1. Uluslararası Çocuk Kütüphaneciliği Sempozyumu

I. ULUSLARARASI ÇOCUK KÜTÜPHANELERİ SEMPOZYUMU
14-17 KASIM 2018

 

Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü, Marmara Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü ve Kalkınma Bakanlığı KOP (Konya Ovası Projesi) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı ortaklığında gerçekleştirilecek olan sempozyum çocukların okul öncesi döneminde kütüphane ile tanışmaları için yapılan önemli bir çalışmadır.

BİLDİRİ ÖZETLERİNİN GÖNDERILMESİ İÇİN SON TARİH 30 NİSAN !

SEMPOZYUMA NEDEN KATILIYIM DİYENLER İÇİN;

Bilir misiniz? Güzel bir söz vardır “Kitapsız büyüyen çocuk, susuz ağaca benzer”.

Bu söz 21.yüzyılda yetişmeye çalışan çocuklar için söylenmiş sanki. Çocuklarımızı yetiştirmeye çalışırken kendi ellerimizle susuz bırakıyoruz. Nasıl mı? Bir televizyon karşısında onu yalnız bırakarak, ağlamasın diye eline kitap yerine tablet tutuşturarak, birlikte masal okumak yerine sadece parklardaki salıncaklarda birlikte olarak, yaş aralığı yapmaksızın bilgisayar oyunlarıyla ya da telefon gibi teknolojik araçlarla tanıştırarak…

Biz biliyoruz ki bilgi toplumu çağında her anne ve baba çocuklarının iyi bir eğitim almasını ve toplumda yarar sağlayacak birey olmalarını istemektedir.

Kitapsız büyüyen çocuklarımız toplumsal olaylar karşısında sağır, kör ve dilsiz hale gelebiliyorlar. Özellikle de yalnızlaşma isteği, yaşam tecrübesizliği ve yeni insanlarla tanışma korkusu gibi birçok ruhsal sorun çocuklarımızda yavaşça ortaya çıkmaya başlıyor. Bu gibi ruhsal sorunları tetikleyen en büyük etkenler ise okul öncesi çocukların ev ortamlarında yalnız oynamaları, toplum yerlerinde rahatça sosyalleşememeleridir. İşte bu noktada çocuk kütüphaneleri hem çocukların hem de ailelerin hayatlarını renklendiren, toplumla iletişim kurmalarını sağlayan, çocukların farklı insanlarla aktivite yapmalarını imkân sunan ücretsiz mekânlardır. Bu ücretsiz mekânları fark edememiş kullanıcılarımız için farkındalık çalışmaları yapılması gerekmektedir. Günümüzde halen bebeklerin ve 1-3 yaş arası çocukların kütüphane mekânlarını kullanımı ve üye olma durumları hakkında yeterli bilgiye sahip olmayan bireyler toplumumuz da bulunmaktadır. Hâlbuki kütüphane mekânları bebeklerin dil gelişimine yardımcı olan, konuşma yetilerini hızlandıran, gelecekte nitelikli birer kütüphane kullanıcı olma yolunda ilerlemesini sağlayan yerlerdir.

Çocuk kütüphanelerin hedef kitlesi sadece okul öncesi çocuklar ile sınırlı değildir. Okul sonrası 4-6 ve 7-12 yaş arası çocuklarında kullanabilecekleri eğitim yuvaları haline gelmektedir. Bu yaş aralığına sahip çocukların okuma, araştırma, yazma, öğrenme gibi eylemleri sadece okul ortamlarında göreceklerini düşünen aile yapılarının algılarını yıkmak için her ailenin uzmanlar tarafından bilinçlendirilmesi ve eğitimin sadece okul ortamından ibaret olmadığı ailelere gösterilmesi gerekmektedir.

Kütüphanelerin gelişen teknolojinin oluşturduğu ortamlara inat çocuklarımıza huzurlu ortam sağlayan, okuma, öğrenme, araştırma, yaşamlarını şekillendirmeye yardımcı olan ve kaliteli zamanlar geçirmelerine en iyi şekilde sağlamak için birçok imkânlar tanıyan yerlerdir.

Bu ortamlar yeni doğacak olan çocuklardan başlayarak 7’den 70’e herkesin sesi herkesin kulağı olduğu gibi herkese kollarını açmaktadır. En önemlisi de kültürümüzü koruyacak ve geleceğimizi geliştirecek olan değerli çocuklarımız için en güvenilir ortamlar haline gelmesi için çalışmaların bir an önce yapılması gerekmektedir.

Siz de istemez misiniz? Çocuklarınızın yaşam alanlarının genişlemesini, gerçekten okumaya hevesli bireyler haline gelmelerini ve araştırmacı bir ruha sahip olmalarını.
Ayrıca dijital çağda büyüyen bu neslin teknoloji kullanım bilgisini kütüphane personellerinin desteği ile daha güvenli ve daha doğru bir biçimde öğrenmelerini.

Tabi ki de her anne ve baba bu istekler doğrultusunda çocuklarının yetişmesini ister. Özellikle de çocuklarının sağlıklı bir gelişim sağlamlarını ve çocuklarında bulunan gizlenmiş yeteneklerin gün yüzüne çıkmasını ister.

Bu nokta da çocukta bulunan merak duygusunu ortaya çıkarmak, soru sorma ve çıkarım yapma yetisini geliştirmek, hayal güçlerini sürekli olarak gelişim halinde olmasını sağlamak, teknoloji kullanım bilgisini genişletmek için çocukların ve ailelerin kütüphane ortamıyla tanıştırılması gerekmektedir. Bu özellikleri çocuklarınıza katan en değerli mekanlar ise çocuk kütüphaneleridir.

Çocuk kütüphane ortamları ile çocukların kitaplar arasında rahatça keşif yapabilmelerini, masal okumalarıyla canlandırmalar yaparak yeteneklerini geliştirmelerini, bu ortamların güvenilir oyun yeri haline gelebilmeleri için aileleri ve çocukları kütüphanelerde bekliyoruz. Bu yüzden çocuk kütüphanelerinin etkinliğini ve niteliğini arttırma yönelik önemli olan bu konuları toplum içinde gündeme gelmesi için siz değerli ailelerin bu sempozyuma katılması önemlidir.

Çocuk kütüphaneleri hakkında yapılacak olan 4 oturumlu bir bilgi şöleni Nevşehir de gerçekleşecektir. Çocuk kütüphanelerinin kurulması ve çocukların özel bir alana sahip olması konusunda akademisyenler ve uygulamacılar ile kurum/kuruluşlar arasında bilgi fırtınası oluşturulacaktır.
Türkiye’de çocuk kütüphanelerinin yaygınlaşması konusunda stratejiler tartışilacak ve 21. yüzyıl da çocukların okumaya duydukları ilgileri tartışılarak bu duruma yönelik öneriler sunulacaktır.

Unutulmamalıdır ki; çocuklar ülkenin en değerli hazineleridir. Bir ülkenin çocuğa verdiği önem ve değer o ülkenin kültürel ve sosyal kalkınmasını en üst düzeye taşımaktadır.

 

SEMPOZYUMDA BULUNACAK DEĞERLİ İSİMLER:

Onur Kurulu:

• Prof. Dr. M. Emin ARAT (Marmara Üniversitesi Rektörü)

• Hamdi TURŞUCU (Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü)

• İhsan BOSTANCI (Konya Ovası Projesi -KOP- Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı)

Sempozyum Başkanları:

• Doç. Dr. Asiye KAKIRMAN YILDIZ (Marmara Üniversitesi)

• Ali ODABAŞ (Genel Müdür Yardımcısı, KYGM)

• Alper BİLGİÇ (Koordinatör, KOP)

Düzenleme Kurulu:

• Doç. Dr. Asiye KAKIRMAN YILDIZ (Marmara Üniversitesi)

• Ali ODABAŞ (Genel Müdür Yardımcısı, KYGM)

• Alper BİLGİÇ (Koordinatör, KOP)

• Ahmet ALDEMİR (Daire Başkanı, KYGM)

• Prof. Dr. Coşkun POLAT (Çankırı Karatekin Üniversitesi)

• Doç. Dr. Erol YILMAZ (Türkiye Büyük Millet Meclisi)

• Doç. Dr. Nevzat ÖZEL (Ankara Üniversitesi)

• Yrd. Doç. Dr. Lale ÖZDEMİR (Marmara Üniversitesi)

