Mekanında Okuyoruz Kitap Önerileri

Derleyen: Çocuk Gelişimci Deniz Toprak

#mekanındaokuyoruz

Kütüphanedeki Aslan (Michelle Knudsen)-Uçanbalık Yayınları (Kütüphane)

Dikkat! Bu Kütüphanede Ejderha Var! (Carly Hart)-Pearson Yayınları (Kütüphane)

Kütüphane Tavşanı-Organik Kitap (Annie Silvestro)-Beyaz Balina Yayınları (Kütüphane)

Dünyanın En Yüksek Kitap Dağı (Rocio Bonilla)-Günışığı Kitaplığı (Kütüphane)

Madeline Finn İle Kütüphane Köpeği (Lisa Papp)-Hep Kitap (Kütüphane)

Tavşan Maydanoz’un Kitapları Anlatan Kitabı (Frances Watts)-Binbir Çiçek Yayınları (Kütüphane)

Bekçi Amos’un Hastalandığı Gün (Philip C. Stead)-YKY (Hayvanat Bahçesi)

Gergedanlar Krep Yemez (Anna Kemp)-Pearson  (Hayvanat Bahçesi)

Mamut Yıkama Rehberi (Michelle Robinson)- Pearson (Banyo)                   

Rosie’nin Şapkası (Jullia Donaldson)- Beta Kids ( Park, bahçe, orman)

Temiz (Emily Gravett)- Beta Kids ( Orman)

Bu Kitap Benim Köpeğimi Yedi (Richard Byrne)- Uçan Fil Yayınları ( Sırt üstü uzanarak)

Bir Fikirle Ne Yaparsın? ( Kobi Yamada)- Nar Çocuk ( Sırt üstü uzanarak, hayal gücü)

Aç Tırtıl (Eric Carle)-Mavibulut Yayınevi ( Park, bahçe, Konya Tropikal Kelebek Vadisi)

Beyoğlu Macerası (Sara Şahinkanat)-YKY ( İstanbul Beyoğlu)

Yüz Yüz (Leo Lionni)- Elma Yayınevi (Deniz, deniz kıyısı, akvaryum)

Diş hekiminde (Anne Civardi)- Tübitak Yayınları ( Diş hekiminde)

Katie ve Yıldızlı Gece (James Mayhev)-YKY ( Sanat Müzesi)

Dalga (Suzy Lee)- Maev Yayıncılık (Deniz, deniz kıyısı, akvaryum)

Esrarengiz Kemancı (Kathy Stinson, Dusan Petricic)-Kuraldışı Çocuk (Klasik müzik konseri, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası)

Bir Milyon Ne Kadar Büyük? (Anna Milbourne)-Tübitak Yayınları (Gökyüzü (gece))

Memo ve Ay (Alice Briere-Haquet)- Mavibulut Yayınları (Gökyüzü (gece))

Çok Çok Büyük Bir Dinozor (Richard Byrne)-Formül Yayıncılık (Medeniyet, Arkeoloji Müzesi)

İyi geceler, Farecikler (Frances Watson)-1001 Çiçek Yayınevi (Yatak, uyku öncesi)

Küçük Ayı ve Ahlat Ağacı (Yalvaç Ural)-YKY (Orman)

Uçakta (Anne Civardi)-Tübitak Yayınları (Uçakta)

Müzisyen İnek Sırma (Geoffroy de Pennart)-Kır Çiçeği Yayınları (Klasik müzik konseri, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası)

Bir Dostluk Masalı (Susanna Isern)-Uçanbalık Yayınları ( Postane)

Tren İstasyonunda Bir Gün (Olivia Brookes)- Tübitak Yayınları (Tren Garı)

Havalimanında Bir Gün (Olivia Brookes)- Tübitak Yayınları (Havalimanı/Havaalanı)

NOT: Tüm kitapları bağlamında veya sırtüstü/yüzüstü uzanarak, hayal gücünüzle canlandırarak okumalar yapıp, ardından çocuğunuzdan resimlemesini istemeniz; öğrenmesini kalıcı ve keyifli bir hale getirecektir.

Bağlamda Okumak

Yazar: Çocuk Gelişimci Deniz TOPRAK

    En genel tanımıyla öğrenme, organizmada gerçekleşen kalıcı davranış değişikliğidir. Doğumla başlayan çevreyi algılama serüveni kümülatif bir şekilde ilerleyerek bireyin kendi dünyasını inşa etmesini sağlar. Bireysel olarak başlayan bu yaşam serüveni çevremize uyum sağlama süreciyle birleşerek daha büyük dünyaları inşa etmemize olanak sağlar.

