerinin kullanıcılar tarafından ne ifade ettiğini ortaya koyabilmek için kullanıcıların birden fazla seçeneği işaretleyebildikleri bir soru hazırlanmıştır. Bu soru kalıbı ‘Kütüphaneyi hangi amaçla kullanıyorsunuz?’ şeklindedir. Bu soruyu yanıtlayan kullanıcı sayısı ise; 207’dir.  Soruyu yanıtlayan kullanıcıların, birden fazla seçeneği seçtikleri için seçeneklerin ağırlık ortalamaları ön planda tutulmuştur.

Kullanıcıların kütüphane ortamında; araştırma yapması, kitap okuması, boş zamanlarının değerlendirilmesi, referans kaynaklarından yararlanması gibi faaliyetlerin 1,26-1,48 düzeyinde değiştiği görülerek ağırlık ortalamaların arasında en düşük oldukları saptanmıştır. Kütüphanelerin başlıca amacı olan kitap okuma faaliyeti seçenekler arasında en düşük oranla 1,26 ağırlık ortalamasına sahiptir.  Ağırlık ortalamasının en yüksek olan seçenek ise; ‘film izlemek’ seçeneğidir. 3,06 oranında ortalamaya sahip olması, kütüphane kullanıcılarının kütüphane ortamını film indirmek için kullandığı kanıtlamaktadır.

Bir diğer yüksek oran ise ; ‘Arkadaşlarla buluşmak’ seçeneğidir. Bu seçeneğin ağırlık ortalaması 2,28 iken kulüplere katılmak, sosyalleşmek, seminerlere katılmak ve kütüphaneciden yardım almak gibi seçeneklerin ağırlık ortalamaları 1.51-1,95 düzeyinde değişmektedir.

Gazete ve dergi okumak, ücretsiz eğitimlerden yararlanmak ve e-kaynakları kütüphane içerisinde kullanmak, bilgisayar gibi teknoloji araçlarından yararlanmak seçeneklerinin genel olarak 1,54-1,69 düzeyinde ağırlık ortalamalarına sahip oldukları tespit edilmiştir. Bu seçeneklerin  ‘Film izlemek (3,06) ‘ seçeneğinin ağırlık ortalamasından düşük olmaları kullanıcıların bu hizmetleri sadece eğitim alanda kullandıklarını göstermektedir.  Kütüphaneciden yardım almak düzeyi 2,05 ağırlık ortalamasına dayanırken fotokopi hizmetinden faydalanmak 2,22 düzeyinde bir ağırlık ortalamasına sahip olduğu belirlenmiştir.

 

Sonuç ve Öneriler:

Halk kütüphaneleri, toplumun kültürel değerlerini koruma, bireylerin bilgi gereksinimlerini karşılama ve toplumdaki bireylerin birbirleri arasındaki iletişimlerini kuvvetlendirmede önemli bir yapı taşı unsurudur.  Çocuk kütüphaneleri ise; çocuk kullanıcılarının gelecek hayatlarında bilgi araştırma kabiliyetlerini geliştirmelerine yardımcı olmak ve eğitimde daha başarılı bir bireyler olmaları için oluşturulan farklı bir yapı taşıdır.  Bu duruma bağlı olarak; araştırma kapsamında ortaya çıkan temel sonuçların değerlendirilmesi ile gelecekteki halk kütüphaneleri ve çocuk kütüphanelerini kullanıcılar tarafından ilgi odağı haline gelmesi için yapılması gerekenler şu şekilde sıralamak mümkündür:

