Dünya Halk Kütüphaneleri: COVID-19 Sonrası Normalleşme

Hazırlayan: MERVE YAVUZDEMİR

Dünyanın her yerinde Koronavirüs pandemisi nedeni ile kapanan kamu kurumlarından biri de halk kütüphaneleri olmuştu. Her ne kadar kütüphaneler hizmlerini çevrimiçi platformlardan sürdürmeye devam etseler de fiziki mekana bağlı hizmetlere özlem her geçen gün daha da artmaktadır.

Covid-19 vaka sayılarının azalması ile normalleşme sürecine başlayan ülkelerde, halk kütüphaneleri de yeni şartlara uygun düzenlemeler ile kademeleri olarak açılmaya başlamıştır.

Bu yazıda dünyanın farklı yerlerinde normalleşme sürecine giren ve yeniden açılan kütüphanelerin covid-19 uygulamları derlenmiştir:

1.Personel

Kütüphane hizmetlerinin sunumu, kalitesi ve devamlılığı için öncelikli odak personel olmalıdır.

@stbibkoeln
Maskeler ve eldivenler sadece personel için değil, uzun süre tüm toplumun bir parçası olacak gibi görünüyor. Maker atölyeleri bulunan kütüphaneler siper maskelerini 3B yazıcıları ile basarak hem kendi ihtiyaçlarını hem de yerel sağlık kuruluşlarının ihtiyaçlarını karşılamaktadır.
@circ_nation
Bankolarda şeffaf kalkanları eczanelerde görmüştük. Artık ödünç ve iade işlemleri için kütüphanelerde de görmek mümkün. Daha da ideali self-checkler olacaktır.

2. Kullanıcı

Ülkemizde özellikle ders çalışan öğrencilerle dolup taşan kütüphaneler yeni dönemde bu yoğunluğu yönetmek üzere yeni politikalar geliştirmektedir.

@stbibkoeln
Kütüphanelerde sosyal mesafe kuralını düzenleyecek yönlendirme materyalleri artık kütüphaneler için olmazsa olmaz düzenlemeler haline gelmektedir. Yönlendirme ve bilgilendirme levhaları da sürece adaptasyonu kolaylaştırmak adına önemlidir.
@mediathequesgms
Hizmet veren ve hizmet alan arasındaki uzaktan etkileşimi düzenleyen bariyerler, yönlendirmeler kütüphane mimarisi içerisinde çeşitlilik gösterebilmektedir.
Yine de her kütüphane için olmazsa olmaz olan her bir alanda konumlanacak sterilizasyon-dezenfeksiyon araç ve malzemeleri.
@gradska_knjiznicamarkamarulica

3. Hizmet

Almanya Halk Kütüphaneleri geçtiğimiz hafta yeniden açıldı. İşte kurallar:
1- Çalışmalar tek kişi ile sınırlandırıldı.
2- Masalar arası en az 1.5 m mesafe sağlandı.
3- En fazla 2 saat günlük kullanım hakkı verildi.
4. Her alanda ücretsiz wifi sağlandı.
@stbibkoeln
1.5 m aralıklı çalışma masalar
@hancocklibrary
Kütüphane mekanını kullanamama halinde ABD halk kütüphaneleri otoparkta ücretsiz wifi sağlayarak kullanıcılarının araçlarının içerisinden internete bağlanabilmelerini sağlıyorlar.
@stabi_badenbaden
Bazı kütüphaneler düşümünü yaptıkları kitapları, kullanıcıların ücretsiz olarak faydalanması için belirli saatlerde kütüphane binasının önüne bırakıyorlar. Böylece kütüphanenin kapalı olduğu dönemde kütüphane kitaplarından hediyeleri ile ayrılan kullanıcılar kütüphaneleri ile bağını sürdürüyorlar.
@springvillelibrary
İlham verici bir öneri de ABD’den…
Springville Halk Kütüphanesi Çarşamba 10.00-19.00 ve Cumartesi 10.00-13.00 arasında açık.
İnternet üzerinden kullanıcıların yaptıkları başvuruları özenle hazırlayan ekip her bir talebi ayrı ayrı poşetliyor. Açık oldukları süre içerisinde araba ile (drive-thru) gelen kullanıcılar her defasında farklı bir tema ile ilgili kostümler ile bekleyen kütüphane personellerinden istedikleri kitapları arabalarının penceresinden alıp yollarına devam ediyorlar.

Kitap iadeleri kütüphanenin önündeki kutulara yine arabadan inmeden yapılabiliyor.
Kitaplar iade edildikten sonra 3 gün bekletilerek yeniden ödünç verilebiliyor.

