Kütüphanede Yeni Yıl Klasiği_Kurabiye Ev Etkinliği

Daha önceki seneler kurabiye ev maceralarımı ve kurabiye evlerin ortaya çıkışına dair yaptığım araştırmaları buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

Geçen sene çok uğraştırmıştı kurabiye ev yapımı, bu nedenle bu sene pek gönlüm yoktu açıkcası. Gerçi sağda solda gördükçe içim de gidiyordu ama… işte tam da bu karmaşı duygular içindeyken yine ve yeniden kütüphanelerin etkinlikleri koştu yardıma.

Evimize yakın ilk iki kütüphanede yapılan kurabiye ev etkinliklerine çok istesek de gidemedik. Tam umudu kaybetmiştik ki bugün 15-20dk. mesafede yine gönül bağımız olan başka bir kütüphanede etkinliğin olduğunu gördük ve soluğu Manlius Kütüphanesinde aldık.

5 yaşında olan oğlum için kurabiye ve yapıştırıcı krema; 2.5 yaşındaki kızıma ide kurabiye adam verdi güler yüzlü kütüphanecimiz.

Hemen işe koyulduk. Etrafta şekerler, bonibonlar, jelibonlar, çikolatalar, pamuk şekerler vardı… Tüm çocuklar hayallerindeki evleri önce yaptılar sonra süslediler.

Arada atıştırmalar da oldu.. Göz hakkı dediğimiz türden 😉

Yaklaşık 1.5-2 saat keyifle geçen etkinliğin ardından tüm çocuklar sevimli evlerini de alıp kitaplara daldılar.

Etkinliğin ne olduğu önemli değil. Bugün kurabiye ev, yarın kuş yemliği ya da kapı süsleri… Önemli olan etkinliğin sağladıkları:

1- Etkinlik ve sağlanan birbirinden güzel malzemelerin hepsi ücretsiz ki bunun için üye olmanıza dahi gerek yok.

2- Etkinlik öncesi ve sonrası için ekstra bir çaba beklenilmiyor. Sonuç ürününü alıp ellerinizi yıkayıp çıkıyorsunuz.

3- Normalde evde de yaptığınız ya da yapabileceğiniz bu etkinlikleri bir grup halinde mahallenizdeki diğer çocuklarla yapmanın verdiği keyif hiç bir şeyde yok. Hele ki ABD gibi her milletten, dilden ve dinden insanın yaşadığı bir ülkede toplumun yerel ölçekte toplanıp tanışıp birlikte hareket etmesi ve bundan ötürü oluşan aidiyet duygusunun ülke geneline katkısını tahmin edersiniz.

4- Kitaplarla ilgili olmasa dahi, kitapların arasın geçirilen eğlenceli zamanlar çocukların kitap sevgisine olumlu katkı sağlayacaktır.

Daha birçok madde yazmak mümkün…

Kurabiye Ev deyip geçmemeli…

NOT: Eğer kendinize güveniyorsanız, kurabiye ev meydan okumalarınızın fotoğraflarını bizimle de paylaşın, yayınlayalım.

KURABIYE EV MEYDAN OKUMASI

2015 senesi yine Aralık-Ocak ayı gibi havaların soğuk olduğu bir gün oğlumla atıştırmalık hazırlarken birden “fikrim geldi” ve elimizdeki malzemeleri kullanarak keyifli bir ev yaptik. Petibor bisküviyi ana malzeme olarak seçtiğimiz evin yapımı kadar çay ile yenmesi de çok eğlenceli gelmişti tüm aileye.

Sonralarda bir ara internette “kurabiye ev” kavramı ile karşılaşmıştım. Meğer bizim petibor ile yaptığımızınn bir tık ilerisi Avrupa ve Amerika’da yılbaşı öncesi ailelerin geleneksel olarak yaptığı bir aktiviteymiş.

Türkiye’de çok yaygın olmasa da Kipa’da sonraları gingerbread house yapımı için kalıpların satıldığını görmüştüm.

Herşeyde olduğu gibi bu konuda da Amerika yine ciddi bir pazar olusturmuş. Aslında zencefilli kurabiyenin kökeni İngiltere ve Kurabiye Evlerin kökeniyse Almanya’dan gelmekteymiş. Zaten Amerika’ya bu kültürü getirenlerin de buraya göç etmis Alman topluluklarının olduğu söyleniyor.(Kurabiye Evin Tarihi)

 

Ama bu işi eğlenceli kılan bu geleneğin cıkış noktası, çok net olmamakla birlikte Grimm Kardeşlerin 19.yüzyılda kaleme aldıkları Hansel ve Gretel masalimında hepimizin hatırlayacağı o şekerlerden ve kurabiyelerden yapılmış cadının evinin, sonralarda bu konuya ilham vermiş olabileceği konusunda bazı yorumlar bulunmakta. (Kurabiye Ev Gelenegi ve Tarihi)

Biz de bu sene geçen senekinden biraz daha iddiali bir iş yapalım dedik. Aslında benim gönlümden geçen burada her markette var olan Gingerbread House Kitlerden almaktı. Ancak içindekiler ile ilgili gönlümüz rahata ermeyince “kendim mi yapsam?” diyerek yola cıktım.