• Yrd. Doç. Dr. Güssün GÜNEŞ (Marmara Üniversitesi)

Davetli Konuşmacılar:

• Raphaela Müller (Alman Kütüphaneciler Derneği – Çocuk ve Gençlik Kütüphaneleri Komisyon Üyesi)
• Ayub Khan (CILIP BAŞKANI-2018)

Sempozyumda Gerçekleştirilecek Olan Konular:
• Mekân Olarak Çocuk Kütüphanesi
• Çocuk Kütüphanelerinde Bilgi Teknolojilerinin Kullanımı
• Çocuk Kütüphanelerinde Okul Öncesi Dönem
• Çocuk Kütüphanelerinin Aile Ve Sosyal Çevre İle İlişkisi
• Çocuk Kütüphanesinde Nitelikli Hizmet Sunumu
• Çocuk Kütüphanelerinde Nitelikli Koleksiyon Oluşturma
• Çocuk Kütüphanelerinde Bilgi Okuryazarlığı (Yaşam boyu Öğrenme)

Sempozyuma ilişkin daha ayrıntıli bilgi için;

http://www.cocukkutuphaneleri.org

 

Yazan:

Tuğba ORMANCI

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi/ Bilgi ve Belge Yönetimi

 

HALK VE ÇOCUK KÜTÜPHANELERİNİN KULLANICI GÖZÜNDEN DEĞERİ

Giriş:

Halk kütüphanesi ve çocuk kütüphanesi merkezlerimizin ülkemizde kullanıcılar tarafından kullanım farklılıklarını ölçmek amacıyla Kütüp-Anne Platformu kapsamında bir anket yapılmıştır. Çalışmanın amacına uygun hazırlanan bu ankette; kullanıcıların eğitim durumları dikkatte alınarak 224 kullanıcımıza bu anket uygulanmıştır.  Anket sonuçlarına göre; 223 kullanıcının cevapları kabul edilerek, bir kullanıcının anket sonucunun değerlendirilmesi kabul edilmemiştir.

 

Yöntem:

Anketi oluşturan 16 soru bulunmaktadır.  Anket veri sonucuna göre; kullanıcılara sorulan, yaş ve şehir soruları dikkatte alınmamıştır.  Bunun yerine bağımsız değişken sorusu olan kullanıcıların eğitim durumu dikkate alınarak anket sonuçları yorumlanmıştır.  Bağımsız değişkenimize göre değişecek olan bağımlı değişkenleri oluşturan 13 soru anketimizde bulunmaktadır.

Sorular genel olarak; kütüphane merkezlerinin kullanıcılar tarafından ne sıklıkla kullanıldığı, hangi saat aralığında kullanıcılar kütüphane kullanımında aktif olduğu, kullanıcıların yeni kütüphane hizmetlerinden haberdarlığı ve kütüphane kullanımının kullanıcılar tarafından hangi amaçla kullanıldığı tespit etmek amacıyla hazırlanmıştır.

Anket Çalışmasında Elde Edilen Bulgular:

Tablo 1: Eğitim Durumu

Tablodan anlaşıldığı gibi anket çalışmasına katılan 223 kişinin; 49 kişisi yüksek lisans öğrencisi, 130 kişisi lisans öğrencisi, 22 kişisi ön lisans öğrencisidir. Geriye kalan 22 kişi örgün eğitimde yer alan öğrencilerdir.  Yüzdelik dilime göre; lisans öğrencileri,  anket çalışmasının %58,30 kısmını oluşturarak bu anket uygulamasında en fazla yer alan eğitim düzeyidir. En az ise;  %0,45 oranında olan ortaokul öğrenci grubudur.

Tablo 2: Kütüphaneyi hangi sıklıkla kullanıyorsunuz?

Kullanıcının kütüphane mekan kullanımının sıklık oranları; 223 kullanıcıdan sadece 14 kullanıcısı kütüphaneyi düzenli olarak her gün kullandığı saptanmaktadır.  Hiç kullanmayanların sayısı ise; 40’dan fazla olduğu görülmektedir.  Bu durumu yüzdelik dilimlerine göre ele alırsak; %6,28 oranında her gün kütüphaneden yararlanan kullanıcı bulunurken, %19,28 oranında kütüphaneden yararlanmayan kullanıcı bulunmaktadır.  Elde edilen bu veriler doğrultusunda; kütüphane hizmetlerinden yararlanma bilgisine sahip olmayan bireylerin yeterince kütüphane ortamına ilgi duymadığı saptanmıştır.  Eğitim düzeyinin verdiği çalışma ve araştırma kabiliyetinin etkisi ile toplam da 223 kullanıcının 180’ni eğitim ve öğretim amaçlı olarak kütüphane merkezlerini kullanmaktadır.   Bir kez kullananların oranı; %12,11 iken haftada bir ya da birkaç kez kullananların oranı; %16,59’dur. Bunun dışında kullanıcıların ayda bir ya da birkaç kez kullanım oranı %45,74 olması ile diğer oranlardan daha yüksek bir değere sahip olduğu saptanmaktadır.  Anket sorularından bir diğer tekli soru ise;  dijital ve sosyal medya da kütüphanelerin etkinliklerine ait sayfaların bulunması ve buralarda çevrimiçi eğitimlerin verilmesi ile alakalıdır. Kütüphane web sayfaların artması ile kullanıcıların %94,62 düzeyinde kütüphaneye olan ilgilerinin artacağı bilgisi anket sonuçlarından elde edilmiştir.

Tablo 3:   Kütüphaneyi genellikle hangi saatler arasında kullanıyorsunuz?

 

Anket sonuç verilerinin bir diğer konusu; kullanıcıların kütüphane ortamlarını hangi saat aralığında kullandığı konusudur.  Tablo 3’deki verilerde görüldüğü gibi 223 kullanıcının sadece 201 kullanıcısı bu soruyu cevaplamıştır.  Sabah saatlerini gösteren 08.30-10.00 aralığı  %6,47 oranında iken akşam saatleri 17.00-22.00 aralığı %16,42 oranında olması ile sabah vaktinden daha yüksek kullanım oranı sahip olduğu saptanmıştır.  11.00-12.30 aralığı;  sabah vaktine göre %8,95 oranında daha yüksek olduğu görülmektedir. Tablo 3’ün gösterdiği verilere dayanarak kütüphane mekanını en fazla kullanma oranına (%61,69)  sahip olan saat aralığı ise; 12.30-17.00 aralığıdır.

Bu doğrultuda; kütüphanelerde kullanıcı tatmini sağlamak için öğleden sonraki zaman aralıklarında kullanıcılara daha iyi hizmet sunulması gerekmektedir. Bu hizmetlerin potansiyel kullanıcılara doğru bir biçimde sunulması için kütüphane hizmet tanıtımları yapılmalıdır. Çünkü anket sonuçlarına göre; %50,45 oranında halk kütüphanelerinin hizmetleri hakkında bilgi sahibi olmayan potansiyel bir kullanıcı grubu olduğu saptanmıştır.

‘Halk kütüphanelerinin hizmetlerinden haberdar mısınız?’ sorusuna, 222 kullanıcı yanıt vermiştir. Bu yanıtların içerisinden 112 kullanıcının halk kütüphanelerinin sunmakta olduğu hizmetlerden haberdar olmadığını belirten ‘Hayır’ yanıtını seçtikleri tespit edilmiş ve geriye kalan %49,55’lik dilimde ise 110 kullanıcı halk kütüphanelerinin hizmetlerinden haberdar olduğunu belirten ‘Evet’ seçeneğini seçtikleri görülmüştür.

Bir diğer kurum niteliği taşıyan; çocuk kütüphanelerinin sunduğu hizmetlerin kullanıcı farkındalık durumu, halk kütüphanelerinin farkındalık durumuna yakın bir sonuç vermektedir.  Anket sonuçlarına göre; 223 kullanıcı içerisinden 178 kullanıcın çocuğu olduğu saptanmıştır.  Yüzdelik dilime göre; bu oran %79,82 iken çocuğu olmayan kullanıcı oranı %20,18’dir.  Çocuğu olan kullanıcıların %57,27 oranında çocuk kütüphanelerine üye olmadıkları ortaya konulmuştur. Çocuğunu doğduğu andan itibaren kütüphanelere üye olabileceğini bilmeyenlerin oranı ise; %54,71’dir.

