2020’DE ÇOCUKLARI KÜTÜPHANELER İLE BULUŞTURALIM

Prof. Dr. Belma TUĞRUL

https://www.youtube.com/watch?v=QWk6dGeE_4c

PELİN OSSMANN-Yazar

Dünyayı annemle tanımaya başladım. Onun kokusuydu, gülüşüydü dünya benim için. Güvendim. Sevindim geldiğime. Sonra başka insanlarla tanıştım. Oyuncaklarımla arkadaşlık kurmayı öğrendim. Farklı lezzetlerle, kuşla, bulutla, güneşle tanıştırdı annem beni. Aldı parklara götürdü. Daha büyük oyuncaklarla, başka çocuklarla tanıştım.

İlk kitabımı aldı annem. Sayfalarında yeni dünyalar buldum. Sonra kucakladı bir gün yüzlerce kitabın olduğu gizli bir evrene götürdü. Gök kuşağının içine oturdum, renklerinin içinde kayboldum. Her taraf kitap, her taraf arkadaş. Tilkiler, periler, ormanlar, günebakanlar, tavşanlar, bahçeler, oyunlar, pastalar, uğur böcekleri, kardan adamlarla dolu bir evren.

Benim ikinci annem oldu burası. Kütüp-annem oldu.

Renkli raflardan kitapları alıp sayfalarının içinde dolaşmaya bayılıyorum. Her gelişimde yumuşacık kollarına alıyor, dünyanın her tarafında dolaştırıyor, öğretiyor, eğlendiriyor, mutlu ediyor beni. Kütüphaneden her çıkışta büyüyorum sanki. Bir öpücük konduruyorum annemin mis kokulu yanağına. Kulağına fısıldıyorum:

‘Ben de büyüyünce çocuklarımı götüreceğim kitaplıklara. Söz veriyorum sana anneciğim!’

Ferrin İlbay YALNIZ-Yazar

Kütüphaneler benim zamanımda çok severek gittiğim bilgiye ulaşmanın adresiydi. Şimdilerde sadece bilgiye ulaşmanın adresi olduğunu sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz. Kütüphane artık çocuklarımız için doğru sosyalleşmenin de adresi.

Çocuklarımızın renkli, heyecanlı, aktif, öğrenmeye açık dünyasını kütüphaneyle buluşturuyorlar. Örneğin, bedensel ve zihinsel çalışma bütünlüğünün en güzel örneklerinden olan “Koşarak Satranç Oynama” olarak da adlandırılan oryantiring sporuyla ilk ” Kütüphane Oryantiring” etkinliği gerçekleştirildi. Çocuklarımız aileleriyle ve arkadaşlarıyla hoş ve verimli vakit geçirdiler ve kütüphanede kitapları nasıl bulacaklarını eğlenerek öğrenme şansına ulaştılar. Çocuklarımızla bir spor masalı yaşadık..

https://youtu.be/OK-wjynQ4jQ
https://youtu.be/Tb187GCofqI

BİSİKLET KÜTÜPHANELER

Bisiklet Kütüphane projesi  Portland’ın Bölgesel Kültür ve Sanat Konseyinden hibe ile başladı. Bütün yaz dışarıda yaşayan insanlara ödünç kitap verildi ve edebiyat tartışmaları yapıldı. Kitabı alanlar barınakta, dışarıda yaşasa bile kitapları düzenli olarak geri getirdiler. Bazen sırt çantalarından kitap bağışında bulundular. Kütüphaneyi en az bir kez, bazen haftada iki kez ziyaret ettiler.

KAYNAK: www.kickstarter.com/projects/streetbooks

Pima İlçe Kütüphanesinde uygulanan bisiklet kütüphanesinde insanlar kitapları ücretsiz alıyor. Bisiklet  Chiago kitap bisikletini yapan Philadelphia’daki Haley Tricycles tarafından yapılmıştır.

KAYNAK: http://www.bicycletucson.com/news/book-bike-will-take-library-for-a-ride/9635

Bisiklet kütüphane  Cleveland Halk Kütüphanesinde bulunuyor. Bu bisiklet  bir ödeme istasyonu, WİFİ erişimi ve bilgilendirme materyalleri için bir ekran ile birlikte seyahat eden bir kütüphane görevi görüyor.

KAYNAK: www.clevescene.com/scene-and-heard/archives/2015/06/03/cleveland-public-library-introduces-book-bike-to-city-streets

Haley Tricycles, 2008’den beri. Haley kitap bisikleti ekran formatına dayanıyor. Her birinde kitap ayracı bulunan iki katlanabilir yan sehpaya ve kutunun içinde ayarlanabilir bir rafa sahip.

KAYNAK: americanlibrariesmagazine.org/2017/09/01/pedal-power-book-bikes/

Okul kütüphanecisi Alicia Tapia, kitapların öğrenme ve okuryazarlık  sevgisini arttırmada oynayabileceği kritik  rolü anlıyor. Bu olumlu etkiyi yaymak için, Mayıs 2013’te , bisikletle San Francisco kentinde dolaşmak üzere bağış tabanlı bir pop-up kütüphanesi olan Bibliobicicleta’yı başlatıyor. Tapia her yaştan ve kökenden insana ulaşmak için  mahallere,parklara,plajlara ve alanlara düzenli olarak gidiyor. Ücretsiz olarak kitapları veriyor.

KAYNAK: https://mymodernmet.com/bibliobicicleta-pop-up-bicycle-library/

Oakland Halk Küüphanesi(Bisiklet Kütüphane) KAYNAK: https://www.oaklandlibrary.org/services/bike-library

16 Seattle Halk Kütüphanesi 2013’ten bu yana her hanenin okuma materyallerine veya yakındaki bir kütüphaneye erişemediğinden yola çıkarak bisiklet kütüphaneleri aktif hale getirdi. KAYNAK: https://www.mentalfloss.com/article/68042/librarians-deliver-books-bike-underserved-communities

Misafir Yazar

1.KÜTÜP-ANNE ÇOCUK KÜTÜPHANECİLİĞİ ÖDÜLLERİ

2015 yılında tohumları atılan KÜTÜP-ANNE PLATFORMU geçtiğimiz iki sene içerisinde farklı projeler ve kampanyalar ile başta çocuklara yönelik olmak üzere toplumun her kesimini kütüphanelerle buluşturmak, okuma kültürünü arttırmak için emek vermektedir.

Bu kapsamda Türkiye’nin dört bir köşesinde benzer dertleri paylaşan gönüllülerimizle kurduğumuz “iyilik ağı” ile  ülkemizin bütününe ilişkin topyekün bir farkındalık üzerinde çalışmaktayız. Artık, ilk hasatı yapma zamanıdır!

2017 yılında çocuk kütüphaneciliği alanında ülkemize değer katan kütüphanelerimize minnetimizi sunma zamanıdır!

4 hafta süren bir anket çalışması ile Türkiye’nin 40 ilinden yapılan yaklaşık 750 halk oylaması kapsamında 5 temel başlıkta en çok oy alan 5 kütüphanemiz ve kütüphane gönüllülerimiz sırasız olarak belirlenmiştir.

5 ana dalda 5 finalist arasından 2017 yılının çocuk kütüphaneciliği ödüllerini belirlemek için son bir oylamaya davetlisiniz. Aidiyet hissettiğiniz, hayatınıza dokunan, çocuğunuz ile keyifli vakit geçirdiğiniz ve belki de tüm Türkiye’ye örnek olması gerektiğine inandığınız kütüphaneleri arıyoruz…

Kütüphanelerimizin sosyal medya hesaplarından, web adreslerinden ya da kütüp-anne paylaşımlarından bilgi edinebilir, başka şehirde dahi olsa ödülü hak ettiğine inandığınız kütüphane varsa lütfen oylayınız.


İlk anket çalışmamıza katılanlardan 3 kişiye 3 güzel kitap hediyemiz var. (Kelime Yayınları sponsorluğunda Kitapkurdu Lily, Tudem Yayın Grubu sponsorluğunda Kütüphanedeki Aslan ve Final Kültür Sanat Yayınları sponsorluğunda Kütüphane Faresi) Kazanan Kütüphane Gönüllüleri:

Asıl Talihliler: haticekaya-46@hotmail.com, mizgingul94@gmail.com, filizerel@hotmail.com

(24 Ocak 2018 tarihine kadar İsim Soyisim, Telefon, Adres, Çocuğunuzun Yaşına ilişkin bilgileri kutupanne@gmail.com adresine göndermeniz halinde kitaplarınız postalanacaktır. Belirtilen tarihte ilgili bilgilerin iletilmemesi halinde asıl talihlilerin hakkı yedek talihlilere devredilir.)

Yedek Talihliler: missbudur83@hotmail.com, seymanurgonultas@hotmail.com, sannoriti@hotmail.com

Yeni oylamamızda daha çok kitap ve süpriz hediyeler ile daha çok kazanma şansınız olacaktır.


İŞTE FİNALİSTLERİMİZ

EN ÇOCUK DOSTU MEKAN FİNALİSTLERİ

  1. Kahramanmaraş Merkez Çocuk Kütüphanesi
  2. Konya İl Halk Kütüphanesi-Çocuk Bölümü
  3. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Nasreddin Hoca Çocuk Kütüphanesi
  4. İzmir Karşıyaka Belediyesi Şebnem Tabak Çocuk Kütüphanesi
  5. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Çocuk Kütüphanesi

EN BAŞARILI İLETİŞİM FİNALİSTLERİ

  1. Şanlıurfa İl Halk Kütüphanesi
  2. Konya İl Halk Kütüphanesi
  3. Bitlis İl Halk Kütüphanesi
  4. Ankara Gölbaşı İlçe Halk Kütüphanesi
  5. İzmir Urla ilçe halk kütüphanesi

EN GÖNÜLLÜ DOSTU KÜTÜPHANE FİNALİSTLERİ

  1. Kahramanmaraş Merkez Çocuk Kütüphanesi
  2. Bursa Büyükşehir Belediyesi Lala Şahin Paşa Çocuk Kütüphanesi
  3. Adana İl Halk Kütüphanesi
  4. Şanlıurfa İl Halk Kütüphanesi
  5. İzmir Bornova İlçe HAlk Kütüphanesi

EN ÇEŞİTLİ VE NİTELİKLİ KÜLTÜREL ETKİNLİK SUNAN KÜTÜPHANE FİNALİSTLERİ

  1. Kahramanmaraş Merkez Çocuk Kütüphanesi
  2. İzmir Atatürk İl Halk kütüphanesi
  3. Konya İl Halk Kutuphanesi
  4. İzmir Bornova İlçe Halk Kütüphanesi
  5. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Nasreddin Hoca Çocuk Kütüphanesi

2017 KÜTÜPHANE GÖNÜLLÜSÜ FİNALİSTLERİ

  1. Adanada Çocuk Olmak ile Begüm Kardeşler
  2. Kahramanmaraş Gülizar Bayram
  3. İstanbul Havva Durgu Irmak
  4. Ankara Kitap Bankosu Gezici Kütüphanesi
  5. İzmir Sevinç Yağan

OY VERMEK VE KÜTÜPHANELERİMİZİ DESTEKLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

BU BAHAR HER GÜN KITAP OKUYORUM

Bahar ayları hep ilhamla mutlulukla sevgiyle gelir… yeniden yeşeren ağaçlar, çimenler ve kokusu her yeri saran çiçeklerle umut verir ve yeni başlangıçlar için idealdir…

Biz de böylesi duygularla bu aylara eşlik etmek için çizenanne ile bahar ayı çizergesini hazırladık.

Mart Ayı içinde çizelgesini işaretleyerek instagram hesabinda @kutupanne #bubaharhergunkitapokuyorum ile paylaşın konuya ilişkin farkındalığı siz de destek olun.


Doğduğu andan itibaren, hatta belki çok daha öncesinden başlayarak, her gün düzenli kitap okumak; çocuğunuzun temel becerilerinin gelişmesine destek olan, ebeveyn-çocuk arasındaki bağı da güçlendiren olmazsa olmaz günlük aktivitelerden biridir. Özellikle beyin gelişiminin en hızlı olduğu ilk 5 yıl çocuğunuzun günlük rutinlerinin içerisine birlikte okuma saatlerini eklemenin günümüzde kanıtlanmış bir çok yararı bulunmaktadır.

Kelimeleri tanıma, yaşadığı dünyayı ve çevresini keşfetme, akıcı konuşma, ileriki dönemlerde okumaya karşı ilgi, dinleme becerisinin gelişmesi vb. katkılarının yanı sıra; yapılan araştırmalar anaokulu dönemine kadar kitap okunmuş bir çocuğun bildiği kelime sayısının diğer çocuklara oranla fazla olduğunu ve bunun gelecekte çocuğun akademik başarısını olumlu yönde etkileyeceğini göstermektedir.

Ebeveyn bu aktiviteyi görev olarak görüp ”çocuğa kitap okumak” olarak tanımlamak yerine, çocuğu ile bire bir vakit geçirme fırsatı olarak görüp ”çocuğumla kitap okumak” olarak nitelendirirse iki tarafta çok keyif alacaktır. Çünkü biz yetişkinlerin de çocuk kitaplarından öğreneceği birçok şey olabilir. Bu bilinçle ve merakla yaklaştığımızda ”okuma” konusundaki heyecanımız çocuğumuzu da etkleyecektir. Unutmayalım ki çocukların kitap okumayı sevmesi için önce bizim kitap okumayı sevmemiz ve kitap okuyarak onlara model olmamız gerekmektedir.