Kurabiye yapımı konusunda pek iyi olmamam nedeni ile endişeliydim ama oğlumdaki o heyecanı görüp vazgeçme sansım pek yoktu.

Araştırmalar yapıldı, videolar izlendi, bloglar okundu, malzemeler aldındı vee işte başlıyoooruuuzzz….

Her zamanki gibi bu işe de önce hayal ederek başladık. Çocuklarla mutfakta oturduk ve ne yapacağımızı cizerek az çok kafamızda canlandırdık. Kurabiye malzemelerinin arasında boya ve kalemler ile yiyecek tasarımî yapmak çok keyifli geldi bana.

 

Çizimler bittikten sonra tarif ve modeller duvardaki yerlerini aldılar. Ve kurabiye yapımına başladık. Kolay değil bir ev yapacağız ki hamuru yoğur yoğur bitmedi gitti… Kurabiyenin o güzel koyu rengini tahminimce pekmez sağlıyordu ama bizde olmadığından renk biraz soluk oldu.

Buz dolabında 1 saate yakın beklettiğimiz hamuru kendi hazırladığımız şablonlar ile kestik. Yılda bir kere yapılacak bir iş için (hatta belki ömrü hayatta bir kez 😛 ) kesinlikle para verip kalıp almanın bir anlamı yok gibi. Çünkü şekiller çok net ve insanı zorlamıyor.

Sonra fırında, tüm evi zencefil ve tarcin kokuları sarana kadar bir güzel pişirdik kurabiyelerimizi.

Tatata taaaa…. işte büyük an geldi. Kurabiyeler hazır, süs püs malzemeler hazır, royal icing dedikleri yapıştırıcı da hazır… sıra cocukların… derkeeennn….

Tamam gerçekçi oluyorum ve onca blog ve tarif sitesinde söylenmeyen kamera arkası durumları açıklıyorum. Gerçekten o kurabiyeler hiç de öyle düzgün olmuyor. Olmadığı gibi öyle youtube’da izlendiği gibi pit pit birbirine de yapışmıyor. Yani pastacı edası ile gelip çocuklara artistik patinaj yapma hevesinde iken her tıkda yıkılan bir ev ve buna çılgınca gülen cmçocuklar etkinliği de olabiliyor. Kaldı ki bizde olan tam da bu oldu. Ben kan ter içinde çabalarken cocuklar hıçkırana kadar güldüler ve sonunda ben de koptum, o oldu yani :)))

Tabi yine bir yol bulup toparladık işi ve evi yapıp doğru buzluğa koyduk ki royal icing donsun ve evimiz sağlam olsun.  Sonrasında süslemelerimizi yaptık ve o gün sabahtan başlayan kurabiye ev yapımı hikayemiz akşam yatana kadar devam etti. Tüm parcalar birbirine yapıştığında kar ve kardan adam temalı bölüme koyduk evimizi ve belki kendimiz yaptığımızdan cok tatlı göründü kerata gözümüze.

 

Hemen bu mutluluğu paylasacağımîz arkadaşlarımızı aradık ve onları ertesi gün yapacağımız kurabiye evi yeme partisine cağırdık. Son hazırlıklar yapıldı. Karlı bir kış görünümü için patlamış mısırdan destek alındı. Hansel ve Gretel de evin bir köşesine yerleştirilinceee… işte budur!

Mutluluk paylaştıkça artar prensibi ile biz de mutluluğumuzu paylaştık. Çok zor oldu ama çocukların mutluluğu… sanki bir masalda gibi bakıyordu hepsi…

Yakın bir zamanda kısmet olursa şehrimizde açılmış olan gingerbread house sergisine de gitmek istiyoruz. Böylece bu konuyu basarı ile tamamlamiş olacağız.
http://eriecanalmuseum.org/event/27th-annual-gingerbread-gallery/

Not:
Kurabiye yapamayanlar icin ciddi bir meydan okuma olduğundan petiborun sevimliligini tercih etmekte fayda var gibi.

Ev sablonlarını pintereste çok çeşitli bulmak mümkün.

Ben güvendiğim bir tarif kullandım. Ama tabi benimki pekmez olmadığından albino olarak kaldı evimiz. Tarifi fotoğraflardan bulabilirsiniz.

Aslında zencefil bizim mutfakta şifa olsun diye çaylara atmak dışında çok kullandığımız bir baharat değil. Bence ev, sık kullanılan başka bir kurabiye tarifi ile de yapılabilir.