   Organizmanın yaşamını sürdürmesi, büyük ölçüde çevresindeki değişmelere başarılı olarak uyum sağlama yeteneğine bağlıdır. Etkin uyum sağlama ise öğrenmeyle mümkündür. Duruma uygun tepkide bulunma, çevreye nasıl uyum sağlayacağını öğrenme, genellikle yaşamı sürdürebilmek için temel bir koşuldur (SENEMOĞLU, N., Gelişim, Öğrenme ve Öğretim Kuramdan Uygulamaya, Ankara, Yargı Yayınevi, 2013, syf.92).    İçinde bulunduğumuz uygarlığı yaratmamız, daha önceki insanlardan daha zeki veya daha yetenekli olduğumuzdan değil, daha çok şey öğrenmiş olduğumuzdandır. İnsanın öğrenme yeteneği onun yaşayış tarzının sürekli değişmesine olanak verir(CÜCELOĞLU, D., İnsan ve Davranışı, Eylül 2010, syf. 139). Daha çok şey öğrenen insan çevreye aynı oranda uyum gösterir. Yeni öğrenmeler beraberinde nicelerini getirir, insan merak ve öğrenme döngüsüne girmeye gönüllü hale gelir.

   Öğrenme sürecinde kullandığımız duyu organlarımızın sayısındaki ve kullanma yoğunluğundaki artış ile öğrenme süreci kalıcı hale dönüştürebilmektedir. Örneğin; İngilizce çalıştığımızı ve bir kelimeyi (strong=güçlü) ezberlemeye çalıştığımızı varsayalım. Kelimenin yalnızca anlamını not almamız görme algımızı; belki kelimeyi ve anlamını 3-4 defa tekrar etmemiz görme ve işitme algılarımızı; kelimeyi çalışırken yüksek sesle söylemek ve beraberinde kollarımızla güçlü işareti yapmak görme, işitme ve dokunma algılarımızı bir arada çalıştıracaktır.

   Birden fazla duyuyu kullanarak öğrenme çalışmalarının öğrenmeyi kalıcı hale getirmesine verilebilecek belki de en evrensel örneklerden birisi ‘bisiklete binmek’tir. Bisiklete binerken görme, işitme, dokunma ve koklama duyularını bir arada kullanırız. Yolu ve gidonu görür; çevredeki sesleri işitir, tehlikeli olabilecek sesleri ayırt ederiz; havayı koklar; bisikletin pedalına ve gidonuna, rüzgara hatta belki ağaçlara dokunarak bu deneyimimizi gerçekleştiririz. Ve aradan ne kadar uzun süre geçerse geçsin bir bisiklete bindiğimizde öncelikle pedal düzeltir, ardından sürüşümüzü gerçekleştiririz.

   Bu sebepledir ki, bir kitabı bağlamında okumak (kitabın içeriğine uyum sağlayacak mekanda kitabı okumak) o kitabı özümsememizi sağlar. Mekanda okuyoruz, mekanında okuyoruz projesinin bu sebeple çok kıymetli bir proje olduğunu görebiliriz. Okuma alışkanlığını kazandırmak için çok elverişli olan bu durumu, gelecek nesillerimiz için kalıcı bir öğrenmeye dönüştürmek bizim elimizde. Kütüphane maceralarının anlatıldığı bir kitabı, kütüphane ortamında okumak bir çocuğun gözünde her şeyin mümkün olduğunu görebilmesini sağlar. Hayal kurmasını destekler.

Beyza, ODTÜ Kütüphanesi, Kütüphane Faresi: Evim Güzel Evim

Özellikle son yıllarda tablet, telefon ve televizyon program ve oyunlarına olan düşkünlük göz önüne alındığında, bu projenin bir can simidi olabileceğini açıkça fark edebiliriz. Bağlam içerisinde yapılan okumalarla çocukların ve bireylerin kendilerini daha fazla konsantre olmuş, daha mutlu ve zihnen daha özgür hissedeceklerini düşünüyorum.
Konuya ilişkin oluşturmuş olduğum kitap listesine ulaşmak için tıklayınız.