  • Ankette kullanıcı beyanlarından yola çıkarak; halk kütüphanelerinin çocuk kütüphanelerinden ayrılması gerektiği düşünülmektedir. Bu durumda ülke genelinde müstakil çocuk kütüphanelerinin artması için çalışmalar yapılması kullanıcılar tarafından beklenmektedir.
  • Saptanan bu verilere göre; kütüphane ortamlarının kullanıcılara daha iyi tanıtılmasının gerekliliği ve hizmetlerin kullanıcılara duyurulması konusunda çalışmaların yapılması için kütüphane personellerinin daha elverişli adımlar atması gerektiği düşünülmektedir.
  • Potansiyel kullanıcıya doğru hizmeti verebilmek için öncelikle kütüphane ortamını tanıtmak ve hizmetleri kullanıcı odaklı geliştirmeye yatkın personeller ile kütüphane mekânını kullanıcıya sunmak gerekmektedir.
  • Bilgi toplumunun dijital dünyasına uygun kütüphane tutundurma faaliyetleri yapıldığı gibi bu faaliyetlerinin takip edilmesi ve sürekliliğinin sağlanması kullanıcıyı kütüphane ortamına çekmede yarar sağlayacaktır. Örnek olarak; kütüphane web sayfaları hazırlanabilir ve ücretsiz bir hizmet ile mekâna ya da bir alana ihtiyaç duymadan kullanıcıya belli aralıklarla kütüphane hizmetlerinin tanıtımı için internet aracının sağladığı imkânlar ile kütüphane personelleri kullanıcılara hizmet verebilmektedir.
  • Hizmet üreten kurumlardan biri olan halk kütüphanelerinin, sunmakta olduğu hizmetlerden yaralanamayan ya da haberdar olmayan yarıdan fazla potansiyel kullanıcı bulunmaktadır. Bu duruma yönelik olarak; halk kütüphanelerinin hizmet niteliğini düzenli ve sistemli bir şekilde ölçülmesi gerekmektedir.
  • Toplumda halk kütüphanelerinin, varlığını sürdürebilmesi ve hizmetlerini sürekli olarak duyurabilmesi için kitap fuar açılışı, sergi ve gösteriler sunma, broşür hazırlama, okuma yarışmaları ya da kampanyaları, toplumdaki bireyler ile iletişim kurmak için etkinlik düzenleme ve kütüphane web sayfası oluşturulması gibi tutundurma faaliyetlerinin artırılması beklenmektedir.
  • Halk kütüphanelerinin ve çocuk kütüphanelerinin toplumda yaşayan bireylerin okuma oranını ve okuryazarlık becerilerini geliştirmeleri açısından masal okuma etkinlikleri, çevrimiçi eğitim çalışmalarının artırılması gerektiği öngörülmektedir.
  • Halk kütüphanelerinin önemli bir yere sahip olan özellik, insanların kütüphane ortamında bir araya gelmeleri ve birbirleri arasında iletişim kurmalarıdır. Ancak anket veri sonuçlarına dayanarak kullanıcıların çoğu kendi çevresiyle iletişim kurmayı tercih etmekte olduğu kanıtlanmaktadır. Bireysel olarak tanımadığı kullanıcıların yer aldığı etkinliklere katılma oranı arkadaşlarıyla buluşma oranından düşük olması bu durumu ispatlamaktadır.
  • Kitap okuma oranının diğer oranlardan en düşük olması nedeni ile halk kütüphanelerinde okuma faaliyetleri maksimum seviyelere çıkartılmalıdır. Bunun için kütüphanelerde cazip ödüllü okuma faaliyetlerinin yaygınlaşması önerilmektedir.
  • Kütüphane hizmetlerinde seminer, toplantı, konferans gibi etkinliklerin artması ve potansiyel kullanıcıların bu tür etkinliklerden haberdar olmaları için çalışmalar yapılması beklenmektedir.
  • E-kaynakların ( e-dergi, e-kitap, e-tez, veri tabanı vs.) kullanımı hakkında kullanıcılar bilgilendirilmeli ve kullanım oranını artırılmasına yönelik çalışmalar yapılması gerekmektedir.

Halk kütüphaneleri ve çocuk kütüphaneleri, toplumda bir değer niteliği haline dönüşebilmeleri için hedef kitlelerinin ilgilerini çekebilecek hizmetler geliştirmesi beklenmektedir.  Bunun için kütüphane merkezleri iyi bir hizmet strateji yolları belirlemeli ve sivil kuruluşlarla işbirliği kurarak toplumun geneline yayılım göstermelidir.

