100 Güne 100 Kitap Projesi

Yazan: Çocuk Gelişimcisi Deniz TOPRAK

Kitap, her insanın ruhunda büyütmesi gereken bir tohumdur. Bu tohum ne kadar küçük yaşta toprağa bırakılırsa ruhumuzdaki orman o kadar büyük; tohum ne kadar kaliteliyse orman aynı ölçüde gür ve yaşam dolu olur. Çocuklarımızın ruhuna bırakacağımız tohumların kaliteli olması için dikkatle seçtiğimiz kitapları, etkili yöntem ve teknikler kullanarak okuduk. Bu süreci hem çok eğitici hem de olukça keyifli bir şekilde tamamladık.

Projemizde her gün için işlediğimiz konuyu içerik olarak destekleyecek      kitaplar okumaya çalıştık. Kitapları muhakkak kitabımızın adı, yazarı, çizeri, çevireni ve yayınevini ifade ederek okumaya başlıyoruz. Yazarın daha öncesinde okumuş olduğumuz kitabı var mıydı?, ya da okuduğumuz kitabın yayınevinden çıkmış başka kitapları okumuş muyduk? Gibi sorular sorup, sohbet ettik. Üzerinde günlerin yazılı olduğu ve içerisinde okumuş olduğumuz kitapların görsellerinin bulunduğu çizelgeleri inceleyerek sohbetimizi genişlettik. Çizelgelerimiz çocukların boy hizasında, rahatça inceleyebilecekleri yerlerde konumlandırdık. Kitaplarımızı keyifle okuduk. 100. Günümüzde ise 100. Gün kitabı olarak seçmiş olduğumuz ‘’Kırmızı Kanatlı Baykuş’’ isimli resimli hikaye kitabımızı kukla kullanarak okuduk. Ardından öncesinden çekilişini yapmış olduğumuz kitap hediyeleşmemizi gerçekleştirdik. Devamında ise bol bol eğlendik ve pastamızı kestik.

Bu süreçte biz, birer birer saymayı gün gün okuduğumuz kitaplarla öğrendik. Her gün yeni kelimeler, farklı düşünceler öğrendik. Her şeyi hayal ederek mümkün kılmayı öğrendik. Gün gün beklemeyi, sabırlı olmayı öğrendik. Okuduğumuz kitabın her sayfasına, kitaba verilen emeğe saygı göstermeyi öğrendik. Günde bir kitabın yetmediği zamanların olabileceği gibi bazı kitapların her gün okunacak kadar mucizevi olduğunu öğrendik. Tekrar tekrar okuduğumuz kitaplardan dikkat edemediğimiz noktalara daha dikkatli bakmayı öğrendik. 99 gün boyunca okuduğumuz her kitap bizi özgürleştirdi. Özgürleşen ruhumuzla 100. Gün kitabımızı hep beraberce okuduk. Birbirimize en sevdiğimiz kitapları hediye ettik. Sana değer veriyorum demenin en güzel yolunun kitap hediye etmek olduğunu öğrendik. Şenliğimizi gerçekleştirdik. Projemiz için günler sona erdi, ama kitaplar ve hayaller asla…

100 Güne 100 Kitap Projesi bir okul öncesi öğretmeninin başlatmış olduğu çok kıymetli bir proje. Bir çocuğa kitap okuma alışkanlığını kazandırmak amacıyla kitap okumak, bu projeyi devam ettirmek için zaman ve emek harcamak çok kıymetli. Her gün bir kitap okumak; o kitabın yazarını, çizerini, yayınevini ve çevirenini ifade etmek, kitaba harcanan emek hakkında çocukları bilgilendirmek geleceğe yapılan önemli bir yatırım olacaktır. Bu yatırımın etkili olabilmesi, gür ve yaşam dolu bir orman yeşertebilmesi için yalnızca öğretmenin bu süreci gerçekleştirmesi yeterli gelmeyecektir. Eğitimin sacayağı dediğimiz okul-aile-çocuk üçgeninde gerçekleştirilecek eylemler çocuk için etkili olacaktır. Okulda devam ettirilen okuma projesi evde sürdürülmediği sürece çocuk kitap okumayı yalnızca bir mekanla sınırlandırabilecektir. O sebeple öğretmenin olduğu kadar ailenin de sorumluluk alması ve süreçte projeye destek sağlaması çok önemli olmaktadır.

Proje Kitap Listesi için tıklayınız.

ŞEHİR PLANLAMA VE KÜTÜPHANELER

*56. Kütüphane Haftası için Şehir Plancısı Merve YAVUZDEMİR tarafından kaleme alınmıştır.

Teması “Şehir Kültürü ve Kütüphaneler” olan 56. Kütüphane Haftası kapsamında mesleki örgütler, kamu ve akademik alanda birçok çevrim içi panel, söyleşi ve webinar dinleme şansımız oldu. Pandemi ilan edilen Covid-19 nedeni ile mekânsal olarak bir araya gelmenin mümkün olmaması ile dijital birlikteliğin daha yoğun ve etkileşimin daha verimli olduğuna inandığım bir hafta geçiriyoruz.

Kütüphanelere gönül vermiş ve son 4 senedir aktif olarak kütüphaneler konusunda çalışmalar yürüten bir şehir plancısı olarak böylesi anlamlı bir temada kütüphanelerin kentsel izdüşümü konusunda fikir açmak ve bilgi paylaşımda bulunmaktan mutluluk duyuyor, herkesin kütüphane haftasını en içten dileklerimle kutluyorum.