4. HALKLA İLİŞKİLER

Halkla ilişkiler çalışmaları dünyanın her yerinde toplumun özelliklerine göre şekilleniyor. Pandemi ile gündemimize gelen sorunlar ise tüm dünyada aynı. İşte dünyadan Covid-19 temalı halkla ilişkiler örnekleri:

@stadbibliothekcalau
Maske takmayı hatırlatan ilham verici çalışmalar. sadece sizler değil, kitaplar da maske takar 🙂
@springvillelibrary
“Güzel Haberler Duvarı” ile kütüphanelerin kapalı olduğu dönemde kullanıcılardan gelen güzel haberlerin toplandığı bir duvar. İyilik konuşalım 🙂
Kütüphaneleri virüsten koruyan ve kitapları size ulaştıran süper kahramanlar

Covid-19 ile mücadelede sağlanan kararlılıklar daha fazla kütüphanenin yeniden açılmasını sağlıyor. Pandemi tüm alanlarda yeni bir dönemin başlangıcı olduğu gibi halk kütüphaneleri için de yeni stratejiler ve politikalar gerektirmektedir. Muhakkak yerel imkanlar ve talepler doğrultusunda örneklere yenileri eklenecektir. Bu çalışma dünyada halk kütüphanelerinin yaşadıkları benzer sorunlara farklı yanıtlar sunmak için yaptıkları örnek ve ilham veren çalışmaları derlemektedir.

Daha fazla bilgi için fotoğraf altında yer alan instagram hesapğarı ziyaret edilebilir. Lütfen siz de paylaşırken referans vermeyi unutmayınız.

100 Güne 100 Kitap Projesi

Yazan: Çocuk Gelişimcisi Deniz TOPRAK

Kitap, her insanın ruhunda büyütmesi gereken bir tohumdur. Bu tohum ne kadar küçük yaşta toprağa bırakılırsa ruhumuzdaki orman o kadar büyük; tohum ne kadar kaliteliyse orman aynı ölçüde gür ve yaşam dolu olur. Çocuklarımızın ruhuna bırakacağımız tohumların kaliteli olması için dikkatle seçtiğimiz kitapları, etkili yöntem ve teknikler kullanarak okuduk. Bu süreci hem çok eğitici hem de olukça keyifli bir şekilde tamamladık.

Projemizde her gün için işlediğimiz konuyu içerik olarak destekleyecek      kitaplar okumaya çalıştık. Kitapları muhakkak kitabımızın adı, yazarı, çizeri, çevireni ve yayınevini ifade ederek okumaya başlıyoruz. Yazarın daha öncesinde okumuş olduğumuz kitabı var mıydı?, ya da okuduğumuz kitabın yayınevinden çıkmış başka kitapları okumuş muyduk? Gibi sorular sorup, sohbet ettik. Üzerinde günlerin yazılı olduğu ve içerisinde okumuş olduğumuz kitapların görsellerinin bulunduğu çizelgeleri inceleyerek sohbetimizi genişlettik. Çizelgelerimiz çocukların boy hizasında, rahatça inceleyebilecekleri yerlerde konumlandırdık. Kitaplarımızı keyifle okuduk. 100. Günümüzde ise 100. Gün kitabı olarak seçmiş olduğumuz ‘’Kırmızı Kanatlı Baykuş’’ isimli resimli hikaye kitabımızı kukla kullanarak okuduk. Ardından öncesinden çekilişini yapmış olduğumuz kitap hediyeleşmemizi gerçekleştirdik. Devamında ise bol bol eğlendik ve pastamızı kestik.

Bu süreçte biz, birer birer saymayı gün gün okuduğumuz kitaplarla öğrendik. Her gün yeni kelimeler, farklı düşünceler öğrendik. Her şeyi hayal ederek mümkün kılmayı öğrendik. Gün gün beklemeyi, sabırlı olmayı öğrendik. Okuduğumuz kitabın her sayfasına, kitaba verilen emeğe saygı göstermeyi öğrendik. Günde bir kitabın yetmediği zamanların olabileceği gibi bazı kitapların her gün okunacak kadar mucizevi olduğunu öğrendik. Tekrar tekrar okuduğumuz kitaplardan dikkat edemediğimiz noktalara daha dikkatli bakmayı öğrendik. 99 gün boyunca okuduğumuz her kitap bizi özgürleştirdi. Özgürleşen ruhumuzla 100. Gün kitabımızı hep beraberce okuduk. Birbirimize en sevdiğimiz kitapları hediye ettik. Sana değer veriyorum demenin en güzel yolunun kitap hediye etmek olduğunu öğrendik. Şenliğimizi gerçekleştirdik. Projemiz için günler sona erdi, ama kitaplar ve hayaller asla…

