Okulda Edinilen Bilgilerin Hayattaki Yansımaları

Dünyanın her yerinde her bir bireyin eğitim alma hakkı mevcut. Öyle ki birçok ülkede bu eğitim hakkı aynı zamanda ‘zorunlu eğitim’ olarak karşılık buluyor. Eğitim süreçlerini yöneten kaygı ise, bireyleri iyi bir geleceğe hazırlamaktır. Devletlerin zorunlu eğitim şartı koymasının, her bir vatandaşının ülkeye ve devletine faydalı olabilmesinin dışında başka bir anlam taşıma ihtimali yok gibidir.

Eğitimi büyük çoğunlukla bir rol ya da bir meslek edinmek için alıyoruz. Ortaöğretim son sınıfa kadar öğrendiklerimizi bir sınav vasıtasıyla değerlendirmeden geçirip üniversiteye, yani rolümüzü edinmemizin son adımına geliyoruz. Yeteneklerimiz, isteklerimiz ya da becerilerimiz bu noktada geçersiz. Zira eğitim kişiye göre bölünmüyor, her bir bireye eşit şekilde eşit şartlarda aynı bilgiler veriliyor. Oysa bu kişiler aldıkları bilgileri hayatlarına geçirmeden sadece kâğıt üzerinden öğrenerek bu yolun sonuna geliyorlar. Üniversite öncesinde edinecekleri role doğru ilerlerken de kâğıt üzerinde öğrendikleri bilgilerle hiçbir hayat tecrübesi olmadan ya da seçecekleri role ait bir edinimleri olmadan başka bir kâğıt üstü eğitim modeline geçiyorlar.

Peki, standart eğitim sisteminin gidişatını bozmadan sadece yeni mekân ve yeni alanlarda hem okulda başarıyı arttırabileceğimizi hem de çocuklarımızın yeteneklerini keşfetmelerine yardımcı olabileceğimizi söyleseydim. Buna tepkiniz ne olurdu?

Okul öncesi dönem haricinde ilkokul ve ortaöğretim düzeyindeki çocuklar için karakter keşfi ile birlikte ilgi alanlarının doğrudan geliştirilmesine yönelik bir eğitim modeli öngörülebilir. Amaç okulda öğrenilen bilgilerin hayata geçirilmesi olmak ile birlikte yetenek ve mesleki gelişim temel eğitimini de sağlamaktır. Kağıt üzerinde verilen eğitime üç boyutlu eğitim alternatifi de diyebiliriz.

Şimdi her mahallede bir kütüphane olduğunu hayal edelim. Kütüphane olmayanların dahi okul kütüphanelerine rahatça gidebildiğini ya da etüt merkezlerinin bahsettiğimiz eğitime destek verdiğini düşünelim. Kütüphanelerin bir bölümünü ‘kendimi keşfediyorum’ malzemelerine ayıralım.

  1. Meslek Kutuları
  2. Teknik Malzeme Seçkisi
  3. Üretim Kavanozları
  4. Sanat Tepsileri

Meslek kutularının kullanımdan kasıt, bir öğrencinin üniversite seçimlerinden sonra kazanıp edindiği mesleğiyle ilgili ortaöğretim döneminde temel bir eğitim almasına yardımcı olmaktır… Tek bir kutu ile sınırlı kalmamasının sebebi ise bir öğrencinin yeteneği doğrultusunda illaki seçtiği kutulardan biri ya da birkaçında geliştirdiği ve karar verdiği ‘kendi yolunu’ seçme serüvenine öncülük etmektir. Spor ile ilgilenen bir öğrenci kutuların içinden mimarlık mesleğini seçmeyebilir. Spor kutusunu seçer. Aynı zamanda ikinci bir seçeneğe sahip olsun diye teknik bilgi seçkisinden de yararlanır. Kendini ifade etme yöntemini pekiştirmek için sanat tepsisini kullanır. Ve üretim kavanozuyla da tüm bu malzemelerden kendi yolunu üretebilir.