Öncelikle bu hafta konuşulan konuların başında gelen mevzuatı, şehir planlama çerçevesinde inceleyerek başlamak isterim. “Kütüphane” vurgusu Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinde “Kültürel Tesis Alanı” başlığı altında, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde “Umumi Binalar”, “Sosyal Mekânlar” ve” Ticaret Alanı” başlıklarının altında ve Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinde ise “Umumi Bina” tanımı içerisinde yer almaktadır. Diğer bir deyişle, kütüphane sosyal ve kültürel alan kullanımı içerisinde ve çoğunlukla sinema, tiyatro, müze ve sergi salonları ile birlikte vurgulanmaktadır. Söz konusu mevzuatlar ile belirlenmiş nazım ve uygulama imar planları gösterimi(lejant) standartlarına baktığımızda ise Sosyal Altyapı Alanları başlığı altında kütüphanelere ilişkin belirlenmiş ayrı bir gösterim olmadığını, ancak kültürel tesis alanı başlığının kütüphaneleri de kapsadığı söylenebilir. Bu kapsamda, örnek olarak incelenen farklı illerden onaylı uygulama imar planlarında da çoğunlukla Kültürel Tesis Alanı başlığı altında sinema, tiyatro, müze, kültür merkezi ve sergi salonlarının vurgulandığı, kütüphanelerin ise “vb.” altında değerlendirildiği gözlemlenmiştir.

Oysa güzel şehirlerin güzel kütüphanelerinin olması tesadüf değildir. Kütüphaneler, kamusal alanların fakirleştiği günümüzde anlam ifade eden kamusal mekanların başında gelmektedir. Madanipour’a göre kamusal mekanlar, farklı insan gruplarını bir araya getirerek çok kültürlü, çok sınıflı, heterojen toplumun oluşturulmasına yardım eder, eğitici, öğretici ve iletişimi kolaylaştırıcı rolleriyle kamusal yaşamın güçlenmesine katkıda bulunurlar. Bu bağlamda halk kütüphanelerinin kapsayıcı ve bilgiye, kültüre, teknolojiye erişimde eşitlikçi yaklaşımı ile kentsel planlamada önemli bir odak olması gerektiğini söylemek yanlış olmaz.

Kütüphaneler dünyada ya da yerelde var olan değişimlerde hayatta kalan kurumlar olmanın çok ötesinde, adapte olabilen ve hatta hızlandırıcı işlevi ile öncü kurumlardır. Son yıllarda kütüphaneler sadece kitap koleksiyonlarını değil, toplumsal mekânı da yönetiyorlar. Kendi bünyelerinde farklı servis ve uzmanlıkları bir araya getirerek HİBRİT bir KAMUSAL MEKAN sunuyorlar.

Kullanıcıları üzerindeki sosyal etkileri ile toplumun dönüşümünü, gelişimini, etkileşimini ve iletişimini destekliyorlar. Bu yönü ile dünyada artık kütüphaneler kent kimliğinin önemli bir parçası, hatta birer destinasyon haline gelmiş durumdalar.

Örnek: Oodi Helsinki Central Library,  Calgary Public Library, Openbare Bibliotheek Amsterdam, Seattle Public Library

Sosyal ağın güçlenmesi ve tüketimdense katılımcılığın desteklenmesi noktasında kütüphaneler,  şehir planlarının odağında ve kamusal mekan ağının içerisinde yer almaktadır.

Dünyada git gide önemi artan ve yeni yatırımlar ile ön plana çıkan kütüphanelerin ülkemiz imar mevzuatında sağlık, eğitim, ibadet, spor alanı gibi bir üst başlık olarak yerini alması ülkemizdeki kütüphaneciliğin gelişmesine katkı sunacaktır.

NOT: Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü koordinasyonunda 7-9 Aralık 2017 tarihinde yapılan Halk Kütüphanelerinde Mimari Uygulamalar Çalıştayı kapsamında hazırlanan raporun 1. Bölümü olan Şehir Planlamada Kütüphanelerin Yeri başlığı altında 49 madde sıralanmış ve bu konuda öncelikli eksiklikler ve geliştirilebilecek alanlar belirlenmiştir.

Küresel Kütüphaneci Olma Rehberi

Kütüphanede Küresellik:

  1. Ülkeniz dışında bir kardeş kütüphane oluşturun.
  2. Uluslararası kitaplara odaklanan bir kitap kulübü oluşturun ve başka bir ülkeden bir kitap kulübü ile güçlerinizi birleştirin.
  3. Kütüphanenizde çok kültürlü bir koleksiyon oluşturun. Kullanıcılarınıza kitap, film ve müzikle dünyaya bir pencere sunun.
  4. Uluslararası konuşmacıları ve ziyaretçileri kütüphanenize davet edin.
  5. Gelişmekte olan bir ülkede bir kütüphane kurulmasına destek olun. Kullanıcılarınızı kitap bağışında bulunmaya teşvik edin.
  6. Uluslararası kampanyalara ve savunuculuk faaliyetlerine katkı sağlayın.

Bireyselde Küresellik:

  1. Kütüphanecilik ve ilgili alanlarda uluslararası etkinlikleri takip edin, katılın ve sonuç raporlarını okuyun.
  2. Kütüphanelerle ilgili küresel haberleri güncel olarak takip edin.
  3. Ziyaretçi kütüphanecilere kapınızı açın. Başka bir ülkeden bir kütüphaneciyi kütüphanenizde misafir edin.
  4. Seyahat ederken gezdiğiniz ülkenizdeki kütüphaneleri ziyaret edin. Kütüphanecilerle konuşun ve bağlantı kurun! Mümkünse, ziyaretinizden önce kütüphaneyle iletişime geçin. Kütüphaneciler size etrafı göstermek için zaman ayırabilir.

Kaynak: American Library Association International Relations Office

Instagram