100 Güne 100 Kitap Projesi bir okul öncesi öğretmeninin başlatmış olduğu çok kıymetli bir proje. Bir çocuğa kitap okuma alışkanlığını kazandırmak amacıyla kitap okumak, bu projeyi devam ettirmek için zaman ve emek harcamak çok kıymetli. Her gün bir kitap okumak; o kitabın yazarını, çizerini, yayınevini ve çevirenini ifade etmek, kitaba harcanan emek hakkında çocukları bilgilendirmek geleceğe yapılan önemli bir yatırım olacaktır. Bu yatırımın etkili olabilmesi, gür ve yaşam dolu bir orman yeşertebilmesi için yalnızca öğretmenin bu süreci gerçekleştirmesi yeterli gelmeyecektir. Eğitimin sacayağı dediğimiz okul-aile-çocuk üçgeninde gerçekleştirilecek eylemler çocuk için etkili olacaktır. Okulda devam ettirilen okuma projesi evde sürdürülmediği sürece çocuk kitap okumayı yalnızca bir mekanla sınırlandırabilecektir. O sebeple öğretmenin olduğu kadar ailenin de sorumluluk alması ve süreçte projeye destek sağlaması çok önemli olmaktadır.

Proje Kitap Listesi için tıklayınız.

ŞEHİR PLANLAMA VE KÜTÜPHANELER

*56. Kütüphane Haftası için Şehir Plancısı Merve YAVUZDEMİR tarafından kaleme alınmıştır.

Teması “Şehir Kültürü ve Kütüphaneler” olan 56. Kütüphane Haftası kapsamında mesleki örgütler, kamu ve akademik alanda birçok çevrim içi panel, söyleşi ve webinar dinleme şansımız oldu. Pandemi ilan edilen Covid-19 nedeni ile mekânsal olarak bir araya gelmenin mümkün olmaması ile dijital birlikteliğin daha yoğun ve etkileşimin daha verimli olduğuna inandığım bir hafta geçiriyoruz.

Kütüphanelere gönül vermiş ve son 4 senedir aktif olarak kütüphaneler konusunda çalışmalar yürüten bir şehir plancısı olarak böylesi anlamlı bir temada kütüphanelerin kentsel izdüşümü konusunda fikir açmak ve bilgi paylaşımda bulunmaktan mutluluk duyuyor, herkesin kütüphane haftasını en içten dileklerimle kutluyorum.

Öncelikle bu hafta konuşulan konuların başında gelen mevzuatı, şehir planlama çerçevesinde inceleyerek başlamak isterim. “Kütüphane” vurgusu Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinde “Kültürel Tesis Alanı” başlığı altında, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde “Umumi Binalar”, “Sosyal Mekânlar” ve” Ticaret Alanı” başlıklarının altında ve Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğinde ise “Umumi Bina” tanımı içerisinde yer almaktadır. Diğer bir deyişle, kütüphane sosyal ve kültürel alan kullanımı içerisinde ve çoğunlukla sinema, tiyatro, müze ve sergi salonları ile birlikte vurgulanmaktadır. Söz konusu mevzuatlar ile belirlenmiş nazım ve uygulama imar planları gösterimi(lejant) standartlarına baktığımızda ise Sosyal Altyapı Alanları başlığı altında kütüphanelere ilişkin belirlenmiş ayrı bir gösterim olmadığını, ancak kültürel tesis alanı başlığının kütüphaneleri de kapsadığı söylenebilir. Bu kapsamda, örnek olarak incelenen farklı illerden onaylı uygulama imar planlarında da çoğunlukla Kültürel Tesis Alanı başlığı altında sinema, tiyatro, müze, kültür merkezi ve sergi salonlarının vurgulandığı, kütüphanelerin ise “vb.” altında değerlendirildiği gözlemlenmiştir.

Oysa güzel şehirlerin güzel kütüphanelerinin olması tesadüf değildir. Kütüphaneler, kamusal alanların fakirleştiği günümüzde anlam ifade eden kamusal mekanların başında gelmektedir. Madanipour’a göre kamusal mekanlar, farklı insan gruplarını bir araya getirerek çok kültürlü, çok sınıflı, heterojen toplumun oluşturulmasına yardım eder, eğitici, öğretici ve iletişimi kolaylaştırıcı rolleriyle kamusal yaşamın güçlenmesine katkıda bulunurlar. Bu bağlamda halk kütüphanelerinin kapsayıcı ve bilgiye, kültüre, teknolojiye erişimde eşitlikçi yaklaşımı ile kentsel planlamada önemli bir odak olması gerektiğini söylemek yanlış olmaz.