 

Halk kütüphanelerinin içerisinde yer alan çocuk bölümüne kullanıcı ilgi durumu müstakil çocuk kütüphanelerine göre daha az oranda olduğu saptanmıştır. Anket sonuç analizine bakılarak; halk kütüphanelerinde bulunan çocuk bölümüne kullanıcı tarafından sıklıkla gidilme oranı %4,48 ve %37,67 oranında ‘hiç kullanmıyorum’ yanıtını oluşturan kullanıcı grubu bulunmaktadır. Haftada bir ya da birkaç kez gidenlerin oranı %13 iken; ayda bir ya da birkaç kez gidenlerin oranı %35 olduğu görülmüştür. Halk kütüphanelerinin çocuk bölümüne kullanıcı ilgisini arttırmak amacıyla; çocuk ve büyüklere yönelik eğitim seminerleri düzenlenmesi gerektiği düşünülmektedir. Bu eğitim seminerleri içerisinde çocuk bakımı, masal okuma gibi eğitimler düzenlenmesi ile %94,62 oranında kullanıcılar tarafından kütüphane kullanım sıklığı artacağı tespit edilmiştir.

Kullanıcılar, halk kütüphanesinin içerisinde bulunan çocuk bölümüne yeterince ilgi duymadıklarını anket analizlerinde belirtmişlerdir. Bunun yerine; çocuklar için düzenlenen ve yapılan hizmetlerin ayrı bir yerde olmasının kütüphane kullanım açısından daha iyi olacağını vurgulamışlardır.  Müstakil çocuk kütüphanelerinin toplum içerisinde yaygınlaşmasını isteyen kullanıcı oranı %98,65 dayanırken yaygınlaşmasını istemeyen kullanıcı oranı sadece %1,35 olduğu saptanmıştır.

Anket veri sonuçlarına dayanarak; müstakil çocuk kütüphanelerin yaygınlaşması için çalışmalar yapılması gerektiği düşünülmektedir. Ayrıca; halk kütüphanelerinde ve çocuk kütüphanelerinde (masal saati, heykeltıraş-seramik, ebru kursu vs.) gibi etkinliklerin artırılması ile kullanıcıların kütüphane ortamlarında vakit geçirecekleri süreninde artacağı anket veri sonucunda saptanmıştır. %95,96 oranında kullanıcıların sanatsal faaliyet çalışmalarını kütüphane ortamlarında görmek istedikleri anket sonuç verilerinde açıklanmaktadır.

Son olarak; halk kütüphanelerinin ve çocuk kütüphanelerinin kullanıcılar tarafından ne ifade ettiğini ortaya koyabilmek için kullanıcıların birden fazla seçeneği işaretleyebildikleri bir soru hazırlanmıştır. Bu soru kalıbı ‘Kütüphaneyi hangi amaçla kullanıyorsunuz?’ şeklindedir. Bu soruyu yanıtlayan kullanıcı sayısı ise; 207’dir.  Soruyu yanıtlayan kullanıcıların, birden fazla seçeneği seçtikleri için seçeneklerin ağırlık ortalamaları ön planda tutulmuştur.

Kullanıcıların kütüphane ortamında; araştırma yapması, kitap okuması, boş zamanlarının değerlendirilmesi, referans kaynaklarından yararlanması gibi faaliyetlerin 1,26-1,48 düzeyinde değiştiği görülerek ağırlık ortalamaların arasında en düşük oldukları saptanmıştır. Kütüphanelerin başlıca amacı olan kitap okuma faaliyeti seçenekler arasında en düşük oranla 1,26 ağırlık ortalamasına sahiptir.  Ağırlık ortalamasının en yüksek olan seçenek ise; ‘film izlemek’ seçeneğidir. 3,06 oranında ortalamaya sahip olması, kütüphane kullanıcılarının kütüphane ortamını film indirmek için kullandığı kanıtlamaktadır.

Bir diğer yüksek oran ise ; ‘Arkadaşlarla buluşmak’ seçeneğidir. Bu seçeneğin ağırlık ortalaması 2,28 iken kulüplere katılmak, sosyalleşmek, seminerlere katılmak ve kütüphaneciden yardım almak gibi seçeneklerin ağırlık ortalamaları 1.51-1,95 düzeyinde değişmektedir.

Gazete ve dergi okumak, ücretsiz eğitimlerden yararlanmak ve e-kaynakları kütüphane içerisinde kullanmak, bilgisayar gibi teknoloji araçlarından yararlanmak seçeneklerinin genel olarak 1,54-1,69 düzeyinde ağırlık ortalamalarına sahip oldukları tespit edilmiştir. Bu seçeneklerin  ‘Film izlemek (3,06) ‘ seçeneğinin ağırlık ortalamasından düşük olmaları kullanıcıların bu hizmetleri sadece eğitim alanda kullandıklarını göstermektedir.  Kütüphaneciden yardım almak düzeyi 2,05 ağırlık ortalamasına dayanırken fotokopi hizmetinden faydalanmak 2,22 düzeyinde bir ağırlık ortalamasına sahip olduğu belirlenmiştir.

 

Sonuç ve Öneriler:

Halk kütüphaneleri, toplumun kültürel değerlerini koruma, bireylerin bilgi gereksinimlerini karşılama ve toplumdaki bireylerin birbirleri arasındaki iletişimlerini kuvvetlendirmede önemli bir yapı taşı unsurudur.  Çocuk kütüphaneleri ise; çocuk kullanıcılarının gelecek hayatlarında bilgi araştırma kabiliyetlerini geliştirmelerine yardımcı olmak ve eğitimde daha başarılı bir bireyler olmaları için oluşturulan farklı bir yapı taşıdır.  Bu duruma bağlı olarak; araştırma kapsamında ortaya çıkan temel sonuçların değerlendirilmesi ile gelecekteki halk kütüphaneleri ve çocuk kütüphanelerini kullanıcılar tarafından ilgi odağı haline gelmesi için yapılması gerekenler şu şekilde sıralamak mümkündür:

  • Ankette kullanıcı beyanlarından yola çıkarak; halk kütüphanelerinin çocuk kütüphanelerinden ayrılması gerektiği düşünülmektedir. Bu durumda ülke genelinde müstakil çocuk kütüphanelerinin artması için çalışmalar yapılması kullanıcılar tarafından beklenmektedir.
  • Saptanan bu verilere göre; kütüphane ortamlarının kullanıcılara daha iyi tanıtılmasının gerekliliği ve hizmetlerin kullanıcılara duyurulması konusunda çalışmaların yapılması için kütüphane personellerinin daha elverişli adımlar atması gerektiği düşünülmektedir.
  • Potansiyel kullanıcıya doğru hizmeti verebilmek için öncelikle kütüphane ortamını tanıtmak ve hizmetleri kullanıcı odaklı geliştirmeye yatkın personeller ile kütüphane mekânını kullanıcıya sunmak gerekmektedir.
  • Bilgi toplumunun dijital dünyasına uygun kütüphane tutundurma faaliyetleri yapıldığı gibi bu faaliyetlerinin takip edilmesi ve sürekliliğinin sağlanması kullanıcıyı kütüphane ortamına çekmede yarar sağlayacaktır. Örnek olarak; kütüphane web sayfaları hazırlanabilir ve ücretsiz bir hizmet ile mekâna ya da bir alana ihtiyaç duymadan kullanıcıya belli aralıklarla kütüphane hizmetlerinin tanıtımı için internet aracının sağladığı imkânlar ile kütüphane personelleri kullanıcılara hizmet verebilmektedir.
  • Hizmet üreten kurumlardan biri olan halk kütüphanelerinin, sunmakta olduğu hizmetlerden yaralanamayan ya da haberdar olmayan yarıdan fazla potansiyel kullanıcı bulunmaktadır. Bu duruma yönelik olarak; halk kütüphanelerinin hizmet niteliğini düzenli ve sistemli bir şekilde ölçülmesi gerekmektedir.
  • Toplumda halk kütüphanelerinin, varlığını sürdürebilmesi ve hizmetlerini sürekli olarak duyurabilmesi için kitap fuar açılışı, sergi ve gösteriler sunma, broşür hazırlama, okuma yarışmaları ya da kampanyaları, toplumdaki bireyler ile iletişim kurmak için etkinlik düzenleme ve kütüphane web sayfası oluşturulması gibi tutundurma faaliyetlerinin artırılması beklenmektedir.
  • Halk kütüphanelerinin ve çocuk kütüphanelerinin toplumda yaşayan bireylerin okuma oranını ve okuryazarlık becerilerini geliştirmeleri açısından masal okuma etkinlikleri, çevrimiçi eğitim çalışmalarının artırılması gerektiği öngörülmektedir.
  • Halk kütüphanelerinin önemli bir yere sahip olan özellik, insanların kütüphane ortamında bir araya gelmeleri ve birbirleri arasında iletişim kurmalarıdır. Ancak anket veri sonuçlarına dayanarak kullanıcıların çoğu kendi çevresiyle iletişim kurmayı tercih etmekte olduğu kanıtlanmaktadır. Bireysel olarak tanımadığı kullanıcıların yer aldığı etkinliklere katılma oranı arkadaşlarıyla buluşma oranından düşük olması bu durumu ispatlamaktadır.
  • Kitap okuma oranının diğer oranlardan en düşük olması nedeni ile halk kütüphanelerinde okuma faaliyetleri maksimum seviyelere çıkartılmalıdır. Bunun için kütüphanelerde cazip ödüllü okuma faaliyetlerinin yaygınlaşması önerilmektedir.
  • Kütüphane hizmetlerinde seminer, toplantı, konferans gibi etkinliklerin artması ve potansiyel kullanıcıların bu tür etkinliklerden haberdar olmaları için çalışmalar yapılması beklenmektedir.
  • E-kaynakların ( e-dergi, e-kitap, e-tez, veri tabanı vs.) kullanımı hakkında kullanıcılar bilgilendirilmeli ve kullanım oranını artırılmasına yönelik çalışmalar yapılması gerekmektedir.

Halk kütüphaneleri ve çocuk kütüphaneleri, toplumda bir değer niteliği haline dönüşebilmeleri için hedef kitlelerinin ilgilerini çekebilecek hizmetler geliştirmesi beklenmektedir.  Bunun için kütüphane merkezleri iyi bir hizmet strateji yolları belirlemeli ve sivil kuruluşlarla işbirliği kurarak toplumun geneline yayılım göstermelidir.

 

Yazan:

TUĞBA ORMANCI

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi/Bilgi ve Belge Yönetimi

 

BEBEKLER KÜTÜPHANEDE: DUBLİN

Irlanda’nın Dablin şehrinde halk kütüphaneleri hizmetleri arasında “BEBEKLER, KİTAPLARI SEVER” projesi de yerini aldı.

Projenin işleyişi şu şekilde;

Düşünün ki, bebeğinizin 9.ay sağlık kontrolünde doktorunuz size bir davetiye veriyor. Bu davetiye ile yaşadığınız bölgede bulunan herhangi bir halk kütüphanesine giderek BEBEK ÇANTANIZI almaya davet ediyorlar.

BEBEK ÇANTASININ içinde İrlandaca ya da İngilizce bir kitap, bilgilendirme broşürü, okuma çizelgesi, Kütüphane hizmetlerinin tamamen ücretsiz sunduğu tüm hizmetlere katılıma teşvik edici bir davet mektubu bulunuyor.

Böylece aileler kütüphanelerden kitap dışında, eğitici setler, dvd, e-book, sesli-kitap vb. materyalleri alabildiklerini ve kütüphanede bebekleri ile birlikte katılabilecekleri etkinlikleri öğrenmiş, fikir edinmiş oluyorlar.

Bebekler için masal saati, bebek yogası, bebek işaret dili, bebekler için hareketler… şarkılar… farklı duyusal materyaller….

Unutmayalım ki; kütüphaneye gitmek için büyümeye gerek yoktur. Okumak bir alışkanlıktan ziyade bir kültürdür. Bu kültürün başlangıcı, daha bebekken kütüphaneler ile buluşmaktır.

Türkiye Cumhuriyeti Kütüphane Hizmetleri Mevzuatına göre her birey doğduğu andan itibaren sadece TC Kimlik numarasi ibrazı ile kütüphanelere üye olabilmekte, kitap ödünç alabilmekte ve hizmetlerden yararlanabilmektedir. Haklarımızı bilelim, kütüphanelerimizi sahiplenelim.

KÜTÜPHANEDE BİR DRAMA KÖŞESİ: İstanbul Mihrimah Sultan Çocuk Kütüphanesi

Üsküdar Üniversitesi Çocuk Gelişimi bölümünde uygulamalı olarak aldığımız Sosyal Sorumluluk Projesi dersi için bir proje üretmemiz gerekiyordu. İlgi alanlarımızı ve daha önce yapılmış projeleri inceledikten sonra kütüphanelerle ilgili bir projede yer alabileceğimizi düşündük. Bu konuyla ilgili fikirlerini almak üzere Kütüp-anne Platformunun kurucusu Merve hanımla iletişime geçtik ve yapabileceklerimiz üzerine fikir yürütmeye başladık.

Proje kapsamında ulaşmak istediğimiz temel hedefler;

  • projenin sürdürülebilir olması
  • kütüphaneye değer katması
  • çocukların kütüphanelere olumlu duygu beslemesi
  • farklı etkinliklere destek verecek nitelikte olması
  • topluma fayda sağlaması

 

Hedeflerimiz doğrultusunda ulusal ve uluslararası uygulamalara ilişkin yaptığımız araştırmalar sonucunda aklımıza bir kütüphanede drama köşesi kurmak geldi. Bu köşede bir kukla sahnesi, kostümler, kuklalar ve kütüphanenin etkinliklerde kullanabileceği minderler bulundurmaya karar verdik. Birimizin babası mobilyacı, birimizin annesi giyim öğretmeni olduğundan maddi açıdan da bir sıkıntımız yoktu. Bu yeni fikrin heyecanıyla hemen Merve hanımla haberleştik ve o da fikrimizi beğenince çalışmalara başladık.


İlk olarak bu projeyi uygulayabileceğimiz bir kütüphane arayışına başladık. Merve hanım Mihrimah Sultan Çocuk Kütüphanesi ile görüşerek burada çalışabileceğimizi söyledi ve bizi buraya yönlendirdi. Biz de vakit kaybetmeden kütüphane müdürü ile görüştük ve planlarımızı anlatıp proje hakkındaki fikir ve önerilerini aldık. Kütüphane yönetimine projemizi anlatan bir dilekçe vermek gibi bürokratik işleri de hallettikten sonra ebeveynlerimizin mesleklerinden ötürü zaten hazır olan görevlerimiz için çalışmaya başladık.

Kukla sahnesinin ve kostümlerin/kuklaların asılacağı standın çizimleri yapıldı ve bir hafta sonu atölyede hazırlandıktan sonra kütüphaneye götürüldü ve kurulumları yapıldı. Eş zamanlı olarak dikilecek kostümlere karar verildi ve bunlar için alışverişe çıkıldı. Alışverişte kuklalar, kartal ve robot kostümü hazır alındı ve minderler/kostümler için kumaş, elyaf, fermuar gibi malzemeler de temin edildikten sonra bunların da yapımı tamamlanıp kütüphaneye teslim edildi.


Teslimatlar yapıldıktan sonra kütüphane müdürü Hülya hanımın önerisi üzerine kütüphaneye bağışladığımız kukla sahnesiyle bir etkinlik düzenledik.

Etkinlik için bir anaokulu davet ettik. Etkinliğimiz şarkılar ve danslarla başlayıp kukla gösterisiyle devam etti ve resim atölyesiyle son buldu. Biz kukla gösterimizi yaptıktan sonra etkinliğe katılan çocukları sahneye davet ettik ve kendi kukla gösterilerini yapmalarını istedik. Çocuklar bu teklifimizi beklentimizin üstünde bir hevesle karşıladılar ve hepsi çıkıp kendi gösterilerini sundular.

Etkinliğimizin son aşaması olan resim çalışmasında çocukların yaptığı resimler, bir dahaki kütüphane ziyaretlerinde duvarda asılı olarak görecekleri sözü verilerek toplandı. Böylece çocukların kütüphaneyi bir daha ziyaret etmeleri için bir sebep daha oluştu.

Saynur Çetinkaya

Melike Ceren Altay

Şu an sosyal medyada ya da arada yaptığımız kütüphane ziyaretlerinde bu kukla sahnesini ve kostümleri kullanan çocukları görmek bizi hem gururlandırıyor hem de kütüphaneler için yapabileceğimiz başka projeler için motive ediyor.