 

Yazan:

TUĞBA ORMANCI

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi/Bilgi ve Belge Yönetimi

 

BEBEKLER KÜTÜPHANEDE: DUBLİN

Irlanda’nın Dablin şehrinde halk kütüphaneleri hizmetleri arasında “BEBEKLER, KİTAPLARI SEVER” projesi de yerini aldı.

Projenin işleyişi şu şekilde;

Düşünün ki, bebeğinizin 9.ay sağlık kontrolünde doktorunuz size bir davetiye veriyor. Bu davetiye ile yaşadığınız bölgede bulunan herhangi bir halk kütüphanesine giderek BEBEK ÇANTANIZI almaya davet ediyorlar.

BEBEK ÇANTASININ içinde İrlandaca ya da İngilizce bir kitap, bilgilendirme broşürü, okuma çizelgesi, Kütüphane hizmetlerinin tamamen ücretsiz sunduğu tüm hizmetlere katılıma teşvik edici bir davet mektubu bulunuyor.

Böylece aileler kütüphanelerden kitap dışında, eğitici setler, dvd, e-book, sesli-kitap vb. materyalleri alabildiklerini ve kütüphanede bebekleri ile birlikte katılabilecekleri etkinlikleri öğrenmiş, fikir edinmiş oluyorlar.

Bebekler için masal saati, bebek yogası, bebek işaret dili, bebekler için hareketler… şarkılar… farklı duyusal materyaller….

Unutmayalım ki; kütüphaneye gitmek için büyümeye gerek yoktur. Okumak bir alışkanlıktan ziyade bir kültürdür. Bu kültürün başlangıcı, daha bebekken kütüphaneler ile buluşmaktır.

Türkiye Cumhuriyeti Kütüphane Hizmetleri Mevzuatına göre her birey doğduğu andan itibaren sadece TC Kimlik numarasi ibrazı ile kütüphanelere üye olabilmekte, kitap ödünç alabilmekte ve hizmetlerden yararlanabilmektedir. Haklarımızı bilelim, kütüphanelerimizi sahiplenelim.

KÜTÜPHANEDE BİR DRAMA KÖŞESİ: İstanbul Mihrimah Sultan Çocuk Kütüphanesi

Üsküdar Üniversitesi Çocuk Gelişimi bölümünde uygulamalı olarak aldığımız Sosyal Sorumluluk Projesi dersi için bir proje üretmemiz gerekiyordu. İlgi alanlarımızı ve daha önce yapılmış projeleri inceledikten sonra kütüphanelerle ilgili bir projede yer alabileceğimizi düşündük. Bu konuyla ilgili fikirlerini almak üzere Kütüp-anne Platformunun kurucusu Merve hanımla iletişime geçtik ve yapabileceklerimiz üzerine fikir yürütmeye başladık.

Proje kapsamında ulaşmak istediğimiz temel hedefler;

  • projenin sürdürülebilir olması
  • kütüphaneye değer katması
  • çocukların kütüphanelere olumlu duygu beslemesi
  • farklı etkinliklere destek verecek nitelikte olması
  • topluma fayda sağlaması

 

Hedeflerimiz doğrultusunda ulusal ve uluslararası uygulamalara ilişkin yaptığımız araştırmalar sonucunda aklımıza bir kütüphanede drama köşesi kurmak geldi. Bu köşede bir kukla sahnesi, kostümler, kuklalar ve kütüphanenin etkinliklerde kullanabileceği minderler bulundurmaya karar verdik. Birimizin babası mobilyacı, birimizin annesi giyim öğretmeni olduğundan maddi açıdan da bir sıkıntımız yoktu. Bu yeni fikrin heyecanıyla hemen Merve hanımla haberleştik ve o da fikrimizi beğenince çalışmalara başladık.