Kütüphaneler dünyada ya da yerelde var olan değişimlerde hayatta kalan kurumlar olmanın çok ötesinde, adapte olabilen ve hatta hızlandırıcı işlevi ile öncü kurumlardır. Son yıllarda kütüphaneler sadece kitap koleksiyonlarını değil, toplumsal mekânı da yönetiyorlar. Kendi bünyelerinde farklı servis ve uzmanlıkları bir araya getirerek HİBRİT bir KAMUSAL MEKAN sunuyorlar.

Kullanıcıları üzerindeki sosyal etkileri ile toplumun dönüşümünü, gelişimini, etkileşimini ve iletişimini destekliyorlar. Bu yönü ile dünyada artık kütüphaneler kent kimliğinin önemli bir parçası, hatta birer destinasyon haline gelmiş durumdalar.

Örnek: Oodi Helsinki Central Library,  Calgary Public Library, Openbare Bibliotheek Amsterdam, Seattle Public Library

Sosyal ağın güçlenmesi ve tüketimdense katılımcılığın desteklenmesi noktasında kütüphaneler,  şehir planlarının odağında ve kamusal mekan ağının içerisinde yer almaktadır.

Dünyada git gide önemi artan ve yeni yatırımlar ile ön plana çıkan kütüphanelerin ülkemiz imar mevzuatında sağlık, eğitim, ibadet, spor alanı gibi bir üst başlık olarak yerini alması ülkemizdeki kütüphaneciliğin gelişmesine katkı sunacaktır.

NOT: Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü koordinasyonunda 7-9 Aralık 2017 tarihinde yapılan Halk Kütüphanelerinde Mimari Uygulamalar Çalıştayı kapsamında hazırlanan raporun 1. Bölümü olan Şehir Planlamada Kütüphanelerin Yeri başlığı altında 49 madde sıralanmış ve bu konuda öncelikli eksiklikler ve geliştirilebilecek alanlar belirlenmiştir.

Küresel Kütüphaneci Olma Rehberi

Kütüphanede Küresellik:

  1. Ülkeniz dışında bir kardeş kütüphane oluşturun.
  2. Uluslararası kitaplara odaklanan bir kitap kulübü oluşturun ve başka bir ülkeden bir kitap kulübü ile güçlerinizi birleştirin.
  3. Kütüphanenizde çok kültürlü bir koleksiyon oluşturun. Kullanıcılarınıza kitap, film ve müzikle dünyaya bir pencere sunun.
  4. Uluslararası konuşmacıları ve ziyaretçileri kütüphanenize davet edin.
  5. Gelişmekte olan bir ülkede bir kütüphane kurulmasına destek olun. Kullanıcılarınızı kitap bağışında bulunmaya teşvik edin.
  6. Uluslararası kampanyalara ve savunuculuk faaliyetlerine katkı sağlayın.

Bireyselde Küresellik:

  1. Kütüphanecilik ve ilgili alanlarda uluslararası etkinlikleri takip edin, katılın ve sonuç raporlarını okuyun.
  2. Kütüphanelerle ilgili küresel haberleri güncel olarak takip edin.
  3. Ziyaretçi kütüphanecilere kapınızı açın. Başka bir ülkeden bir kütüphaneciyi kütüphanenizde misafir edin.
  4. Seyahat ederken gezdiğiniz ülkenizdeki kütüphaneleri ziyaret edin. Kütüphanecilerle konuşun ve bağlantı kurun! Mümkünse, ziyaretinizden önce kütüphaneyle iletişime geçin. Kütüphaneciler size etrafı göstermek için zaman ayırabilir.

Kaynak: American Library Association International Relations Office

Library Farm

LibraryFarm ABD New York Eyaletinde bir ilçe halk kütüphanesinin mülkü kendisine ait ve bitişiğinde olan alanı kütüphane tarlasına dönüştürmesi ile oluşturulmuştur.

Hizmet ettiği topluma ürün yetiştirmek, paylaşmak ve gıda okuryazarlığı ve sürdürülebilir bahçeciliği öğretmek için bir alan sağlamayı amaçlamaktadır.

https://www.nopl.org/library-farm/

Tamamen ücretsiz bir hizmet ve herkese açık bir uygulama.

Bu alanın bir diğer özelliği organik ve eğitim amaçlı olmasıdır. Kullanılan yöntemlerin ve gübrenin de yine organik olma zorunluluğu vardır.

Tarla alanı alt bahçelere bölünmüş ve her bir bahçe öncesinde kütüphanede gerekli eğitimlere katılmış ve kütüphanece sunulan anlaşmayı imzalamış bahçıvanlar tarafından geliştirilmektedir.

Uygulamanın diğer güzel bir yanı ister kişiler üretsin ister kütüphanede görevli bahçıvanlar, çıkan tüm ürünler yerel gıda örgütlerine ya da aşevlerine gönderilmektedir.

18 yaş altındakiler yetişkin gözetiminde bu bahçelerden yararlanabiliyorlar.

