2020 KÜTÜP-ANNE TAKVİMİ

DOLU DOLU BİR YILA HAZIR MISINIZ?

Dünyada halka hizmet veren kütüphanelerin başarısı yaptıkları etkinlikler ile ölçülüyor. Etkinliklerin küresel amaçlardan yerel taleplere kadar çeşitlendirilmesi en önemli konulardan biri.

Muhakkak ki masal saati, sanat saati, kitap okuma grupları ya da yazar buluşmaları gibi rutin programların da kütüphanelerde olması gerekiyor. Ancak tematik etkinliklerin de yıllık planlamada yer bulması kütüphaneyi yaşamın içine çekmektedir.

Biz de Kütüp-Anne Ekibi olarak sizlere ilham verecek birçok keyifli belirli gün ve haftayı sizler için derledik. Milli Bayramlarımız, küresel farkındalık günlerinin yanında eğlenceli günleri de içeren bu takvimin kütüphanelerde ya da okullarda ya da çocuklara hizmet üreten merkezlerde kullanılması hayali ile ücretsiz olarak size sunuyoruz.

2020 yılı süresince Kütüp-Anne 2020 Etkinlik Takviminden yararlanarak/ilham alarak düzenlediğiniz etkinliklerinizi #kutupanne2020 etiketi ile paylaşıp Kütüphaneler konusunda kurduğumuz ağın bir parçası olabilirsiniz.

Yukarıda görselini gördüğünüz takvimin 50*70 cm boyutlarındaki orjinal haline ücretsiz sahip olmak için tek yapmanız gereken aşağıda yer alan formda ilgili yerlede eposta adresinizi ve 2020 yılı mesajınızı bizimle paylaşmanız. En kısa sürede formda belirttiğiniz eposta adresine takviminiz iletilecektir.

Güvenlik Kodu::
security code
Lütfen Kodu girin:

Gönder

KÜTÜP-ANNE 2020 ETKİNLİK TAKVİMİ EKİBİ

Özveri ile yoğun bir tempoda çalışarak sizler için dolu dolu bir 2020 takvimi hazırlıklarına destek veren ve adı aşağıda yer alan ekip arkadaşlarımıza Kütüp-Anne Platformu olarak Teşekkür Ederiz.

Mücahit Tarık Çitçi – Endüstri Mühendisliği

Muhammet Faik Kaya – İşletme

Kübra Meryem Erkan – Grafik Tasarım

Zeynep Pirden – İktisat – Anne 🙂

OKULLARDA OKUMA KÜLTÜRÜNÜ GELİŞTİRMEK İÇİN 25 YÖNTEM

Otobüslerde kitap uygulamasından, küçük ücretsiz kütüphanelere, “kitap aşkını yaymanın yaratıcı yolları…”

Okul otobüsüne kitaplar koymak gibi süper bir fikre sahip olan öğretmen hakkında yayılan hikâyenin ardında çok önemli bir mesaj saklı;

“Okulunuzda ya da çevrenizde okuma kültürünü teşvik etmek için küçük aksiyonlar büyük etkiler yaratabilir.”

Öğrenciler, okumanın değerini bilip kitap okumayı keyifle deneyimlediklerinde ve okumanın onları güçlendirdiğini fark ettiklerinde, edebiyat öğrenimi konusunda zincir etkisi yaratmış oluruz. Tam bu noktada okuma kültürünü geliştirmek için 25 favori strateji yardımcı olacaktır:

1.Kitap hatırlatıcı görseller her yere bırakılabilir

Sınıfınızın duyuru panosunda ya da koridorda, hatta duvar saatinde harika kitaplar konusunda çok zahmet gerektirmeyen ipuçları bırakmak öğrencilerin dikkatini çekecektir.

James V. Brown Library

2.Sınıf kitaplığınızı/kütüphanenizi ulaşılabilir ve kıymetli bir alan haline getirin

Kütüphanelerinizin, çocukların ulaşabileceği, kolayca güzel bir kitap bulabileceği ve hemen okumaya başlayabileceği alanlar olarak organize edildiğinden emin olun.
Verimli sınıf kütüphanesi düzeni konusunda milyonlarca görüş içinde yazılmış It’s All About the Books: How to Create Bookrooms and Classrooms that Inspire Readers isimli profesyonel kitabı tavsiye edebiliriz.

Sınıf Kütüphanesi/Classroom Library

3.Kitapların her yerde olduğundan da emin olun

Çekici bir şekilde kitapları sınıfınızın her bölümünde sergilemek, kitapların çeşitli amaçlarla kullanımının altını çizecektir. Küçük çocuklar kitapları ‘mış’ gibi oyunlarında kullanabilir; örneğin oyuncak bebekler uyku öncesi hikayelerini severler! Kuş gözlemciliğine dair cam kenarına bırakılmış bir kılavuz kitap ya da havalı bir kaya ya da deniz kabuğu koleksiyonu kitabı her yaştan çocuğun ilgisini çeker.

4.Seviye etiketlerinden kurtulun

Evet, genel uygulama kitapları seviyelerine göre ayırmak… Ancak bu yaklaşım miadını doldurmuş durumda. Okuyucuları sevdikleri kitapları okumak konusunda cesaretlendirmek için kütüphanenizdeki kitapları seviyesi yerine konusu, yazarı, türüne göre organize edebilirsiniz.

5.En iyi kitaplar konusunda günceli takip edin

Her çocuğun okuması gereken klasik kitaplar muhakkak olacaktır, ancak çocuklar ne yeni ve güncel ise ona yönelirler. Yıpranmış ve eski tarihli kitapları yenileyin. Yeni çıkan kitaplar için göze çarpan sınıf organizasyonları ile kutlama yapın.

6.Eğlence faktörünü de işin içine katın

Cazibeli özel sunuşlar çocuklar için etkili olur. Kitaplar hakkında heyecanı teşvik etmek için okuma temalı eğlenceli elementler ekleyebilirsiniz. Bu otomat makinesi çocuklardan övgü dolu yorumlar almıştır. Eski sakız topları dağıtıcısını şiir dolu otomat makinesine dönüştürerek yeniden kullanıma sokabilir ya da geri dönüşüm malzemelerinden kendi ürününüzü yapabilirsiniz.

Şiir Otomatı

7.Kitap konuşmaları yapın

Herhangi birinin bir kitap hakkında göklere çıkaran yorum yapması, o kitabı anında daha çekici kılar. Çocuklara kitap vurgulaması yapmak için sık sık kitap konuşmaları gerçekleştirin.

8.Tavsiyeleri paylaşın

Okuyucuların birbirine görünür yollar ile kitap tavsiye ettiği bir çevre yaratın. ‘Ne Okuyorum’ ilan panosu hazırlayabilir, ömür boyu okumayı modellemek için öğretmen seçimleri ve diğer okul personeli seçimleri gerçekleştirebilirsiniz (ne kadar beklenmedik kişiler olursa o kadar iyi vurgulanabilir). Akran tavsiyeleri inanılmaz rağbet görür, bu nedenle çocukların favori kitaplarının tanıtımını yaptığı süregelen yöntemlerinizin olduğundan emin olun.

9.Her yaşta sesli okuyun

Her yaştan her sınıfta olması gereken uygulama ( fakülteler, aile organizasyonları da dahil) sesli kitap okumaktır. Kendinize kitap okunmasından zevk almak için asla çok yaşlı değilsiniz. Merak uyandıran bir kitabı sesli okumak ya da sesli okunan bir kitabı dinlemek, kitabın keyfine, eğlencesine varmak için en iyi yöntemdir. İlham almak için; Wall Street Journal çocuk kitapları eleştirmeni Meghan Cox Gurdon’dan The Enchanted Hour: The Miraculous Power of Reading Aloud in the Age of Distraction kitabına göz atabilirsiniz.

10.Okumayı sosyal aktivite haline getirin

Okumak kendi başına bir zevktir, ancak çevre ile okumak onu daha da iyi yapar.
İlgi uyandıran sorular sorun.
Çocuklara stres yaratmadan kitaplar hakkında konuşma fırsatları verin. Örneğin Lunch Bunch book clubs (Öğlen yarım saat bir araya gelinerek aynı kitap üzerinde tartışılması ya da kitabın beraber okunması…) organizasyonları cesaretlendirmek gibi.

11.Tüm okulun okumasını sağlayın (Tek Okul, Tek Kitap)

Kitap paylaşımı ile yaratılan özel bir bağ vardır. İlkokulda sesli olarak aynı kitap okunabilir. E.B.White’ın Charlotte’s Web gibi klasikleri geniş bir yaş kitlesini cezbeder ve her sınıf ile müfredat olarak bağ kurabilir. Ortaokul ve liselerde ise önemli toplum söyleşilerini destekleyen ve empati gelişimi sağlayan kitaplar seçilebilir.
Kaynak olarak One School, One Book programı web sitesine bakılabilir.

Bir Kitap, Bir Okul

12.Edebiyatı sabah anonslarınıza ekleyin

İçeriği eğlenceli edebiyat temalı anonsları sabah anonslarınızın parçası yapabilirsiniz.
Beğenilen bir kitaptan bir alıntı ya da farklı değişik bilgiler paylaşabilirsiniz ya da kelime oyunları inşa ederek günün şakası, bilmecesi tarzında anonslar ile öğrencilere kelimeler ile oynamanın eğlenceli yanını gösterebilirsiniz.

13.Okul liderleri edebiyat liderleri olsun

Okul yöneticileri, öğrencilerin ilgi duyacakları alanlara yön verebilir. Okumaya karşı duyulan ilgi de bunlardan biri olmalıdır. Her zaman yanında kitap taşıyan ve öğrencileri ile kitaplar hakkında konuşan bir müdür olabilirsiniz. Odasındaki kitaplığa göz gezdirmeleri için çocukları davet eden ya da doğum günü hediyesi olarak çocuklara kitap seçen müdür olabilirsiniz. Çünkü çocukların okul hayatında örnek aldıkları yöneticiler/öğretmenler her zaman vardır.

14.Yazarlar ile çocukları buluşturun

Kitapların gerçek insanlar tarafından yaratıldığının fark edilmesi çocuklar için çok etkili bir şeydir. Bizzat yazarın okulu ziyaret etmesi pahalı olabilir. Bu nedenle, sanal ziyaretler harika bir opsiyondur. Yazar Kate Messner Skype üzerinden ücretsiz olarak sınıflara bağlanan yazarların listesini sunuyor ( an extensive list of ). Yazarlara mektup yazmak da çocuklar için çok etkili olabiliyor. Aşağıdaki linkte bu konuda yardımcı ipuçları bulabilirsiniz.
https://www.weareteachers.com/yo ur-students-should-be-writing-to-authors/

15.Kırmızı halı töreni düzenleyin

Sınıfta ya da okulda kitap ödül töreni düzenlenmesi hem kitaplar konusunda heyecan yaratır hem de okuma çevresi oluşturur. Bulunduğunuz il/ilçedeki kitap yarışmalarına katılabilirsiniz ya da kendiniz bir yarışma ve ödül töreni düzenleyebilirsiniz. Ödül töreninde işin hakkını vermelisiniz; paparazziler, kırmızı halı, gözlükler, tüylü kıyafetler vs. 🙂

16.Kazanmak için Okuma

Kitap çılgınlığı (March Book Madness) fikri sosyal medyada rağbet görebilir ama sadece bununla kalmanıza gerek yok. Bayrak yarışı gibi ekipler oluşturulup kitap yarışı yapabilir ya da Bay Lemoncello’nun Kütüphane Olimpiyatlarını sunabilirsiniz. Kim demiş okumanın da bir spor olmadığını?

“March Book Madness Bracket” cocuklarda kitap okumayı heyecanlı hale getirmek, aynı zamanda onların rekabetçi ruhunu okuma ile birleştirmek için bir öğretmen tarafından oluşturulan bir oyun. Renkli bir duvar üzerinde oluşturulan bir turnuva panosu ile işe başlanmış. Her çocuk arkadaşlarına tavsiye edeceği bir kitap seçiyor. Bu kitapların kapak fotoğrafları şemada yerini alıyor. Her çocuk verilen 30 saniye içinde kitabını sınıf arkadaşlarına tanıtıp beğendirmek zorunda ki bir sonraki seviyeye geçebilmesi için arkadaşlarından oy alabilsin. Şemada her ilerleyişte, ilerleyen çocukların kitaplarını tanıtması için verilen süre de artıyor hatta bazı çocuklar sunumlarını poster ya da video sunumlar ile yapmak isteyebilir. Oylamalar sonucunda birinci seçilen kitap tüm sınıfça okunuyor. Kesinlikle okumayı eğlenceli hale getiren çocukları da heyecanlandıracak bir yöntem.

Book Madness

17.Hodri Meydan #readingchallenge

İyi bir meydan okuma gerçek bir okuma motivasyonu sağlayabilir ve aynı zamanda okuyucuları normalde seçmeyecekleri bir kitabı deneme konusunda cesaretlendirebilir.
Aylık #readingchallenge kampanyaları düzenleyebilir ya da kendi versiyonunuzu kurgulayabilirsiniz.

18.Sosyal medya gücünden yaralanın

Çocukları okuma konusunda heyecanlandırmak ya da daha geniş bir okuma çevresine ulaşmalarını sağlamak için Instagram, Twitter ya da Snapcat kullanmanın birçok yöntemi var. #bookstagrammer gruplarına girerek başkalarına kitap tavsiyesinde bulunabilirler. Hatta Goodreads gibi sosyal medya hesaplarını takip etmek de motivasyon sağlayabilir. https://www.weareteachers.com/goodreads-in-the-classroom/
(How I Use Instagram, Twitter & Snapchat to Turn My Students Into Readers)
https://www.weareteachers.com/social-media-activities-for-ela/

19.Tema günleri ile vites yükseltin

Özel temalı okuma günleri ile okumaya ufak bir yenilik ilave edin. Bir el feneri alıp pijamalar ile battaniye altında okuyarak uzun süreli bir favori okuma aktivitesi oluşturabilirsiniz. Ayrıca açık havada okuma günleri düzenleyebilir, sınıf kütüphaneniz için kitap yığını dolu kitap temalı hazine sandığı oyunu yapabilir ya da “fractured fairy tale” günleri düzenleyebilirsiniz.
Klasik olmuş bir masal kitabının komik ve en olmadık anda bizi güldüren karakterlerini kim okumak istemez ki?

20.Sesli okumaya ev sahipliği yapın

Öğretmenin harika bir kitabı sesli okumasından daha heyecan verici ne olabilir? İtfaiyecinin gelip okuması ya da bir polisin. Ya da bekçi, servis soförü gibi tanıdık bir okul çalışanının. Bu konuda en sevdikleri kitapları kapıp gelecek ve cocuklar ile sınıfta vakit geçirecek gönüllüleri çağırabilirsiniz.

21.Kitaplara özel günleri kutlayın

Dünya Kitap Günü’nü (World Book Day) sınıfınıza getirip herkesin en sevdiği kitap karakteri gibi giyinmesine ne dersiniz? Daha fazla fikir ve kitap kutlama / tatil günlerine link üzerinden ulaşabilirsiniz
http://www.bookglow.net/month-by-month-literary-holiday-calendar/

Kütüphane Haftası, Dünya Çocuk Kitapları Haftası ya da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı değerlendirilebilecek günler arasında yer alabilir.

22. Kitap Sahipliği [Get books in kids’ homes]

Kitap sahipliği çocuklar için kjeyifli bir uygulamadır. Kendileri satın alamasalar bile ellerinde kitap ile eve dönmelerini sağlamak için okulunuzda kitap fuarı ile birlikte hediye kitap organizasyonuna ev sahipliği yapın.

23.Her boyutta kütüphaneyi takdir edin

Little Free Library’ in çekiciğilini yenemezsiniz. Öğrencileri okula ya da diğer yerel lokasyonlara küçük kitaplıklar yapılmak üzere kitap getirmesi için işin içine dahil edin, ya da çocukların araştırıp bulabileceği local kitaplık/kütüphaneleri listeleyin. Halk kütüphanesine her fırsatta vurgu yapın. Yerel kütüphane görevliniz ile çocukların kütüphane kullanımındaki bariyerlerini belirlemek ve bunların üstesinden gelmesine yardımcı olmak konusunda çalışabilirsiniz.

Little Free Library

https://littlefreelibrary.org/students-receive-national-recognition-for-little-free-library-project/
Take a book, Share A Book

24.Sanal/Uzaktan sesli okuma alternatifleri oluşturun

Tabii ki kendi kendine rahat bir ortamda okumanın yerini hiçbir şey tutamaz. Ancak kendisine evde kitap okuyacak kimse olmayan çocuklar konusunda endişeleniyorsanız online alternatifler sunabilirsiniz .Amerika- Texas’ta bir ilkokul öğretmeni Dr.Belinda George, Facebook üzerinden canlı olarak her Salı öğrencilerine yatmadan önce sesli kitap okuyor.
https://www.weareteachers.com/storytime/ linkini de farklı alternatifler için inceleyebilirsiniz

https://www.youtube.com/watch?v=8-xv25R5xqE
https://www.today.com/news/elementary-school-principal-reads-bedtime-stories-her-students-her-pjs-t149684

25.Edebiyat şampiyonlarını sadece okulda değil bulunduğunuz çevrede de destekleyin

Bölge halkı tarafından geliştirilen edebiyat temalı programları duymayı hepimiz severiz. Örneğin kitap dolu berber dükkanı gibi! https://barbershopbooks.org/about-us/

Çocukların okul dışında nerelerde zaman geçirdiklerini tespit edip, ilgili yerlerde de kitap okunması için çalışmalar yapabilirsiniz.

Kaynak: https://www.weareteachers.com/build-reading-culture/

Hazırlayan: Misafir Yazar

NOT: Okuma Kültürünün geliştirilmesine yönelik iyi uygulama örneklerini kutupanne@gmail.com adresinden bizimle paylaşarak daha fazla alternatifin sunulmasına katkı sağlayabilirsiniz.

Kütüphane Şarkısı

Kütüp-annenin isteği üzerine “kitaplara ve kütüphanelere dikkat çekmek, kütüphane haftasını kutlamak” amaçlı gönüllü bir ekip çalışması yaptık.

Gelir amaçlı olmadığı ve mümkünse emek veren künyesi ile paylaşıldığı sürece, her yerde söyleyebilir, dinletebilir, paylaşabilirsiniz. Özellikle okullarda tabii. Çorbada sizin de bir tuzunuz olmuş olur.

Proje fikri için Kütüp-anne ve gönüllülerine,
Sözler için Sara Şahinkanat’a,
Beste için Cenker Kardeşler’e,
Solistlik için Nisa Ayyıldız’a teşekkürlerimizle…

Kütüphane Şarkısını dinle

Kitap ve Kütüphane şarkısı sözleri

Canım bazen çok sıkılır
Ruhum ister macera…
İşte o zaman sığınırım
Güzel mi güzel bir kitaba…

Astronot olur, aya giderim…
Tohum olur fidana dönerim.
İstersem dünyayı kurtarır…
Canavarı bir lokmada yerim…
Kanatlı, kanatsız gökyüzünde uçarım.
Bazen sihir, bazen bilimle.

Canım bazen çok sıkılır
Ruhum ister macera…
İşte o zaman sığınırım
Güzel mi güzel bir kitaba… (Nakarat)

Dostum bazen bir köpektir…
Bazen sevimli bir kedi.
Evini kaybetmiş bir çocuk…
Ya da vardır bir engeli…
Kötülükleri akıl yoluyla yenerim…
Dostlarımla birlik olmayı çok severim.

Canım bazen çok sıkılır
Ruhum ister macera…
İşte o zaman sığınırım
Güzel mi güzel bir kitaba… (Nakarat)

Paylaşmaktır en güzeli.
Hem kitabı, hem kitaba sevgiyi.
Haydi gel burada buluşalım
Kütüphanedir bunun yeri.
Kütüphanedir bunun yeri.

Canım bazen çok sıkılır
Ruhum ister macera…
İşte o zaman sığınırım
Güzel mi güzel bir kitaba… (Nakarat)

Kütüphane Şarkısının notaları

Kütüphane Şarkısı Akorları

Türkiye’nin farklı köşelerinden Çocuklarımızın Kütüphane Şarkısı Performanslarını aşağıda bulunan videolardan izleyebilirsiniz. 2019 yılı içerisinde 25-31 Mart tarihleri arasında kutlanan kütüphane haftasında ya da 23 Nisan gösterilerinizde ya da okuma bayramlarında kütüphane şarkısı ile yapacağınız performansları bizimle paylaşın ki Tüm Türkiye’den katılımı bir araya getirebilelim.

Çocuk Deneyimleyerek Öğrenir


Aile ve Çocuk Danışmanı / Çocuk ve Oyun Terapisti Serap BUHARALI

Gelişim psikolojisine, gelişim veya eğitimi ile alakalı olan tüm kaynaklara baktığımızda bilimsel olarak da ispatlanmıştır ki çocuk deneyimleyerek öğrenir. Deneyimlemek, çocuklar için çok önemlidir. Çocuklar, dünya ile ilgili bağlantısını  deneyimleyerek elde ediyor ve bunu işlevselleştiriyorlar.

Yani “portakal budur” diye resmini göstermek yerine bir portakalı çocuğun eline verdiğinizde,  onu  kokladığında, onu soyduğunda, tadına baktığında  ve portakal sesini kelimesi ile eşleştirdiğinde çok daha farklı olacaktır. Bu yüzden de çocuk gelişiminde ve eğitiminde bunu destekleyici etkinlikler çokça yapılmaktadır.

Hikayeler, masallar ve bununla ilgili çocuğun dünyasında olan en önemli kaynak “kitaplardır”.

Çocuklar kitaplarla ve hikayelerle tanıştırıldığında ve onlarla ilgili etkinliklerle desteklendiğinde görüyoruz ki çocuklar reddetmiyorlar, kabulleniyorlar ve bizzat içselleştiriyorlar.

Bu proje ile özel ve konuyla bağlantılı bir ortam ve bir uzman ile karşılaşmak çocuk için büyük bir zenginlik olacaktır. Hayatı boyunca unutamayacağı bir örültü, bir şablon, bir anı oluşturacaktır ki bu çok önemli ve destekleyici bir durum. Yetişkinlerde öğrenmek yalnızca görmek veya duymak ile olabilirken dünyayı yeni tanıyan çocuk için ortam ve duyularını kullanabilmek daha kalıcı olur.

Çocukların daha çok tecrübeye, daha çok edinime, daha çok çevresi ile ilişki kurmaya ihtiyacı var. Her hikaye çocuğa bir dünya açıyor ve algısına pek çok şey katıyor. Dünyasına kattığı cümleler, figürler, kahramanlar, öğeler, verilen mesajlar çocuk için çok anlamlı bir yer ediyor. Belki de çocuklukta cebimize koyduğumuz en önemli şeyler duyduğumuz hikayeler, kıssalar, fıkralar… Bu tarz şeyler bizde öğrenmede çok etkili oldu.

Yaşadığımız şeyler nerelerde gerçekleşti ise eşlestirip örüntüleme yapıyoruz. Mesela güzel bir anıyı hatırlarken o anıyı nerede yaşadığımızdan bahsederiz. “bir bahçedeydim, güzel bir sahil kenarındaydım, şöyle bir yerdeydim” gibi…

Bu nedenle de bu proje çocukların sadece hikaye okuması noktasında katkıda bulunmakla kalmayıp an’ının kalıcı olup anlamlandırmasına, içsellestirmesine, dünyasını zenginleştirmesine de çok destek olacaktır.

Kitap, deneyim, anı, eğlence, öğrenme

Böyle bir projede yer almayı ben de candan isterim. Bu özel, etkin ve son derece verimli çalışmasından dolayı da Kütüp-Anne Ekibini, projeye destek verenleri tebrik ederim. Bu projenin yaygınlaşmasını, zenginleşmesini, bu zenginliği çocukların yaşamasını dilerim.

Mekanında Okuyoruz Kitap Önerileri

Derleyen: Çocuk Gelişimci Deniz Toprak

#mekanındaokuyoruz

Kütüphanedeki Aslan (Michelle Knudsen)-Uçanbalık Yayınları (Kütüphane)

Dikkat! Bu Kütüphanede Ejderha Var! (Carly Hart)-Pearson Yayınları (Kütüphane)

Kütüphane Tavşanı-Organik Kitap (Annie Silvestro)-Beyaz Balina Yayınları (Kütüphane)

Dünyanın En Yüksek Kitap Dağı (Rocio Bonilla)-Günışığı Kitaplığı (Kütüphane)

Madeline Finn İle Kütüphane Köpeği (Lisa Papp)-Hep Kitap (Kütüphane)

Tavşan Maydanoz’un Kitapları Anlatan Kitabı (Frances Watts)-Binbir Çiçek Yayınları (Kütüphane)

Bekçi Amos’un Hastalandığı Gün (Philip C. Stead)-YKY (Hayvanat Bahçesi)

Gergedanlar Krep Yemez (Anna Kemp)-Pearson  (Hayvanat Bahçesi)

Mamut Yıkama Rehberi (Michelle Robinson)- Pearson (Banyo)                   

Rosie’nin Şapkası (Jullia Donaldson)- Beta Kids ( Park, bahçe, orman)

Temiz (Emily Gravett)- Beta Kids ( Orman)

Bu Kitap Benim Köpeğimi Yedi (Richard Byrne)- Uçan Fil Yayınları ( Sırt üstü uzanarak)

Bir Fikirle Ne Yaparsın? ( Kobi Yamada)- Nar Çocuk ( Sırt üstü uzanarak, hayal gücü)

Aç Tırtıl (Eric Carle)-Mavibulut Yayınevi ( Park, bahçe, Konya Tropikal Kelebek Vadisi)

Beyoğlu Macerası (Sara Şahinkanat)-YKY ( İstanbul Beyoğlu)

Yüz Yüz (Leo Lionni)- Elma Yayınevi (Deniz, deniz kıyısı, akvaryum)

Diş hekiminde (Anne Civardi)- Tübitak Yayınları ( Diş hekiminde)

Katie ve Yıldızlı Gece (James Mayhev)-YKY ( Sanat Müzesi)

Dalga (Suzy Lee)- Maev Yayıncılık (Deniz, deniz kıyısı, akvaryum)

Esrarengiz Kemancı (Kathy Stinson, Dusan Petricic)-Kuraldışı Çocuk (Klasik müzik konseri, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası)

Bir Milyon Ne Kadar Büyük? (Anna Milbourne)-Tübitak Yayınları (Gökyüzü (gece))

Memo ve Ay (Alice Briere-Haquet)- Mavibulut Yayınları (Gökyüzü (gece))

Çok Çok Büyük Bir Dinozor (Richard Byrne)-Formül Yayıncılık (Medeniyet, Arkeoloji Müzesi)

İyi geceler, Farecikler (Frances Watson)-1001 Çiçek Yayınevi (Yatak, uyku öncesi)

Küçük Ayı ve Ahlat Ağacı (Yalvaç Ural)-YKY (Orman)

Uçakta (Anne Civardi)-Tübitak Yayınları (Uçakta)

Müzisyen İnek Sırma (Geoffroy de Pennart)-Kır Çiçeği Yayınları (Klasik müzik konseri, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası)

Bir Dostluk Masalı (Susanna Isern)-Uçanbalık Yayınları ( Postane)

Tren İstasyonunda Bir Gün (Olivia Brookes)- Tübitak Yayınları (Tren Garı)

Havalimanında Bir Gün (Olivia Brookes)- Tübitak Yayınları (Havalimanı/Havaalanı)

NOT: Tüm kitapları bağlamında veya sırtüstü/yüzüstü uzanarak, hayal gücünüzle canlandırarak okumalar yapıp, ardından çocuğunuzdan resimlemesini istemeniz; öğrenmesini kalıcı ve keyifli bir hale getirecektir.