Mutki Kütüphanesini Gördünüz mü?

31,648 nüfusuyla Bitlis’in en küçük ilçesi olan Mutki, Bitlis Valiliği Proje Koordinasyon ve Eğitim Merkezi BIPEM ve DAP Idaresi Başkanlığı, Mutki Kaymakamlığı, Mutki Belediyesi ve Ilce Milli Eğitim Müdürlüğünün katkılarıyla bu küçük ve şirin kütüphanemiz yaptırıldı.

Bu bir aylık süreçte iç dizaynı kendi çizimleri olan Mutki Kaymakamı Mehmet KILIÇ ve eşi, Bitlis Kültür ve Turizm Müdürümüz Ramazan GENCAN ve Kütüphaneci Hakan YÜCEL nam-ı diğer Bisikletli Kütüphanecimiz her anlamda destekçimiz oldular.
Bize düşen de gemiyi yürütmekti😊

Yediden yetmişe her yaşa hitap eden halk kütüphanesi olarak bu güzel kütüphaneyi daha cazip kılmak için hizmetler vermeye çalıştık..On iki bin kitap, 44 süreli yayın aboneliği, yerel gazetemiz ve 9 adet bilgisayardan oluşan internet erişim hizmetimiz ve her türlü araştırma, performans ödevlerinin çıktıları ve soru çözümü ile okuyucularimizin ihtiyaçlarını karşılamaya devam ediyoruz .Gelen talepler doğrultusunda akşam iş çıkışı çocuklarıyla beraber kitap okumaya gelen aileler için mesai saatlerimizi sabah 10.00 akşam 21.00 olarak düzenledik.


Haftada 2 gün duzenli olarak gönüllü santranç hocamız ile 1’er ay süre zarfında grup değiştirip her yaştan kesime eğitim veriyoruz .

Yine gönüllü öğretmenimizle her Salı masal saati yapıyoruz.

2 haftada bir gönüllü rehber öğretmenlerle seminerler düzenliyoruz.

Aile destek merkezindeki ev hanımları için okuma saatleri yapıyoruz.

Böyle böyle devam ediyoruz 😊

DİLEK BARTO

Kütüphaneci

Aradığımız Kütüphane Yanı Başımızda; Okulumuzda!

Ankara Bilge Kağan İlkokulu Kütüphanesi

Oğlumu 1. sınıfa kayıt yaptırmak üzere Ankara Bilge Kağan İlkokuluna gittiğimde, ilk olarak binanın dış kapısında asıl olan şu tabela dikkatimi çekti: “Okulumuzda Z kütüphane bulunmaktadır”. Acaba neydi bu Z kütüphane, ilk defa duyuyordum. Sonuçta okulda kütüphane vardı, bu kadarını anlamış ve sevinmiştim. Olaylar hızlı ilerledi, okuldan içeri adım atar atmaz bizi rengarenk, sevimli bir kütüphane karşıladı. Kütüphaneden koridora küçük bir pencere açılıyordu. Böylelikle daha okuldan girer girmez kütüphaneye göz atma imkanı sağlamış olduk. İlerleyen günlerde kütüphaneyi daha yakından inceleme fırsatı edindim. İnceledikçe daha da çok mutlu oldum. Gökte ararken yerde bulmuştum! Bir türlü ulaşamadığın çocuk kütüphanesi, artık elimin altındaydı!

Ankara Bilge Kağan İlkokulu Kütüphanesi çocukların kullanımına uygun şekilde dizayn edilmiş. Dolapların boyları, oturma alanları çocuklar için gayret uygun. Kütüphanede 3406 adet kitap bulunuyor. Bunun yanı sıra süreli yayınlardan ‘Bilim Çocuk, İş Çocuk,  Diyanet Çocuk’ dergilerine abonelikleri mevcut. Okul öğrencilerine hitap eden kütüphanenin aktif olarak 400 tane kayıtlı kullanıcısı var. Öğrenciler ödünç kitap alabiliyorlar. Ayrıca teneffüslerde ve öğle arasında tek başlarına gelip kütüphaneden istifade edebiliyorlar.

Kütüphane kurmak kadar önemli olan bir diğer nokta ise bu kütüphanelerin işlevsel olarak, amaçlarına uygun bir şekilde kullanılmasının sağlanmasıdır. Kütüphane bir şekilde kurulur, içi donatılır ama çocuklara bunu kullanabilecekleri imkan sağlanmazsa, bütün bunların bir önemi kalmaz. Okul yönetimi bu yönden de güzel bir hizmet yapıyor; çocuklar teneffüslerde ve öğle aralarında rahatça girip kitapları inceleyebiliyorlar. Kütüphanede yazarlarla söyleşiler yapılıyor, imza günleri düzenleniyor. Sınıflar öğretmenleriyle beraber, ders saatlerinde kütüphaneyi kullanabiliyor. Öğrenciler arasında ‘en çok kitap okuyan’ yarışması düzenleniyor.

Başta değindiğimiz ‘Z kütüphane’ Milli Eğitim Bakanlığı’nın bir projesi. İlkokul, ortaokul, lise bazında bu projeye başvuru yapılabiliniyor. Ayrıntılı bilgi kendi web sayfalarında mevcut.

Okulumuzun kütüphanesini özellikle tanıtmak istedik. Çünkü bu güzel çalışmalar diğer okullara da örnek olsun isteriz. Kütüphane imkanından bütün çocuklarımızın faydalanmasını arzu ederiz. Çocuklarımızın küçük yaştan itibaren okullarında, ulaşabilecekleri bir yerde, hem kütüphane kültürüyle, hem de kitaplarla bu şekilde iç içe olması gerçekten çok önemli.

Bizim okul kütüphanemizin başta belirttiğim gibi şöyle de bir artısı var; hemen dış kapıdan girince ilk karşınıza çıkan yer! Dolayısıyla bu çocuklar her okula giriş çıkışlarında, her teneffüse inişlerinde bu kütüphanenin önünden geçiyorlar. Genelde okul kütüphaneleri biraz kuytu köşelerde yer alır. Bu yönüyle de kütüphane okulda, hayatın tam ortasında yer alıyor.

Bu ilkokul kütüphanesi isteyince, biraz çaba gösterince çok güzel işlerin ortaya çıkabildiğini gösteriyor.

Değerli çabaları için Bilge Kağan İlkokulu yönetimine teşekkürlerimizi sunuyoruz ve bu şekilde çalışmaların bütün Türkiye’de yaygınlaştırılmasını temenni ediyoruz.

Dr. Şerife Nihal Zeybek

Doğa ile kitabı birbirinden ayırabilir miyiz bu mümkün mü? Peki ya çocukla doğayı?

Çocuklara kitap okumanın Sayısız faydalarını hepimiz biliriz. Çocuğun düşünce yapısını genişletmek, kelime haznesini zenginleştirmek, ona empati yeteneği kazandırmak, kitabın
orada Mütemadiyen hazır bir dost olarak beklediğini vurgulamak, hayal gücünü geliştirmek ve daha niceleri. ..

Peki ya doğa ile kitabı birbirinden ayırabilir miyiz bu mümkün mü? Peki ya çocukla doğayı?

Şöyle huzurlu bir ortam hayal edin desem, sessiz sadece kendinizi dinleyebileceğiniz bir yer… Düşlediğinizinde aklınıza aklınıza gelen ilk mekan neresidir?

güçlü gövdesine sırtınızı dayayabileceğiniz, yemyeşil yaprakları olan bir ağaç ve bu ağaca yaslanıp kitap okuduğunuz biran… Birçok ağacın bir arada yaşadığı bir orman pek çoğumuzun hayalinde canlanandır aslında…

Bir dakikalığına hayatın koşuşturmasını ve gürültüsünü bir yana bırakıp ormanı dinleyelim.. Kuşların sesi.. Çalı çırpının sesi… Belki de ortalıkta gezen böceklerin sesini duyarız ve gözümüzü kapattığımızda iç dinginliğimizi ancak öyle bir ortamda buluruz.