Malzemeler ve zaman zaman tohumlar kütüphane tarafından sağlanıyor.

Kütüphane gerekli doküman, eğitim vb. konularda da destek veriyor.

Kütüphane alt bahçelerin bakımsız olmasına izin vermiyor, ilgilenmeyen kişi alanını kaybediyor ve ya yeni bir bahçıvana ya da kütüphane bahçıvanları tarafından bahçeler hep canlı tutuluyor.

Ayrıca her bir bahçıvanın iletişim kurması da önemseniyor. deneyim paylaşımı açısından…

Bunun dışında düzenli aralıklardan halkın bahçeleri gezmesi sağlanıyor böylece aslında yerelde bahçe sahibi olmayanların da bilgilenmesi sağlanıyor.

Diğer bir zorunluluk ise bahçıvanların deneyimlerini, süreçte yaşadıklarını, görüşlerini, hislerini, motivasyonlarını anlattıkları edebi ürünler üzerine çalışmaları da bekleniyor. Yani sadece bahçede değil, kağıt ve kalemle de üretim isteniyor.

Bazı temel kurallar var. Örneğin komşu bahçeye müdahale etmemek, bahçe çevresini temiz tutmak, dökülmüş ya da kesilmiş bitkileri kompost alanında saklamak gibi..

Aslında tüm bu çalışmalar için kurulmuş bir yönetim kurulu var. Belirli görevler için seçilmiş alt ekipler var. Örneğin yardım ekipleri ya da bahçeyi talep edenler ile bahçeleri eşleştirme ekipleri gibi.

Buna benzer bir uygulama “library to farm to table” burada da benzer çalışmalar var. Farkı kütüphane tarlaları kütüphanenin yanında değil, yerelde belirlenmiş başka alanlarda. Burada da üretilen ürünler ihtiyaç sahipleri ile buluşuyor.

Kaynak: https://www.nopl.org/library-farm/

MASAL KUMBARASI

Elinizde çocuklarınızın sizi sakince oturup dinlenmelerini sağlayacak, aynı zamanda hayal gücünü geliştirecek, kelime dağarcığını arttıracak ve tüm bunlarında ötesinde empati kurma becerilerini geliştirip, onlara öz güven aşılayacak, ahlaki gelişimlerine olumlu katkı verecek, geleceğe daha güvenli ve korkusuz bakmalarını sağlayacak bir efsunlu değnek olduğunu hayal edin!  

Prof Dr Gerald Hüther- Nörobiyolog

Son zamanlarda dünyada ve ülkemizde özellikle doğal afetler başta olmak üzere olumsuzluklar yaşanmaktadır. İstemesek de bu durumlardan etkilenen çocuklarımız da bulunmaktadır. Bir şenlik olarak kutlamayı planladığımız Masal Anlatma Şenliğimizi bu olumsuzluklar nedeni ile Masal Kumbarasına dönüştürme kararı aldık.

Amacımız, 26 Şubat Masal Anlatma Günü vesilesi ile Türkiye’deki tüm çocukların erişimine açık umut dolu masalları bir kumbarada toplamak… masalların iyileştirici gücü ile çocuklarımızı sarmak…

Bu projeye hiçbir ücret talep etmeksizin gönülden destek sağlayan masal anlatıcılarımıza derin minnetimizi sunuyoruz. Emeklerini ülkemiz çocuklarının bir anlık mutluluğu için kumbaramıza atan tüm dostlara teşekkür ediyoruz. Tüm duyarlı masal anlatıcılarımızı da masal kumbaramıza destek olmaya davet ediyoruz.

Kütüphanelerde ve okullarda çocuklarla buluşmasını hayal ettiğimiz masallarımıza ait bağlantılar aşağıda yer almaktadır. Masal anlatma gününde biriktirdiğiniz anılarınızı @kutupanne #tellafairytaleday #masalanlatmagünü etiketleri ile yayınlayarak bizimle paylaşabilirsiniz.

26 ŞUBAT MASAL ANLATMA GÜNÜ

#masalanlatmagünü #tellafairytaleday

26 Şubat Masal Anlatma Günü her sene dünyanın farklı yerlerinde gayri resmi olarak kutlanan bir gündür. Aslında Masala Anlatma Günü masalları okumak, anlatmak ve dinlemek için vesiledir.

Bir varmış bir yokmuş… ile başlayan ve bizi büyülü bir dünyaya doğru yola çıkarak kısa masallar sözlü kültürümüzün bir parçasıdır.

BUGÜNÜ NASIL KUTLARIZ?

