Yazı Dizisi-I: MASAL DENEN HARİKULADELİK NEDİR?

İçinde bulunduğumuz çağ kitle iletişim araçlarının yoğun kullanıldığı bir zaman dilimidir. Bu zaman diliminde insanlar, gerek görsel gerekse işitsel teknolojik pek çok gelişmeyi ortaya koymuştur. Her ne kadar bu tür teknolojik gelişmeler sözlü kültüre ilk bakışta ket vuruyor gibi gözükse de insanlar, özellikle son 25-30 yılda sözlü kültürün çok önemli bir taşıyıcısı olan, folklorumuzun de önemli yapı taşlarından olan masalla ilgili pek çok çalışma içine girmişlerdir. Masal diyarını merak etmekle kalmayıp, masalın dinleyiciye kattığı değerler üzerinde durmaya, araştırmalar yapmaya başlamışlardır. Bunun yanı sıra masal severler ve masal anlatıcıları, çocuk, genç, kadın, erkek demeden,  masal geceleri, masal saatleri, masal kampları düzenlemeye başlamıştır.

Erken yaşta çocukların sosyal gelişim, dil ve psikolojik gelişimleri üzerinde masalın etkisine dair araştırmalar yapılmaktadır. Öğretmenler, doktorlar, psikologlar, sanatçılar, edebiyatçılar, sanatseverler, ev hanımları, üniversite öğrencileri çocuklar, gençler, yaşlılar her kesimden insan,  masalların sözcüsünün yani, anlatıcısının sesini takip etmeye başlamışlardır.  Nörobiyolog Prof. Dr Gerhald Hüther masal için çocukların sakince oturup, aynı zamanda hayal gücünü geliştirecek, kelime dağarcığını arttıracak, duygudaşlık kurma becerilerini geliştirip, özgüvenini arttıracak, geleceğe daha güvenli ve korkusuzca bakmasını sağlayacak efsunlu bir değnektir der. Peki, bu masal denilen büyülü değnek neyin nesi o zaman? Gelin birlikte bakalım.

Türk Dil Kurumu sözlüğü masalı; Genellikle halkın yarattığı, hayale dayanan, sözlü gelenekte yaşayan, çoğunlukla insanlar, hayvanlar ile cadı, cin, dev, peri vb. varlıkların başından geçen olağanüstü olayları anlatan, bilinmeyen yerde bilinmeyen mekânda geçen, halk edebiyatı ürünü olarak tanımlar.

Aslına bakılırsa, bilinmeyen yer, bilinmeyen şahıs ve bilinmeyen varlıklara ait olayların macerası, hikâyesi olarak tanımlanan masalların, geçmişte gerçek olayların hikâyesi iken, göç, savaş gibi zor durumlarla söyleyeni unutulan, yerini hayali kişi ve karakterlerin yer aldığı folklor ürünü haline gelmiştir.( Sözlü Kültürel Mirasımız Masal 34)

Yüz yıllardır insanlar tarafından anlatılan, olağanüstü kişilerin, olağan üstü olayların bulunduğu, genellikle bir varmış bir yokmuş gibi kalıp sözlerle başlayan( Prof. Dr.Saim Sakaoğlu  Masal Araştırmaları s.2. ) belli bir kahramanı, kahramanın yolculuğunu, bu yolculukta kahramanın bir hedefini gerçekleştirdiğini, hedefine engel olan düşmanlarını ve emeline ulaşmasında yardım eden yoldaşlarını, sonunda ise çıktığı yolculukta ulaştığı mutlu sonu anlatan, edebi ürünler masal olarak tanımlanır. Bu geniş tanımın içinde aslına bakılırsa, folklorun masalla başladığı, ilk masaldan bu güne masalı tanımlayan, kişiden ve belirsiz zamanda ziyade, bütün meziyet, masalın içindeki, iyilik, güzellik, adalet kuvvet gibi hikmetin olduğu görülür.  Bütün kusurlar, kötülükler, çirkinlikler, masal sonunda iyilik, güzellik ve harikuladeliğe dönüşür.

(Pertel Naili Boratav Halk Edebiyatı Dersleri-174.) .

