12 AYLIK

BEYZALI GUNLER TASARIM STUDYOSU

Aslinda oglumla bu kadar erken baslamamistik kalem tutmalara ama tabii Beyza’nin onunde ona ornek teskil eden bir abisi oldugundan kizimla her konuda daha erken farkindalik yakalayacak gibiyiz.
Diger yandan cocuklarimin kalem ve kagida olan ilgisinin artmasi beni her zaman cok mutlu ediyor. Onlar boyadikca, hayal ediyor, hayal ettikce, uretiyor, urettikce mutlu oluyor ve mutlu oldukca umutlu oluyorlar. Umudu olan cocuklar yetistirmek bu zamanda cok onemli…

11 AYLIK

BEBEKLER ICIN MONTESSORI DUYUSAL PANOSU

BEYZALI GUNLER TASARIM STUDYOSU

Son donem bebek annelerinin cok duydugu: kimisinin tamamen benimsedigi kimisinin cok onemsemedigi bir yaklasim Montessori. Bu moda yaklasim uzerine kurulan okullarin sayisi ulkemizde oldugu gibi dunyada da artmakta.
Daha oncede soyledigim gibi tek bir yaklasim uzerinden cocuk yetistirmek pek bana gore degil, ama arastirmak ve cocuklarimi gelistirecegine inandigim uygulamalari yapmak hosuma gidiyor. Bu pano da bunlardan biri. Neden mi?
Beyza bu donemde oyuncaklarla oynamaktan cok merakinin da verdigi arastirmaci kimligi ile kendini gelistirme cabasinda. Aramak-Bulmak ve her seferinde daha cok seye dokunmak bir numarali favorisi. E durum boyle olunca da Duyusal Pano, hele ki kapakli, tam Beyza’ya gore diyebilirim.

Aslinda yapmasi cok kolay. Malum bu donemlerde islak mendil vazgecilmezimiz. Islak Mendillerin kapaklarini bir sure saklamak bu pano yapimi icin yeterli. Sonra icine neler yapistiracaginiz size kalmis. Bizim panomuzun icindekiler:
-Bulasik Sungerinin her iki tarafi
(Sert kismini tirnagi ile cizmeye calisirken yumusak kismina dugme muamelesi yapmak cok hosuna gitti.)
-Cocuk oyuncaklarinda kullanilan plastik ayna
(Kendine cee-e yapmak icin bire bir. Eski bir oyuncagimizdan odunc aldik.)
-Hediye paketi (folyo)
(cikardigi hisirtilar keyif veriyor.)
-Kargolarda kirilacak esya icin kullanilan baloncuk (hani su patlatmaya doyamadigimiz ve sonuncu patlayana kadar elimizden dusmeyen ;))
-Saten kumas
(kaygan ve kirmizi olmasi cok ilgi cekici)

Acilir kapanir olmasi merakli bir kucuk icin cok ideal. ayrica bu yaslarda oyle hemen hangisinin nerde oldugunu ezberleyemeyebiliyorlar. Kaldi ki ezberleseler dahi panoyu ters cevirmek sistemi bozmak icin yeterli. Mama sandalyesinde oynanabilecegi gibi, yerde ve hatta duvara yapistirildiginda ayakta oynanabilir bir pano haline geliyor.

Panonun benzerini yaparak aile uyelerinin fotograflarini yapistirabileceginiz gibi bu uygulamayi pano seklinde yapmayip evin herhangi bir kosesine kalici bir sekilde de uygulayabilirsiniz.

Onsoz kivaminda…

Yaptiklarimizi ve yapmaya devam ettiklerimizi paylasmayi planladigim yazilarima bakmadan vermek istedigim bir kac bilgi var:

Simdiye kadar yaptigimiz herseyi sevgi dolu bir amator ruh ile yaptik ve yakinlarimiz ile facebook araciligi ile paylastik. Bir sure sonra yaptiklarimizin gecici bir heves olmadigini anlayip sureklilik arz ettigini gordugumuzde bu isi biraz daha sistematik yapmaya karar verdik ki bu blog da bu kararin urunudur.