Çocuklar için doğanın birçok farklı tarafı vardır; hem korkular hem bu korkulara çözümler. Hem bir gizem hem de macera ve eğlence. Örneğin; ağaçların arasındaki bir patika da yürüdüğünde karşılaştığı bir çalı yığını korkularını beslerken , yere dökülmüş Meşe palamutları heyecanına ortak oluverir,

Tüm heybetiyle, ışıl ışıl güneşe kafa tutarcasına yükselmiş bir mantarın ise bu küçük kaşifin merakını ve mutluluğunu arttıracaktır… böylesi deneyimlerle dolu bir orman keşfetmek için minik meraklılarımızı beklerken, hiç çocuklar oradan ayrılmak ister mi?

Doğa hangi biçimde görünürse görünsün bir çocuğa anne ve babasının dünyasından farklı daha çeşitli ve engin bir dünya sunar; onu genişletir… tıpkı kitaplar gibi..

Doğa ve kitap ikilisi sanal ekranlardan farklı olarak, çocuklardan zamanı çalmak şöyle dursun onu genişletir görsel imgelem gücünün ve duyguların tam kullanımını teşvik ederek çocuğun yaratıcılığını besler.

Bu da çocukta özgürlük ve hayal gücü için geniş bir alan sunar .tıpkı bir kitapta olduğu gibi.

Doğa aslında, her şeyin ötesinde merak duygumuzu besler.

Oğlumla daha çok ormanda kitap okumaya çalışıyoruz. Kapalı mekanların sınırlamalarına karşı doğanın kucaklayıcı ve müstesna, serbest hali onu daha çok mutlu ediyor. Çünkü orada “Özgür”. İstediği gibi dolaşabiliyor ya da istediği gibi dikenlere bitkilere dokunabiliyor, derede akan suyun sesini başka bir şeye benzemeyen bu huşu anını zihnine kazıyabiliyor.

Bir zeytin ağacının altında istediği kitabı o an, orada okutarak o büyük keyifi zeytin ağacıyla paylaşabiliyor. Bir çocuğun duygusal bağ kurduğu bir ağaca ezberlediği kitabı anlatmasındaki o mutluluğu tarif etmek mümkün mü?

Belki de bir mantar bulduğunda ki o keyif ve mantarla ilgili bir kitap okuduğumda o ilişkiyi çok rahat kurabiliyor olması ya da ormanda okunan yayazulanın hikayesini, “Acaba ben de şimdi onunla karşılaşır mıyım?” diye düşleyerek çam Ormanın içinde merakla gezmesi, topladığı kozalaklara kitap okuması bunları tarif etmem kelimelerle pek de mümkün değil.
Oğlum ormanda daha sakin bir çocuk, daha mutlu , daha çok sohbet eden bir çocuk haline geliyor . Ormana gitmek için hazırlanırken kitap seçmeye çalıştığında kütüphanesinden genellikle orman ile ilgili kitaplar buluyor ya da küçük bir bağlantısı ormana ağaca keşfe dayanan kitaplar seçiyor. Ormanda dolaşırken Meşe palamutları toplayıp çantasında onunla ilgili bir kitap taşıdığını bilmesi,
derede akan suyun içerisine taş atması taşın çıkardığı sesi dinlemesi ve bu keşfin sonunda dinlenmek için oturduğumuzda elimize hemen bir kitap tutuşturması….


duygusal bağ kurmak ve somutlaştırmak için bundan daha iyi bir yöntem düşünemiyorum.

Kendi keşfinden yola çıkarak kitaba uzanan bir doğada öğrenme , keyif alma, mutlu olma ve büyüme yolculuğu bu bizimki.

Yazan: Ayşe Basmacı


Siz de bu büyülü deneyimi bizimle paylaşmak ister misiniz?

İzmir Atatürk İl Halk Kütüphanemiz, Küçük Orman Yolcuları ve Kütüp-anne işbirliği ile sizleri doğayı keşfe ve keyifli bir masal saatine davet ediyoruz.

Beze Elveda!

Zeyno 22 aylık olduğu zaman “Anne pöf yaptım” diyordu. Zeyno’ yu tuvalet eğitimi konusunda hiç zorlamıyorum. Çünkü bunu Zeyno’ nun hazır olduğu zamana bırakıyorum.
Ankara Arkadaş Kitabevi’ ne gittik. Fotoğrafta gördüğünüz Rechel – Johnny İle Beze Elveda kitabını aldık. Zeyno’ yu tuvalet eğitimine zorlamıyorum ancak teşvik edebilecek kaynakları
önüne sürüyorum. Bu tuvalet eğitimi vermek istediğiniz çocuklar için harika bir kaynak:

Yazarı: Dania Florina
Yayınevi: Beta Kids

Bu kitapta, Rachel küçük kardeşi Johnny’e lazımlığı kullanmasını öğretiyor. 12 sayfadan oluşan kitapta renkli ve yalın bir dil kullanılmış. Küçük balık çıkartmalarını lazımlık öğrenme
tablosuna yapıştırarak çocuğunuzla keyifli vakit geçireceğinizi düşünüyorum. Tuvalet eğitimi ile ilgili kısa bir bilgi vermek isterim.

Tuvalet eğitiminde ebeveyn tutumu çocuğun kişilik gelişimini önemli derecede etkilemektedir. Baskıcı bir tutum sergilenirse çocuk kabız olabilir ve ileri yaşlarında tutucu, inatçı ve cimrilik gibi özellikler gözlenebilir. Baskı altında olan çocuk kızgınlık duyabilir ve dışkısını altına yapabilir. Daha sonraki yaşlarda başkalarına zarar vermekten hoşlanabilir, sinir nöbetleri geçirebilir. Tuvalet eğitiminde baskı altında tutulan çocuklar okul yaşantısında da zorluk çekebilir. Çünkü davranışlarında diğer arkadaşlarına göre daha fazla inat gözlenecektir. Dışkılamaya özendirilen çocuk dışkılamayı önemser, ileride yaşamında yaratıcılık, üretkenlik özellikleri daha ön planda olabilir.

Psikolog Anne: Psk. Nisa Güneş Dede

Kitap Ve Kanser Süreci

Merhabalar,
2012 yılından beri kanser hastaları ile çalışıyorum. Ayrıca kendimde kanser hastası yakınıyım… Bu yazımda sizlere kanser tanısı alan bireylerin psikolojik olarak nasıl tepkiler verdiklerinden bahsedeceğim…

Yazarı: Elizabeth Kübler Ross
Yayınevi: APRİL Yayıncılık

Elizabeth Kübler Ross “Ölüm ve Ölmek Üzerine” isimli kitabında ölümcül hastalık tanısı almış, terminal dönem hastalar ile yaptığı görüşmeler sonucunda böyle bir hastalık tanısı aldıktan sonra yaşanılan psikolojik tepkileri beş evreye ayırarak tanımlamıştır. İnkar, öfke, pazarlık, depresyon ve kabullenme şeklinde tanımlanan bu evreler sırasıyla aşağıdaki bölümlerde açıklanmıştır.
Kanser’ e verilen tepkiler kişiden kişiye farklılık göstermektedir.