Masallar halkların toplumsal değerlerini, kültürel yapı taşlarını ve inanışlarını içinde barındıran bir sözlü kültür ürünüdür. Sözlü kültürün önemli bir taşıyıcısı olan masallar, folklorumuzun de önemli yapı taşlarındandır.  Her insanın kendi kültürünün çocuğu olduğu düşünürse, masalın da onun yetişmesinde yadsınamaz bir katkısı olduğu anlaşılacaktır. Masalın tanımları arasında “terbiye ve ahlâka faydalı, yararlı hikâye” şeklindeki tanım, masalın bu fonksiyonu üzerinden yapılmıştır. Bu işlev de çocuğun yetişmesinde, masalın bir eğitim aracı olduğudur. Masallarda, iyi-kötü, adil-zalim, diğerkâm-bencil, kibirli-alçakgönüllü, gibi kavramlar  çatışma halindedir

Masalların harikuladeliğinin kaynağı nereden sorusu gelir aklımıza? Masallar, insanlığın ortak mirasıdır. Evrensel değerleri barındırır. Masalların harikuladeliği evvela bundandır. Masallar değişime açıktır ve masal unsurları, farklı kişilerin ağzında söylene söylene, zaman içinde değişiklikler arz etmiş, anlatıldığı coğrafyaya, kültüre, dine göre şekillenmiş ve değişmiştir. Değişmeyen sadece masalın ana iskeleti olmuştur. Fakat masallar, anlatı anlatıla gelişmiş, değişmiş ve güzelleşmiştir.  Masallar insanlığın ortak mirası haline böylece gelmişlerdir. Masalların her ağızda söylenebilmesi; bütün dünya çocuklarınca aynı heyecanla dinlenebilmesi onun bir diğer harikuladeliğini gösterir.

“Görülüyor ki, içlerinde beğenilen, örnek edilmeye değenler de bulunuyor, beğenilmeyen, şerrinden kaçılması gerekenler de… İşte masalların da asıl eğitim değeri burada. Çocuklarımızın ruhunu, iyi örneklere göre inşa ederek onları inandıkları yolda güçlükleri yenecek, şahsiyetli birer insan yapmak. Dünya milletleri bu inanışla, çocuklarının ruhunu masallarla besliyor; özellikle insanları tanıma melekesi kazandırarak onlarla münasebetlerini kolaylaştırıyor” (Eflatun  Cem Güney, 1966, s.9-10).

 

YAZAN: HAVVA İRMAK

Kaynak:

Tdk. Masal maddesi

Pertev Naili Boratav  Zaman Zaman İçinde

Pertev Naili Boratav   Halk Edebiyatı Dersleri 2

Prof. Dr. Saim Sakaoğlu Masal Araştırmaları

Sözlü Kültür Mirası Kültür Bakanlığı Yayınları

Yaşayan Değerler Eğitimi Etkinlikleri Dıane Tıllman

Benekli Faremi Gördünüz Mü?

 Yazan: Elif Çatak

Minik Balık Okyanus Macerası

Hey çocuklar! Hazır mısınız minik balıkla okyanus macerası yaşamaya? En minik  balığın, en uzun hikayelerini anlattığı, eğitici ve eğlendirici bir hikaye kitabı. Okumaya doyamayacağınız bir macera…

Orjinal Adı: TIDDLER: The story telling fish

Yazarı: Julia DONALDSON

Çizeri: Axel SCHEFFLER

Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Önerilen Yaş Aralığı: 3+ yaş

Minik Balık, hayal gücü çok geniş olan ve sürekli okula geç kalıp uzun hikayeler anlatan bir balıktır ama anlattığı hikayelere hiçbir arkadaşı inanmaz, ta ki bir gün başından gerçek bir macera geçene kadar…
Anne Yorumu:
Anneler ve babalar çocuklarınızla deniz altında muhteşem bir yolculuk yapabilir, birlikte yepyeni balıklarla tanışabilirsiniz.
Bu yaramaz minik balığı okuduktan sonra yaptığımız süper bir etkinlik varrrrr…
Tek ihtiyacınız olan mavi bir çarşaf  ve istediğiniz kadar deniz canlısı hadi o zaman sıra sizin maceranızda... Biz oğullarımla kendimizi bir gemide hayal eder, okyanusta karşılaştığımız canlılarla tanışır, onları besler ve oyunun sonunda da mutlaka denizde yüzer ve tabii ki şezlongda güneşleniriz. Aslında pek düşünmenize gerek kalmıyor kendinizi çocuklarınızın hayal gücüne bırakın, bırakın size çocukluğunuzu yaşatsınlar.
Kitabı okurken de çok keyif alıyoruz seslendirme ve mimik yaparak okuyoruz bu inanılmaz bir heyecan veriyor şimdiden kahkahalarınızı duyar gibiyim..
Yazan: Hazal Özhan