Çocuğunuzun doğduğu andan itibaren günlük rutini içine sesli kitap okuma aktivitesini ekleyebilmeniz için çizenanne ile birlikte harika bir çizelge hazırladık.

Günlük koşuşturma içerisinde bebeğimize/çocuğumuza en az 15 dk. kitap okuma zamanı ayırarak her hafta 105 , her ay 420 ve her yıl 5040 dakika kitap okumuş oluyoruz.

Açıkçası bu çizelge çocuklara değil,

  • çocukları ile sağlıklı iletişim kurmak,

  • aktif zaman geçirmek

  • Çocuklarının gelişimine katkı sağlamak ve

  • Çocuklarına kitap sevgisi aşılayarak onların başarılı bir akademik geleceğe sahip olmasını isteyen

ANNE, BABA, ÖĞRETMEN, ANNEANNE, DEDE, KÜTÜPHANECİ, YAYINEVI, KİTAPEVİ vb. herkes için…

“Bu bahar kitaplarla çok keyifli”

Çizenannenin tasarladığı bu huzur veren keyifli çizelgeyi şöyle kullanıyoruz:

Her satırda haftanın her bir günü için 7 daire var. Eğer o gün çocuğunuz ile en az 15 dk. sesli kitap okuma saati yaptıysanız. Bir daireyi işaretliyorsunuz. Mart, Nisan ve Mayıs Ayı süresince bu çizergeyi keyifle kullanabilirsiniz.

Odanıza, Sınıfınıza, Buzdolabınıza asacağınız bu samimi kılavuzu doldururken çekeceğiniz sevgi dolu fotoğrafları paylaşırken @mervedilekefe ve @kutupanne yi de eklerseniz. Mutluluğunuza bizi de dahil etmiş olursunuz.

Bahar Mevsimi Okuma Çizelgesi’ni buraya tıklayarak indirebilirsiniz.

Son olarak tüm sorularınız için mesajlarınızı beklerim. Iletişim için kutupanne@gmail.com 

Fairmount Community Library, NY

UFACIK, TEFECİK VE DE MİNİCİK BİR KÜTÜPHANEDE BULDUĞUMUZ MUTLULUK VE HUZURA DAİR…

Soğuk ve karlı bir kış günü evden çıkmış dolanırken yolda gördüğümüz bir kütüphane levhasını takip etmeye karar vermemiz ile bulduk bu mini minicik kütüphanemizi…

Fairmount Community Library küçük bir mahallenin orta yerinde samimi, iki katlı ve pek de büyük olmayan bir kütüphane.

Kütüphaneden girince merdivenle çocuk bölümüne iniyorsunuz. Genelde çocuk bölümleri giriş katta yer alır, ancak bu öyle küçük bir kütüphane ki tavanı daha alçak olduğundan alt katı çocuklara ayırmış olmalılar…

Çocuk bölümü; ufak ama kendi içinde sevgi ile tasarlanmış ve her bir ayrıntısı özel olarak düşünülmüş bir mekan olarak çıkıyor karşımıza.

Bizim gibi soğuk bir kış gününde gelenler için kış temalı kitapların bulunduğu bir raf seçimlerimizde kolaylık sağlıyor.

Başka bir kitaplığın üzerinde ise kütüphanecilerimizin, beğeneceğimizi düşündükleri kitaplar sıralanmış…

Eğer bir çocuk kütüphanesinden bahsediyorsak yalnız kitaplardan bahsedemeyiz…

Oyuncaklar…. yapbozlar… boyalar… kuklalar… ve daha fazlası da çocukları beklemeli buralarda.

ücretsiz boyama sayfaları

Ortamı güzelleştiren ayrıntılar

Kitap incelemek için renkli masa ve sandalyeler

Ahşap oyuncaklar ve 0-2 yaşa uygun masa

veee… daha da daha da eğlenceee…

Bu kütüphane “yerim dar” diyenlere ideal bir örnektir benim için. Ne kadar da kısıtlı olsa mekanlar gönülden istenirse yapılamayacak şey yok. Yeter ki isteyelim.. Kışın soğuklarında huzurun sıcağını yayan kütüphanelerimiz olsun mahallelerimizde…

Sevgiler…

 

 

Mediatheque, Valence, Fransa

Merhaba!

Fransa’da yaşıyorum, 4,5 yaşında ve 4 aylık iki yavrum var, iki senedir her ay düzenli olarak kütüphaneye gidiyoruz ve aylık bol bol ödünç kitap alıyoruz. ilk yavrumda kütüphaneye geç gitmiş olduk ama ikinci yavru henüz iki haftalıkken kütüphane deneyimi yaşamış oldu.

BÜTÜN ÇOCUKLAR KİTAPLA BÜYÜSÜN.

Büyük kızım iki yaşına gelene kadar Türkiye’den ya da buradan aldığımız kitapları okuyorduk, ama çok sınırlı sayıdaydı. Burada kitap fiyatları da oldukça yüksek, birkaç defa kitap aldık ama yeterli olmadı. Sonra bir arkadaşın tavsiyesiyle kütüphaneye gittik. Kitap okumayı sevmeme rağmen, kütüphane aklımda hep çocukluğumda gittiğim minik köy kütüphanemiz ve üniversitedeyken akademik ortamın baskılayıcı havasının hakim olduğu kütüphaneler olarak kaldığı için kütüphaneye gitmek çok çekici gelmiyordu. Ancak, buradaki kütüphaneleri görünce fikrim çok değişti, simdi bana huzur veren nadir yerlerden biri kütüphaneler

Bu nedenle sizlere çoğunlukla gittiğimiz bir kütüphaneyi tanıtmak isterim:

 

Kızımla birlikte kimi zaman 3-4 saatimizi geçirebildiğimiz,  çok hoşumuza giden neşeli bir ortam

Çocukların boylarına uygun kitaplıklar, aydınlık ortam

Oturma köşeleri

Kütüphaneye gitmeyi çok önemsiyorum ve ilerde çocuklarımın zihninde kitap ve kütüphaneyle ilgili güzel hatıralar kalması için burada sunulan imkânları maksimum seviyede değerlendirmeye çalışıyorum.

 ‘BIBLIOTHÈQUE’DEN ‘MEDIATHEQUE’ E..

Burada kütüphaneler son yıllarda ‘mediatheque’ dedikleri, yetişkin kütüphanesi, çocuk kütüphanesi, müzik-film DVD bölümleri, kafeteryası, toplantı salonu, mini tiyatro sahnesi olan büyük binalar halinde yapılıyor. Bulunduğumuz şehirde en yakini 2km ve en uzagi 4km olmak uzere 7 tane , cevrediklerle beraber toplam 14 mediatheque var. Biz bunlardan iki tanesine devamlı olarak gidiyoruz. Evimize en yakını 2 km, en uzak olanı da 21 km ötede. 30 gün sureyle istediğimiz kadar kitap, DVD alma hakkimiz var.

 

Biz her gittiğimizde önce biraz kütüphaneden çıkarılmasına izin verilmeyen hareketli, söküp takmalı, oyunlu kitapları inceliyoruz.

 

 

Sonra eve götüreceğimiz kitapları seçiyoruz ve kütüphane kartı kullanarak onları makinadan geçirip kaydediyoruz.

İşlemleri her hangi bir görevliye gerek kalmadan kendimiz hallediyoruz.

Kitapları almak ve geri bırakmak için küllendiğimiz makina

 

Daha sonra da kafeteryasında bireyler yiyip içiyoruz kızım çok seviyor, kütüphanede piknik yapıyoruz diyor. 😀 Kafeteryası tam bir sohbet meclisi havasında, bir yanda yaşlı insanlar günlük gazete ve dergileri okuyorlar, bir tarafta da makinadan cay, kahve ya da meşrubatını alıp muhabbet eden insanlar..

Ben 6 yıldır Fransa’dayım, az çok çözüyorum artık  Fransızcayı, kitapları önce okuyup anlıyorum sonra Türkçe olarak anlatıyorum. Eşim doğma büyüme burada olduğu  için o da Fransızca olarak okuyor, böylelikle kızımıza iki dilde de kitabı okumuş oluyoruz.

Misafir Yazar

BENİM, ÇOCUKLARLA OKUMAK İSTEDİĞİM KİTAPLARA DAİR

Doğduğu andan itibaren her yerde, her şekilde ve her zaman çocuklara kitap okumanın önemi artık hepimizce bilinen bir gerçek.

Peki;

okuma saatleri için

KİTAP SEÇİMİNDE

nelere dikkat etmeliyiz?

Bu konuda yapılmış birçok çalışma var. Uzmanlar; çocukların gelişimini, yeteneklerini ve ilgi alanlarını göz önüne alarak her yaş grubuna dair önerilerde bulunuyorlar. Bu öneriler doğrultusunda kitap okuma saatlerini zenginleştirmek benim de çok önemsediğim bir konu.

Ancak,  “çocuklara kitap okumak“tan ziyade “çocuklarla birlikte kitap okumak” (aktif ya da paralel fark etmez) fikrine yakınım. Bana göre “çocuk kitapları” sadece çocuklara ait olamayacak kadar önemli birer hazine. Biz yetişkinlerin hem çocuk kitaplarından öğrenecekleri konular hem de kitapların masumiyeti ile hissedecekleri duygular var.

Eğer okuma saatlerini siz de heyecanla beklerseniz; kitabı okurken, tutarken, bir sonraki sayfaya geçerken, resimlerine bakarken bu heyecanı KİTAP SEVGİSİ olarak çocuklarınızla paylaşabilirsiniz.


Bu konunun bir de şu boyutu vardır ki bu yazımda belki birçoğumuzun gizli tuttuğu bu gerçek üzerinde duracağım.

Tamam güzel; uzmanları dinledik kitapları edindik okuyoruz. Ama bana göre arada kaçamak yapmakta fayda var. Yani 3 kitap çocuklarıma uyuyorsa en az 1 kitap da bana uymalı.

Bence anne-baba olarak kendi ilgi alanlarımıza giren merak ettiğimiz ve keyif aldığımız kitaplarında okuma saatinde ayrı bir yeri olmalı.

Örneğin mesleğim gereği Şehirlere ayrı bir tutkum var. Kent yaşamını anlatan, kentsel mekanların resimlendiği ve hatta verilen bir harita, kroki ya da plan üzerinden hikayenin devam ettiği kitaplar tam benlik. Bazen kentsel dönüşüm de buna eklenirse harika.

Bu kitapları okurken ki heyecanımı anlatamam.

Örneğin;

Daha önce On Meadow Street kitabında da benzer bir hikaye vardı. Ancak Peter Brown’ın The Curious Garden kitabı deyim yerindeyse gönlüme kondu.

 

 

Kitap önce kentin genel bir görüntüsünü veriyor ve durum gerçekten vahim. Kentte yaşayanların çoğu gerekmedikçe dışarı çıkmıyor. Ancak her şeye rağmen bu kentte dolaşmayı seven cesur ve sevgi dolu bir çocuk herşeyi değiştiriyor.

Eskiden kullanılan ama şimdi çöküntü alanına dönüşmüş bir tren yolunda başlıyor bu şehir için umut.

Bir hayal, bir umut… Sabır ve cesaret… inanmak… sevmek… işte böyle böyle başlıyor herşey. Tıpkı kütüpannenin doğması gibi…

Boşa çaba görse de herkes çocuk hiç vazgeçmeden devam ediyor hayallerini gerçeğe dönüştüreceği yolda…

Doğru ve bencil olmayan bir hayal kurarsan, o hayal kanadını bulup havalanacaktır… Artık baharın da gelmesi ile bahçe  tûm şehre yayılmaya başlar…

Şehirdeki değişimi ilk sayfa ve son sayfadaki genel görünümlerden takip etmek çok keyifli. Bir iki örnek siz verdiniz mi tüm örnekler çocukların dilinde çığlık oluveriyor…

Son olarak kentin yeni hali ile bitiyor kitap…

Haksız mıyım? Böylesi umut dolu kitaplara hepimizin ihtiyacı var… İnanmaya… Kimsenin kurmaya cesaret edemediği hayalleri kurmaya… Herşeyin birden olmadığına; emek, sabır ve çok çalışma ile güzel günlerin mutlak gelrceğine…

İşte ben böylesi mesajlarla dolu böylesi mekanlarda geçen böylesi kitapları çocuklarımla okumayı seviyorum.

PEKI, YA SİZ

NE TÜR KİTAPLARI

KENDİ HAKKINIZA SAKLIYORSUNUZ??

 

BATILILAR ANALARININ KARNINDAN KİTAP OKUMAYI SEVEREK Mİ DOĞUYOR?

“Bu Batılılar nasıl da okuyor!!” denir ya bizde hani.  Metroda okuyorlar, parkta okuyorlar falan diye özenilir.  Analarının karnından böyle doğdukları sanılır.  Ya da “Ana-babaları okuyor, onlar da onları görüyor da ondan okuyorlar” denir.  Külliyen yalan!!  Daha doğrusu kazın ayağı öyle değil.  O kadar basit değil yani işler.  Neler neler yapıyorlar çocuklar okusun diye, bir bilseniz!  Ne mesai veriyorlar, ne çok enerji ve para harcıyorlar bunun için!

Son üç yıldır yaz aylarımı Amerika’nın Pittsburgh şehrinde geçiriyorum.  2011 yazında, orada gördüklerimi çok sevgili Fatih Erdoğan Çocuk İçin Yazmak eğitim grubuna (Mavibigrup) bir e-posta yazarak paylaşmıştım.  Şimdi sizlerle o mesajı paylaşmak istiyorum.  Bakın standart bir Amerikan şehrinde “çocuklar okusun” diye neler yapılıyor!