Meslek kutularının içeriği basit mesleki malzemelerle dolu olur. Mesela mimarlık için cetveller, kalemler, minyatür evler, ahşap bloklar, teller, kireç tozları, ilk mimari örneklerini inşa etmeye yarayacak basit temel malzemeler olabilir. Ya da Terzi için ipler, iğneler, kasnaklar, model olacak bebekler, birçok renkli kumaşlar, makas, kontür sabunu, kalıp çıkartma kağıdı olabilir. Meslek kutularını hazırlarken o meslek ile ilgili parmak kaslarının doğru geliştirilmesi, erken yaşta fikir sahibi olabilmesi için o meslek sahibi bireylerin kullandığı her türlü malzemeyi içerik olarak eklemek uygundur.

Meslek kutularının ana yardımcısı olan zeka tiplerine uygun olarak bölümlere ayrılabileceği gibi ders isimlerine göre de ayrılabilen Teknik malzeme kutuları. Tarih, coğrafya, Türkçe, matematik, fen bilimleri sayılabilir. Ayrıca Görsel zeka, dilsel zeka, mantıksal zeka ve işitsel zeka olarak da ayrılabilir. Bu malzeme çeşitliliğine göre belirlenebilecek seçeneklerdendir. Mesela işitsel zeka ya da / müzik kutusunu müzik aletleri ve notalar koyalım. Seçtiğimiz meslek ise şarkıcılık değil de aşçılık olsun. Aklınızda hala bir fikir oluşmadıysa devam ediyorum. Mutfak aletleriyle müzik yapmayı denediniz mi bilmiyorum. Ya da yemek yaparken dans etmeyi. Bu iki kutuyu seçen çocuğun yemek yaparken şarkı söyleme arzusunu okuyabilirsiniz . Ya da itfaiye kutusunu seçen bir çocuğun, kimya teknik malzeme seçkisini eline aldığını düşünün. Ateşin harlanmasını sağlayan kimyasal tepkimeleri merak ettiğini öngörebilirsiniz.

Üretim kavanozları her biri tek bir malzemeden oluşmaktadır. Tek bir malzeme birden fazla yetenek ve meslek temel eğitimine katkı sağlayabilecek biçimde seçildi. Mesela, Pamuk, kuru fasulye, renkli kuş tüyleri, ince çubuklar, renkli küpler, renkli boncuklar (ya da her biri ayrılmış renk renk boncuk kavanozları/ Kırmızı boncukların kanımızda bulunan alyuvarlar olarak kullanılabileceğini düşünebilirsiniz ya da mavi boncukların deniz). Sayısı kullanım alanı genelliğine bağlı olarak arttırılabilir. Öğrenci tarafından birden fazla kavanoz seçilebilir. İlk başta tercih ettiği meslek kutusu ve teknik malzeme seçkisi ile üretim kavanozunda tercih ettiği tek materyali birleştirmeyi, mantık yürütmeyi ve düşünmeyi deneyecektir. Bu noktada eğitimcinin desteğini alabilir. Daha önce tecrübe edilen malzeme kullanımının öğrenci tarafından keşfedilmesi için küçük ipuçları verilebilir. Mesela: Polis olmak isteyen çocuk polis mesleği ile ilgili malzeme kutusunu alır. (telsiz, büyüteç, kelepçe, mürekkep, tebeşir, numune poşeti)Teknik destek seçkisinden de sağlık içeriğini seçer. (cımbız, numune inceleme kutusu, mikroskop, not defteri, boş ilaç kutuları, iğne) Bu öğrenciye eğitimci tarafından bir sözlük verilir. Araştırma yönünü kuvvetlendirmek amacıyla bazı kelimeler söyler ve bulmasını ister. Sözcükleri bulan öğrenciden yine anlamlı bir cümle kurması istenir. Kavanoz seçimine sıra geldiğinde ise polis ve sağlık ikilisini tamamlayacak bir malzeme seçilir. Bu malzeme doğrultusunda öğrencinin bir nesne ya da fikir üretmesi istenir. Mesela kuru fasulye. Kuru fasulye öğrenci ile seçilen sanat tepsisine konulur. Mermiye benzeyecek şekilde boyanması istenir. Tüm bunlardan sonra polislik ile ilgili olabileceği düşünülen bazı kitaplar da masanın üzerine yerleştirilir. Bu konuda kitap seçmek oldukça zor olabilir. Belki teknik malzeme seçkisinden yola çıkarak sağlık alanında kitaplara bakılabilir. Ucu açık ve öğrenilmek üzere adım atıldığında devamının geleceğine inanıyorum.