Yaptigimiz aktivite ve faaliyetler cogunlukla cocuklarimin ve benim anlik urettigimiz ya da yasadigimiz olaylardan turettigimiz ya da sevdigimiz ve tekrar tekrar yasamak istedigimiz anilarimizdan esinlendigimiz aktivitelerdir.

Bir kisim ise bazi arastirmalar ve okumalar sonrasi cocuklarimin gelisim suzgecinden gecirerek yeniden yorumladiklarimdir.

Ve tabii ki az da olsa bir kisim ise bire bir alintidir.

Blog icerisinde birbirinden iki farkli cocugun ayni donemlerde yaptigi farkli faaliyetleri bulabileceginiz icin cok yonlu olacagina inaniyorum ve oglum ve kizimin yaptiklarini 2.5 sene fark ile anlatirken onlari ayiran asagidaki basliklari kullanacagim bilgisini de vererek onsozumu tamamliyorum :))

-HEY ATOLYESI
-BEYZALI GUNLER TASARIM STUDYOSU

“Drive-Thru”-“Arabaya Servis” Kulturu

Sosyo-ekonomik hayatin kent kulturune yansimalarindan biri ‘arabaya servis’… yaklasik 60 senelik bir gecmisi var. Amerika’da baslayan ve cogunlukla burda artarak ve cesitlenerek devam eden bu kultur ve baglantilarini bir kisim avrupa ulkelerinde de gorebiliyoruz.

Amerika kenti kendini yol aglari ile gosteriyor. Daha cok araba odakli bir gelisme kurgulanmis. Arabasiz bir hayatin dusunulemeyecegi kentlerde insan zamaninin buyuk cogu mekanlar arasi ulasimda gecmekte. Gelisen teknoloji ile hizlanan zaman kiymetini arttirdigindan gunluk rutinlere pek yer kalmiyor; bu nedenle belki de kaplumbaganin evi misali araba adeta insanlarin evi haline geliyor.

Once fast-food restaurantlarla karsimiza cikiyor yillarca ‘drive-thru’ uygulamasi. McDonald’s bu isin zincirlerinden… Hani cogumuz asinayiz filmlerden arabaya servis sahnelerine… hatta ve hatta yillarca izledigimiz Tas Devrinden de hatirlar bir cogumuz 😉

 (Drive-in arabaya servis alip arabayi park yerine cekerek yemeginizi yiyebildiginiz sistem. Drive-thru arabaya hizmetinizi alip devam ettiginiz cok daha hizli akan bir duzen.)

Bu uygulamayi buraya yazmaya degecek kadar ilginc kilan su ki; Amerika’da yillar gectikce restoranlarla kalmayip bu uygulamanin diger sektorlere de yansimis olmasi. Ornegin;

1. Kahve Dukkanlari

2. Eczaneler

3. Postaneler

4. Bankalar (ATM)

Bu dort ornek en yaygin olanlar. Insan hic beklemedigi bir yerde de karsilasabiliyor drive-thru yazisina…

Ornegin Arizona Universitesi bir kac yil once calisanlari ve ogrencileri icin mevsimlik grip asisini ‘drive-thru clinic’ araciligi ile yapmis…

Sasirtici ve inanmasi guc gercekten… yine de Amerikan kulturunun bir parcasi haline gelecek kadar buyuk olcude yayginlasmis bir durum.

Son yillarda drive-thru uygulamasina karsi dusunceler on plana cikmaya baslamis. Ozellikle obezite ile savasan orgutler arabanin icinde gecen bu yasam dongusunun sagliksiz oldugunu vurguluyor. Gecici sure ile bile olsa yeni arabaya servis mekanlarinin acilmasinin yasaklandigi eyaletler bile var.