Temmuz, 2011

İlk önce şehrin ana kütüphanesine gittim:  Carnegie Library.  Bu Carnegie denen adam Pittsburgh’un gelmiş geçmiş en zengin şahsiyetlerinden biri.  Zaten bunlardan 4 adet var; Carnegie (kömür işinden zengin olmuş, Amerika’nın en iyi okullarından biri olan Carnegie-Mellon Üniversitesinin de kurucularından biri), Mellon (Bu da üniversitenin diğer kurucusu, bankacılıktan para yapmış), Heinz (şu meşhur Heinz ketçaplarının sahibi), Frick (Bu da kömür işinden zengin olmuş).  Şimdi bu adamlar zengin olmuş olmasına da parayı şehirlerine saçabildikleri kadar saçmışlar.  Öldükten sonra da vakıfları bu para saçma işini aynı hızla devam ettiriyor.  Neler mi yapmışlar şehre?  Ne siz sorun ne ben söyleyeyim!  Mesela Frick dev gibi büyük bir park bağışlamış.  Adının “park” olduğuna bakmayın, bizim Belgrad Ormanı kıvamında bir şey.  Bir de evini bağışlamış.  Öyle güzel bir bahçesi var ki anlatamam.  Geçen Cuma akşamı halka açık, ücretsiz bir konser dinlemeye gittik.  Herkes piknik örtülerini, masalarını, sandalyelerini getirmiş.  Masaların ortasına çiçek bile getirmişler!

Her neyse, diğerleri neler bağışlamış/yaptırmış?  Bilim Müzesi, Ulusal Doğa Müzesi, Sanat Müzesi, Şehir Tarihi Müzesi, Spor Müzesi, stadyum (lar), parklar, okullar, opera salonu, konser salonu, aile merkezleri…  Ayrıca Çocuk Müzesi, Hayvanat Bahçesi, Botanik Bahçesi, Kuş Cenneti gibi mekanlar da bu 4 zengin değil ama şehrin başka zenginleri tarafından yaptırılmış.  Halktan kazandığını aynen halka iade eden bir grup insan anlayacağınız.  Yaşadığı şehrin insanının iç huzurunu, esetetik değerlerini, aklını, fikrini, yüreğini ferah tutmak için elinden gelen her şeyi yapan “iyi kalpli” zenginler!!  Tüm bu bahsettiğim mekanlar sadece 1.5 milyon insanın yaşadığı bir şehirde halkın emrine amade.  Yani Pittsburgh’u öyle çok büyük bir şehir falan sanmayın.

Her neyse, biz dönelim okuma konusuna…

Öncelikle katıldığım okuma seanslarını anlatmak istiyorum.  Bahsettiğim Carnegie Library’nin merkez binasının (dev gibi, muhteşem bir bina) yanı sıra, şehrin her köşesinde 20den fazla şubesi var.  Her birinde her gün okuma seansları yapılıyor.  Kütüphane görevlileri hem çocuk kitaplarına hayran insanlar hem de bana sorarsanız her biri tiyatrocu!!  Öyle güzel okuyorlar ki kitapları anlatamam.  Hem okuyor hem oynuyorlar.  Ayrıca çocuklara danslar öğretiyorlar, oyunlar oynatıyorlar.  Mesela dün bir kütüphanede konu “Afrika”ydı.  Kütüphane görevlisi hanım bir dolu Afrika kökenli obje getirmiş.  Çocuklara onları gösterdi, Afrika’daki hayatı anlattı (kendisi gitmiş, bir kaç ay Mali’de bir köyde yaşamış).  Afrika hikayeleri okudu.  Elişi çalışmaları yaptırttı.  Bunlar yetmiyormuş gibi bir de üşenmeyip Mali yemekleri pişirmiş, çocuklara ikram etti.  Her hafta başka bir ülkeyi anlatıyorlarmış.  Çarşamba günü gittiğim seanstaki hanım folklorik danslar da öğretti.  Her hafta, her şubede farklı bir ülke işleniyor.  2 hafta sonra Türkiye var.  Konyalı şarkısıyla Konya halk dansları öğretecekmiş Amerikalı kütüphaneci!!

Okuma seansları farklı yaş gruplarına göre düzenleniyor.  Okulöncesi, ilkokul, ergen…  bizim de bildiklerimiz.  İlginç olan “Toddlers” ve “Baby and Me” programı.  İlki 1-2 yaş, ikincisi ise 0-18 ay için düzenleniyor!!  Ayrıca “özel çocuklar” için de okuma seansları yapıyorlar.  Mesela otistik çocuklar.  Ayrıca çocuklara “Sign language” (sağır-dilsiz alfabesi) öğrettikleri bir seans da var kütüphanede!  Bu seans duyamayan çocuklar için değil, tam tersi duyabilenler için düzenleniyor…  duyamayanlarla ilişki kurabilsinler diye!  Ayrıca bazı seanslara müzelerden eğitmenler davet ediliyor;  mesela Doğa Tarihi Müzesi’nden.  Gelip çocuklara mesela dinozorları anlatıyorlar.  Yani “okumak” dört koldan sevdiriliyor.  Kütüphane sadece “kitap”la değil, her türlü “bilgi” ile özdeşleştiriliyor.  “Bilgi edinme”nin zevki tattırılıyor.

Mesela…  ergenler için olan seanslardaki sanat etkinlikleri; film yapımı (filmmaking), bilgisayar oyunları, çizgi roman tartışmaları, fotoğraf stüdyosu, spelling yarışmaları (imla yarışması) gibi şeyler var.  Ergenlerle ilgili en çok ilgimi çeken şey “Nerd Rock” oldu.  Bu yeni bir rock türü.  Kitap odaklı rock!!  Kitap okumayı seven gençler beğendikleri kitaplarla ilgili şarkı sözleri yazıp besteliyorlar.  Benim gittiğim gün kitiphanenin önündeki parkta Harry Potter konseri vardı.  Harry Potter’la ilgili şarkılar yapmış bir grup çocuk konser veriyordu.  Ayrıca bizim eve yürüme mesafesinde olan kütüphanede Çarşamba akşamları ergenler için film gösterimi var.  Beş film çıkarıyorlar, oylama yapılıyor ve seçilen film izleniyor.  Patlamış mısır ve içecek kütüphanenin ikramı.  Bir de kutu oyunu gecesi yapıyorlar.  Çocuklar toplaşıp Monopol falan oynuyorlar.  Ayda bir akşam da çikolata fondü yapıyorlarmış.  Bizde olsa, “çocuklar erimiş çikolataları her yere sürer, kirletir”!! Orada nedense sürmüyorlar!!  Yoksa bizde de sürmezler de biz böyle gereksiz önyargılarla yiyecekleri  kütüphanenin dışında mı tutuyoruz?  Ve hatta çocukları da!!  Ne de olsa onlar da yırtar kitapları, değil mi?!  Bir de Dijital Hikaye Anlatımı konusunda çalışmalar yapılıyor ergenler için.  Hani bizde hep konuşuluyor ya “Çocukları bilgisayarın başından nasıl kaldırıp kitaba oturturuz?” diye.  İşte adamlar yolunu bulmuşlar;  bükemeyeceğin eli sıkacaksın.  Madem bilgisayarla savaşmak çok zor, o zaman barış yapalım.  Bilgisayarla hikayeyi birleştirmek üzerine eğitim veriyorlar çocuklara.  Farklı teknolojileri kullanarak nasıl kitap yazılır/yapılır?  Çocuklar kendi kitaplarını yapmayı öğreniyor.