  • Hayal gücünüzü serbest bırakın ve en sevdiğiniz masalları yeniden okuyun.
  • Eğer çocuğunuz varsa ya da çocuklarla çalışıyorsanız, onlara masal anlatmak için güzel bir zaman olacaktır.
  • Masallardan uyarlanmış bir film izleyebilirsiniz.
  • MASAL PARTİSİ! Kütüphanenizde ya da okulda ve hatta evinizde düzenleyeceğiniz masal partisi için sınırlar hayal gücünüz. Masal karakterleri gibi giyinebilir, masallar anlatabilir, masalları dönüştürebilir, şarkılar söyleyebilir, soğuk kış günü sıcak bir bardak süt ve biraz kek ile bu günü unutulmaz bir deneyim haline getirebilirsiniz.

MASAL KUMBARAMIZDAN MASALLAR

Kütüp-Anne MASAL KUMBARASI: ZEZE (Zeynep Zühre İrmak) – İlk Masal
Kütüp-Anne MASAL KUMBARASI: Sema Yaylı – Kurbağa Alkara
Kütüp-Anne MASAL KUMBARASI: Havva İrmak – Elmanın Yıldızı Masalı
Kütüp-Anne MASAL KUMBARASI: Masal Perileri – Renkli Samur Masalı
Kütüp-Anne MASAL KUMBARASI: Minel Alya Bayrak – Engelsiz Masallar/Tekerleme
Kütüp-Anne MASAL KUMBARASI: Minel Alya Bayrak – Engelsiz Masallar/Masal Şarkısı
Kütüp-Anne MASAL KUMBARASI: Minel Alya Bayrak – Engelsiz Masallar/Mutluluk Perisi ve Yaşlı Kadın

MASALLARIN ÇOCUKLAR İÇİN ÖNEMİ

Havva İrmak

Çocukların öğrenmesinde önemli iki etkinlik türü mevcut olduğunu söyler Bunlar Oyun ve Masal Saatleridir.

Her ikisinde de çocuğun beynindeki duygu merkezleri harekete geçirilir ve normal öğrenme sürecine nazaran masal saati ve oyunla öğrenen çocuğun beyin fonksiyonları %70 daha fazladır.

İnsanın ilk çocukluk yılları kabul edilen 0-7 yaş aralığında çocukların kimlik kazanımlarının tamamlandığı, yapılan araştırmalar göstermekledir.  Bu yaş aralığında çocuklar, kendini, yaşadığı çevreyi, kendi örf ve adetlerini, sosyal ilişkilerin kurallarını ve dünyayı öğrenir. Bilişsel ve duyusal zekâlarını geliştiren, sosyalleşmelerini sağlayan, dil becerilerini geliştiren masallar aynı zamanda evrensel değerleri ve Allah inancı gibi kavramları masallar vesilesiyle kavrama yetisi sağlar.

 Evrensel değerleri ve Allah inancı gibi konuları da bu yaş aralığında öğrenir. Sabır hoşgörü, dürüstlük gibi erdemleri çevresindeki birinci derece ailesinden taklit yoluyla öğrendiği gibi hikâye ve masalla simgeleştirme, imgeleme yoluyla da öğrenirler.

İste bu nedenle masallar, çocukların hayal dünyalarına açılan kapılardır. Ahlaklı, adaletli, çevresine duyarlı ve saygılı çocukların yetişmesi için masalların değer eğitiminde kullanılması elzemdir. Masallarda, iyi-kötü, adil-zalim, diğerkâm-bencil, kibirli-alçakgönüllü, gibi kavramlar masalda çatışma halindedir. Masalın sonunda bu çatışma bir dönüşüme bu dönüşümde mutlu sona erdirir. Bütün kusurlar, kötülükler, çirkinlikler, masal sonunda iyilik, güzellik ve harikuladeliğe dönüşür. (Pertev Naili Boratav halk Edebiyatı dersleri 174.) 

Masal kahramanlarının masal boyunca iradeleriyle yola düşmeleri, akıl ve kalplerinin yolda rehberlikleri ve evrensel değerlere ulaşma mücadeleleri, masalları dinleyen ve okuyanlar çocuklar için, zihinlere ve kalplara ince ince işlenen bir değer eğitiminin birer basamağıdır. 

Çocuklar için Çocuklarla Kütüphane Tasarımı: The L!BRARY INITIATIVE

New York’ta eğitim sistemini güçlendirmek isteyen The L!BRARY INITIATIVE okullara çocukların daha önce deneyimlemedikleri kütüphaneler yapmaya karar veriyor. İlk kütüphanelerini yaptıkları sırada okulların tavan yüksekliğinin fazla olması nedeniyle, çocuklara uygun raflar ile tavan arasında tanımsız bir boşluk olduğunu görüyorlar.