Kullanılacak malzemeler kadar bu malzemelerin akılda kalıcılık ve yaratıcılığı arttırmak için sanatsal faaliyetleri her türlü ders içeriğine eklemek gerekiyor. İster doğa bilimciliği, ister mimarlık, ister öğretmenlik isterse de doktorluk mesleğinin temel eğitimi verilmek üzere ders yapılsın. Okulda öğrenilen bilgileri çizim, şekil verme ya da tasarlama yöntemleriyle geliştirmek gerekiyor. Peki sanat tepsilerine eklenebilecek malzemeler nelerdir. Elbette ilk önce boyalar ve kağıtlar. Sulu boya, akrilik boya, pastel, oil pastel ve kuru boya. Kağıtlar ise, kartonlar, keçeler, evalar, tırtıklı kağıtlar, renkli fotokopi kağıtları, çizgili ve kareli a4 kağıtlar. (kareli olan kağıtların tasarım açısından kullanışlı olabileceğini düşünüyorum.) Oyun hamurları, kil ya da toprak hamurlar da sayılabilir. Tüm bunların içinden sadece birkaç kuru boya ve oyun hamuru da iş görebilir. Seçenek arttıkça kullanım alanı genişler sadece.

Sanatsal faaliyetlere kaynak olması açısından kitaplar ve flash kartlar da öncelikli materyallerimiz olarak tercih edilebilir. Bunların daha ayrıntılı içeriğe sahip olanlara öncelik verilmeli. Kitapların öğretici dilinden farklı olarak fikir üretimine katkı sağlayabilmesi önemli. Her kütüphanede en az bir harita inceleme, her türlü hayvan türünü tanıma, doğadaki bitkileri, mevsim geçişlerini takip edebilme, içinde birçok kelime barındırıp sözlük işlevi görebilme, vücudu tanımaya yönelik içerik bulma, bulmacalar, değerler eğitimi ve birçok temel konuda kaynak olarak kullanılabilecek kitaplar bulunmalıdır. Öğrencinin seçtiği alana göre belirlenen konuyu bu kitaplar aracılığı ile resimler eşliğinde gösterebiliriz. İnternet üzerinden birçok ayrıntılı ücretsiz içeriğe erişmek mümkün. Mesela hayvanlarla ilgilenen bir çocuk için her bir hayvanın anatomisini bulup inceleyebilmesi için kütüphane raflarına yerleştirebileceğini düşünün. Aynı şekilde flaş kartların da..

Eğitim, fikir üretmek konusunda riskli ve deneme yanılma konusunda hassas olunması gereken bir alan. Yukarıda bahsi geçen eğitim modelini düşünüp yazıya dökmem aylarımı aldı. Belki de birkaç yıldır düşünmekte olduğum bir sistemdi. Araştırmalarımda meslek ve yetenek geliştirme alanlarında yapılan etkinliklerin birçoğunun meslek tanıtımı odaklı olduğunu fark ettim. Bu gelişim aşamasında sadece o mesleği hayallerinde büyütebileceklerini düşünüyorum. Yani itfaiyecilik ile ilgili bir kostüm giyinip  o mesleğin tanıtımını yapmak işi öğrenmesini sağlamak yerine hayallerinde kendine uygun bir iş tasarlamasına neden olacaktır. Böylece gelecekte o mesleği seçtiğinde hayallerinin yıkıldığını gözlemleyebilirsiniz. İşte bu yüzden hâlihazırda kullanılmakta olan sistemlerin bizi kurtuluşa götürmediğini ve alternatife çokça ihtiyaç duyduğumuza emin olabilirsiniz. Bahsi geçen alternatif eğitim modeli için halk kütüphanelerinin ayrıca okul kütüphanelerinin ve ödev yapmaya yardımcı olan etüt merkezlerinin kullanabileceğine inanıyorum. Çocuklarımız kendilerini keşfetmek konusunda yardıma ihtiyaç duyuyor. Onlara bu yardımı ulaştırma zamanımız gelmedi mi?

Yazan: Fatmanur Kayıkcı

Yazar: Misafir Yazar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir