IMAGINATION LIBRARY (HAYAL KÜTÜPHANESİ)

Dolly Parton tarafından 1995 yılında doğduğu ve büyüdüğü şehir olan Sevier County,TN’de başlayan Imagination Library projesi bugün başta ABD olak üzere 4 ülkede 70 milyondan fazla kitabı tamamen ücretsiz olarak çocuklarla buluşturmaya devam ediyor.

Mahallemizde bulunan ve sık sık ziyaret ettiğimiz çocuk kütüphanemizdek bir bilgilendirme broşürü aracılığı haberim olmuştu bu projeden. Gerçekten adının hakkını verir bir şekilde sadece hayallerde olacak bir uygulama gibi gelse de üye olmamızla birlikte kendi hayallerimize de umut tutacak bir gerçekle tanıştık.

Imagination Library programı kısaca doğduğu andan 5. doğumgününe kadar ekonomik gelirine bakılmaksızın ve kargo dahil hiç bir ücret ödemeden her ay uzmanlarca seçilerek belirlenmiz ve çocuğunuzun yaşına uygun bir kitabın posta ile evinize gelmesi olark tanımlanabilir.

Dolly Parton; babasının okuma yazma bilmiyor oluşundan ilham alarak ve ona ithafen çocuklara kitap okumayı sevdirmeye yardımcı bir yol hayali ile başladı. Bunun en güzel yolunun her ay onlara süpriz bir kitap gönermek olduğuna karar verdi.

1995 yılında kendi şehri ile başladığı bu hayal 2000 yılında tüm Tennessee eyaletine yayılmıştı. 2003 yılında 1 milyon kitap dağıtımı ile ABD nin diğer eyaletleri de bu programa dahil oldular. 2006 yılında Kanada ve İngiltere’ye sıçrayan program 2010 yılında 25 milyon kitabı çocuklara ulaştırmanın haklı gururunu yaşıyordu. 2011 yılında sesli kitaplar ve Braille kitapları da kolksiyonun içine dahil edildi. 2013 yılında programın Avustralya’ya da yayılması ile 50 milyon ve geldiğimiz noktada 2016 yılında bu sayı 70 milyonu aşmış durumda.

”Güzel fikirler ve bencil olmayan hayaller her zaman kanatlanacak bir kanat bulur.”

DOLLY PARTON

Programdan yararlanmak için iki ön şart bulunuyor. Birincisi programa katılan ülkelerden birinde yaşamak ve ikincisi  yaşını geçmemiş olmak. Bunun dışında nereli olduğunuz, ekonomik durumunuz ya da herhangi bir başka kritere bakılmaksızın bir ay içind ilk kitabınız evinize postalanıyor. Çocuğunuzun gelişişmi ile uyumlu olarak her ay yeni bir kitabın posta kutusunda ya da kapının önüne bir kitap karşılıyor minik yavrunuzu. Bunun nasıl güzel bir heyecan olduğunu anlatmam. Özellikte farklı yaşlarda iki çocuğun olduğu bizimki gibi bir evde gelen iki farklı kitabın coşkusu tüm evi sarıyor. Günümüzde posta kutularının yeni bile bilmeyen çocuklar bu sayede her ayın başında posta kutusuna bakmadan gün geçirmiyorlar.

”DREAM MORE, LEARN MORE, CARE MORE, BE MORE!”

DOLLY PARTON-IMAGINATION LIBRARY

Program için seçilmiş kitaplar uzmanlarca kabul görmüş kitaplardan ve klasiklerden oluşuyor. Çocukların ismine özel gelen bu kitapların içerisinde kitabı okuyacak yetişkinler içinde birçok ipucu bulunuyor. Çocuğun yaşına göre ilgisini nasıl kitaba çekebileceğiniz, önesinde sonrasında konuşabileceğinizbaşlıklar, okuma esnasında kullanabileceğiniz yöntemler ve soracağınız sorulara dair örnekler verilmiş.

2003 yıında Imagination Library ve etkilerine yönelik yapılan bir araştırma sonucuna göre Imagination Library programına üye ailelere faydaları şu şekile sıralanmıştır:

  • Çocuklarla kitap okuma zamanının uzaması
  • Çocukların kitaplara ilgisinin artması
  • Ebeveynlerin kitap okum konusunda daha rahat hissetmeleri
  • Ebeveynlerin çocukların okuma seviyelerine krşı farkındalığının artması

Hepimizin merak ettiği konuya gelecek olursak, programın bütçesinin büyük bölümü bağışlarla sürüyor. Genellikle yaşadığı yerdeki çocukların ücretsiz olarak kitaplara sahip olmasını isteyen şahıs ya da organizasyonlar tarafından destekleniyor.