Logolarını da tasarlamış olan ünlü tasarımcı Michael Beirut’tan bu konuda fikir talep ediyorlar. Beirut’un aklına çocukların fotoğraflarını çekip kalan boşluğu doldurmak geliyor. Eşi fotoğrafçı Dorothy Kresz, çocukların fotoğraflarını çekiyor ve kütüphaneye aidiyet getiren bir hava oluşturuyorlar.

Yazıda kullanılan tüm fotoğraflar ve daha fazlasına aşağıdaki adresten erişebilirsiniz:
https://www.pentagram.com/work/the-lbrary-initiative/story

Tahmin edeceğiniz gibi bu uygulamayı duyan okullar da kendi kütüphanelerinde bunu uygulamak istiyorlar. Bugüne kadar 60’tan fazla kütüphane yapan inisiyatif özgün tasarımlar ile her kütüphane için yeni fikirler geliştiriyor. Lynn Pauley çocukların İllüstrasyonu yapıyor, Charles Wilkin oluşturduğu kolajlar ile alanı değerlendiriyor, Rafael Esquer ise çocuklarla sohbet ediyor ve kütüphaneyi tanımlayan kelimeler ile siluetler hazırlıyor, Peter Arkle ise bu sohbetleri kitaplar üzerine yapıyor ve sohbetleri karikatürleştirerek alana yerleştiriyor, Stefan Sagmaister ve Yuka Shimizu mangalarıyla, Christoph Niemann içerisinde saklı kitaplar olan illüstrasyonlarıyla ve Maria Kalman okul için anlamlı nesneleri duvara yerleştirerek tasarımlarını yapıyorlar.

Bu kadar insan neden bu kadar uğraşıyor? Hepsi New York’ta olan proje okullarının hepsine ilk uygulamayı neden yapmıyorlar? Neden o alanı boş bırakmadılar? Sticker ya da kendi kültürlerinin bir parçası olan Disney karakterleri ile doldurmadılar duvarı? Ellerinde bağışla toplanmış bir bütçe varken neden logo ile ve özgün tasarımlar ile uğraştılar?

Geçtiğimiz günlerde Ankara’da gerçekleştirilen Akıllı Şehirler ve Belediyeler Kongresinde Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız konuşmasında Turgut Cansever’in bir sözüne yer verdi:

“Şehri imar ederken nesli ihya etmeyi ihmal ederseniz; ihmal ettiğiniz nesil, imar ettiğiniz şehri tahrip eder.”

The L!BRARY INITIATIVE yaptığı okul kütüphanelerinde özgün çalışmalara yer verdi ve hatta kullanıcısı olacak çocukların fikirlerini aldı, fotoğraflarına/çizimlerine kütüphanede yer verdi. Çünkü nesli önemsediler, zekalarını ve fikirlerini değerli gördüler, mekanı benimsemelerini, keyif almalarını hedeflediler… Çocuklara o samimiyeti vermediklerinde kütüphanenin kullanılmayacağını biliyorlardı. Çocukları anladılar, çocuklar da kütüphanenin önemini anladı.

Kaynak:

https://www.pentagram.com/work/the-lbrary-initiative/story
https://www.ted.com/talks/michael_bierut_how_to_design_a_library_that_makes_kids_want_to_read?language=tr#t-724072

2020’DE ÇOCUKLARI KÜTÜPHANELER İLE BULUŞTURALIM

Prof. Dr. Belma TUĞRUL

PELİN OSSMANN-Yazar

Dünyayı annemle tanımaya başladım. Onun kokusuydu, gülüşüydü dünya benim için. Güvendim. Sevindim geldiğime. Sonra başka insanlarla tanıştım. Oyuncaklarımla arkadaşlık kurmayı öğrendim. Farklı lezzetlerle, kuşla, bulutla, güneşle tanıştırdı annem beni. Aldı parklara götürdü. Daha büyük oyuncaklarla, başka çocuklarla tanıştım.

İlk kitabımı aldı annem. Sayfalarında yeni dünyalar buldum. Sonra kucakladı bir gün yüzlerce kitabın olduğu gizli bir evrene götürdü. Gök kuşağının içine oturdum, renklerinin içinde kayboldum. Her taraf kitap, her taraf arkadaş. Tilkiler, periler, ormanlar, günebakanlar, tavşanlar, bahçeler, oyunlar, pastalar, uğur böcekleri, kardan adamlarla dolu bir evren.

Benim ikinci annem oldu burası. Kütüp-annem oldu.

Renkli raflardan kitapları alıp sayfalarının içinde dolaşmaya bayılıyorum. Her gelişimde yumuşacık kollarına alıyor, dünyanın her tarafında dolaştırıyor, öğretiyor, eğlendiriyor, mutlu ediyor beni. Kütüphaneden her çıkışta büyüyorum sanki. Bir öpücük konduruyorum annemin mis kokulu yanağına. Kulağına fısıldıyorum:

‘Ben de büyüyünce çocuklarımı götüreceğim kitaplıklara. Söz veriyorum sana anneciğim!’