Oysa soyle bir dusunuyorum da, tasinsak bile kopamadigimiz eczacimiz ile yasadigimiz sosyal paylasim ya da kahve almak icin dukkana girdigimizde icimize cektigimiz kahve cekirdeklerinin o muazzam kokusu… biz de olsa olsa ‘walk-thru’ olur ve bunun en guzel temsilcisi de maras dondurmacilari hadi bilemediniz donerciler olur gibi geliyor :))

Amerika’da aileler icin bir sonbahar klasigi: Elma Toplama

Aslinda benim kusagim ve oncesine cok uzak degil dalindan topladigimiz elmalari uzerimize silerek parlatmak ve bir guzel yemek…

Babannem ve dedemin bahcesinde envai cesit meyveyi dalindan yemenin ne kadar kiymetli oldugunu elimizden gidene dek bilemedik ya da doyana kadar dut yemenin ayricaligini bu sene ilk kez para vererek dut alana kadar anlayamamistimmm… simdi soz konusu cocuklarim olunca yasadiklarimin daha iyisini yasatmaya calisirken bu ve benzeri konularda yasadiklarimi yasayamiyor olmalari uzucu gercekten… bu nedenle “elma toplamak” benim gibi bunum eksikligini yasayan anneler icin ayri bir anlama sahip olsa gerek…

Gecenlerde kutuphaneye gittigimde syracuse ve aile yasamina yonelik bir kac ucretsiz dergi almistim. Iclerinden birinin editoru Elma toplamanin burda aile gelenegi haline gelen bir sonbahar aktivitesi oldugunu yazmis. Syracuse’de bir cok elma bahcesi var. Hatta sadece elma ile kalmayip misir ve balkabagi bahceleri ile butunlesik buyuk ciftlikler var. Editorun secimi: Beak and Skiff Apple Orchards

Biraz arastirmadan ve on bilgi edinme sureclerinin sonucunde biz de bu elma bahcesine gitmeye karar verdik. Haftasonunun yagmurlu olacagini gorunce elimizi cabuk tuttuk ve cuma gununim gunesli ve enfes havasindan istifade ederek bugun Elma Bahcesine gittik.
Birazdan keyifle ‘elma bahcesi’ hakkinda bilgi verecegim ama oncesinde…

Huseyin Emir’ bir iki yil once Caillou’nun elma topladigi bir bolumunu izlemistik. Orda izlediklerimizle burdaki Elma Bahceleri cakisinca gitmeden bu bolumu oglumla ve kizimla tekrar izledik. Boylece bazi on bilgileri ve uyarilari biz vermeden ordan ogrenmis oldular 🙂

Caillou Elma Toplamaya Gidiyor

Merkezden yaklasik 20-25 dk uzaklikta ama bizim bulundugumuz yere 10-15dk mesafede alabildigine yesillikler arasinda bir yer Beak&Skiff Elma kampusu…

Kendilerine kampus diyorlar cunku icinde bir cok farkli faaliyet ve cazibe alani barindiriyor. Kendi elmamizi toplamamiz icin ozel bahce;

elmali pie ya da donut gibi cesitli yiyeceklerin bulundugu firin,
elma suyu, kahve, elma cayi gibi icecelerin bulundugu ayrica fast food yiyebileceginiz kafe,
%100 elma sularinin ve elmaya dair her turlu kitap, aksesuar, kiyafet, sabun, oyuncak vb. Esyalarin satildigi genel bina,

Elma toplamak istemeyen ama lezzetli elmalardan almak isteyenler icin satis bolumu,
Elmalardan yaptiklari saraplarin tadim ve satis bolumu,
Cocuklar icin oyun alani ve pony riding bolumu,
Ayrica ortada yesillikler icinde dinlenme, atistirma, guneslenme ve oyun oynama bolumu
Oncelikle personel cok guler yuzlu ve her yer tertemiz…. girer girmez etrafi biraz gezip heyecanla elma toplama alanina dogru gittik. Orda bizi bir traktor ve arkasindaki vagon bekliyordu.