Yine ergenlerle ilgili hoşuma giden başka bir şey de kütüphanede onların ayrı bir bölümü olması.  O bölüme bir dolu bilgisayar koymuşlar, onların ilgisini çekecek şekilde dekore etmişler.  Mesela kocaman bir armut minder vardı ve bir kızla bir oğlan orada aşna fişne halindeydiJ Kimse de çocukların yanına gidip “Siz napıyosunuz bakiyim burada?  Çabuk kitap okuyun” falan demiyordu!

Başka neler var?  Mesela tüm kütüphalerde yaş gruplarına göre kitap önerilerinde bulunan broşürler dağıtılıyor.  Okula o yıl başlayacak çocuğun anasınıfı-ilkokul 1. Sınıf arasındaki yazı hangi kitaplarla geçirmesi gerektiğini biliyorlar ve bunu annelere öneriyorlar.  Diğer sınıflar da şöyle gruplandırılmış;  1-2. Sınıflar, 2-3. Sınıflar, 3-4. Sınıflar, 4-5. Sınıflar.  Yani her sınıf bir önceki grupla örtüşüyor.  Çünkü kitapların yaş gruplarına göre net çizgilerle ayrılamadığının farkındalar.  Ortaokul için hazırlanmış broşür farklı.  Onun tasarımı daha büyük çocuklara hitap edecek şekilde yapılmış.  Her türlü detaya dikkat ediliyor anlayacağınız.  Ya da temalara göre hazırlanmış çantalar var.  Mesela “arı” çantası.  Arıları çok seven bir çocuk o çantayı alıp evine götürüyor.  Içinden onlarca konusu/başkahramanı arı olan kitap çıkıyor!

Kütüphanlerin okuma kulüpleri var.  Bir kaç çocuktan oluşan gruplar kuruyorlar.  Her hafta bir kitap seçip okuyorlar.  Sonra kütüphanede bir araya gelip kütüphane görevlisiyle birlikte o kitabı tartışıyorlar.

Kütüphanelerde kocaman bir pano yapmışlar.  10 adet kitabı bitiren çocuğun adı küçük bir süslü kağıda yazılıp asılıyor.  Ayrıca başka bir panoda ise “Ben ne okuyorum?” başlıklı küçük not kağıtları gördüm.  Herkes okuduğu kitabı bir cümleyle anlatmış, diğer kütüphane ziyaretçilerine öneride bulunuyor.  Not kağıtları matbu hazırlanmış;  En üstte “Ne Okuyorum?”, altında “Yazarı”, altında “Yorumlar”.

Kütüphanelerde çok hoş başka bir broşür gördüm;  bir yüzünde “Niçin okumalıyız?”, diğer yüzünde “Niçin çocuklarımıza okumalıyız?” sorularının cevapları listelenmiş.  Her gün 6 dakika okumanın stres seviyesini üçte iki miktarında azalttığını ve okuma eyleminin, beynin ön loblarını harekete geçirerek depresyon semptomlarını azalttığını biliyor muydunuz?  Buna bir isim de vermişler:  “Bibliotherapy”.

Family Literacy adında bir dernek anne babalara çocuklarına daha çok kitap okuma konusunda eğitim veriyor.  Kitaplardan nasıl keyif alınacağını, nasıl okunacağını, nasıl seçileceğini falan öğretiyor.  Ailecek akşamları kitapları kullanarak oynanabilecek oyunlar bile tarif ediliyor!  Kitap önerileri de çok ilginç şekilde kategorize edilmiş:  az yazılı-çok resimli kitaplar, çocuğunuzun oynayabileceği kitaplar, tanıdık karakterleri olan kitaplar, vs.  Aynı dernek öğretmenlere de kitap odaklı eğitim önerileri/ders planları veriyor.

Başka bir dernek ise (Kütüphaneciler Derneği) özellikle erken yaş okumasına olağanüstü önem veriyor.  Bunun için üretilmiş programları ve materyalleri dağıtıyorlar…  hem ailelere hem eğitmenlere.

Bir üniversite ise Okuma Becerileri üzerine eğitimler düzenliyor.  Okuma, okuduğunu anlama, hızlı okuma, phonics, kelime hazinesi, ders çalışma metodları, not tutma…  Bu konularda çalışmalar yapıyorlar.  Bu da okulöncesinden başlıyor, lise sona kadar devam ediyor.  Her yaş grubuna göre farklı bir program var.  Malum üniversitelerin eğitim fakültelerinde bu konuda araştırmalar yapılıyor, üniversite öğrencileri eğitiliyor.  İşte tüm bu imkanları teoride bırakmayıp bir de pratikte halkın doğrudan faydalanmasını sağlıyorlar.

Başka bir üniversitenin Eğitim Fakültesi’nde ise Reading Clinic adında bir bölüm var.  Önce bir testle çocuğun okuma ve yazma becerileri ölçülüyor.  Sonra farklı testlerle “okuma-yazma”yla ilgili tutum ve motivasyon seviyeleri belirleniyor.  Sonra da bilişsel becerilerine bakılıyor.  Kurumun görevlileri anne-baba ve çocukla 15 saatlik bir paket dahilinde çalışıp çocuğun okuma-yazma becerilerini ve tutumunu geliştiriyor.

Ağustos ayında Storytelling Festivali düzenliyorlar.  Bu okuma değil, sözlü hikaye anlatımını teşvik etmek için yapılan bir festival.  Bu geleneğin yok olmasını istemiyorlar.  Profesyonel hikaye anlatıcıları gelip 2 gün boyunca hikaye anlatıyorlar.  Tabii konserler, sanat çalışmaları, yeme-içme…  hepsi var.  Bir hikaye şenliği oluyor.

Son olarak ve beni en çok etkileyen:  Bir grup seçmen toplanmış ve önümüzdeki seçimlerde seçmen kağıdına bir referandum sorusu ekletmek için uğraşıyorlar.  Meseleleri şu:  Mülk sahipleri, evlerinin değerinin her $100,000’ı için yılda $25 kütüphane vergisi versin mi?  Bunun için imza topluyorlar.  Gereken sayıya ulaşınca, bu referandum yapılabilecek.  Ve cevap “evet” çıkarsa, kütüphaneler için her yıl çok miktarda para toplanabilecek.  Çünkü Carnegie Amca kütüphaneleri yaptırmış ama idari masraflar için para bırakmamış.  Ve bunu bilerek yapmış.  Çünkü halkın bu kuruluş için parmağını taşın altına sokması gerektiğine inanırmış.  Dedim ya, adamlar her türlü detayı düşünüyorlar!