KİTAPKURDUANNE AKÇA KODAL

VE 2017 YENİ YIL HEDİYESİNE DAİR

Akça Hanım 2 yıl önce Kitapkurduanne ile başladığınız ve her geçen gün yepyeni içeriklerle zenginleştirdiğiniz siteniz ve bağlı sosyal medya hesaplarınız geldiğimiz noktada ülkemiz için çok önemli bir arşiv niteliği taşıyor. Sitenizde bugün 973 kitap önerisi ve birçok değerli söyleşi yazısı yer almakta. Bunun arkasında ciddi bir emek ve büyük bir kitap sevgisinin olduğu çok aşikar. Kaldı ki seçtiğiniz kitaplar ve kitaplara dair yazılarınızdaki titizlik bugün birçok anne tarafından sitenizin güvenilir bir kaynaknak haline gelmesini sağlıyor.

Tüm bunların yanında 2 yıl içinde sayısız kitabı takipçilerinizle paylaştınız ve paylaşmaya devam ediyorsunuz. Ancak benim özellikle üzerinde durmak istediğim konu geçen sene 2016’ya girerken 3 çocuk ile başlattığınız ve bu sene 4 kişi ile sürdürmeyi planladığınız HER AY ÇOCUKLARA ÜCRETSİZ KİTAP GÖNDERME PROJENİZ.

Öncelikle bu fikir nasıl doğdu biraz anlatır mısınız?

KitapkurduAnne sosyal medya hesaplarımı ve internet sitemi açtığımdan beri hemen her hafta takipçilerime kitap hediye ettim, hala da www.kitapkurduanne.com’dan haftanın hediye kitabı adı ile bunu devam ettiriyorum. Geçen sene yılbaşı hediyesi olarak ne yapabilirim diye düşünürken aklıma bir çocuğun kütüphanesine düzenli olarak her ay kitap katkısında bulunabileceğim geldi, üç kişi ile bir başlangıç yaptım.

Geçen sene bu güzel projeyi paylaştığınız ailelerden ve çocuklardan nasıl bir geri dönüş aldınız?

Geçen yıl ki talihlilerimden biri tam bir kitap kurdu idi, Neva çok okuyan ve çok da erken okumaya başlamış bir çocuk, diğer yanda Ali Tarık kitaplarla mesafeli bir ilişki içindeydi. Ayşe hanım ise bir öğretmen ve ona gönderdiğim kitaplar sınıfının kütüphanesine eklendi… hepsinden çok güzel geri dönüşler oldu, bazı aylar benim aklımda bir kitap varsa onu gönderdim (tabii önceden sorarak,) diğer zamanlar onların almak istedikleri kitaplardan bildirdiler bana, onları gönderdim.

Geleceğe dair bu konudaki hayalleriniz ve hedefleriniz nelerdir?

Bu proje beni o kadar mutlu etti ki bu sene yılbaşı için farklı bir şey yapmayı düşünmedim bile, çekiliş yeni sonuçlandı ve Mersin, Uşak, Ankara ve Bursa’dan dört farklı yaş grubundan tahliler çıktı, çok mutlu oldum. Keşke çok daha fazla çocuğa ulaşabilsem …

Ve son olarak… Bir iki cümle ile çocuk kütüphanelerinin önemine ilişkin fikrinizi paylaşır mısınız?

Çocuk kitaplarını bu kadar seven ve iç içe olan birisi olarak çocuk kütüphanelerinin ve çocuk kitapçılarının çok çok önemli olduğunu düşünüyorum, fakat sayıları gerçekten çok az. Özel okulların çoğunda hatırı sayılır çocuk kütüphaneleri mevcut fakat tabii bunlardan sadece okul ve çevresi yararlanabiliyor. Elimde mevcut olan veya çevremden topladığım kitaplar ile olabildiğince okul kütüphanelerine katkıda bulunmaya çalışıyorum fakat bu tabii ki sadece birkaç kişinin kişisel çabası ile olabilecek bir şey değil.
Her ilçede insanların ulaşabileceği, nitelikli kitapların olduğu kütüphaneler açılsa ne harika olur, ama inanıyorum bir gün olacak ! Hatta bazı güzel projeler de duyuyorum ve umudum artıyor..