Bağlamda Okumak

Yazar: Çocuk Gelişimci Deniz TOPRAK

    En genel tanımıyla öğrenme, organizmada gerçekleşen kalıcı davranış değişikliğidir. Doğumla başlayan çevreyi algılama serüveni kümülatif bir şekilde ilerleyerek bireyin kendi dünyasını inşa etmesini sağlar. Bireysel olarak başlayan bu yaşam serüveni çevremize uyum sağlama süreciyle birleşerek daha büyük dünyaları inşa etmemize olanak sağlar.

   Organizmanın yaşamını sürdürmesi, büyük ölçüde çevresindeki değişmelere başarılı olarak uyum sağlama yeteneğine bağlıdır. Etkin uyum sağlama ise öğrenmeyle mümkündür. Duruma uygun tepkide bulunma, çevreye nasıl uyum sağlayacağını öğrenme, genellikle yaşamı sürdürebilmek için temel bir koşuldur (SENEMOĞLU, N., Gelişim, Öğrenme ve Öğretim Kuramdan Uygulamaya, Ankara, Yargı Yayınevi, 2013, syf.92).    İçinde bulunduğumuz uygarlığı yaratmamız, daha önceki insanlardan daha zeki veya daha yetenekli olduğumuzdan değil, daha çok şey öğrenmiş olduğumuzdandır. İnsanın öğrenme yeteneği onun yaşayış tarzının sürekli değişmesine olanak verir(CÜCELOĞLU, D., İnsan ve Davranışı, Eylül 2010, syf. 139). Daha çok şey öğrenen insan çevreye aynı oranda uyum gösterir. Yeni öğrenmeler beraberinde nicelerini getirir, insan merak ve öğrenme döngüsüne girmeye gönüllü hale gelir.

   Öğrenme sürecinde kullandığımız duyu organlarımızın sayısındaki ve kullanma yoğunluğundaki artış ile öğrenme süreci kalıcı hale dönüştürebilmektedir. Örneğin; İngilizce çalıştığımızı ve bir kelimeyi (strong=güçlü) ezberlemeye çalıştığımızı varsayalım. Kelimenin yalnızca anlamını not almamız görme algımızı; belki kelimeyi ve anlamını 3-4 defa tekrar etmemiz görme ve işitme algılarımızı; kelimeyi çalışırken yüksek sesle söylemek ve beraberinde kollarımızla güçlü işareti yapmak görme, işitme ve dokunma algılarımızı bir arada çalıştıracaktır.

   Birden fazla duyuyu kullanarak öğrenme çalışmalarının öğrenmeyi kalıcı hale getirmesine verilebilecek belki de en evrensel örneklerden birisi ‘bisiklete binmek’tir. Bisiklete binerken görme, işitme, dokunma ve koklama duyularını bir arada kullanırız. Yolu ve gidonu görür; çevredeki sesleri işitir, tehlikeli olabilecek sesleri ayırt ederiz; havayı koklar; bisikletin pedalına ve gidonuna, rüzgara hatta belki ağaçlara dokunarak bu deneyimimizi gerçekleştiririz. Ve aradan ne kadar uzun süre geçerse geçsin bir bisiklete bindiğimizde öncelikle pedal düzeltir, ardından sürüşümüzü gerçekleştiririz.

   Bu sebepledir ki, bir kitabı bağlamında okumak (kitabın içeriğine uyum sağlayacak mekanda kitabı okumak) o kitabı özümsememizi sağlar. Mekanda okuyoruz, mekanında okuyoruz projesinin bu sebeple çok kıymetli bir proje olduğunu görebiliriz. Okuma alışkanlığını kazandırmak için çok elverişli olan bu durumu, gelecek nesillerimiz için kalıcı bir öğrenmeye dönüştürmek bizim elimizde. Kütüphane maceralarının anlatıldığı bir kitabı, kütüphane ortamında okumak bir çocuğun gözünde her şeyin mümkün olduğunu görebilmesini sağlar. Hayal kurmasını destekler.

Beyza, ODTÜ Kütüphanesi, Kütüphane Faresi: Evim Güzel Evim

Özellikle son yıllarda tablet, telefon ve televizyon program ve oyunlarına olan düşkünlük göz önüne alındığında, bu projenin bir can simidi olabileceğini açıkça fark edebiliriz. Bağlam içerisinde yapılan okumalarla çocukların ve bireylerin kendilerini daha fazla konsantre olmuş, daha mutlu ve zihnen daha özgür hissedeceklerini düşünüyorum.
Konuya ilişkin oluşturmuş olduğum kitap listesine ulaşmak için tıklayınız.

Kitapla kalın…

#mekanındaokuyoruz

Meydan Okuyoruz, Mekanında Okuyoruz!

#mekanındaokuyoruz

Konu ne olursa olsun neredeyse tüm masallar bir mekân tarifi ile başlar. Esas olan konuya göre okuyucunun ya da dinleyicinin kendini o büyülü dünyada dolaşırken hayal edebilmesidir. Aslında hayal gücü sınır tanımaz. Özellikle de konu çocuklarsa… Yine de mekân her zaman olduğu gibi etkiler hisleri.

Durum böyle iken masal saatleri neden tek bir mekânla sınırlı kalsın? Neden masallar kente, köye, doğaya ve daha birçok mekâna dağılmasın?

“Meydan Okuyoruz, Mekanında Okuyoruz” Kampanyası

#mekanındaokuyoruz kampanyası ana sponsorları Parents TR Dergisi ve Düşyeri’dir.

Dinozorlarla ilgili bir masalı bir doğa tarihi müzesinde okurken/dinlerken, trenle şehir şehir gezen bir kâşifin masalını tren vagonlarından birinde ya da kaybolmuş bir palamudun masalını ormanın içerisinde okumanın/dinlemenin çocuklardaki yansımasını bir düşünün…

MTA Şehit Cuma DAĞ Tabiat Tarihi Müzesi – Dinozor (Anna Milbourne, Tübitak Yayınları)

Doktorların hikâyesini doktorlardan, bir şehir plancı annenin hikâyesini planlama stüdyosunda dinlemek eminim ki ailece kaliteli vakit geçirmenin en keyifli yolu olacaktır.

Bu kampanya ile okuma kültürüne yeni bir boyut getirerek çocukları doğrudan kitapla buluşturmak değil, kitapları deneyimlerle birleştirmek amaçlanmaktadır.