Kitapla kalın…

#mekanındaokuyoruz

KİTAP SEÇİMİNDE ÇOCUKLARIN ve AİLELERİN TUTUMU

Kitaplar, bir insanın birey olmasında çok önemli bir yere sahiptir. Kitaplar insanın karakterini, kişiliğini ve bilincini oluşturan yapı taşlarındandır. Bir çocuğun erken yaşta kaliteli kitaplarla tanışması, o çocuğun hayatla başa çıkmasını ve bağımsızlığını kazanmış özgür bir birey olmasını önemli ölçüde etkilemektedir. Her nesnede olduğu gibi kitap tercihinde de seçici davranmak karakterimizin gelişmesine destek olmaktadır. Okuduğumuz her edebi eser bizlere hayat hakkında farklı senaryolar sunarken, onların kahramanlarıyla vakit geçirmemize fırsat verir.

Çocuk edebiyatı bir çoğu için basit algılansa da çok ciddi bir temel üzerinde yükselmektedir. Çocuk, toplumun insanlığıdır. İnsanlığımızı şansa bırakamayız. Televizyon programlarındaki karakterlere ise hiç bırakamayız. Bırakmamalıyız.

Tüm eğitim dönemimde boş vakitlerimi kütüphaneler ve kitabevlerinde kitaplarla geçirerek değerli hale getirmeye çalıştım. Üniversitede Çocuk Gelişimi Bölümü’nde okurken, bu alışkanlığımı biraz daha mesleki bir boyut kazandırarak devam ettirdim. Kütüphanelere ya da kitabevlerine gelen çocuklar ve ailelerini, birbirleriyle olan iletişimlerini gözlemledim. Gözlemlerim sürecinde farklı tutumlarla karşılaşmakla birlikte, ortak tutumlar da bulunmaktaydı. Genelde, çocukların sosyal medyada ya da kitle iletişim araçlarında sıklıkla görmeye maruz bırakıldığı karakterlerin içerisinde bulunduğu kitap veya dergileri; annelerin ise kavram içerikli yayınları tercih ettikleri, babaların ise tercihi çocuklara bıraktığını gözlemledim. Çocuklarına okuyacakları veya okutacakları eserleri okuyarak, inceleyerek, çocuğuyla beraber değerlendirerek satın alan ailelerin sayısı ise üzücü bir şekilde azdı. Kitap seçilirken veya satın alınırken ailelerin kitabın konusu, dili, resimleri, yazarı, çizeri ve yayınevi gibi dikkat edilmesi gereken ölçütleri önemsemedikleri, daha önce belirttiğimiz şekillerde tercihte bulunduklarını gözlemledim.

Çocukların sadece çizgi filmlerde gördüğü,  devamlı karşılaştığı reklamlarla maruz bırakıldığı karakterleri tercih etmelerini kendimce çok haklı buluyorum. Çünkü iyi edebiyat eserlerinin karakterine/lerine kitle iletişim araçlarında ya da sosyal medyada yer verilmiyor. Hal böyle olunca çocuklar Denizler Altında Yirmi Bin Fersah, Şamatalı Köyün Çocukları, Momo, Uçan Sınıf, Üç Kedi Bir Dilek, Kırmızı Kanatlı Baykuş, Kütüphanedeki Aslan… gibi kaliteli edebi ve bilimsel yayınları tercih etmiyor.  Bazı çocuklar bu kitapları tanımıyor bile. Yoğun reklam ve serbest seçim hakkından dolayı belki tanımaya fırsat bile bulamıyor. Bugün süreli yayın satan bir mağazada ya da büyük bir süpermarketin süreli yayın reyonuna baktığımızda da tablo değişmiyor. Edebi, kültürel veya bilimsel içerikli yayınların kısıtlı sayıda olmasına karşın, çizgi film karakterlerinin dergileri ile oyuncak promosyonlu medyatik dergilerin tüm raflara yayıldığı ve çocuğun zihnine giriş biletini maalesef bu yayınların kazandığını görmek hiç de zor değil.

Tüm bu sorunların çözümünde en büyük sorumluluk elbette ki anne ve babalara, öğretmenlere düşüyor. Gelecek neslin emanetini taşıyan bizler okumalı, okumalı, tekrar ve tekrar okumalıyız. Bizler okuyarak emanetlerimize sahip çıkmalıyız. Çocuklara kaliteli eserler önermeli ve onları nitelikli eserlere yönlendirmeliyiz. Böylesi bir yaklaşımı benimsediğimizde çocukların daha iyi ve kendilerine güvenli yetişmelerine destek sağlamış olacağız.  Çocukluğunda kaliteli eserlerle ruhunu beslemiş olan çocuklar büyüdüklerinde de kaliteli eserlere ve kişilere yöneleceklerdir. İnsanlığımızın sağlam temeller üzerinde inşa edilmesi dileğiyle, kitapla kalın…

Yazar: Deniz TOPRAK (Çocuk Gelişimi Uzmanı)