Ve bir de yaratıcı yazarlık kampları var.  Çocuklar yazı yazmayı öğreniyorlar!!  Ama bu apayrı bir yazıyı hakediyor.  Belki başka bir gün de bunu anlatırım.

————————————-

2011 yazında bunları yazmışım e-postamda…  2 yılda kimbilir neler neler eklendi bunlara!  Ve kimbilir benim görmediğim, duymadığım daha neler neler yapılıyor Pittsburgh’da ve Amerika’nın diğer şehirlerinde.  Mesela Amerika’da doğum yapan bir arkadaşımdan öğrendim ki hastaneden bebekle çıkmadan önce iki şey teslim etmişler anneye:  1) bebeğin aşı karnesi, 2) bebeğe ilkokula başlayana dek okuyacağı kitapların listesi.  Yani adamlar aşı kadar önemli buluyor bebeğe okunacak kitapları.  “Kitap sevgisini aşılamak” denir ya bizde hani, işte o hesap!!  Üstelik dikkatinizi çekerim, ‘ilkokula başlayana dek okunacak kitaplar listesi’nden bahsediyoruz.  Oysa bizde ‘okumayan çocuğa’ kitap alınır mı hiç?  “Hele bi okumayı söksün de sonra alalım” denir.  Oysa Amerikalılar “Çocuklar ebeveynlerinin kucaklarında okura dönüşür” diyorlar.  Yani henüz kucak çocuğuyken kitap okunan çocuk kitapsever oluyor.

Bizde de olacak biliyorum.  Olmaya başladı.  Yavaş yavaş olacak.  Projeler üretilecek, uygulanacak, çocuklar daha çok okuyacak.  Madem konumuz Kütüphane Haftası, ben de kütüphanecilere bir şey söyleyerek bitirmek istiyorum:

Bir gün (yine Amerika’da) bir kütüphane görevlisinin bir tek çocuğun o günkü kitap seçimi için tam 30 dakika harcadığına şahit oldum.  “Al birini oku işte” demedi.  İnce ince anlattı belki on tane farklı kitabı çocuğa.  Tek tek sordu çocuğun zevkini.  Anlattı-dinledi, anlattı-dinledi.  Sonunda bir kitap aldı gitti çocuk.  Tek bir kitap için, sadece tek bir gün okunacak (çünkü ertesi gün onu getirip yenisini alacak) o tek kitap için ne çene döktü!  İşte bence işin özü burada yatıyor.  Çocuğa, kitaba, çocuğun okuyacağı kitaba bunca özen gösterilirse elbet sonuç da iyi oluyor.

 

Yazan: Tülin Kulluk Kozikoğlu

Konuş- Oyna- Şarkı Söyle- Yaz- Oku

 

Konuş-oyna-şarkı söyle-yaz- oku … Ne kadar yoğun olursak olalım, çocuklarımızla günlük rutin haline getirebileceğimiz aktiviteler.

Hart ve Risley (2003) tarafından yürütülen ünlü ve klasik bir araştırmada, farklı gelir düzeylerinden aileler ve 0-36 ay arası çocukları ayda 1 saat izleniyor ve dialoglarda geçen farklı kelimeler aylarca sayılıyor. Literature “30 million word gap” olarak geçen sonuçlar oldukça çarpıcı.

Üst gelir düzeyinden ailelerin, çocukları ile daha fazla kaliteli zaman geçirmesi, daha çok dialog kurması ve dialoglarında daha zengin kelimeler kullanması sonucu 36 ay sonunda çocuklar arasındaki kelime dağarcığı farkı “30 milyon kelime”yi buluyor.

Çocuklarla kaliteli zaman geçirmenin, dialog kurmanın etkileri bu kadar açık olduğu için kütüphanemiz bize model oluşturacak bir liste sağlıyor. Bu yazımda size bu listeden bahsedeceğim.

Erken okur yazarlık becerilerini, çocuklar henüz okuma yazmayı öğrenmeden kazandırabiliriz. Beş temel prensip ile bunu yapabilir; çocuklarımıza, okuma ve yazmayı öğrenmeden önce, iyi birer okur yazar olmaları konusunda destek olabiliriz.

Peki nasıl? Listedeki beş temel prensibi özetlemek gerekirse;

  1. Konuşarak:

  • Markette, çarşı pazarda alışveriş yaparken açık uçlu sorular sorarak: hangi meyveyi daha çok seviyorsun, neden, bu meyvanin şekli nasıl? Kokusu?
  • Sokakta, gördüklerimiz, duyduklarımız üzerine konuşarak: Çöp kamyonuna bak, ne kadar gürültülü, peki tren, ne kadar da uzun.
  • Çamaşır katlarken: En büyük t-shirt babanın olmalı, en büyük eşyalar ona ait. En küçükler ise senin.
  • Beraber yemek yerken: Neler yaptık bugün? Evet, yürüyüş yaptık, alışveriş yaptık, parka gittik. Eğlendin mi?
  1. Oynayarak:

Tencerelerle kapakları eşleştirerek, küvette suyu kaplara doldurup boşaltarak, boş saklama kaplarını iç içe koyarak, oyuncaklarla eşleştirme ve sınıflandırma yaparak, evde unla veya sokakta kumla oynarken, matematiksel kavramların temellerini atabilirsiniz.

  1. Şarkı söyleyerek:

Şarkı söylemek, beraber eğlenceli vakit geçirmenin en güzel yollarından biridir. Eğlenirken ve mutluyken öğrenmeye giden kanallar daha açıktır. Şarkılar aracılığıyla çocuklar yeni kelimeler öğrenebilirler

  1. Yazarak & çizerek:

  • Miniğinizin ismini bir kâğıda yazıp harfler hakkında konuşabilirsiniz. Her harfin farklı bir sesten oluştuğunu anlaması için güzel bir yoldur.
  • Yapbozlarla, ahşap bloklarla, yapışkanlarla veya taşlarla harfler oluşturabilir, harflerin nasıl benzer/farklı olduğunu öğrenmesine yardımcı olabilirsiniz.
  • Sevdiği birisi için kart hazırlayıp, postalayabilirsiniz.
  • Bir pikniğe veya yolculuğa götürülecek eşyaların listesini hazırlayabilir, böylece yazı dilinin günlük hayatta nasıl kullan ildiğini örneklendirebilirsiniz.
  1. Okuyarak:

  • Aynı kitabı defalarca…Çünkü erken yaşta çocuklar tekrarlar aracılığıyla öğrenirler.
  • Çocuğunuzun ilgi alanlarını gözeten kitaplar seçerek: Bazısı otomobillere ilgi duyar, bazısı çiftlik hayvanlarına.
  • Restoranda menüyü, evde bisküvi paketinin üzerini okuyarak, yazının sadece kitaplarda olmadığını görmesini sağlarsınız.