Hastanın ilk tepkisi geçici bir şok durumudur ve sonra bu şoktan yavaş yavaş geçer. İlk uyuşukluk hissi yok olmaya başladığında ve yeniden kendisini toparlamaya başladığında insanın yanıtı genellikle “hayır bu bana olamaz” olur. Başlangıçtaki bu inkar durumu, hastalığı daha en başından itibaren bilenler açısından olduğu kadar, açıkça bilgilendirilmeyen ve bu sonucu kendi başlarına çıkaranlar açısından da geçerlidir. Neredeyse hastaların tümü yalnızca hastalığın ilk evrelerinde veya gerçeği öğrendikten sonra değil, ara ara sonraki dönemlerde de inkara, en azından kısmi inkara başvurur. İnkar şok edici, beklenmedik haberden sonra hastanın kendisini toplamasına ve zaman içerisinde daha az köktenci savunma mekanizmalarını harekete geçirmesine izin veren bir tampon görevi yapar.
İlk inkar evresi artık varlığını koruyamaz hale geldiğinde, yerine öfke, haset ve içerleme duyguları geçer; “Neden ben, neden o değil”. İnkar evresinin tersine öfke evresi aile ve tedavi ekibi açısından başa çıkması çok güç bir evredir. Bunun nedeni öfkenin her yöne yöneltilmesi ve çevreye zaman zaman neredeyse rastgele biçimde yansıtılmasıdır. Buradaki sorun pek az kişinin kendini hastanın yerine koyması ve bu öfkenin nereden geldiğini anlamaya çalışmasıdır. Hasta bu dönemde başını nereye çevirirse çevirsin, yalnızca kendini mutsuz eden şeyler görecektir. Aile veya personel bu öfkeyi kişisel olarak algıladıklarında, onlarında tepkileri giderek öfkeli hale gelir; bu da yalnızca hastanın düşmanca davranışlarını pekiştirmeye yarar.
Daha az bilinen bu evre kısa süre de olsa hastaya diğer evreler kadar yardımcıdır. Eğer ilk dönemde üzücü gerçeklerle yüzleşilemediyse ve ikinci evrede insanlara ve Tanrıya öfkelenildiyse, belki de kaçınılmaz olayı ertelemek için bir tür anlaşma yapılabilir: “Eğer Tanrı bizi bu dünyadan almaya karar verdiyse ve öfkeli yakarışlara yanıt vermiyorsa, belki de iyilikle istersek daha olumlu davranabilir.” Bu dönemde hasta işbirliği yapar. Tedaviye uyum, çaba gösterme dönemidir.
Hasta artık hastalığını yadsıyamaz hale geldiğinde, yeni ameliyatlara girmesi veya tekrar tekrar hastaneye yatması gerektiğinde, belirtiler daha da ağırlaştığında veya daha güçsüz ve zayıf düştüğünde, artık durumuna gülüp geçemez. Uyuşukluk ve kayıtsızlığının, öfkesi ile hiddetinin yerini kısa zamanda büyük bir kayıp duygusu alır. Bedenlerindeki değişiklik, organ kayıplarına ek olarak hastane masrafları ya da iş ve verim kaybına bağlı ekonomik kayıplar hastalarla ilgilenenlerce bilinir ve bu kayıpların yol açtığı depresyona reaktif (tepkisel) depresyon denir. Yaşamsal konular halledildiğinde hastanın ne kadar hızlı iyileştiği görülebilinir. Sevilen tüm kişilerin yakında kaybedileceği gerçeğine hazırlanmak için ve kabullenmeyi kolaylaştırmak için depresyon bir araç olarak kullanıldığında, verilen güvenceler ve teşvikler bir anlam taşımaz. Hasta her şeye iyi yanından bakmaya teşvik edilmemelidir, çünkü bu yaklaşan ölümü düşünmemesi gerektiği anlamına gelir. Üzülmemesi söylenmemelidir, çünkü hepimiz sevdiğimiz birini kaybettiğimizde korkunç üzülürüz. Eğer üzüntüsünü ifade etmesine izin verilirse, kendi sonunu kabullenmesi daha kolay olacaktır. Hazırlayıcı yasta sözlere gerek yoktur. Bu daha ziyade karşılıklı olarak ifade edilebilen bir duygudur ve diğerinin elini tutmak, saçını okşamak ya da sessizce birlikte oturmak yeterli olur.
Bu zamana dek hissettiklerini, yaşayan ve sağlıklı olanlara duyduğu hasedi ve eceli bu kadar çabuk gelmemiş olanlara duyduğu öfkeyi ifade edebilmiş kişi kabullenme evresine girecektir. Kendisi için anlam taşıyan insanları ve yerleri yakında kaybedeceği için yasını tutmuş olacak ve bir dereceye kadar sessiz bir beklentiyle yaklaşan sonunu düşünebilecektir. Kabullenme mutlu bir evre olarak düşünülmemelidir. Bu evre neredeyse duygudan yoksundur. Sanki ağrı yok olmuştur, savaş bitmiştir. “Uzun yolculuktan önceki son istirahat” zamanıdır. Bu ayrıca hastadan çok ailenin daha fazla yardım, anlayış ve desteğe gerek duyduğu zamandır. Yalnız bırakılmak ister ya da en azından dış dünyanın haber ve sorunlarıyla rahatsız edilmek istemez. Genellikle ziyaretçiden hoşlanmaz ve gelirlerse de pek konuşmaz. Artık televizyon kapanmıştır. İletişim sözelden sözel olmayana kayar. Hasta çağırmak için sadece bir el hareketi yapabilir. Yalnızca elimizi tutup sessizce oturmamızı isteyebilir. Böyle sessizlik anları ölmekte olan birinin varlığında kendini huzursuz hissetmeyen kişiler için en anlamlı iletişim şekli olabilir. Oradaki varlığımız sonsuza dek orada olacağımızın garantisidir. Ancak bu beş evre tamamen her şeyi kuşatan veya önceden öngörülmüş şekilde yaşanmaz. Herkes bu evreleri yaşamayacak, çok az insan kabullenme evresine ulaşacaktır. Bir hasta bir görüşme esnasında bu beş evrenin belirtilerini gösterebilir. Ayrıca dehşet, mizah ya da merhamet gibi diğer başa çıkma tutumlarını gösterebilirler.

 