Ferrin İlbay YALNIZ-Yazar

Kütüphaneler benim zamanımda çok severek gittiğim bilgiye ulaşmanın adresiydi. Şimdilerde sadece bilgiye ulaşmanın adresi olduğunu sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz. Kütüphane artık çocuklarımız için doğru sosyalleşmenin de adresi.

Çocuklarımızın renkli, heyecanlı, aktif, öğrenmeye açık dünyasını kütüphaneyle buluşturuyorlar. Örneğin, bedensel ve zihinsel çalışma bütünlüğünün en güzel örneklerinden olan “Koşarak Satranç Oynama” olarak da adlandırılan oryantiring sporuyla ilk ” Kütüphane Oryantiring” etkinliği gerçekleştirildi. Çocuklarımız aileleriyle ve arkadaşlarıyla hoş ve verimli vakit geçirdiler ve kütüphanede kitapları nasıl bulacaklarını eğlenerek öğrenme şansına ulaştılar. Çocuklarımızla bir spor masalı yaşadık..

Eğitimde Kütüphane Projesi Gurur Listemiz

OKULLAR

  • Özel Pembe Düşler Anaokulu (İzmir)
  • Şefkat Okulları (İstanbul)
  • Şehit Zeki Akgünseven Anaokulu (Adana)
  • 15 Temmuz Şehitleri İlkokulu (Kilis)
  • Mehmet Akif Ersoy Anaokulu (Antalya)
  • Mimar Sinan İlkokulu (Osmaniye)
  • Tek Anaokulu (Kırklareli)

ÖĞRETMENLER

  • Gamze Karadayı (Okul Öncesi)
  • Tuğba Karataş (Okul Öncesi)
  • Cuma Bulut (Sınıf Öğretmeni)
  • Elçin Zihin (Okul Öncesi)
  • Gülüzar Bayram (Sınıf Öğretmeni)
  • Ayşegül Karagöl (Okul Öncesi)

KÜTÜPHANELER

  • İzmir Urla İlçe Halk Kütüphanesi
  • İstanbul Orhan Kemal İl Halk Kütüphanesi
  • İstanbul Özel Gaziosmanpaşa Şefkat İlköğretim Okulu Kütüphanesi
  • Adana İl Halk Kütüphanesi
  • Kilis Çocuk ve Gençlik Kütüphanesi
  • Antalya Tekelioğlu İl Halk Kütüphanesi
  • Osmaniye Mimar Sinan İlkokulu Z-kütüphanesi
  • Kırklareli Lüleburgaz İlçe Halk Kütüphanesi

KÜTÜPHANECİLER

  • Güler Semra TURMUŞ (Okul Kütüphanecisi)

PAYLAŞIMLAR/GÖRÜŞLER:

Bir sınıf öğretmeni olarak ben sınıfımızın tüm öğrencileri 4 yıldan beri Kilis Çocuk ve Gençlik Kütüphanesinin aktif üyesiyiz. Her ay düzenli olarak 4/B Sınıfı olarak Kilis Çocuk ve Gençlik Kütüphanesini ziyaret ederiz. Her zaman Kilis Çocuk ve Gençlik Kütüphanesinde düzenlenen tüm etkinliklere katılırız. KÜYAP (Kütüphane Yaz/Yarıyıl Programı) etkinliklerine düzenli olarak katıldık. Kütüphanede Oyun etkinliklerine katıldık. Rengarenk Okuyorum etkinliklerine katıldık. Yerinde Okuyorum etkinliklerine katıldık. Çocuk Kitapları ve Kütüphane etkinliklerine de katıldık. (Cuma BULUT-Sınıf Öğretmeni-Kilis)

Sınıf olarak Kütüphane ziyaretleri, kütüphanede masal saatleri yapıyoruz. Okulda ki masal saatlerimizi genellikle okul bahçesinde kamelyamız da yapıyoruz. (Elçin Zihin-Okul Öncesi-Antalya)

Geçen yıllarda sınıfça kütüphane gezisi yapmış, kütüphanecimizi okula davet etmiştim. Kütüphaneden aldığım kitabı açık havada okumuştum. Bu yıl da kütüphane haftasını kutladıgımız hafta çalışmaları tekrarlamayı planlıyorum. ( Ayşegül Karagöl -Okul Öncesi-Kırklareli)

Masal anlatma etkinliklerimizi kütüphanede gerçekleştirmekteyiz, okulumuzun kütüphanesini aktif olarak kullanmaktayız. ( Gülüzar Bayram -Sınıf Öğretmeni-Osmaniye)

Instagram