Çocukların masalları, tematik mekânlarda konunun uzmanlarınca dinlemesi, masal mekânını ve olaylarını bulundukları alanda deneyimlemesi ve yeni fikirlerini, sorularını doğrudan uzmanlarına ileterek cevaplarını araması güzel olmaz mıydı?

Kampanyanın Gerekçesi

Büyük şehirlerde ailece kaliteli vakit geçirmek için artan mekân sayısı ile ters orantılı olarak odak etkinliklerdeki azalma; diğer bir deyiş ile tiyatro, müze, bilim merkezi, kent parkları, tarihi alanlar, spor merkezleri vb. birçok çeşitli serbest zaman mekânlarındaki artışın aksine büyük şehirlerde rutin hâline gelen aktivitenin alışveriş merkezi odağında olması; diğer yandan küçük şehirlerde ise ailece şehirde vakit geçirmek için sosyokültürel olanakların az olması özellikle çocuklu ailelerin en büyük sorunları arasındadır. Oysa özellikle çocukluk döneminde ailece geçirilen kaliteli zaman gelecekte sağlıklı nesillerin oluşması ve kültürel bağların korunması için çok önemlidir.

Benzer bir şekilde, doğduğu andan itibaren çocuklarımıza yapabileceğimiz en önemli yatırımlardan biri, onları kitapla buluşturmaktır. Çünkü okumak bir alışkanlık değil, bir kültürdür. Toplumumuzda okuma kültürünün yaygınlaşması kapsamında yıllardır süre gelen uygulamaların odağını kitap oluşturmaktadır.

Oysa odağımız insan olduğunda ya da daha da önemlisi odağımızda çocuklar yer aldığında okuma kültürüne yönelik çalışmaların kitaptan deneyim ve oyun odağına dönmesi başarıyı arttıracaktır. Çünkü kitap bir amaç değil, hayatı anlamak ve anlamlandırmak için bir araçtır.

Kampanyaya Nasıl Katılırım?

Bu kampanya Kütüp-anne Platformu tarafından Parents TR ve Düşyeri ana sponsorluğunda gerçekleştirilmektedir. Kampanyanın tüm hakları Kütüp-anne Platformu’na aittir. Kampanya 01.02.2019-01.03.2019 tarihleri arasında gerçekleştirilecektir.

Kampanyaya katılım instagram üzerinden ya da kutupanne@gmail.com adresine yapılan gönderiler üzerinden değerlendirilecektir. 1 ay sürecek kampanya kapsamında öncelikle toplumu taşıma, açık alan (park, doğa, deniz vb.), kamusal alan (hastane, kütüphane vb.), aile ve yeni fikirler kategorileri arasında seçilecek 3 ayrı mekanda, mekan ile ilgili kitabın bu alanlarda okunurken çekilen fotoğraflarının @kutupanne ve #mekanındaokuyoruz etiketleri ile paylaşılması gerekmektedir. Örn: “Elma” konusunda bir kitabın elma bahçesinde okunması ya da vapurda gemilerle ilgili bir kitabın okunması

Paylaşılan fotoğraflar Kütüp-Anne Platformu tarafından değerlendirilerek uygun olması halinde tarafınıza DM (direct message) üzerinden ilgili kategorileriye ait bir logo gönderilecektir. 3 logoyu biriktiren katılımcılar büyük çekilişe katılmaya hak kazanacaktır.

Büyük çekilişe hak kazanan kişilerin isimleri www.kutupanne.com adresinde Mart ayının ilk haftası yayınlanacak olup kazanan isimler 8 Mart 2019 tarihinde Kütüp-Anne Platformu sosyal medya hesaplarından açıklanacaktır. Çekiliş ile 5 kişiye Parents TR Dergisine bir yıllık üyelik ve 5 kişiye Düşyeri Pepee kitapları seti hediye edilecektir. Büyük çekilişin yanı sıra sürpriz hediyeler, ilerleyen günlerde Kütüp-Anne Platformu instagram hesabından duyurulacaktır.

Kampanyanın etki alanını ölçebilmemiz için lütfen aşağıda bulunan formu doldurunuz. Kampanyaya ilişkin sormak istediğiniz her şeyi yorumlarda bizimle paylaşabilirsiniz.

Kütüp-Anne Paltformu Kampanyaya ilişkin değişiklik ve düzenleme yapma hakkına sahiptir.

Teşekkür ederiz.

KÜYAP’19 KIŞ (Kütüphanelerde Yarıyıl Programı)

                Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğünce geçtiğimiz yıl 2-28 Temmuz tarihleri arasında düzenlenen Kütüphane Yaz Programı (KÜYAP) etkinliklerinin ikincisi, bu yıl KÜYAP’19-KIŞ adı altında 21 Ocak – 1 Şubat tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Geçtiğimiz yaz, okulların tatile girmesiyle birlikte başlayan etkinlikler, katılım sağlayan çocukların zihinsel gelişimine ve okuma bilincinin kazandırılmasına destek olmuştur.

                İlk kez pilot bir proje olarak Adnan Ötüken İl Halk Kütüphanesinde gerçekleştirilen etkinliklere bu yıl iki haftalık sürecek bir program ile Sincan İlçe Halk Kütüphanesi ve Altındağ İlçe Halk Kütüphanesi ev sahipliği yapacak. Daha da önemlisi bütün bu etkinliklere geleceğin kütüphanecileri gönüllü olarak katılım sağlayacak.

Kütüphane Gönüllülüğü Eğitimi              

                Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü bu tür bir projenin kütüphanecilik alanında eğitim almış kişiler tarafından yürütülmesinin önemli olduğunu düşünerek bu yıl ilk kez “Kütüphane Gönüllülüğü” eğitimi için 17-18 Ocak tarihlerinde bir program hazırladı. Ankara Üniversitesi – Bilgi ve Belge Yönetimi öğrencilerine iki gün süren dolu dolu bir eğitim programı sundu. 

                İlk gün, Kütüphane Hizmetleri Daire Başkanı Ahmet ALDEMİR’in, öğrencilerin ufkunu açan ve mesleğe daha umutla bakmalarına yardımcı olan konuşmaları öğrenciler tarafından ilgiyle dinlendi. Eğitim kapsamında Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü’nün tanıtımı, uzman kişiler tarafından halk kütüphanelerinde yenilikçi düşünce, sosyal medyada kütüphaneler, gönüllülük çalışmaları ve KÜYAP’18 etkinlikleri hakkında bilgi verildi. İkinci gün, halk kütüphanelerinde bilgi okuryazarlığı, mekânsal tasarım ve Kütüphanem Cepte mobil uygulaması eğitimleri verildi. İki günlük program, Çocuk Gelişimi Derneği Genel Sekreteri Yasemin Yılmazer’in, geleceğimiz olan çocuklarla nasıl iletişim kurmamız gerektiği ve kütüphane ile çocuklar arasındaki bağın en doğru ve sağlam şekilde kurulabilmesi için neler yapılması gerektiği konularındaki yol gösterici konuşmasıyla sona erdi.