Psikolog Anne: Psk. Nisa Güneş Dede

Çocuk Kütüphaneleri Listesi

1 Adana Sarıçam İncirlik 100. Yıl Çocuk Kütüphanesi  Açık hürriyet mh. 3 sk no: 2/D incirlik (322) 332-8000 kutuphane0115@kultur.gov.tr
2 Adana Seyhan Adana Çağdaş Çocuk Kütüphanesi  Açık Celalettin Seyhan İlköğretim Okulu Yanı (322) 457-7038 kutuphane0112@kultur.gov.tr
3 Adana Yüreğir Yüreğir Kültür Merkezi Çocuk ve Gençlik Kütüphanesi  Açık hasan şaş blv. no:17 ramazan oğlu kültür merkezi (322) 322-0111 kutuphane0120@kultur.gov.tr
4 Aksaray Merkez Aksaray Kültür Merkezi Çocuk Kütüphanesi  Açık Aksaray Kültür Merkezi E 90 Caddesi No : 106 (382) 215-7107 kutuphane6805@kultur.gov.tr
5 Ankara Çankaya Ankara Ali Dayı Çocuk Kütüphanesi  Açık Ali Fuat Başgil Mah. Nene Hatun Cad. No: 57 (312) 436-5294 kutuphane0602@kultur.gov.tr
6 Aydın Efeler Aydın Kültür Merkezi Çocuk Kütüphanesi  Açık Hasanefendi Mahallesi Kızılay Caddesi 1913 Sokak No: 67 Efeler/AYDIN (256) 214-6320 kutuphane0916@kultur.gov.tr
7 Balıkesir Altıeylül Balıkesir Ece Amca Çocuk Kütüphanesi  Açık Karaoğlan Mah. Emir Sokak. Karesi / Balıkesir (266) 241-7543 kutuphane1012@kultur.gov.tr
8 Burdur Merkez Burdur Çocuk Kütüphanesi  Geçici Kapalı Yeni Mahalle Mehmet Akif Caddesi No: 21 BURDUR (248) 233-1048 kutuphane1506@kultur.gov.tr
9 Bursa İnegöl İnegöl Çocuk Kütüphanesi  Açık Kemalpaşa Mah. Multu Sok. No : 10 İnegöl (224) 715-1417 kutuphane1604@kultur.gov.tr
10 Bursa Osmangazi Tophane Çocuk Kütüphanesi  Geçici Kapalı kutuphane1617@kultur.gov.tr
11 Çorum Merkez Çorum Faik Tonguç Çocuk Kütüphanesi  Açık Çöplü mah. çöplü 3. sokak no:1 (364) 213-9153 kutuphane1908@kultur.gov.tr
12 Çorum Merkez Mehmet Şadisoğlu Çocuk Kütüphanesi  Açık Bahçelievler Mah. Yeşilyurt 4.Sokak no:2/A (364) 221-6859 kutuphane1915@kultur.gov.tr
13 Diyarbakır Yenişehir Esma Ocak Çocuk Kütüphanesi  Açık İnaloğlu Caddesi, Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Sanat Merkezi (412) 223-2214 kutuphane2116@kultur.gov.tr
14 Edirne Meriç Kadıdondurma Çocuk Kütüphanesi  Geçici Kapalı Kadıdondurma İlkokulu MERİÇ (284) 485-9690 kutuphane2208@kultur.gov.tr
15 Elazığ Merkez Nurettin Ardıçoğlu Kültür Merkezi Çocuk ve Gençlik  Açık Sürsürü Mah. Atatürk Bulvarı (424) 241-2427 kutuphane2308@kultur.gov.tr
16 Erzincan Merkez Erzincan Çocuk Kütüphanesi  Açık Atatürk Mahalesi 353. Sokak No. 12 (446) 214-2524 kutuphane2405@kultur.gov.tr
17 Erzurum Aziziye Erzurum Çocuk Kütüphanesi  Açık selçuklu mah. 70. yıl cad (442) 328-0549 kutuphane2522@kultur.gov.tr
18 Eskişehir Tepebaşı Dumlupınar Çocuk Kütüphanesi  Açık Hoşnudiye mah. İstasyon cad. no23 (222) 230-1753 kutuphane2605@kultur.gov.tr
19 Giresun Merkez Giresun Çocuk Kütüphanesi  Açık Çınarlar Mah. Fevzi Paşa Cad.No:38 (454) 216-2516 kutuphane2814@kultur.gov.tr
20 Hatay İskenderun İskenderun Teknik Çocuk ve Gençlik Kütüphanesi  Açık İskenderun Teknik Üniversitesi Kampüsü (326) 314-6870 kutuphane3119@kultur.gov.tr
21 Isparta Merkez Isparta Çocuk Kütüphanesi  Açık Gülistan Mah.2829 S (246) 22-8312 kutuphane3216@kultur.gov.tr
22 İstanbul Bahçelievler Bahçelievler Siyavuşpaşa Çocuk Kütüphanesi  Açık ZEKİ MÜREN CAD. SAĞLIK İŞLERİ HİZMET BİNASI NO:17 KAT:3 BAHÇELİEVLER/İSTANBUL (212) 441-9559 kutuphane3402@kultur.gov.tr
23 İstanbul Beşiktaş Beşiktaş Levent Fatma Banat Çocuk Kütüphanesi  Açık Sümbül Sok. No:14 Levet/Beşiktaş/İstanbul (212) 324-4425 kutuphane3403@kultur.gov.tr
24 İstanbul Kadıköy Bostancı Serap Sedat Çocuk Kütüphanesi  Açık Vukela Cad. No: 15 Bostancı / Kadıköy (216) 380-1517 kutuphane3422@kultur.gov.tr
25 İstanbul Üsküdar Selimiye Çocuk Kütüphanesi  Açık Selimiye Mahallesi Şerif Kuyusu Sokak No: 54 Üsküdar (216) 553-3106 kutuphane3415@kultur.gov.tr
26 İstanbul Üsküdar Üsküdar Çinili Çocuk Kütüphanesi  Açık Valide-i Atik Mah. Çinili Hamam Sk. No: 2 Üsküdar (216) 334-6886 kutuphane3424@kultur.gov.tr
27 İstanbul Üsküdar Üsküdar Mihrimah Sultan Çocuk Kütüphanesi  Açık Selman ağa Mah. İskele Meydanı sok. no:4 Üsküdar/İstanbul (216) 342-7454 kutuphane3414@kultur.gov.tr
28 İzmir Bornova Bornova Mehmet Akif Ersoy Çocuk Kütüphanesi  Açık İnönü Mah. 784 Sok Nu:3 Bornova-İZMİR (232) 339-5575 kutuphane3515@kultur.gov.tr
29 İzmir Karşıyaka Karşıyaka Çocuk Kütüphanesi  Açık 1688 Sokak No:12 Tuna Mahallesi Karşıyaka (232) 368-9357 kutuphane3536@kultur.gov.tr
30 Kahramanmaraş Onikişubat Kahramanmaraş Çocuk Kütüphanesi  Açık Ertuğrul Gazi Mah. Sait Sarrafoğlu Cad. No:232/1 (344) 223-6436 kutuphane4610@kultur.gov.tr
31 Karaman Merkez Ahmet Altınay Çocuk Kütüphanesi  Açık Rauf Denktaş Mah.1.İstasyon cad.Arslan Ay Apt.No:42 (338) 213-0019 kutuphane7003@kultur.gov.tr
32 Kars Merkez Kars Atatürk Çocuk Kütüphanesi  Açık Yusuf Paşa Mahallesi Gazi Ahmet Muhtar Paşa Caddesi No: 53 Merkez/KARS (474) 212-3219 kutuphane3602@kultur.gov.tr
33 Kayseri Kocasinan Hikmet Taş Çocuk Kütüphanesi  Geçici Kapalı İstasyon Mahallesi Ziya Sokak No:11 Kocasinan Kayseri (352) 339-1043 kutuphane3820@kultur.gov.tr
34 Kilis Merkez Kilis Çocuk Kütüphanesi  Açık Aşıt Mah. Maarif Sok. No:2 (348) 813-3474 kutuphane7901@kultur.gov.tr
35 Kocaeli İzmit Nazmi Oğuz Çocuk Kütüphanesi  Açık Hacı Hasan mah Hacı Kasım sok Oğuz apt. 6. blok (262) 322-5244 kutuphane4109@kultur.gov.tr
36 Kütahya Merkez Kütahya Çocuk Kütüphanesi  Açık Ali Paşa Mahallesi Menderes İş Hanı Kat:2 (274) 223-6217 kutuphane4304@kultur.gov.tr
37 Manisa Demirci Demirci 50. Yıl Çocuk Kütüphanesi  Açık Mitat paşa mah. Mektep cd. no:55 (236) 462-1403 kutuphane4517@kultur.gov.tr
38 Manisa Şehzadeler Mimar Sinan Çocuk Kütüphanesi  Açık Saruhan Mh. Murat cd. NO: 14 (236) 238-7113 kutuphane4521@kultur.gov.tr
39 Manisa Şehzadeler Şehzadeler Çocuk Kütüphanesi  Açık Şehzadeler İlçesi Nişancıpaşa Mahallesi Borsa Caddesi No: 27 (236) 238-7114 kutuphane4518@kultur.gov.tr
40 Mersin Akdeniz Mersin Merkez Çocuk Kütüphanesi  Geçici Kapalı kutuphane3318@kultur.gov.tr
41 Mersin Anamur Anamur Çocuk Ve Gençlik Kütüphanesi  Açık Bankalar cad. eski belediye binası (324) 814-2605 kutuphane3326@kultur.gov.tr
42 Muğla Menteşe Şehbal Hilmi Şerif Baydur Çocuk Kütüphanesi  Açık Şeh mah. Hacı Şerif Ağa Sok. No : 9 Menteşe / MUĞLA (252) 212-2806 kutuphane4807@kultur.gov.tr
43 Muş Merkez Muş Çocuk Kütüphanesi  Açık Bitlis Yolu Üzeri Sanayi Bitişiği-Kültür Merkezi / Muş (436) 215-20 9 kutuphane4907@kultur.gov.tr
44 Sivas Merkez Dumlupınar Çocuk Kütüphanesi  Açık Emek Mah. Buhara Cad. Devlet Lojmanları D Blok No:3 (346) 228-4822 kutuphane5807@kultur.gov.tr
45 Sivas Merkez Fevzipaşa Çocuk Kütüphanesi  Açık Yiğitler Mahallesi Yiğitler Caddesi Yüzbaşıoğlu Apartmanı No: 17 (346) 221-5054 kutuphane5808@kultur.gov.tr
46 Sivas Merkez Sivas Atatürk Çocuk Kütüphanesi  Açık Yeni doğan Mahallesi Eser Caddesi Sakinler Apartmanı altı B blok No: 15-16 (346) 241-1987 kutuphane5806@kultur.gov.tr
47 Trabzon Ortahisar Trabzon Çocuk Kütüphanesi  Açık ESKİ VALİLİK BİNASI Ortahisar/Trabzon (462) 322-3384 kutuphane6117@kultur.gov.tr
48 Uşak Merkez Uşak Atatürk Çocuk Kütüphanesi  Geçici Kapalı Bozkurt Mah.Hisarkapı Ulu Yolu No:71 (276) 227-3962 kutuphane6410@kultur.gov.tr
49 Uşak Merkez Uşak Ragıp Soysal Çocuk Kütüphanesi  Açık Işık Mh. Hisarkapı Ulu Yolu No 71/1 UŞAK (276) 223-6940 kutuphane6411@kultur.gov.tr
50 Yalova Merkez Safalı Yılmaz Tüzünataç Çocuk Kütüphanesi  Açık Bahçelievler mahallesi Fatih caddesi Gür sokak No: 7/A Merkez-YALOVA (226) 811-6226 kutuphane7701@kultur.gov.tr