ABD’de kütüphaneler, araştırmalar doğrultusunda hazırlanmış kaynaklar (broşür, blog, web sitesi), ve çocuk/ bebek programları aracılığıyla, ailelere çocukları okur yazarlığa hazırlamak için yapabilecekleri konusunda destek ve model oluşturuyor ve bu çok değerli bir imkan. Ancak, yaşadığımız yerde kütüphaneler olmasa bile, çocuğumuzun geleceğine yapabileceğimiz pratik ve anlamlı bir yatırım var; bu beş prensibi hayata geçirmek, bol bol etkileşim kurmak.

Yazan: Beyza Aksu Dünya

Onondaga Free Library, NY, ABD

Mahallemin kütüphanesi olmasından mı, güler yüzlü yardımsever personelinden mi yoksa mekanın güzelliğinden mi bilemiyorum ama benim için en ÖRNEK KÜTÜPHANE burasıdır.

Öncelikle benimsediği doğa teması insanın hemen içini ısıtıyor. Yerlerde bulunan çim ve çakıl patika deseni, duvarlarda kitap okuyan hayvanların olduğu orman çizimleri ve bunlarla uyumlu mobilyaları… hepsi birbirinden güzel ve her seferinde tekrar tekrar gitmek için insanı destekleyici unsurlar arasında.

Kütüphane alanı yaşa ve yeteneklerine göre çocuklara farklı alanlar sunuyor. Örneğin okul öncesi için düşünülmüş bu bölümde tüm mobilyalar çocukların tek başına kullanımını kolaylaştırıcı şekilde seçilmiş.

Örneğin bu eğimli masa 1.5 yaşından itibaren kızımın en rahat vakit geçirdiği başarılı bir örnek. Gerek kitap okurken gerekse yapboz yaparken düz masalara göre çocukların daha rahat konsantre olmalarını sağlamaktadır.

Diğer yandan yaprak desenli olan bu düz masa grup oyunları ve çalışmaları için daha rahat bir ortam sağlıyor.

Bu bölüm kitaplıkları iki ayrı şekilde organize edilmiş. Bir tarafta doğa, aile, büyüme, hayvanlar vb. temalarda kitaplar bulunurken diğer tarafta ise yazarların soyisimlerine göre alfabetik sırada kitaplar bulunuyor.

Temalar özellikle aradığınız bir konu (okula başlama, mevsimler, dinazorlar vb.) olduğunda fayda sağlarken takip ettiğiniz yazarın diğer kitaplarına göz atmak istediğinizde alfabetik bölüm daha ideal oluyor. Burdaki kitaplar belirli aralıklarla değişiyor. Katalog içerisindeki tüm kitaplar kitaplıklarda olmuyor. Ancak siz aradığınızda kütüphaneciniz getiriyor. Böylece her ziyaretinizde yeni kitapları keşfediyor ve sıkışık raflardan kurtuluyorsunuz.

Rafların çocukların boyuna uygun olması ve kitapların kapaklarının dışa dönük olması erken yaşta ilgi alanına göre çocukların kitaplarını seçebilmelerini sağlıyor.

Ayrıca kitap raflarının önündeki barlar bebeklerin tutunarak ayağa kalkmalarına ve ilk adımlarına yardımcı oluyorlar. 😊

Kütüphane içerisinde doğal aydınlatmadan yanayımdır. Ancak bu mümkün olmadığında aydınlatmanın yeterli yapılması çok önemlidir. Havalandırma ve Isıtma sistemleri de kapalı bir kamusal alan olan kütüphanelerin olmazsa olmazları arasında.

Özellikle çocuk kütüphanelerinde çeşitli alanlar tasarlamak ve çocukların aktif yönlerini göz önüne almak çok önemli. Orta bölüm birçok farklı kullanımı içinde barındırıyor.

En başta bir okuma kuytusu bulunuyor. Bizimkiler kitap seçip orda okumaya bayılıyorlar. Hemen üzerinde yapbozlar bulunuyor.

Bilgisayar bölümünü ayıran ağaç çift taraflı bir raf ayrıca haftalık ya da aylık temalarda kitap tanıtımları bu raflarda yapılıyor.

Bilgisayarlar çocuk dostu tercih edilmiş. Ayrıca katalog aramaları da yapma imkanı sunuyorlar.

Son olarak süreli yayınların bir bölümü de yine bu orta bölümde bulunmakta.

Hani çocuk kütüphanesi ve çocuklara uygun mobilya diyoruz ama daha öncede üzerinde durduğum gibi çocuklar için tasarım yaparken ayrıntılı düşünmek mecburiyetindeyiz.

Örneğin okul öncesi çocuklar için mekan tasarlıyorsak muhakkak birlikte geldikleri yetişkinlerinde düşünmeliyiz. Yukarıdaki alan genelde çocukların birlikte geldikleri yetişkinlerle kitap okudukları ya da çocuklar serbestçe kütüphaneyi yaşadıklarında ebeveynlerin onları izledikleri bölüm.

Çocukların olduğu her yerde oyunlardan ve oyuncaklardan bahsetmemek olmaz. Birbirinden farklı ve eğitici birçok oyuncak özenle seçilmiş yine burda da.

Kitapların olduğu bölümün devamında masal saatlerinin, çeşitli etkinliklerin, partilerin ve film gösterimlerinin yapıldığı bir oda mevcut.

Birkaç masa ve sandalye dışında boş olan bu oda talebe ve isteğe göre düzenlenerek kar amacı güdmeyen organizasyonların kullanımına da sunulmakta ve tabii tamamen ücretsiz.

Bu bölüm de okumaya yeni başlayan çocuklara özel seriler ve setler mevcut. Ayrıca çocuk gelişimine ilişkin çok yararlı kitaplar da yine bu bölümde sergilenmekte.

Okul öncesi ve sonrası dönem raflar yardımı ile birbirinden ayrılmış durumda.

Bu kütüphanenin en keyifli taraflarından biri her defasında keşfedeceğiniz ve yeni deneyimler yaşayabileceğiniz farklı ve çeşitli mekanların tasarlanmış olması.

Gençlerin bulunduğu bölümdeki bilgisayarlar onların ihtiyacını karşılayacak şekilde tercih edilmiş.

Çok vakit geçirdiğimiz diğer bölümler ise lego duvarı, minik hayvan figürleri ve kitapları, bilim köşesi…

 

*Tüm hakları saklıdır. Fotoğraflarla birlikte yazının www.kutupanne.com sitesinin izni olmaksızın bu dokümanın tamamı veya belli bir bölümü hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda kaynak gösterilse dahi izin alınmadan kullanılamaz, çoğaltılamaz ve kopyalanamaz.