                KÜYAP’19-KIŞ programı için gönüllü olmaya hazır genç kütüphaneciler, aldıkları eğitim sonunda tüm Ankaralılara kucak açmak için etkinliklerde yerini almayı bekliyor. 21 Ocak – 1 Şubat tarihleri arasında Sincan ve Altındağ ilçe halk kütüphanelerini ziyaret edecek olan Ankaralılar, özellikle çocuklar, ilgi alanlarına dair her şeyi kütüphanelerde bulabileceklerine şahit olacaklar. Kütüphanelerin eski sıkıcı, sessiz, soğuk mekan çerçevesinden kurtulmuş; yenilikçi, kullanıcısına değer veren, eğlenceli, teknolojiye ayak uyduran, boş zamanların en güzel değerlendirilebileceği yerler olduğunu bu etkinlikler sayesinde göstereceklerine inanan genç kütüphaneciler, gönüllülük eğitiminden sonra katılımcılara en iyi hizmeti sunabilmek için hazırlanmaya ve yeni fikirler üretmeye başladılar bile. Herkesi bu muhteşem etkinliklere bekliyoruz.

 Geleceğimizi, çocuklarınızı getirin ki kütüphanelerimiz sessiz ve ıssız kalmasın…

NOT: Kütüphane Etkinlik Programlarını incelemek için Kütüphanedeyim web sitesini ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.

https://kutuphanedeyim.org/

Yazarlar: 

Belkıs Ayşe ÇOKGÜRBÜZ                                               Emirhan ÖZEL

Okulda Edinilen Bilgilerin Hayattaki Yansımaları

Dünyanın her yerinde her bir bireyin eğitim alma hakkı mevcut. Öyle ki birçok ülkede bu eğitim hakkı aynı zamanda ‘zorunlu eğitim’ olarak karşılık buluyor. Eğitim süreçlerini yöneten kaygı ise, bireyleri iyi bir geleceğe hazırlamaktır. Devletlerin zorunlu eğitim şartı koymasının, her bir vatandaşının ülkeye ve devletine faydalı olabilmesinin dışında başka bir anlam taşıma ihtimali yok gibidir.

Eğitimi büyük çoğunlukla bir rol ya da bir meslek edinmek için alıyoruz. Ortaöğretim son sınıfa kadar öğrendiklerimizi bir sınav vasıtasıyla değerlendirmeden geçirip üniversiteye, yani rolümüzü edinmemizin son adımına geliyoruz. Yeteneklerimiz, isteklerimiz ya da becerilerimiz bu noktada geçersiz. Zira eğitim kişiye göre bölünmüyor, her bir bireye eşit şekilde eşit şartlarda aynı bilgiler veriliyor. Oysa bu kişiler aldıkları bilgileri hayatlarına geçirmeden sadece kâğıt üzerinden öğrenerek bu yolun sonuna geliyorlar. Üniversite öncesinde edinecekleri role doğru ilerlerken de kâğıt üzerinde öğrendikleri bilgilerle hiçbir hayat tecrübesi olmadan ya da seçecekleri role ait bir edinimleri olmadan başka bir kâğıt üstü eğitim modeline geçiyorlar.

Peki, standart eğitim sisteminin gidişatını bozmadan sadece yeni mekân ve yeni alanlarda hem okulda başarıyı arttırabileceğimizi hem de çocuklarımızın yeteneklerini keşfetmelerine yardımcı olabileceğimizi söyleseydim. Buna tepkiniz ne olurdu?

Okul öncesi dönem haricinde ilkokul ve ortaöğretim düzeyindeki çocuklar için karakter keşfi ile birlikte ilgi alanlarının doğrudan geliştirilmesine yönelik bir eğitim modeli öngörülebilir. Amaç okulda öğrenilen bilgilerin hayata geçirilmesi olmak ile birlikte yetenek ve mesleki gelişim temel eğitimini de sağlamaktır. Kağıt üzerinde verilen eğitime üç boyutlu eğitim alternatifi de diyebiliriz.

Şimdi her mahallede bir kütüphane olduğunu hayal edelim. Kütüphane olmayanların dahi okul kütüphanelerine rahatça gidebildiğini ya da etüt merkezlerinin bahsettiğimiz eğitime destek verdiğini düşünelim. Kütüphanelerin bir bölümünü ‘kendimi keşfediyorum’ malzemelerine ayıralım.

  1. Meslek Kutuları
  2. Teknik Malzeme Seçkisi
  3. Üretim Kavanozları
  4. Sanat Tepsileri

Meslek kutularının kullanımdan kasıt, bir öğrencinin üniversite seçimlerinden sonra kazanıp edindiği mesleğiyle ilgili ortaöğretim döneminde temel bir eğitim almasına yardımcı olmaktır… Tek bir kutu ile sınırlı kalmamasının sebebi ise bir öğrencinin yeteneği doğrultusunda illaki seçtiği kutulardan biri ya da birkaçında geliştirdiği ve karar verdiği ‘kendi yolunu’ seçme serüvenine öncülük etmektir. Spor ile ilgilenen bir öğrenci kutuların içinden mimarlık mesleğini seçmeyebilir. Spor kutusunu seçer. Aynı zamanda ikinci bir seçeneğe sahip olsun diye teknik bilgi seçkisinden de yararlanır. Kendini ifade etme yöntemini pekiştirmek için sanat tepsisini kullanır. Ve üretim kavanozuyla da tüm bu malzemelerden kendi yolunu üretebilir.

Meslek kutularının içeriği basit mesleki malzemelerle dolu olur. Mesela mimarlık için cetveller, kalemler, minyatür evler, ahşap bloklar, teller, kireç tozları, ilk mimari örneklerini inşa etmeye yarayacak basit temel malzemeler olabilir. Ya da Terzi için ipler, iğneler, kasnaklar, model olacak bebekler, birçok renkli kumaşlar, makas, kontür sabunu, kalıp çıkartma kağıdı olabilir. Meslek kutularını hazırlarken o meslek ile ilgili parmak kaslarının doğru geliştirilmesi, erken yaşta fikir sahibi olabilmesi için o meslek sahibi bireylerin kullandığı her türlü malzemeyi içerik olarak eklemek uygundur.

Meslek kutularının ana yardımcısı olan zeka tiplerine uygun olarak bölümlere ayrılabileceği gibi ders isimlerine göre de ayrılabilen Teknik malzeme kutuları. Tarih, coğrafya, Türkçe, matematik, fen bilimleri sayılabilir. Ayrıca Görsel zeka, dilsel zeka, mantıksal zeka ve işitsel zeka olarak da ayrılabilir. Bu malzeme çeşitliliğine göre belirlenebilecek seçeneklerdendir. Mesela işitsel zeka ya da / müzik kutusunu müzik aletleri ve notalar koyalım. Seçtiğimiz meslek ise şarkıcılık değil de aşçılık olsun. Aklınızda hala bir fikir oluşmadıysa devam ediyorum. Mutfak aletleriyle müzik yapmayı denediniz mi bilmiyorum. Ya da yemek yaparken dans etmeyi. Bu iki kutuyu seçen çocuğun yemek yaparken şarkı söyleme arzusunu okuyabilirsiniz . Ya da itfaiye kutusunu seçen bir çocuğun, kimya teknik malzeme seçkisini eline aldığını düşünün. Ateşin harlanmasını sağlayan kimyasal tepkimeleri merak ettiğini öngörebilirsiniz.