İlk olarak bu projeyi uygulayabileceğimiz bir kütüphane arayışına başladık. Merve hanım Mihrimah Sultan Çocuk Kütüphanesi ile görüşerek burada çalışabileceğimizi söyledi ve bizi buraya yönlendirdi. Biz de vakit kaybetmeden kütüphane müdürü ile görüştük ve planlarımızı anlatıp proje hakkındaki fikir ve önerilerini aldık. Kütüphane yönetimine projemizi anlatan bir dilekçe vermek gibi bürokratik işleri de hallettikten sonra ebeveynlerimizin mesleklerinden ötürü zaten hazır olan görevlerimiz için çalışmaya başladık.

Kukla sahnesinin ve kostümlerin/kuklaların asılacağı standın çizimleri yapıldı ve bir hafta sonu atölyede hazırlandıktan sonra kütüphaneye götürüldü ve kurulumları yapıldı. Eş zamanlı olarak dikilecek kostümlere karar verildi ve bunlar için alışverişe çıkıldı. Alışverişte kuklalar, kartal ve robot kostümü hazır alındı ve minderler/kostümler için kumaş, elyaf, fermuar gibi malzemeler de temin edildikten sonra bunların da yapımı tamamlanıp kütüphaneye teslim edildi.


Teslimatlar yapıldıktan sonra kütüphane müdürü Hülya hanımın önerisi üzerine kütüphaneye bağışladığımız kukla sahnesiyle bir etkinlik düzenledik.

Etkinlik için bir anaokulu davet ettik. Etkinliğimiz şarkılar ve danslarla başlayıp kukla gösterisiyle devam etti ve resim atölyesiyle son buldu. Biz kukla gösterimizi yaptıktan sonra etkinliğe katılan çocukları sahneye davet ettik ve kendi kukla gösterilerini yapmalarını istedik. Çocuklar bu teklifimizi beklentimizin üstünde bir hevesle karşıladılar ve hepsi çıkıp kendi gösterilerini sundular.

Etkinliğimizin son aşaması olan resim çalışmasında çocukların yaptığı resimler, bir dahaki kütüphane ziyaretlerinde duvarda asılı olarak görecekleri sözü verilerek toplandı. Böylece çocukların kütüphaneyi bir daha ziyaret etmeleri için bir sebep daha oluştu.

Saynur Çetinkaya

Melike Ceren Altay

Şu an sosyal medyada ya da arada yaptığımız kütüphane ziyaretlerinde bu kukla sahnesini ve kostümleri kullanan çocukları görmek bizi hem gururlandırıyor hem de kütüphaneler için yapabileceğimiz başka projeler için motive ediyor.

Mutki Kütüphanesini Gördünüz mü?

31,648 nüfusuyla Bitlis’in en küçük ilçesi olan Mutki, Bitlis Valiliği Proje Koordinasyon ve Eğitim Merkezi BIPEM ve DAP Idaresi Başkanlığı, Mutki Kaymakamlığı, Mutki Belediyesi ve Ilce Milli Eğitim Müdürlüğünün katkılarıyla bu küçük ve şirin kütüphanemiz yaptırıldı.

Bu bir aylık süreçte iç dizaynı kendi çizimleri olan Mutki Kaymakamı Mehmet KILIÇ ve eşi, Bitlis Kültür ve Turizm Müdürümüz Ramazan GENCAN ve Kütüphaneci Hakan YÜCEL nam-ı diğer Bisikletli Kütüphanecimiz her anlamda destekçimiz oldular.
Bize düşen de gemiyi yürütmekti😊

Yediden yetmişe her yaşa hitap eden halk kütüphanesi olarak bu güzel kütüphaneyi daha cazip kılmak için hizmetler vermeye çalıştık..On iki bin kitap, 44 süreli yayın aboneliği, yerel gazetemiz ve 9 adet bilgisayardan oluşan internet erişim hizmetimiz ve her türlü araştırma, performans ödevlerinin çıktıları ve soru çözümü ile okuyucularimizin ihtiyaçlarını karşılamaya devam ediyoruz .Gelen talepler doğrultusunda akşam iş çıkışı çocuklarıyla beraber kitap okumaya gelen aileler için mesai saatlerimizi sabah 10.00 akşam 21.00 olarak düzenledik.