TEŞEKKÜR EDERİM 🙂

Eyvah Kalbim Kırıldı!

KÜTÜPHANE DEYİNCE…

Kütüphane deyince…
Benim için manevi anlamı çok büyük ve değerlidir. Zaten kendimi bildim bileli kitaplara, kağıda ve kaleme ayrı bir sevdam vardır. Çok da severim yazmayı, bilen bilir beni… Kütüphane işte bunların hepsini kucaklayan bir yuva gibi sanki… Hayatimi kütüphanelerde geçirdiğimden değil bu duygularım genlerimden belki… Dedem, canım dedem… hiç göremediğim 1970lerde Hakkın rahmetine kavuşan  dedem… hiç görmediğim halde içimde bir parçasını hissettiğim ve gönülden çok ama çok sevdiğim ve bir o kadar da saygı duyduğum Kütüphane Müdürü Hasan ÖZBAŞ… Benim canım dedem….
En son görev yeri Bodrum Halk Kütüphanesinde izlerini takip ettiğim… El yazılarînda duygularını hissettiğim…

 

Bodrum Cevat Şakir İlçe Halk Kütüphanesi
Kütüphane Müdürünün Odası
Bundan iki sene önce Bodruma tekrar yolumuz düştüğünde gezip fotoğraflama imkanı bulmuştuk.
Canım oğlum Hüseyin Emir o zamanlar 2 yaşındaydı ve Büyük Dedesinin zamanının büyük bir çoğunluğunu geçidiği kütüphaneden o da cok hoşlanmıştı.
Konu kütüphane olunca bunlardan bahsetmeden geçmek olmazdı tabii… Ama söylediğim gibi kütüphane sevsem de hayatınî kütüphanede geçirmiş biri değilim. Genlerimde olsa da ne yazik ki kültürümüzün bir parçasiı değil kütüphaneler. Hatta şöyle kısaca bir açıklama getirmek gerekirse:

————————————————————————————————————————–
kütüphane (TDK )

1. isim Kitaplık
Kütüphane çalışması sırasında aldığım notlar, romanda kullandıklarımın bir katından çoktu.” – A. Ağaoğlu
2. Kitap satılan dükkân, kitabevi

Kaynak: TDK

————————————————————————————————————————–
library (Kutuphane) (Oxford Dictionary)

noun (plural libraries)

1A building or room containing collections of books, periodicals, and sometimes films and recorded music for people to read, borrow, or refer to:a school library[AS MODIFIER]: a library book

Kaynak: Oxford Dictionary

————————————————————————————————————————–

Bu nedenledir ki bizim kültürümüzde kütüphaneler içinde “yaşanılacak” mekanlar olarak ne yazık ki kurgulanmıyor ve de algılanmıyor.
Oysa Amerika’da kütüphane başlı başına “bir yaşam alanı“…
  1. Kent içindeki konumları
  2. Bina planları
  3. Giriş kapısından başlayarak gerek bilgilendirme notları gerekse personelin yaklaşımı
  4. İçindeki materyaller ( ki bunu cidden açmalıyız. Kitaplar, dergiler, CDler, Koltuklar, Masalar, Oyuncaklar, Bekleme Alanları, Bilgisayarlar vb.)
ve belki şu an hatırlayamadığım bir cok konuda insanı kendine çeken, bağlayan ve tekrar gitme arzusu uyandıran çok önemli sosyo-kültürel mekanlar kütüphaneler…
Çok önceden belirlenmiş programlarını incelediginizde halkın her kesimine yönelik çok geniş bir yelpaze sunduklarını da görebiliyorsunuz. Örnegin, 3 yaşından kucuk çocuklara müzik eşliğinde hikayeler anlatîrken, daha büyüklere süper kahraman hikayeleri anlatıyorlar ya da yetişkinler icin tartışma platformları sunarken gençlere bilgisayar programlamayî öğretiyorlar… sadece bununla da kalmïyor yoga bile yaptırıyorlar :))
Geçenlerde Dewitt Halk Kutuphanesine rastlamıştık ve bir göz atmıştık. Gerçekten keyifliydi ama cok zamanımız yoktu.
 Dewitt Community Library
Çocuk Bölümü

 