Meyve bahcelerinin icini gezerek toplama alanina dogru bu vagonla gittik. Gercekten cok keyifliydi.

Gezerken dallarda kizarmis elmalari gormek heyecanimizi ve istahimizi arttirdi. Sonrasinda elmalari toplayacagimiz alana geldik. Ufak bir bilgilendirmeden sonra gayet sik posetlerimizi secip merdivenlerin bizim icin hazir bekledigi ama aslinda elma dolu dallarin yerlere kadar indigi toplama alanina geldik.

 

Dalindan elma koparmak, en kirmizisini aramak, kucuk bir sihirle (uzerimize surterek 😛 ) elmalarin kizarip parladigini gormek ve diledigince elma yemek iki yavrumun da cok hosuna gitti. Onlarin heyecanini izlemek ve onlari yeni seyler icin yonlendiriyor olmak da benim cok hosuma gitti.

Posetlerimizi elmayla doldurup bir tanede yolluk elimize alip bahceleri gezerek kafenin bulundugu alana geri donduk.

Yorgunlugumuzu %100 elma suyu ile atarken ev icin de yanimiza nefis elmali pie lardan aldik.
Mutlu olmak cok basit ve aslinda cok dogal :))

Basliyoruzzz…

Once oglum ve sonra da kizim…
Kendimi tanimam, gercek anlamda ne istedigime karar vermem, dunyada aslinda onceliklerimin neler oldugu ve benzeri konularda altin caglarimi yasamama neden olan iki melek…
Once Huseyin Emir… masum, kendine has tavirli, uyumlu, ara ara sert ama anlayisli… Sonra Beyza suprizli, farkli, kuralsiz, masum, cok ama cok sevgi dolu… 
Onlarla hayati yeniden tanimladim ve onlardan ogrendigim ile onlari yetistirmeye karar verdim…
Cocuk yetistirme konusunda bir cok arastirma, yaklasim, tarz ve bunlari anlatan kitaplar, cdler vb yayinlar oldugu dogrudur… hic birine itirazim olmadigi gibi yararli oldugunu da dusunuyorum ama cocuklarin her birinin cok ozel olduguna ve onlari ancak kendilerinden gelen ozgun sinyalleri yansitarak daha dogru buyutebilecegimize inaniyorum.
Soz konusu cocuksa, on kabuller kuramlar teoriler cok da sureklilik arz etmeyebilir… soz konusu cocuksa hic bir zaman tek bir dogru yoktur… ve cocugu anlamadan, dinlemeden, sabirla hissetmeden; diger bir deyisle cocugu kalpten okumadan sistem kurmak zor… 
Ayrica sunu da unutmamali ki dunya her zaman bekledigimizi bize sunmayabilir, ne zaman ne olacagini bilemedigimiz bir yasam dongusu icerisinde cocuklarimizi kendimize bagimli yetistirmek yerine kendi ayaklari uzerinde durabilen bireyler olarak yetistirmeliyiz. Bunun egitiminin cok kucuk yasta gerek birebir duygusal ya da soylemsel paylasimlar ile verilebilecegi gibi yapilan aktif ya da pararlel zaman etkinliklerinde de verilebilecegine inaniyorum. 
Bunun icin cocuklarima temelde;
bulunduklari her durumda mutlu olabileceklerini, bir diger soylemle SUKRETMEYI
dogrunun zamanini her zaman bilemeyecegimizi bu nedenle beklemeyi yani SABRETMEYI
zorluklarin oldugunu ama aslinda her zorun kolay bir yolu oldugunu… ve buna benzer bundan sonraki yazilarimda daha net anlatabilecegim ve onemsedigim duygulari ogretmeye calisiyorum. bunu yaparken daha bizsel (cocuklarim ve ben) yontemler kullaniyorum ve o an elimizde ne varsa ne istiosak onu yapioruz:))