Haftada 2 gün duzenli olarak gönüllü santranç hocamız ile 1’er ay süre zarfında grup değiştirip her yaştan kesime eğitim veriyoruz .

Yine gönüllü öğretmenimizle her Salı masal saati yapıyoruz.

2 haftada bir gönüllü rehber öğretmenlerle seminerler düzenliyoruz.

Aile destek merkezindeki ev hanımları için okuma saatleri yapıyoruz.

Böyle böyle devam ediyoruz 😊

DİLEK BARTO

Kütüphaneci

DÜNYA’NIN ON DÖRT GÜNÜ

 

Bir çocuğun dileği, zamanın durmasına ve dünyanın kaderinin değişmesine sebep olabilir mi? Bir dilek, anlık bir dilek, anıların ortaya çıkmasına ve hakikatin anlaşılmasına vesile olabilir mi? Bu kitabı okumaya başladığınızdan itibaren aklınıza gelen ilk sorular bunlar. Dünyanın aslında kötü olmadığı, bizim iyi olmamız halinde sorunların tere yağından kıl çeker gibi çözülebileceği, geleceğin geçmişte gizli olduğu… Bu yazdıklarım da kitabın felsefesinin tadımlık tespitleri…
Ben de an itibariyle durdum ve soruyorum, “Gerçeği anlamanın yolu nedir?” Sizin cevapları bilmem ama benim cevabım yine kitaptan, “Geçmişin izinden gitmek.” Tarihin, tarihi mekânların, düşünürlerin, kitapların izlerinden gitmek, yolumuzu bulmak için aslında yeterli. Değişime inanmak… Ve tabii ki en önemlisi de “çocukların” ya da “ çocukluğumuzun” bizi kendimize getirdiği gerçeğini unutmamak.
Kitabın içeriği kadar kurgusu da sürükleyici. Felsefi bilgilerin akıcı bir şeklide anlatılması da etkileyici. Mekânlar Şirince köyü, Efes, Yedi Uyur’ların mağarası; yol gösteren Heraklit; kahramanımızın ismi Dünya, en yakın arkadaşının adı Atlas… Köyde yaşayanlar, terzi, öğretmen, doktor, tamirci, çömlekçi… Sadece bunlar bile kurgunun hakikatle bağının simgeleri… Geçmişin ve geleceğin iç içe hali…
Kitap Kırmızıkedi yayınlarından çıkmış. Yazar, Aslı Eti. On yaş ve üzeri için sürükleyici bir roman. Ama bence -her zaman dediğim gibi- hem büyüklere hem küçüklere… Bir solukta okunacak, tadı damağınızda kalacak kitaplar arasında. Okuyanların bana hak verdiğine eminim.
Keyifli okumalar…
Fatma Geçer
(İnstagram: masalokuyalim)

Birlikte Okuyalım, Sesli Okuyalım!

Chicago Halk Kütüphanesi tarafından hazırlanan, ebeveynlere çocuklarla sesli okuma üzerine tavsiyeler içeren katoloğu çevirmek ve paylaşmak istedim.

0-9 ay bebekler için sesli okuma tavsiyeleri

– Okurken bebeğinizi sarın, kucaklayın. Sesiniz onu rahatlatacaktır.
– Keskin kontrast renklerle hazırlanmış kitaplar seçin.
– Bebek resimleri veya tanıyacağı nesnelerin olduğu kitaplar seçin.
– Nesneleri işaret edin ve isimlendirin.
– Ritimli ama basit cümleler kurun.
-Bebeğin kitabı tutmasına izin verin.