 Bebekler için Dokun ve Hisset Kitabı ile imtihan
Baktık ki bu bir kültür ve sosyalleşmeye de ihtiyacımız varken bugün de Fayetteville Free Library yollarına düştük. Tam 2 saati nasıl geçtiğini anlamadan kütüphane geçirdik. Biri 4 ve diğeri 1 yasında iki çocuk ile ev dışında hiç bir mekan böylesine kucak açamazdı herhalde… Hiç sıkılmadan, hiç ağlamadan, sızlanmadan geçen 2 saat ve sonunda sevdiği kitap ile eve dönmenin tarif edilemez mutluluğu…
Cocuk Bolumunun olmazsa olmazlari egitici ve eglenceli oyuncaklar tabii.. Oyuncaklar ozenle secilmis, genel olarak ahsap malzeme… Beceriye ve hayal gucune dayali oyuncaklar ozenle secilmis. Boylece cocuklari sinirlandiran hic birsey yok. Hayallerinde ne varsa yapabiliyorlar.

 

 

Ozellikle kuklalar bizimkilerin ilgisini hatta yalan olmasin benim de ilgimi cok cekti. Gercekte cok secitli ve cok kaliteli malzemeden yapilmis bir cok kukla ve kukla sahnesi vardi.
Trenlerle oynarken bir ara bir yogunluk oldu ve Huseyin Emir endiselenmeye basladi. Burda da anne destegi devreye girdi ve birlikte buyuk bloklar ile cok guzel kuleler ve yollar yaptik. Sonra bir baktik herkes Huseyin Emirin mekanina gelmis :)) Farkli ve yeni olan her zaman caziptir prensibi 😛

 

 

Kutuphanede okul oncesi ve sonrasi cocuklar icin ayristirilmis bilgisayarlar vardi. Iclerindeki egitici programlarin siniri yoktu. Gerci etraftaki diger aktiviteler o kadar ilgi cekiciydi ki cocuklar normalde bagimlisi olmaya meyilli olduklari ekranlardan yuz cevirdiler dogrusu.
Sonrasinda lego bolumune gectik… O kadar cok cesit parcanin icinde ben bile bir an afalladim. Gercekten hayalgucunun ve yapilabileceklerin siniri yok ve bu kutuphane bunu desteklemek icin ne gerekiyorsa yapmisti.
Resim cizmek bu kutuphanede yapilabilecek en siradan is olsa da yine de boyalara goz atmak Beyza icin eglenceli ve kesfedegerdi.
Bu sure icerinde oglum ve kizim ilgilerini ceken bir iki kitap begendiler ve o kitaplarla eve donmek onlari cok mutlu etti. Bir de tabi cikarken kutuphane calisanlarinin hediye ettigi stickerlar var… burda havaalani, kutuphane, market gibi sosyal alanlarda cocuklar biraz huysuzlandiginda gorevliler birden bir yerden bir sticker cikariyorlar ve bu yontem cocuklarin sakinleserek mutlu olmasinda buyuk olcude ise yariyor:)) cocuklara verilen deger..
Sonuc olarak;
benim gordugum sadece ve sadece cocuk bolumuydu. icerisinde sayamayacagim farklilikta aktiviteler barindiran bu mekanlar gercekten sosyal anlamda insanlari tatmin edecek olcude ozen gosterilmis yerler.
Cocuk bolumunde cocuklar gercekten ozguler, gonullerince oynayip, istedikleri herseyi hersekilde inceleyip kesfedebiliyorlar… kimse duzen takintisi ile onlari bolmuyor ya da kisitlamayor… anneler, ananeler, babalar ise keyifle cocuklarini izlerken bazen onlara eslik ediyor bazense birbirleri ile sohbet ederek zaman geciriyorlar…
Diger yandan Ankara’da “avm kulturu” icinde sikismis… hic bir getirisi olmayan, kendini tekrar eden, aktiviteden ote hedonik tuketimin bir parcasi haline gelmis, herseyin sinirli oldugu ve cocuklar adina hic bir paylasimin yasanmadigi bir kultur olusturulmaya calisiliyor… parklar icerilere tasiniyor… Ozel olarak hic bir mekan cocuklar icin dusunulmuyor. bunu gittigimiz yerlerde cocuk parklarinin elverissiz bolumlerde olmasindan vb. olaylardan goruyoruz… Aslinda hersey “cocuga saygidan” geciyor… cocugu anlamak… saygi duymak… cocugu bilmek… zor degil elbette ama istemek gerekiyor…

Instagram