Üretim kavanozları her biri tek bir malzemeden oluşmaktadır. Tek bir malzeme birden fazla yetenek ve meslek temel eğitimine katkı sağlayabilecek biçimde seçildi. Mesela, Pamuk, kuru fasulye, renkli kuş tüyleri, ince çubuklar, renkli küpler, renkli boncuklar (ya da her biri ayrılmış renk renk boncuk kavanozları/ Kırmızı boncukların kanımızda bulunan alyuvarlar olarak kullanılabileceğini düşünebilirsiniz ya da mavi boncukların deniz). Sayısı kullanım alanı genelliğine bağlı olarak arttırılabilir. Öğrenci tarafından birden fazla kavanoz seçilebilir. İlk başta tercih ettiği meslek kutusu ve teknik malzeme seçkisi ile üretim kavanozunda tercih ettiği tek materyali birleştirmeyi, mantık yürütmeyi ve düşünmeyi deneyecektir. Bu noktada eğitimcinin desteğini alabilir. Daha önce tecrübe edilen malzeme kullanımının öğrenci tarafından keşfedilmesi için küçük ipuçları verilebilir. Mesela: Polis olmak isteyen çocuk polis mesleği ile ilgili malzeme kutusunu alır. (telsiz, büyüteç, kelepçe, mürekkep, tebeşir, numune poşeti)Teknik destek seçkisinden de sağlık içeriğini seçer. (cımbız, numune inceleme kutusu, mikroskop, not defteri, boş ilaç kutuları, iğne) Bu öğrenciye eğitimci tarafından bir sözlük verilir. Araştırma yönünü kuvvetlendirmek amacıyla bazı kelimeler söyler ve bulmasını ister. Sözcükleri bulan öğrenciden yine anlamlı bir cümle kurması istenir. Kavanoz seçimine sıra geldiğinde ise polis ve sağlık ikilisini tamamlayacak bir malzeme seçilir. Bu malzeme doğrultusunda öğrencinin bir nesne ya da fikir üretmesi istenir. Mesela kuru fasulye. Kuru fasulye öğrenci ile seçilen sanat tepsisine konulur. Mermiye benzeyecek şekilde boyanması istenir. Tüm bunlardan sonra polislik ile ilgili olabileceği düşünülen bazı kitaplar da masanın üzerine yerleştirilir. Bu konuda kitap seçmek oldukça zor olabilir. Belki teknik malzeme seçkisinden yola çıkarak sağlık alanında kitaplara bakılabilir. Ucu açık ve öğrenilmek üzere adım atıldığında devamının geleceğine inanıyorum.

Kullanılacak malzemeler kadar bu malzemelerin akılda kalıcılık ve yaratıcılığı arttırmak için sanatsal faaliyetleri her türlü ders içeriğine eklemek gerekiyor. İster doğa bilimciliği, ister mimarlık, ister öğretmenlik isterse de doktorluk mesleğinin temel eğitimi verilmek üzere ders yapılsın. Okulda öğrenilen bilgileri çizim, şekil verme ya da tasarlama yöntemleriyle geliştirmek gerekiyor. Peki sanat tepsilerine eklenebilecek malzemeler nelerdir. Elbette ilk önce boyalar ve kağıtlar. Sulu boya, akrilik boya, pastel, oil pastel ve kuru boya. Kağıtlar ise, kartonlar, keçeler, evalar, tırtıklı kağıtlar, renkli fotokopi kağıtları, çizgili ve kareli a4 kağıtlar. (kareli olan kağıtların tasarım açısından kullanışlı olabileceğini düşünüyorum.) Oyun hamurları, kil ya da toprak hamurlar da sayılabilir. Tüm bunların içinden sadece birkaç kuru boya ve oyun hamuru da iş görebilir. Seçenek arttıkça kullanım alanı genişler sadece.

Sanatsal faaliyetlere kaynak olması açısından kitaplar ve flash kartlar da öncelikli materyallerimiz olarak tercih edilebilir. Bunların daha ayrıntılı içeriğe sahip olanlara öncelik verilmeli. Kitapların öğretici dilinden farklı olarak fikir üretimine katkı sağlayabilmesi önemli. Her kütüphanede en az bir harita inceleme, her türlü hayvan türünü tanıma, doğadaki bitkileri, mevsim geçişlerini takip edebilme, içinde birçok kelime barındırıp sözlük işlevi görebilme, vücudu tanımaya yönelik içerik bulma, bulmacalar, değerler eğitimi ve birçok temel konuda kaynak olarak kullanılabilecek kitaplar bulunmalıdır. Öğrencinin seçtiği alana göre belirlenen konuyu bu kitaplar aracılığı ile resimler eşliğinde gösterebiliriz. İnternet üzerinden birçok ayrıntılı ücretsiz içeriğe erişmek mümkün. Mesela hayvanlarla ilgilenen bir çocuk için her bir hayvanın anatomisini bulup inceleyebilmesi için kütüphane raflarına yerleştirebileceğini düşünün. Aynı şekilde flaş kartların da..

Eğitim, fikir üretmek konusunda riskli ve deneme yanılma konusunda hassas olunması gereken bir alan. Yukarıda bahsi geçen eğitim modelini düşünüp yazıya dökmem aylarımı aldı. Belki de birkaç yıldır düşünmekte olduğum bir sistemdi. Araştırmalarımda meslek ve yetenek geliştirme alanlarında yapılan etkinliklerin birçoğunun meslek tanıtımı odaklı olduğunu fark ettim. Bu gelişim aşamasında sadece o mesleği hayallerinde büyütebileceklerini düşünüyorum. Yani itfaiyecilik ile ilgili bir kostüm giyinip  o mesleğin tanıtımını yapmak işi öğrenmesini sağlamak yerine hayallerinde kendine uygun bir iş tasarlamasına neden olacaktır. Böylece gelecekte o mesleği seçtiğinde hayallerinin yıkıldığını gözlemleyebilirsiniz. İşte bu yüzden hâlihazırda kullanılmakta olan sistemlerin bizi kurtuluşa götürmediğini ve alternatife çokça ihtiyaç duyduğumuza emin olabilirsiniz. Bahsi geçen alternatif eğitim modeli için halk kütüphanelerinin ayrıca okul kütüphanelerinin ve ödev yapmaya yardımcı olan etüt merkezlerinin kullanabileceğine inanıyorum. Çocuklarımız kendilerini keşfetmek konusunda yardıma ihtiyaç duyuyor. Onlara bu yardımı ulaştırma zamanımız gelmedi mi?

Yazan: Fatmanur Kayıkcı