9-18 ay için tavsiyeler:

– Basit dilli kitaplar seçin.
– Parlak, canlı resimli kitaplar bulun.
– Okurken, el çırpma, cee-eee gib oyunlar oynayın.
– Ritim ve tekrar etme tekniklerini kullanın.
– Bebeğin sayfaları çevirmesine izin verin.
– Nesneleri isimlendirmekle kalmayın, nesneler hakkında konuşun.
– Tekerleme, şiir ve şarkılar söyleyin.

1.5 – 3 yaş
– Beraber şarkı ve tekerlemeler söyleyin. Hiçbir teknolojik alet, insan etkileşiminin yerini tutamaz.

– Nesneleri beraber isimlendirin, ona da sorun.
– Harfleri işaret edin, seslendirin.
– Aksiyon içeren, basit grafikli kitaplar seçin.
– Resimler hakkında sorular sorun, tartışın.

3 – 5 yaş
– Renkleri, sekileri, sayıları ve harfleri , konu alan kitaplar yardımıyla sunabilirsiniz.
– Çocuğunuzun aşina olduğu dünyayı içeren kitaplar seçin. Mesela, çiftlik hayatına ilgisi varsa, tohum dönüşümünü anlatan bir kitap seçmek, su altına ilgisi varsa, ana karakteri yunus olan bir kitap seçmek gibi…
– Data uzun hikayeler içeren kitaplara geçebilirsiniz.
– Tekerleme, kafiye, ritim içeren masallar seçin.

Kataloğun görselleri:

Kaynak: Chicago Public Library

PATATES SPOR: Dananın Kuyruğu Kopuyor

 

PATATES SPOR/ DANANIN KUYRUĞU KOPUYOR
Ortaokul öğrencisi dört arkadaş ve onlardan büyük olmasına rağmen, gruba dâhil olmuş bir köfteci… Patates spor serisinden en az birini okuyanlar, ne demek istediğimi anladı ve çoktan gülümsemeye başladı. Cumali, Mehmet, Ferhat, Aydın ve Köfteci, patates satışından elde ettikleri parayla formalarını aldıkları için, takımın ismini “Patates Spor” koyar ve her defasında farklı takımlarla maç yaparlar. Serinin her kitabında bu beş afacan arkadaşın hem öğüt verici hem de macera dolu hikâyeleri yer alıyor.
Üçüncü kitap, “Dananın Kuyruğu Kopuyor” yabancı birinin mahalleye taşınması ve terk edilmiş fabrikanın gizemiyle bizi heyecanlandırırken; Köfteci’nin şiirden vazgeçip roman yazmaya karar vermesiyle gülümsetiyor. Çocukların okulda, derslerde yaşadıkları olayların anlatılması da kitaba ayrı bir çeşni katıyor. Köfteci’nin yazdığı romanları her defasında, okulun Türkçe öğretmenine ısrarla okuması, anlatması da okuyucu da ilgi uyandırıyor.
Mahalle, herkesin birbirini tanıdığı bir mekân… Mahalleye dışarıdan gelen birisinin hemen dikkat çekmesi normal bir durum… Ama dikkat eden kişi “Köfteci” ise, olayların rengi değişir. Köfteci’nin şüpheli yaklaşımları, ilk etapta mantıksız gelse de adamın gerçek niyetinin ortaya çıkmasıyla hakikat anlaşılıyor. Olaylar mahalle ve okul arasında geçiyor. Bu mekânlarda yaşananların anlatımında yer alan merak ve mizah unsurları, çocuklar kadar büyükler için de ilgi çekici. Kitap, okul panosundaki duyuru ile bitiyor ve yazar bize maceranın yeni kitaplarla devam edeceğinin ipucunu veriyor.
Kitap, Nesil Çocuk yayınlarından, Yusuf Asal tarafından kaleme alınmış. Kitabın çizimlerini de İbrahim Çiftçi yapmış. Küçük büyük bize de keyifle okumak kalmış…
FATMA GEÇER